|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« : Mart 21, 2008, 21:15:09 ÖS » |
|
Üniversitede öğrencilere ‘özel’ dayak Abant İzzet Baysal Üniversitesi yönetimi, Irak işgalini kınamak için basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere izin vermeyip, özel güvenlik görevlilerini araya sokunca, öğrenciler önce tekme tokat, sonra dipçik ve coplarla dövüldü.Yukarıdaki alıntının kaynağı : http://www.ntvmsnbc.com/news/439916.asp---------------------------- Küresel düzeyde her türlü terör yapılarıyla doğrudan ya da dolayısıyla bağlantısı olan, yönlendiren, biçimlendiren, nükleer gücü olan, canı istediğini dost, canı istediğinie düşman ilan eden A.B.D'yi protesto edebilir miyim?.... Edersem coplanır mıyım?
Demokrasi ve Özgürlük adına, baskıcı dikdatör Saddam'ı dahi aratırcasına Irak'ta yapılandırmaya giden A.B.D'yi protesto etmeme izin var mı? Edersem coplanır mıyım?
İŞgal sonrası yaklaşık 1.5 milyon insanın ölümüne neden olan, zemin hazırlayan A.B.D'ye cık cık diye cıklayabilir miyim?
Türban konusunda güya özgürce fikirler sunarken, çarşaflı, örtülü, örtüsüz kadınları çırılçıplak soyarak onlara tecavüz eden, tecavüz edilmesine zemin hazırlayan A.B.D'yi yuhalayabilir miyim?
Yoksa... Yoksa coplanır mıyım?...
Bu sorularıma biri yanıt verdi?... Kim, nasıl, neci diye sormayın!... Belki de gayp dan bir ses geldi. O sesin sahibi, TV dizilerinin bazılarında çıkan ak sakallı iyilik meleği insanlardan mıydı? Vallaha bilmiyorum. Yüzünü seçemedim. Sesi o TV dizilerinde çıkan ak sakallı nur yüzlü adamların seslerine benziyor muydu?... Kesinlikle benzemiyordu.
Olsa olsa bir zebani sesi olmalıydı. Sesi sertti, korkutucuydu fakat gerçekti...
O ses kulak tırmalayıcıydı. "DÜNYANIN KIYAMET ÇAĞIDIR, BU ÇAĞ," DİYORDU. "KÖTÜLERİN KÖTÜLENMESİ BİLE YASAKLANACAK, " diyordu. EKLİYORDU: NE YAPARSAN YAP A.B.D ALEYHİNE BİR TAVIR SERGİLEME... NEREDE OLURSA OLSUN ONLARIN ELİ UZUNDUR... Elleri kısa kalırsa, uçakla uzanıp alırlar seni; bulunduğun yerden... Onların birçok GUENTENAMOsu VAR. Karşı koyanlar için yeryüzünün her sathı : GUENTANAMO ve kendileri gardiyanıdır...
Bu sesin; ak sakallı, nur yüzlü uhrevi adamlardan da çıkacağı anı umutla bekliyorum...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 21, 2008, 21:30:39 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 30, 2008, 22:11:42 ÖS » |
|
Aşkolsun, Bana sorsaydınız bende bu cevabı verirdim Bahattin bey size. Eklerdim ayrıca çok korkmaya da gerek yok, onların saldığı korku sanal, biraz da medyatik derdim. Hala çıkamıyorlar baksanıza, Vietnama dönecek sonları 
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 30, 2008, 22:56:14 ÖS » |
|
Bahattin Abi, metruk bir dağa git, oralarda avazın çıktığı kadar protesto et. Hatta ağzına gelen her şeyi ciğerlerindeki hava tükeninceye, boğazın yırtılıncaya kadar haykır abi. Eğer bir cop yersen sen bana 100 cop vur. Hiçbir cop, mop yemeden rahat rahat evine geri dönebilirsin. Hatta abi, sesini cep telefonuna kaydet, diyeceğim. Hadi bir yerde biri dinledi. Yok abi, oradaki sesin, orada kalsın. Saygılar abi. 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 30, 2008, 23:02:25 ÖS Gönderen: Komplocu »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 30, 2008, 22:58:10 ÖS » |
|
İki kere yazmışım, özür
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 30, 2008, 23:02:02 ÖS Gönderen: Komplocu »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 31, 2008, 01:04:28 ÖÖ » |
|
Bir günü hatırlıyorum şuncacıktım, Beşiktaş'tan koşanların arasında... Bir halkın onurlu sesini taşıyordu o çocuklar.
Denize doğru döküldü birileri... Sonra ne mi oldu? O öndeki parkalı çocuğu astılar... Sonra ne mi oldu...
Bunları yazıyorum işte! Oğuz Atay diyor ya: Ben buradayım, sen neredesin sevgili okurum.
Ülke burada, sen neredesin ey sevgili halkım!
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 31, 2008, 01:08:22 ÖÖ Gönderen: YeldaKaratas »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
cirano
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 27
|
 |
« Yanıtla #5 : Nisan 01, 2008, 16:33:26 ÖS » |
|
Bunu bir işgal olarak değil bir müdahale olarak değerlendirdiğimi ve müdahalenin olduğu günü bir kürt olarak olumlu karşıladığımı desem; bu müdahaleye karşı çıkanların ya Irak'ı iliğine kadar sömürmüş ve bu olanağı elinden alındığı için kudurmuş BAAS azınlığı ya fundamentalistler ya da çıkaru zedelenen ırak dışı güçler olduğunu ilave etsem emperyalizmin bilmem neizmin şusu busu olarak damgalanır mıyım?
|
ÜSTÜMÜ ÖRT/YOKSA BULACAK A?K BEN?
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #6 : Nisan 02, 2008, 15:42:29 ÖS » |
|
Üzgünüm...Ben, olumlu karşılayamıyorum hiçbir müdahaleyi. Üzgünüm, hele ki insanların ölümünü içeriyorsa bu müdahaleler kabullenemiyorum.
Ölüme yazgılı bir yaşama gelmeye kafa tutuyorken ben insanların mutlu olmaya, iyi yaşamaya hakları olduğuna inanmışken, ölmek ne demek diye hala anlamazlıktan geliyorsam bu anlamsız belirsizliğe adı yaşam denilen… Kabullenmediğime belki hak verirsiniz umarım.
Doğum ve ölüm arasındaki üç günlük serüvenlerini insanların açlıkla, sefaletle, acı ve gözyaşıyla geçirmelerini anlayamadım. Yapılmış, yapılacak tüm müdahalelerle bir toplumun yok edilmeye çalışılmasını (tarihi ile topyekûn) kabullenemiyorum. İleri sürülen hiçbir haklı neden tatmin edemiyor beni.
Halepçe’den çok çok öncesinde; ilk gözyaşlarım Yahudiler için oldu inanır mısınız? Bir savaşın dehşetini, haksızlığını yaşamadan da hissedebilir insan. Erich Maria Remarque’nin “Erikler Çiçek Açtı” “Acı Hayat” “Garp Cephesinde Kayda Değer Bir şey Yok” isimli kitaplarını lütfen okuyun, okuduysanız tekrar anımsayın. Hiroşima’ya, Nagazaki’ye ağladım ardından Vietnamda çekilen acılar geldi. Film hileleri ya da hiçbir hayal gücü; yaşanan gerçekler kadar acı içermez bilirim. Acı; yurt dışında Nam isminde küçücük bir Vietnamlı çocuğun gözlerindeydi tanıdığımda, çok yakından hissettim. Gerçek çok acımasızdı. Nato’ya girebilmemiz için alakası olmadığımız bir savaşa gönderilen Kore şehitlerine de ağladım. Annem onları yolculayan gruplarda görevliymiş bir tren garında, hepsi özenle seçilmiş; yurt dışında bizi temsil etsinler diye… Kıbrıs dâhil, her müdahale beni inanın çok üzdü.
Şu üç günlük serüvenimiz saydığım, istemsiz gelip, istemsiz gideceğim yaşamımda… Halep’çe ağladığım kadar, Gabar’a da ağladım her iki tarafta ölüp yiten gencecik canlar için.
Neden? Neden? Hiçbir Haklı nedeni yok. Bu acıların çekilmesine neden olarak ileri sürülen hiçbir şey haklı gelmiyor bana.
İlk Yahudiler için acıdı içim demiştim. Şimdi onlardan daha fazla Filistinliler için içim acıyor biliyor musunuz? Hasan Hüseyin’in dizelerinde dediği gibi “ Aslanın etinden kopardığı parçanın öcünü güvercinden çıkarır gibiler” Onların geçmişte yaşadıkları acıları başka bir topluluğa yaşatmaya hakları var mıydı?
İşte ben bu yüzden hiçbir müdahaleye haklı gözle bakamıyorum; hele ki bu müdahaleyi yapanların, buna bahane olacak zemini -sabırla, yıllarca süren türlü oyunlarla toplumları içten karıştırarak- hazırlayıp, ardından “ Durun ben size bir özgürlük getireyim” yalanlarıyla planlarını sürdürmelerini, görmemezlikten gelemiyorum, sevemiyorum.
Silah üretip, silahlarını satmak, insanları korkutup onları köleleştirmek; Kısacası Dünya’ya egemen olmak amaçları…Bu amaçlarına erdiklerinde; sizin, benim ve diğerlerinin ilerleyen zaman içinde, o çok övündüğümüz, sıkı sıkı bağlandığımız, uğrunda direndiğimiz ırkımız, kültürümüz, dilimiz, dinimiz velhasıl sahip olduğumuz ne varsa her şey silinip, yok olacağız.
Yok, olacağız tarih içinde hiç olmamış gibi. Bir turistik görselliğimiz kalabilir belki bir ihtimal.
Hala vakti gelmedi mi ezilmiş tüm toplulukların? El ele verip, büyüyüp, büyüyüp adı BARIŞ olan bir dağ gibi dikilmenin bu müdahalelerin karşısında, hala vakti gelmedi mi?
Bu dediğim olursa ne müdahaleleri kalır, ne müdahale edilecek sebepleri. BOP planı denilen bir planın uygulamaları suya düşer.
Üzgünüm; barışa âşık olmuş bir kadınım ben. Kadınlığımın yanı sıra üstelik anneyim de. Üzgünüm; bu yüzden çok üzgünüm… Yahudi, Ermeni, Kızılderili, Eskimo, Kürt, Arap belki bir Çingeneyim, Türk olduğum kadar Arjantinli, Perulu, İrlandalı dahi olabilirim. Bosnalıyım belki, bir Japon da olabilirim, Afrikalı hissedebilirim kendimi ya da bir Kafkas çerkezi…Ama emin olduğum bir şey var insanım ben, kimsenin haksız nedenlerle acı çekmesini istemeyen biri…
Reddediyorum bütün müdahaleleri insanları öldürecekse eğer. *** Irak'ı iliğine kadar sömürmüş ve bu olanağı elinden alındığı için kudurmuş BAAS azınlığı ya fundamentalistler ya da çıkaru zedelenen ırak dışı güçler İşte bunlar o güçlerin planının bir parçasıydılar, zamanında elele vermiş olsaydı insanlar, akıllarını kullanabilseydi asla var olamayacaklardı. Sizi çok iyi anlıyorum yine de...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 02, 2008, 15:44:53 ÖS Gönderen: sedef Kandemir »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #7 : Nisan 02, 2008, 19:38:03 ÖS » |
|
GÖNLÜNCE PROTESTO EDEBİLİRSİN BAHATTİN USTAM! ARKANDA ŞİİRDEN BİR ORDU VAR!
|
|
|
|
|
cirano
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 27
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 03, 2008, 12:10:31 ÖS » |
|
Sedef Hanım, sizin karşı çıkış gerekçelerinizin insani sebeplere dayandığının farkındayım. Ama keşke bir asra yakın zamandır sunni azınlığın(önce Krallık sonra Baas) zulmüne maruz kalmış,katliamlara uğramış Irak'ta çoğunluğu oluşturan şiilerin ve ,kürtlerin bugüne değin çektiği acıların açısından da bakabilseydiniz. Ve yine keşke dünyada insani değerleri temsil eden ve koruyan bir güç olsaydı da bu müdahaleyi o yapsaydı, en azından ABD güdümünde olmayan bir BM Saddam'ın zulmüne son verip kurtulmalarını sağlasaydı bu halkların.Fakat yoktu böyle bir olanak.Ve yoktur hâlâ... Peki durum bu iken ne olsundu? Bir asra yakındır olduğu gibi,bu güçsüz iki halkın ezilmesine seyirci kalınmaya devam mı edilsindi? Hem zımni de olsa ABD'yi Irak'ta çoğunluğu oluşturan bu iki halk davet etmedi mi,bugün hâlâ (Sadr grubu hariç) onların rızaları ile durmuyor mu ABD askeri orda?Çoğunluğun daveti ile yapılan bir müdahaleye kim hangi izanla işgal der ve ne hakla mahkum eder(hem niyet işgal olsa birinci körfez savaşında yapılırdı bu)?ABD askerine karşı sözümona direniş adı altında terör estirenler,en kalabalık ortamlarda bomba patlatan çoluk çocuk demeden yüzlerce insanın ölümüne bir anda sebep olan kimlerdir iyi bakmak lâzım.Müdahaleden önce iktidarda bunların olduğunu hatırdan çıkarılmamalı.BUnların iktidarı sürsün müydü?Bu hâlde bunları yapanların iktidar olanakları ile neler yaptığını tahmin etmek zor olmasa gerek. Bir de bu açıdan,orda yaşayan halkın gözünden bakılmalı.Tek açı budur,bu olmalıdır.Kimse ordaki halklar adına iyinin ne olduğuna karar veremez. BUndan gayrısı ya edebiyattır ya hariçten gazel okumaktır. ya da eskimiş içi boş kuru sloganlarla antiemperyalistçilik oynamaktır .Bir çocuğa bile tokat atan babaya avrupa hukuku müdahale ederken,bir halka bir asır boyu işkence eden,soykırım uygulayan bir diktatöre/rejime başka sebeplerle bile olsa müdahale edilmesine karşı çıkmanın vicdanla bağdaşır bir tarafı yoktur.
Afganistan'dan çok daha önce müdahale edilmeli idi oysa.İsraile de edilmeli,yetmez filistine de edilmeli.Dünya seyirci kalmamalı artık insanın insana ettiği zulüme.Bütün dünya ezilenleri için "Êdî bes e".İyiler imdada gelmiyorsa kötüleri çağıralım...
Destekliyorum bütün müdahaleleri bir karıncayı bile kurtaracaksa eğer gaddarın zulmünden...
|
ÜSTÜMÜ ÖRT/YOKSA BULACAK A?K BEN?
|
|
|
nesredede
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 21
|
 |
« Yanıtla #9 : Nisan 03, 2008, 15:29:42 ÖS » |
|
Irak'ta çoğunluğu oluşturan şiilerin ve ,kürtlerin bugüne değin çektiği acıların açısından da bakabilseydiniz. Ve yine keşke dünyada insani değerleri temsil eden ve koruyan bir güç olsaydı da bu müdahaleyi o yapsaydı, en azından ABD güdümünde olmayan bir BM Saddam'ın zulmüne son verip kurtulmalarını sağlasaydı bu halkların.Fakat yoktu böyle bir olanak.Ve yoktur hâlâ... Cirano Bey ----------------------------------------------------------------------------------- Yazınız nereden tutulsa oradan dökülüyor. Şii nedir ? Sünni nedir ? Arap ne demektir ? Şiileri halk yaptığınıza göre, bunlar Şiice mi konuşur ? En iyisi hiç devam etmemek...Lütfen bana yanıt yazmayın beni yok sayın, sizler devam edin.
|
hangi kalpsiz cami avlusuna b?rakt? bu halk?///a. öktem
|
|
|
cirano
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 27
|
 |
« Yanıtla #10 : Nisan 03, 2008, 16:35:52 ÖS » |
|
Anlam ve imla noktasında bazı eksiklikleri hatta fazlalıları ben de farkettim,fakat böyle kaba bir uyarının akabinde düzeltmeyi de gururuma yedirmem. Ayrıca devam etmeyi düşünmüyordum;buna cesaretim el vermez.Yine de olur da devam etme durumunda kalırsam seni yok sayacağımdan emin olabilirsin.
|
ÜSTÜMÜ ÖRT/YOKSA BULACAK A?K BEN?
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #11 : Nisan 03, 2008, 17:19:21 ÖS » |
|
Sevgili Cirano
“keşke dünyada insani değerleri temsil eden ve koruyan bir güç olsaydı da bu müdahaleyi o yapsaydı” …Demişsiniz ve nede güzel söylemişsiniz. Keşke…Keşke…
"Avustralyalı bilim adamı Dr. Gideon Polya, Irak'ta dört yıldaki toplam ölü sayısının resmi rakamların çok üzerinde olduğu ve 1 milyona ulaşmış olabileceğini söyledi. Polya, "Irak Savaşı hakkında en kapsamlı ve güvenilir bilgilerle Birleşmiş Milletler'in nüfus verilerini kullanarak işgalden bu yana Irak'ta ölü sayısının 1 milyonu bulduğu şeklinde bir hesaplama yapılabileceğini" ifade etti.,
BM'nin savaştan önce Irak'ta görev yapmış eski kitle imha silahı denetçilerinden Hans Blix de, "Irak'ta işgalden sonra, Saddam Hüseyin'in devrilmesinin dışında, her şeyin tam bir faciaya dönüştüğünü" söyledi." -Haber alıntı-
Ayrıca Müdahaleci güçlerin eski savunma bakanı da bir konuşmasında “Biz başkalarının ölülerini saymayız.” şeklinde bir konuşma yapmış. Ölü sayısı tam kesin olmamakla birlikte bir milyon insan civarında anlayacağımız.
Bir asır ezilen, sömürülen Irak halkından gözümüzü çevirip daha ötedeki tarihlere baktığımızda insanların ikiye ayrıldığını görüyoruz. Köleler ve efendileri. Dünya tarihi bu iki kesim arasında gelişen olaylardan ibaret bir şey değil mi?
İşin en garip yanı kölelerin sayısı her daim efendilerin sayısının çok çok üstünde olmasıdır. Ezilmeyi, sömürülmeyi bir yaşam biçimi olarak benimsediklerinden olsa gerek.
Sünni azınlık, büyük bir çoğunluğu eziyorsa, neden o büyük çoğunluk onlara müdahale etmedi hakları için? Diye düşünüyor insan haliyle. Neden? Nereden güç alıyorlardı? Onları kim besliyordu ve neden besliyordu? Şimdi yön değiştirdi o güç ve yine neden sorusu geliyor insanın aklına.
Bu yapılanın ezme, sömürme, yıkım, zulüm, ölüm olgularını bir döngüye dönüştürmekten başka bir çare getirmez diye düşünüyorum insanoğluna. “Dün sen bana yaptın, şimdi sıra bende” der gibi…Zaten müdahaleci gücün istediği de buydu.
O sayısını bilemediğimiz ölüler neye çaredir? Bir kan davasının girdabında yaşamaya çalışan ölüm adayları, hayal ettiği huzura kavuşabilecek mi?
Keşke “keşke dünyada insani değerleri temsil eden ve koruyan bir güç olsaydı da bu müdahaleyi o yapsaydı”… Keşke o gücü ben, siz ya da bizim gibi düşünen insanlar oluşturabilseydik. Her ne kadar içi boş, ütopik söylemler olduğuna inandırılmış olsak da bir de bunu deneyelim diyebilseydik.
Keşke…
Duyguların ırkı yok sevgili arkadaşım, dini, imanı, mezhebi yok duyguların. Her insanın acır canı. İnsanı bu kavramların dışında tutarak düşünün, çok farklı duygularla tanışacaksınız.
Alınmış bir öç: Bir anlık rahatlama yaşatır insana ve gelip geçer, ya sonrası? Ya sonrası… Adı barış olan bir dağ hülyası oysa…Bir düşünün… Hoş ama değil mi?
Not: ( Halepçe için ağladığımı söylerken bakış açımı anlatabildiğimi ummuştum, kalbimi kırmayın Cirano; “keşke bakabilseydiniz ezilen halklara” diyerek.)
Ben sizi de anlıyorum öfkeli arkadaşım Sevgi ve Saygılarımla
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2008, 17:23:09 ÖS Gönderen: sedef Kandemir »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #12 : Nisan 03, 2008, 17:51:11 ÖS » |
|
her toplum içinde faşizan güçler barındırır
gereğinde sanatçı ve aydınına acımasız..ölümler savurur
dün sırpların zulmü..bir avuç farklılığa
miloseviçler mussoluniler ..hitler
bugün çağdaş faşizm..neoconlar..ve onların izinde dünyaya barış algısı sağlamaya çalışan
tüm emperyalist güçler.. hep birlikte dur diyelim..gözyaşı dinsin..dursun kan..
penceremizi açıp özelikle bakalım..kendimize
hep birlikte bağıralım kahrolsun ABD:))
yazdığımdan kimse alınmasın lütfen..şahsi düşüncem değildir..şair gözüyle
hiç bir zaman şairler faşizme alet olmaz
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2008, 17:53:35 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #13 : Nisan 03, 2008, 20:12:24 ÖS » |
|
Sevgili Cirano, merhaba.
Son cümlem; ilk cümlem olsun : Kesinlikle katılmıyorum, hiçbir şekilde paylaşmıyorum.
Saddam'ın öğretmeninin batılı güçler ve özelde ABD olduğu, 20 y.y. başlarında Yeni Dünya Düzenini, siyasi, etnik, sosyal, mezhepsel vs. yönleriyle coğrafik temelde şekillendirenlerin de aynı güçler olduğu bilinen bir gerçektir.
Halepçe'de atılan kimyasal silahların menşeinin batı olduğu da sabittir.
Küresel güçlerin, gerektiğinde bir komünist gibi komünistlerle, bir İslamcı gibi islamcılarla, bir kürt gibi kürt milliyetçileriyle, bir türk gibi türk milliyetçileriyle haşir neşir olmaya çabaladığı, çoğu zamanda mesafe kaydettiği, senaryo gelişimine göre, gerektiğinde arkadan hançerlediği vakıasıda, ayan beyan ortadadır.
Molla Barzani'yi de önce destekleyen, sonra hiçleyen güçlerde küresel güçlerdi.
Sırtını küresel güce dayayan, bir süre özgürlüğünü hissetse de, zamanı geldiğinde tüm özgürlükleri veren ve alan gücün hegemonyası altında tamamen köleleşir. YAĞMURDAN KAÇARKEN DOLUYA TUTULMAK BU OLSA GEREK...
ABD'nin yanlışlarını yuhalamak; Saddam rejimini desteklemek anlamına gelmemelidir. Tecavüzcüyü, tecavüze yönlendiren yapının, daha sonra tecavüzcüyü ortadan kaldırarak aynı rolü dehşet biçimde sergilemesi halinde, ilk tecavüzcünün yaşamına son verdiği için son tecavüzcüye methiye düzmek...
Özelde A.B.D ağırlıklı küresel gücün, zamanında Türk Miliyetçilerini destekledikleri, Kürt Milliyetçilerinin ise ister dini, ister etnik temelde A.B.D'ye karşı tavır aldığı dönemler çok uzağımızda değildir.
Ne değişti?... Birçok şey değişti... Değişimin neler olduğunu irdeleyip gözlerinizi yormaktansa, değişimin içeriği içinde saklı olan şu sonucu görmek gerekiyor: Türk Miliyetçileri artık A.B.D'yi sevmemekteyken, A.B.D'yi geçmişte yuhalayanların bir kısmı, onların demokrasi getireceğiz yalanlarına bel bağlamaya başlamıştır.
Sürdüreceğim...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2008, 20:15:06 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #14 : Nisan 03, 2008, 20:37:51 ÖS » |
|
A.B.D'nin Irak'ı işgale başlayacağı dönemdi... Tezkere'nin T.B.M.M'ye sevkedildiği dönemdi. Başka duyarlı insanlar gibi, ben de e-haber gruplarında, belirli sitelerde TEZKERE'nin reddi gerektiği düşüncemi içeren yazıları yayımlıyordum. Bu bağlamda neredeyse örgütsüz bir konsensus oluşmuştu insanlar arasında...
Okuduğum bazı yazılarla çarpılmıştım... A.B.D'yi yuhalarken, Saddam'a ve resjimine methiyeler düzen yazılardı beni çarpan yazılar...
kaynağını araştırdım ve buldum. Daha önce pek tanışık olmadığım bir yapıyla karşılaştım. Bu TÜRK SOLU grubuydu... (Nasıl solculuksa?...)
Şu an ismini anımsamasam da, ileri gelen gençlerden biri olduğunu bildiğim biriyle yazıştım. BU konsensusu bozmamalısınız, A:B.D'ye karşı olmayı, Saddam Rejimini destekleyerek yapmamalısınız, anlamında yazı döşedim...
Türkiye ile Irak tarihi ve yakın geçmişi arasında aşırı benzeşmeler var ve bu benzeşmeden yine küresel güçlerin yararlanma istemi akıldan uzak değildir.
Ülkemizde, 'Bizim Çocuklar Darbe Yaptı!' diyen küresel güç, gerektiğinde militarist, gerektiğinde laiklik, gerektiğinde İslamcı, gerektiğinde Türk, gerektiğinde Kürt maskeleriye bilincimizi bulandırmaya çabalamaktadır.
Her türlü teröre karşı dururken, Terör etiketli pandora kutusunu açan elleri, küresel güçleri lütfen unutmayalım.
Evimizin bir duvarında; Halepçe katliamında çocuğuyla anasının zehirlenerek öldüğünü resmeden ana tablosunu, karşısında iser Irak'ta süren katliamların fotoğraflarını balık hafızamıza bir ilaç olsun niyetiyle eksik etmeyelim...
SLOGANLARIMIZ : Türkçeyle : YETER A.B.D'NİN KARANLIK YÜZÜ... Arapçayla : Yukfe A.B.D! İngilizceyle : Stop A.B.D. Kürtçeyle : Êdî bese A.B.D. olmalıdır... A.B.D. dur derken, yeter derken, oluşacak boşluğa da başka yapıların bir güç olarak gireceğini öngörerek İSLAMCA : 'ALLAH'IM HİÇBİR DEVLETE, SİYASİ YAPIYA SINIRLANAMAZ GÜÇ VERME, diye dua etmek gerekiyor...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2008, 20:47:16 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|