Google Reklamları
Yelda Karataş Şiirleri
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 14:06:51 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 15   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Yelda Karataş Şiirleri  (Okunma Sayısı 19554 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #15 : Mart 23, 2008, 21:46:44 ÖS »

KIYAMSIZ

Gördüm ki oturmuşuz
gelmedi mi günü daha siz
bana bakıp bir kalbin haritasını çizemediniz


Kıyametin habercisi şiir
belki oturarak yazılır
ve ayağa kaldırır dağdaki sümbülleri


İki dize arasına sıkışmış kalbimiz
satacak göğümüz yok
gönlü mavi olmayana

gül sesini kıyamsız mı bildiniz

  Bu nasıl güzel? Güzel az kelime, biri bir söz bulsun yeni diyeyim Sevgili Yelda şiirin için. Burada da Merhaba
Merhaba kıyamsız şiirine, parmak uçlarına Merhaba


Affedelim artık Bahattin bey'i ( Gazoz fabrikatörü oldu sayende, Grin patron diyorum kızıyorlar)

Biliyorum ki sen seviyorsun ötekilerizi ve Bahattin beyi en az benim kadar.


Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #16 : Mart 24, 2008, 05:06:01 ÖÖ »

Güzellik,

Bir boş sayfanın üzerine yazılacak en güzel şeylerden biri senin ismin: Sedef

Seni arayamıyorum; sesim iyice kısıldı, konuşmamam lazım mış mış mış..
Yarına düzelmesi lazım diyorum ben de.
Sana bir armağan Turgut'tan:


BAHARI BEKLEYENE

ben kışın güzelliğini söylerim ne gelirse dilime
çünkü kış bir hazırlıktır soluğuma kıpkırmızı gülüme

nice kırmızı ayaklar gelip geçti o gün katar katar
kış günleri sözgelişi ben bir çöp bile almadım elime

altı kız bir ay ışığı def çalıp şarkılar söylediler
beri yanda ormanlar yanardı, ciğerpareler lime

artık su uyur aşk uyanır mendilim kana boyanır
bilirim bu baharda da herkes hasetlenir halime

ve ellerim batık bir suda akar gözlerim her şeye bakar
bahar bir gelsin yeter artık eksikse de bırak elleme

su uyur düşman uyumaz suların dibi güllerde

altı kız bir oğlan def çalıp şarkılar söylediler
baktım birinin kara bir gecesi düşüvermiş mendilime

şimdi elimde baston silah, başımda şapka öyle
ağzımda kurşun hızında seçtiğim her kelime

su. hiç kimse durmazsa her şey yürür, bu aşk demektir
her şey kullanılmazsa dirim bir ihanettir ölüme

sakiniz elimiz filan temiz baharı filan bekleriz
fincanı tastan oyarlar içine bade mi koyarlar

biz silah kuşanırız bize bir şey söyleme

Yelda Karataş




Moderatöre Bildir   Kayıtlı
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #17 : Mart 25, 2008, 04:42:08 ÖÖ »



ŞİİR İÇİN GAZEL

Gözlerim kezzap seli
Kalbi ağır ülkenin çocuğuyum
Gök bayraklarımda kan
Üzümün rengini saklar
Dikkatli bakınca Divan-ı Kebir’e
Yelesinde zamanın
Güneşe koşar o vahşi atlar
Pervasız bir gökkuşağı çıkınımda
Öyle bağırırım göğe:
Halkın bağrı açıktır beyler
Aynı türküyü söyler her memlekette
Tükenir mi şiirin soyu
Yunus ile Shakespeare ölmedikçe

Yelda Karataş




Doğmasız ve Ölmesiz
Şiir Ağırlıklı Kültür ve Edebiyat Fanzini
2. sayı
« Son Düzenleme: Mart 25, 2008, 04:43:15 ÖÖ Gönderen: YeldaKaratas » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #18 : Mart 25, 2008, 05:33:29 ÖÖ »

Ah! Canım Yelda,

Boğazımı anlıyorum, düğümü sık da!

Neden dilim gevşekken güğümü sıska?

Ah! Canım Yelda,

Sıkı sıkı şiirlerinle bir düğmeye mi uzansam yoksa

Susa susa şiirlerinle bir düğüne mi; matemi bolca!

Ah! Canım Yelda...

*

Candan Kardeşin içi dışı şiir içinde bir çürük ceviz
« Son Düzenleme: Mart 25, 2008, 06:17:16 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
nesredede
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



« Yanıtla #19 : Mart 25, 2008, 17:03:45 ÖS »

Bu güzel, bu içten merhabaların arasına giremiyorum bir türlü. ne olur bana da aranızda yer verin. nesrin'i de katın sıcaklığınıza. o kadar içten, o kaDAR DOĞALSINIZ Kİ.
   
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

hangi kalpsiz cami avlusuna b?rakt? bu halk?///a. öktem
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #20 : Mart 26, 2008, 00:21:44 ÖÖ »

Sevgili Nesredede, bizim bizden gayrı kimimiz var? Sahip olduğumuz bir kuru sevgimiz kaldı, paylaşmayacağız da neyi paylaşacağız? Dostuz hepimiz, bu ağzını açmış yutmaya hazırlanan zamanın karşısına geçmiş direnen, hırsına da... rekabetine de diyerek.
-Sevgi tüm iyiliklerin anasıdır- diyesim var, kendime özellikle. Kırgın, kızgın hatta öfkeli ruhumu yatıştırmaya. Tutunacak bir sevgi kaldı elimizde, tükenecek gibi görünmüyor sana da yeter Dünyaya da.

Merhaba Nesrin :Smiley


( Yelda çok hastaydı, sesi berbattı, telefonda "Kıız Sabahattin bacım" der gibi konuşuyordu hehehehehh- aramızda kalsın)
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #21 : Mart 26, 2008, 03:59:46 ÖÖ »

Ah! Canım Yelda,

Boğazımı anlıyorum, düğümü sık da!

Neden dilim gevşekken güğümü sıska?

Ah! Canım Yelda,

Sıkı sıkı şiirlerinle bir düğmeye mi uzansam yoksa

Susa susa şiirlerinle bir düğüne mi; matemi bolca!

Ah! Canım Yelda...

*

Candan Kardeşin içi dışı şiir içinde bir çürük ceviz


Zeyno ,
Ahsız vahsız canım Zeyno...

Yüreğime az buçuk dokunan bilir.
Şahit göstermeyi ve bozacı bulmayı sevmem ama, tahammül mülkümü bilenlerden  biri de Sedeftir ki tanığımdır; ben haklı ya da haksız olayım önce susarım, üzerime gelene, hep bakarım, niyetine, gözüne, kaşına, duruşuna ve bilmem kaç katlı virgülüne...tık etmemişim böyle çok birilerine, birisine internet şahittir: ama, bir cümlesine bir cümlesine BİTTİ demişim ve bitmiş.
Bitti deyince nasıl biter bana sor, ama bitiyor zeynom...

Ben bir köpeğim, bildiğin köpek. Ya da bir timsah, yalnız aborjinlerle aynı ırmakta yıkanabilen. Aborjin kanı var bende. O kan aha bildiğin mavi insan kanı.
İnsan yüreğinin asaletine çok inanırım; sevgimi, soysuzluğa koduğum görülmemiştir.

Terkedilmeden terkettiğim hiç...

Derdimi dolambaçsız anlatırım. Yani, biriyle sevişmek istiyorsam, seni istiyorum derim.
Aynen böyle yaparım. Ürkütecek kadar şeffaf bir görüntü nasıl olur o benim işte...

Ağırbaşlı falan değilim, gırgıra alabileceğin kadar safım, ama aptal olmadığım söylenir.

Gece yarısı evde kim varsa kaldırır şiir okurum. Aradığım bir şiiri kitaplıkta bulamadıysam, yatağından kaldırıp okuttuğum insan sayısı çoktur.
Aşkla yaşarım ben zeyno; çığlık çığlığa kaçma isteği uyandıracak kadar korkutucu insanım.
Laylay lom bilmiyorum zeyno.

Kimin yüzünü görmeden bir şey demişsem , yüzüne karşı söylemişimdir o cümleyi ya da söylemeye hazırımdır...

Korkağın tekiyim: İnsan inciteceğim diye, kendimi lanetlediğim çok oldu. Bazı hatalarımı 15 yıl gibi evllilik biçiminde sürdürdüğüm ve  ihanet üzerine master yaptığım doğrudur.

Yalan söylerim, birilerinin sevgisini yaşatmak, soluğunu insan kılmak için, kendimi kurtarmak için yalana başvurmanın o ince köprüsünde, öldüresiye dövüldüğüm zamanlarda da susmayı bildim...

Şimdi en yorucu şey, ben böyleyim falan demek.
Sanal sanal ben böyleyim demek daha da aptalca geliyor bana.
Ama aptal yanlarım boldur.

Aynı duygulardan çok, ortak duygulara güvenmeye inanırım. Hiç bir duygu bir diğerinin aynısı olamaz.

Ahsız vahsız, çürük dişsiz, eğri sözsüz; sizi kalbimle sevdim ve değer verdim ve hala vermekteyim; şiirin en açık haliyle bana ne diyecekseniz deyin, ama serzeniş benim dilim değil, bilmiyorum zeyno, yürüyemiyorum ben yan dönemeçlerde.

Yani, dünya halim ve yürüyüşüm açıkcası rüzgara karşı; Ağustos'ta Rapsodi...

Çünkü atom bombası kalbime düşüyor sürekli  benim. Bakınız yüzüm, bir köpeğin dünyaya bakan gözleri: Paramparça...

Anlatamıyor mu tek bir dizem bile, intihardan her gün döndüğümü...

Sadece Yelda
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #22 : Mart 26, 2008, 04:09:04 ÖÖ »

Bu güzel, bu içten merhabaların arasına giremiyorum bir türlü. ne olur bana da aranızda yer verin. nesrin'i de katın sıcaklığınıza. o kadar içten, o kaDAR DOĞALSINIZ Kİ.
   
Sevgili Nesrin,
Dışarda falan değilsiniz... Deliler ordusunun ortasına düşmüşsünüz o kadar:)))
Merhaba.
Siz de bizi dünya ile aranıza katın, ayırmayın.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #23 : Mart 26, 2008, 04:24:04 ÖÖ »

Sevgili Nesredede, bizim bizden gayrı kimimiz var? Sahip olduğumuz bir kuru sevgimiz kaldı, paylaşmayacağız da neyi paylaşacağız? Dostuz hepimiz, bu ağzını açmış yutmaya hazırlanan zamanın karşısına geçmiş direnen, hırsına da... rekabetine de diyerek.
-Sevgi tüm iyiliklerin anasıdır- diyesim var, kendime özellikle. Kırgın, kızgın hatta öfkeli ruhumu yatıştırmaya. Tutunacak bir sevgi kaldı elimizde, tükenecek gibi görünmüyor sana da yeter Dünyaya da.

Merhaba Nesrin :Smiley


( Yelda çok hastaydı, sesi berbattı, telefonda "Kıız Sabahattin bacım" der gibi konuşuyordu hehehehehh- aramızda kalsın)


Ey sedef, (böyle bağırıyorlardı Sonsuzluk ve Birgün' de)
Ey demeyi sevmeyenlerden korkarım ben. Hiç dağ gibi bir yürek görmemişlerdir, kentin mazgallarından çıkıp. O lağım kokusunun alışkanlığı yapışınca metropollülerin üstüne, ey diyen mineler in mavisini görmez gözler. Bursa'da açmışlardı, yanımdakilere gösterdim, yürümeye devam ettiler. Durun  bir ey söyleyin, mavi minelere dedim. Hayretle baktılar yüzüme... Anladım, aralarında en genç olan bendim.

Sesim hala berbat. Ateşim düştü, tansiyonum çok düşük, başım sık sık dönüyor, belim ağrıyor ve iyi bir kitap okuyorum, seni özlemişim Sedef...

Sesim bir iki güne konuşacak hale gelecek arayacağım. MSN açmak içimden gelmiyor. Hortlakların sesleri var, duymak istemiyorum... Zeytin dalımı örmeyi bitirince, bakacağım bir daha geçmişe.
'Herşeyden biraz kalır'mış...

Dünyadan bi mok kalmayacak geriye... Bu kadar vahşeti taşımaktan utanıyor evren hissediyorum...
Kardeşin
Yelda

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #24 : Mart 26, 2008, 23:50:26 ÖS »

Sevgili Yelda

Yüreğin sevgi dolu kırgın ve kızgın olduğun zamanlar bile bilirim yakinen.
Ey demeyenleri sevmediğin kadar sevmiyorum ben de ne suya ne sabuna dokunamayanları, onlarda bir minenin mavisini görmeden gelip geçer. Korkacaksın bir mineye ey diye seslenmeyenden ama mahallesinden çıkamamıştır hoş görmek gerek yine de. İnsan Dünyayı kucaklamak istemeli aslında?

Geçmiş olsun tekrar. Zeytin dalı yakışır ellerine, yüreğine de

sevgiler
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Oresay
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 111


« Yanıtla #25 : Mart 27, 2008, 00:24:42 ÖÖ »

Geçmiş olsun, Yelda Hanım.
Sizi eski sağlığınıza kavuşturmaya yardımcı olmak için Hayyam'dan bir dörtlük yazıyorum. Yalnız Hayyam son dizede "altmışından sonra" diye yazmış ben o kısmı "ellisinden sonra" diye çevirdim.  Smiley
Sevgiyle.

İşte Dörtlük:

Kalk oyna, ayakların ellerimize uysun
Biz içerken o mavi gözler süzülsün
Yirmi yaşında şarap içmenin tadı yok
Ellisinden sonra içeceksin ki değsin

Hayyam
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #26 : Mart 27, 2008, 02:50:16 ÖÖ »

Tanrım,
Ben ne mırıldandım?
Mırıldanırken nasıl baktım da incindi bir minenin sırçadan kalbi?
Ona dokunmak; her sabah uyandığımda gökyüzüne diktiğim bir çift sümbüldü, gözbebeğimle,
onu okşamak; kalbimin bir yavru serçe gibi titrerken korda bir avuç suyu,
onu sevmek, ona sevgimi O iyi ki orada diye hiç karşılıksız sunmak isterken...

Çok teşekkürle, bana güzelliğini O sakınımsız sunduğu için...

py
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 02:53:15 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
ayse
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 278



« Yanıtla #27 : Mart 27, 2008, 10:11:28 ÖÖ »

Yelda hanım çok geçmiş olsun Sad

insanın insana doku(n)maktan yorulduğu, kıırıldığı öyle zamanlar var ki elini kaldırsa dökülüverecek umutsuzluk denilen kırıntılar... bizi en çok umudun kalmadığı zamanlar öldürüyor ki işte o zaman ne yazmak, ne dokunmak, ne bakmak...

vardır elbet bir yerlerde güzel şeyler, güzel gözler, güzel bakanlar...onların hatırına kalkıyoruz hasta hatağımızdan.

Bu sizin için!


mir/im
 
yakar düş;
bilinmez har,
geniş bir boşluk,
yine yeni yolculuk var.

inadına sevda kokan sevdiğim,
hüzün dallarını darmadağın eden
canı candan alan, asması çardak zehrim
hevenk hevenk kor,
küfe küfe külçe ağıt türkülerim.

nedir zamanı alıp da giden
terütaze ten sarması, özgürlük bildiğim
sırtına binip de çıplak denizlerin
dörtnala, köpük köpük deryayı geçmişim.

En sözü geçer şahadet
Ey yüzü çevre çevre çemberim.

yürek kârım,
yorgun bağ
sonsuz ahenge bitmişim.

ayşe keskin
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
fatihyavuz
Telve
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 87


?iirler ya?ama benzer


Site
« Yanıtla #28 : Mart 27, 2008, 13:32:52 ÖS »

Yelda hanım geçmiş olsun...En kısa sürede acil şifalar diliyorum.

Dostlukla...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Ki?inin hayali dü?lerinin rengine boyanm??t?r
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #29 : Mart 27, 2008, 20:38:11 ÖS »

Geçmiş olsun, Yelda Hanım.
Sizi eski sağlığınıza kavuşturmaya yardımcı olmak için Hayyam'dan bir dörtlük yazıyorum. Yalnız Hayyam son dizede "altmışından sonra" diye yazmış ben o kısmı "ellisinden sonra" diye çevirdim.  Smiley
Sevgiyle.

İşte Dörtlük:

Kalk oyna, ayakların ellerimize uysun
Biz içerken o mavi gözler süzülsün
Yirmi yaşında şarap içmenin tadı yok
Ellisinden sonra içeceksin ki değsin

Hayyam



Sevgili Oresay,

Ey güzellik: Gözlerim ela, ama en sevdiklerim mavilerdir. Özü sözü mavi olan ne güzeldir.
Kalktım ayağa size bir rubai de ben armağan edeyim dedim. Kabul buyurun lütfen o mavi bakışınızla...


Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...


Nazım Hikmet



Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 15   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!