|
YeldaKaratas
|
 |
« : Mart 18, 2008, 17:51:27 ÖS » |
|
KIYAMSIZ
Gördüm ki oturmuşuz gelmedi mi günü daha siz bana bakıp bir kalbin haritasını çizemediniz
Kıyametin habercisi şiir belki oturarak yazılır ve ayağa kaldırır dağdaki sümbülleri
İki dize arasına sıkışmış kalbimiz satacak göğümüz yok gönlü mavi olmayana
gül sesini kıyamsız mı bildiniz
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 18, 2008, 17:52:31 ÖS Gönderen: YeldaKaratas »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 18, 2008, 18:26:19 ÖS » |
|
Şiir gülden dokunmuş, sesi maviye koşan…
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 19, 2008, 01:46:39 ÖÖ » |
|
şiir denilince ilk aklıma gelenlerdendir Yelda..
kendine has üslubu
dobra dobra seslenişi
|
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 19, 2008, 06:03:10 ÖÖ » |
|
Şiir Ana
atılgan bir gül sesinde nasıl bir harita çizilir yüz
mavileri verdik sebepsiz maviler aldık ücretsiz
mutların en büyüğüyle şiir ana hoş geldiniz!
Cumali Cumalioğlu 19.03.2008-04:57
|
|
|
|
|
|
fundadane
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 19, 2008, 10:05:47 ÖÖ » |
|
ve aslında bilmemekle ne büyük hataları işlediniz oya niyetine. cümleler ters döndü ağızların içinde, susku bir tepkidir evet. yıprattınız artık suskuyu...
şimdi konuşma zamanı, maviden kuralım ilk cümleyi. nefes alsın yaşam...
sevgilerimle...
|
|
|
|
|
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 109
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 19, 2008, 11:23:04 ÖÖ » |
|
Yelda hocama bir merhaba demek vardı serde, diyelim o halde: Merhaba.
Sahra Mavi
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 19, 2008, 21:06:05 ÖS » |
|
Merhaba, Güzel dostlar. Eski evime eski şifremle girmeyi denemeden yönetimden şifre bekledim bi zaman . Ne bir mail ne bir telefon... Nerdesin diye soranım yok. Yine de geldim. Ev benim, eski şifremi denedim bir kaç zaman kabul etmedi. Neden diye sormadım, beni sormayanlara... Ama dedim ya ev benim.
Denedim son bir defa, kabul etti...
Şimdi buradayım. Yeniden merhaba...
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 19, 2008, 22:59:04 ÖS » |
|
Sevgili Yelda hocam, elbette ev sizin, kapıyı çalmadan girebilirsiniz, her zaman. Gönül ağacımıza bıçakla kazınmıştır adınız, sormadıksa hep bizle olduğunuzdandır, yanımızda-yanıbaşımızda, hep... Sevgiyle, şiirle.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #8 : Mart 20, 2008, 00:36:53 ÖÖ » |
|
Sevgili Yelda hocam, elbette ev sizin, kapıyı çalmadan girebilirsiniz, her zaman. Gönül ağacımıza bıçakla kazınmıştır adınız, sormadıksa hep bizle olduğunuzdandır, yanımızda-yanıbaşımızda, hep... Sevgiyle, şiirle.
Zehra YENİCE
Ah! Sevgili Zehra, O göynünüzü görürüm;ince tellerine vefa takılı, en olmaz dönemeçlerde kar ile borana direnen.
Burdalığım ondandır... sevgimle, vefamla Yelda KARATAŞ
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #9 : Mart 20, 2008, 12:08:39 ÖS » |
|
Merhaba, Güzel dostlar. Eski evime eski şifremle girmeyi denemeden yönetimden şifre bekledim bi zaman . Ne bir mail ne bir telefon... Nerdesin diye soranım yok. Yine de geldim. Ev benim, eski şifremi denedim bir kaç zaman kabul etmedi. Neden diye sormadım, beni sormayanlara... Ama dedim ya ev benim.
Denedim son bir defa, kabul etti...
Şimdi buradayım. Yeniden merhaba...
Sevgili Cumali'nin bir forumda, özelde senden ve Sevgili Sedef'ten söz ederek, 'neredeler?' sorusuna verdiğim yanıtta; sevgili Sedef'i hariç tutarak 'ne mail, ne telefon' siteminde ben de bulunmuştum... DOST KIRGINIYIM, demiştim Sevgili Yelda'ya. Bu iletinizle benzer 'Dost kırgınlığı'nın sende de olması beni şaşırtırken sevindirdi. İletişim budur işte. Dost sevgisi dairesinde ufak bir nokta olarak görünür görünmez olan DOST KIRGINLIĞIm tümden yok oldu. Bak daire bembeyaz... Beklediğim beklediğinmiş. Gecikse de sormam gerekiyor : Yurtdışı seyehatiniz nasıl geçti?... Dairenize girmek için apartman yönetiminden izin almanız, destur almanız, buyur etmelerini beklemeniz gerekmiyor. Senin de ifade buyurduğun gibi; ev senin... Ev senin, bizim ve tüm ÖTEKİLERİZ'in. Kucaklar dolusu MERHABA. (not: otekileriz.net veri tabanı farklı olunca otekileriz.com kullanıcı adı ve şifresiyle girilemiyor. Ben dahil tüm arkadaşlar yeni kulllanıcı adı ve şifresi aldılar. Selam ve sevgilerimle bilgilerinize.)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 20, 2008, 12:10:09 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #10 : Mart 21, 2008, 04:08:13 ÖÖ » |
|
Merhaba, Güzel dostlar. Eski evime eski şifremle girmeyi denemeden yönetimden şifre bekledim bi zaman . Ne bir mail ne bir telefon... Nerdesin diye soranım yok. Yine de geldim. Ev benim, eski şifremi denedim bir kaç zaman kabul etmedi. Neden diye sormadım, beni sormayanlara... Ama dedim ya ev benim.
Denedim son bir defa, kabul etti...
Şimdi buradayım. Yeniden merhaba...
Sevgili Cumali'nin bir forumda, özelde senden ve Sevgili Sedef'ten söz ederek, 'neredeler?' sorusuna verdiğim yanıtta; sevgili Sedef'i hariç tutarak 'ne mail, ne telefon' siteminde ben de bulunmuştum... DOST KIRGINIYIM, demiştim Sevgili Yelda'ya. Bu iletinizle benzer 'Dost kırgınlığı'nın sende de olması beni şaşırtırken sevindirdi. İletişim budur işte. Dost sevgisi dairesinde ufak bir nokta olarak görünür görünmez olan DOST KIRGINLIĞIm tümden yok oldu. Bak daire bembeyaz... Beklediğim beklediğinmiş. Gecikse de sormam gerekiyor : Yurtdışı seyehatiniz nasıl geçti?... Dairenize girmek için apartman yönetiminden izin almanız, destur almanız, buyur etmelerini beklemeniz gerekmiyor. Senin de ifade buyurduğun gibi; ev senin... Ev senin, bizim ve tüm ÖTEKİLERİZ'in. Kucaklar dolusu MERHABA. (not: otekileriz.net veri tabanı farklı olunca otekileriz.com kullanıcı adı ve şifresiyle girilemiyor. Ben dahil tüm arkadaşlar yeni kulllanıcı adı ve şifresi aldılar. Selam ve sevgilerimle bilgilerinize.) Ey Bahattin, Ey iki gözüm, ey utanmazım, ey zeytinyağ dostum. Ben yurtdışından döneli çok oldu. Güzel geçti söyleşi, imza ... Karlar yağıyordu ben gittiğimde Sınır boylarına dönerken ölekalıyorduk az daha. Ben seni hep aradım sordum ey arkadaşım ey ihmalkarım... (aradığınız zata şu an ulaşıp siteminizi iletemiyoruz gibi bir ses geliyordu ikimizin arasındaki hatta... ) Bir kez aç telefon, eline mi yapışır. Aramamış bu bacın. Beraber yürümedik mi biz bu yollarda, beraber ıslanmadık mı yağmurlarda... Ha , o ağacın altını şimdi anıyor musun Bahattin kardeşim. Bir ara bir sor allahaşkına... Seni vermesinler ellere de. De bi şey de. merhaba de kapat. Ha. Utanmadan bahane sayıyor bana ya!
Öyle bir geçer zaman ki Erkin Koray mı diyeyim şimdi... Mail atarım yanıt yok. Yanıt atarım, yine yanıt yok...
Küs değilim, kırgınım. Ahan da herkesin ortasında ilan ederim. Beş kasa gazoz alırsan belki geçer kırgınlıııım bilemem.
Ben bir kere gidiyorum sevgili Bahattin; dönülmez akşamın ufkuna. Bir insan bir insandan ya da bir yerden bir kere gider dönmez. Dönerse, durum vahimdir... İstisnanın nedeni çooook büyüktür.
Ben gitmem canım kardeşim; ama kırık dururum. Altı kasa gazoz alırsan (cam şişede olacak, hakiki gazoz olacak, rengi beyaz...) kesin serçe parmağımı uzatırım... Bu kadar, gerisini sen düşün.
Kırım kırım kırılan Yelda Ver gazoz al merhabanı.(bu pay off cümlem)
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #11 : Mart 21, 2008, 05:41:37 ÖÖ » |
|
şeytan diyo at bi hamak arasına iki yakın rüzgarın sallan dur orda uzansan tarak yıldızlara bakarak ölene kadar ıslık çalarak
şiir ordaysa hayat orada hayat ordaysa şiir orada
yaşayamadın bak sallanmana hiç uyumadan
bir melek gelip kesene kadar.. saç uzatarak
yp
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #12 : Mart 21, 2008, 10:20:14 ÖÖ » |
|
Bu nasıl bir sitemdir böyle! kırgın bir gönlün içinde sade bir gazoz kıvamında köpürdükçe köpüren
Beni titretti ki bilmem daha kimleri titretir.
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #13 : Mart 21, 2008, 13:12:29 ÖS » |
|
Eh, 'aradın, aramadım' muhabbetiyle zeytinyağı borsası dibe vurmadan üstüme düştüğü kadarıyla özrümü sunayım. Cep aramaları c.tesi, pazara denk düşmüş ve o mekanik ses o günlerde senin kulağını rahatsızlamıştır sanırım. Mail olayında sanırım bir karışıklık mağduru olmuşumdur.
Sevgili Yelda, sana gazoz ikram ede ede gazoz mahzenim 'gazozum kalmadı' uzunhavasını okumayı sürdürüyor. Gazoz imalatına geçiyorum, yakında bir isteyene beş kasa, 6 kasa isteyene 12 kasa vereceğim. Siparişiniz karşılanacaktır efendim.
Gazoz kasalarını verdikten sonra vaadde bulunduğun 'merhaba'nı bir esirge, hanyayı konyayı üstüne üstlük zeytinyağlı dolmayı, yağmuru forumuna dolu dolu yağdırmaz mıyım?
Sevgili Ayşe, aynı duygularla bende titredim. Görenler sıtmalı mısın diye sordular. Sevgili Zeyno, hamağın yarım metre uzağına benim içinde bir hamak ayarla; titrek titrek salınıp durayım, bir gözüm yeryüzüne, bir gözüm uzaya bakar dururken...
Sevgiyle, payıma düştüğü kadarıyla özürle.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 21, 2008, 13:15:03 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #14 : Mart 22, 2008, 15:24:52 ÖS » |
|
Ablam 33 yaşında kanserden öldü, saatlerce kollarımda can çekişerek. Ben 22 yaşındaydım o zaman. Kollarımda ölen sadece ablam değildi. Ölümler çağındaydık 'bugün de ölmedim anne' şiirinin neden ve kimlere yazıldığını bildiğimiz çağda. Babama bir mektup yazmıştı ablam 'baba gel beni gör ölmek üzereyim ' diye. Babam gelmedi, en sevdiği kızını görmeye. Benimle zaten görüşmüyordu, istediği adamla evlenmedim diye. Babam gelmedi ama; ablamdan on beş gün önce öldü acısından.
O babanın çocuğu olmayı her zaman sevmedim. Ama acıdan ölmeyi ve kalbimde birini öldürebilmeyi ne acı ki bildim: Öğrettiler!
Bazen ölürüm yine; susarım...
Üstünüze düşen kadarını özürünüzün aldım, kabul ettim sevgili Bahattin; Üstüme düşenden fazlasını sadece özürse beklediğiniz ben de size verdim: ÖZÜR DİLERİM. Ve Merhaba!
Sevmek nice bir sırdır ki; özürle açıklanmaz.
Uzatmayalım buradayız işte. Ölürsem, kabrime gelebilirsiniz:)))
Yelda
|
|
|
|
|
|