|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #15 : Mart 30, 2008, 14:10:56 ÖS » |
|
Güneşi yakmak! Yani karanlığa ışık olmak! Maksat sonsuzluğa varmaksa, korkunun çığlığını kısmak ve çocukça sallanmak çınardaki salıncakta, ayrıca tüm kapıları açmak gerek! Şiir diline saygılarımla...
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #16 : Nisan 01, 2008, 21:48:57 ÖS » |
|
Yorgunum Bir Orman Yılı
Yorgunum bir orman yılı, omuzlarımın üstünde alabildiğince yoğun, alabildiğince batıyor iğne dalları ellerime. Şu koşuşan börtü böcek saplarken sapları düşüncelerime, engelli yollarda yosun gelişler, gidişlere her zaman kıble.
Arkalarında parıldayan uvertur izlere gülenler…
Oysa bir ateş bile yakamayanlardı kışlar. Soğuk iklimler kovuklara gebe aç kurtlar doğururken, uğuldayan rüzgâr yollara vakitsiz mevsim taşırdı.
Koca bir ürpertiydi duyulan.
Bitmek bilmeyen vargı her daim mezemsi, her daim mezbele bir sonuç çıkarırdı. Var git, artık vargele dönsün.
ayşe keskin/ Trabzon
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #17 : Nisan 02, 2008, 16:15:55 ÖS » |
|
Yaşamla böylesine sarmaş dolaş olmanın kaçınılmaz hüznü dokunmuş satırlarında okumak seni güzel Ayşe...
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #18 : Nisan 03, 2008, 09:06:44 ÖÖ » |
|
teşekkür ederim sevgili Sedef hanım, dokundu ruhuma, sizin de sayfama getirdikleriniz. 
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #19 : Nisan 03, 2008, 09:24:35 ÖÖ » |
|
İçime İçime
Geldiniz Perdeleri çekilen bir anın içine gepege(n)ç babam
“bir çok” sesle, yürüdüm narlı bahçeye ilâhisiyle anne
Bütün yükünü alıp da açmış! cefadan kızıl dallar
Taş(ı)mak! ağır yük “biraz da sen içine içine” der gibi açmış içime
Tarih yok, zaman çabuk “içiniz! ” bırakmış acıyı kadehte içinde tek pencere açılmış sonsuzluğu, artık şarap...Her köşede paslanmış camlar
kırın da gelin gurbet erbabını s e s i m e
d ü ş s ü n sıtması bulutun nemi gece derim! oysa tenhamız ne çok sıcak kehribarın koptu kopacak ipi
dizilen bu miski amber süsün ecri baba sen git! annem yanımda kalsın biraz,
örtsün penceremizi!.. ayşe keskin/ Trabzon -Kayıp Dağ/ Kül Sanat
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 08, 2009, 08:40:52 ÖÖ Gönderen: ayse »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #20 : Nisan 09, 2008, 23:43:37 ÖS » |
|
Hem de Su Gibi
Sağanak yağmur altında -iliklerine kadar ıslanmak
sözü buydu demek
ağlamakla gülmek arası acıyla uyuşma arası mutlulukla keder arası... koşsan bir türlü yürüsen başka türlü ikisinde de ıslanmak vardı
yol uzundu saçaklar dar
sadece gök kubbe sağanak ve ben
koşmanın faydası yoktu, yürüdüm... güldüm...
yürüdüm... güldüm,
güldüm!
Hem de su gibi...
ayşe keskin/ Trabzon
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 09, 2008, 23:44:42 ÖS Gönderen: ayse »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #21 : Nisan 16, 2008, 09:40:16 ÖÖ » |
|
Bu şehrin
bütün sokaklarını arşınlamak var ya
ah bu şehrin sokaklarında karanfil ölüsü
karabasan adım! b/asmış evvel baharda
her kırık boyda sallanıyor! kuruyan dardaki...
açmak Yerden dile!
bir ömre sevda yetse yarılanmış yazdan yaralanmış adımla… yaz-bakî!
ayşe keskin/ Trabzon
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 16, 2008, 09:42:45 ÖÖ Gönderen: ayse »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #22 : Nisan 26, 2008, 08:57:19 ÖÖ » |
|
Veda Busesi
Sen gittiğinde gönlüm ateşten kordu,
Dünya boş dünya kararmıştı aydınlanmamacasına
Yemek, içmek, yaşamak acı olmuştu,
Bir daha sevmeye lanetler yağdırırcasına
Gözlerin, gülüşün gelirdi ya bazen usuma,
Tüm benliğim sarsılırdı ölürcesine
Şimdi bunlar hazin bir aşkın hatıraları,
Hasret şarkılarının tatsız gözyaşları
Aradan yıllar geçti hepsi mazi,
Unuttum sevmeyi, unuttum seni
Düşünüyorum da kalan ne var diye,
Hiçbir anı gelmiyor gözümün önüne
Ama öyle bir duygu bıraktın ki bana,
Silip atmak olanaksız şimdi bile.
Giderken dudaklarıma hafiften dokundurduğun
Veda Busesi,
Ben istemesem de hâlâ kalbimin derinliğinde
23-Nisan-1981/Ayşe-Bolu
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #23 : Mayıs 06, 2008, 21:01:34 ÖS » |
|
Ayşe KESKİN favori şairlerimden, şiirlerinin çoğunu çok sevmişimdir. Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #24 : Mayıs 07, 2008, 10:56:24 ÖÖ » |
|
teşekkür ederim Zehra hanım
Güz Şırası
şarkılar fısıldıyor kulaklara zaman tüf kokuları geliyor sıtma lâl belki de düşlerin Zodyaklarıdır dokuz canlı bir sancının ortasında avazı çıktığı kadar dağılan
döküntü bir güz şırasında yırtılıyor gam
sadece kaburgasına vuran yoksul forsalar ölümüne yanmış alevli zindanların mangalında soğurmadan
kusursuz kaynak ışkını firkete tutkunu saçlar uçuşur kuytusunda mavnaların
şahdamarında dalgalanan
savrulan derya üste tavlı karanlıklar sırlayan doklara saplanıyor makam makam
ayşe keskin/ Trabzon- Kayıp dağ/ Kül Sanat
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 08, 2009, 08:41:44 ÖÖ Gönderen: ayse »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #25 : Mayıs 10, 2008, 11:18:38 ÖÖ » |
|
öyle sızma ne olur..güz yakmış eli
Ayşe Keskin..şiirlerini okumak ayrıcalıktır..şanslı kişilerden biri olmam mutluluğumu kat kat arttırır
selam sevgi
HB
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #26 : Mayıs 11, 2008, 08:24:17 ÖÖ » |
|
teşekkürler Hüseyin bey:)
TÜM ANNELERİN GÜNÜ KUTLU OLSUN!
Eksik etek!
dediler: doğuştan bileği demir yüreği yufka yar yarına balasına anaydı oysa
sadece eteğinden kaybetti.
ayşe keskin/ Trabzon
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 11, 2008, 08:30:29 ÖÖ Gönderen: ayse »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
yaprakunvar
|
 |
« Yanıtla #27 : Mayıs 13, 2008, 21:58:56 ÖS » |
|
Uğradığımda kolay kolay bırakmayan şiirler...Karadeniz sırtlarından süzülüp kulağıma değen ezgi...Hüseyin Bozkurt haklı evet Ayşe Keskin okumak ayrıcalık...bende bu duyguyu yaşayanlardanım...
sevgi ve saygıyla...
|
gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #28 : Mayıs 16, 2008, 11:51:33 ÖÖ » |
|
Yaşamak Palas Pandıras
Huysuz bir yağışın delişmen sağanağında “Aç kapıyı bezirgân başı, kapı hakkı ne verirsin...” Tekerleme şekerlerinde eriyen çocuklar . “Bir sıçan, iki sıçan, üç sıçan…” kapanan kollarda mahpus insanlıklar
Yedi direkli, sürme kapılı hamamlarda kurna başı Kaynak suyun içinde yıkanan boğazlar
Fırfırlı soketlere Çamurlu ayaklar!
Sundurmasız sunak Yıldızlı gökyüzü Dikene palazlanmak, Sözün kılıfı kara mizah!
Yaşamak palas pandıras
ayşe keskin/ Trabzon
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #29 : Mayıs 25, 2008, 16:13:28 ÖS » |
|
Yaşamak Palas Pandıras
Huysuz bir yağışın delişmen sağanağında “Aç kapıyı bezirgân başı, kapı hakkı ne verirsin...” Tekerleme şekerlerinde eriyen çocuklar . “Bir sıçan, iki sıçan, üç sıçan…” kapanan kollarda mahpus insanlıklar
Yedi direkli, sürme kapılı hamamlarda kurna başı Kaynak suyun içinde yıkanan boğazlar
Fırfırlı soketlere Çamurlu ayaklar!
Sundurmasız sunak Yıldızlı gökyüzü Dikene palazlanmak, Sözün kılıfı kara mizah!
Yaşamak palas pandıras
ayşe keskin/ Trabzon Yaşamak Palas pandırastı elde kalansa bir hüzün ve şiir...
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|