|
Oresay
|
 |
« : Mart 11, 2008, 02:09:06 ÖÖ » |
|
...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2010, 20:14:12 ÖS Gönderen: Oresay »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 11, 2008, 02:34:11 ÖÖ » |
|
Galiba şiirdeki sözcüklerin sessel ve anlamsal örgütlenmesi karşısında da zayıf kalıyorum. Sözcüklerin her defasında inat eder gibi genişleyen anlamlarının ön plana çıkması beni zor durumda bırakıyor. İçime kapandım.
İmgeden de nefret ediyorum. İmgenin sözcüğü kullanması, akıllı adam işi değil. En sevdiğim sözcükleri benden çalıyor.
Ah! Şimdi bir karanfil kokusuna ölmektir yaşamak…
Sevgili Özgür..ne güzel örgütlemişsin düşlerini..bundan daha iyi ne ola ki..
farkındalığın farkında olamamak en büyük acı..
ten kiracı
karanfilin kokusu en büyük imge..yaşam ölmek arası
kutluyorum imgelerini..hele ki En sevdiğim sözcükleri benden çalıyor. dizesi
sevgi ile
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 11, 2008, 02:46:03 ÖÖ » |
|
Sözcüğü, gazozuna hece döküp kullanan çapkın imge değil ki!  Sözcük gelip asılıyor imgenin...(Artık açık yakası mı olur bu asılacak yer yoksa uzun paçası mı, bilinmez!*) en yakın yeri her neresiyse... ve en müsait yeri neresiyse gönlünce, kullanılmaya, tam da oraya... Valla bu iş bende hep böyle. İmgelerimi, acele bi pasaport sonra bi vize... Çin'e mi ne yollasam da.. kurtarsam da.. bitse diyorum.. sözcüklerden çektiğimiz cin işkencesi... rene diyince sevgili Ori, Rene'lerin aklıma char'li olanı geldi. İyi geceler sevgili günce. İyi sabahlar Biricik Ori [ rené char ] YAŞASIN O! (Bu ülke ancak usun bir dileği, bir karşı-gömüttür) Benim ülkemde, ilkbaharın tatlı belirtileri ve üstü başı dökük kuşlar yeğ tutulur uzak amaçlara. Bir mumun yanıbaşında tansökümünü bekler gerçek. Pencere camı savsaklanır. Ne önemi var dikkatli biri için. Benim ülkemde, sorguya çekilmez yürek çarpıntısı içinde olan kişi. Devrilen kayık üstünde kötücül gölge dolaşmaz. Yarım ağızla verilen selam bilinmez benim ülkemde. Fazlasıyla ödenecek bir şey ödünç alınır ancak. Ağaçlarda yapraklar, çok yapraklar olur benim ülkemde. Meyve vermemekte özgürdür dallar. Yengin kişinin iyi niyetine inanılmaz. Teşekkür edilir, benim ülkemde. Fransızca'dan Çeviren : Tahsin Saraç
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 12, 2008, 03:54:12 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 12, 2008, 02:22:14 ÖÖ » |
|
Sevgili Hüseyin, teşekkürler paylaşıma. Sevgiyle.
Bir deli şiiri...
“Bir Deli Konuşuyor
Deliyim Deliler kılığındayım. Anneler benimle korkutur çocuklarını Benimle eğlenir piçler, Dilimde sokaklar konuşur, Kendi kendimle ben Haktan bahsederim bazen, Onu bitirmeden kumral gelir, Sonra iki perişan mısra Ardından çay gelir, ekmek gelir. Bana deli dediler, deli oldum Deliler içinde akıllı. Söyleyin kimdir deli, Akıllılar içinde. Ağzımda mantığın tortusu, Ölçülür insanlığım, Bir alın yazısıdır bu, Delilik akıyor içimden, Ben deliyim.”
Cahit Obruk
|
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 12, 2008, 02:42:59 ÖÖ » |
|
 Sevgili Zeyno, Valla ben bu gazoz işinden pek anlamıyorum. Hem içine hece de atamam. Hemencecik ellerim, ayağım birbirine dolanır, bir de üzülürüm, içecek olandan yana... yani şiire söz olacak olandan yana... (Ki Nuri abimiz bu işin ustası, derin bir imge bu diyarda... üstelik hiç sorun da yaşamamış yöntemden yana...) İşin şakası da bir yana... severim yazdıklarınızı... delice yansır, gelip oturur yanıbaşımıza... kocaman teşekkür, paylaşımlarınıza, sevgimizi gönderiyoruz kaleminize, yüreğinize. İyi geceler olsun. (bu arada aklınıza gelen diğer "Rene" ne güzel anlatmış, (ülkesindeki) bakış açısını, olması gerekeni... )
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 13, 2008, 03:47:35 ÖÖ » |
|
Ay bu gece Ay'da hoş ama sen hoş olan Ay'dan da hoş birisin Ori Valla ben bu gazoz işinden pek anlamıyorum. Hem içine hece de atamam. Hemencecik ellerim, ayağım birbirine dolanır, bir de üzülürüm, içecek olandan yana... yani şiire söz olacak olandan yana... Gazoz işinden anla anlama. İster hece at, istersen gece... İyi de.. Ben atarım, katarım, olur bi şeyler. Bunun için ne el ayak dolanması, ne üzüntüsü yav. Şiire söz olacak olandan yana, kötü bir şey değil ki bu.. iyilik, ne güzel işte. Hem, şair sözü sarhoşlatmazsa, nasıl sarhoş edecek şiiri insanı..  )
|
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 13, 2008, 14:54:38 ÖS » |
|
 Sevgili Zeyno, şimdi doğru söze ne denir ki. Ne güzel söylemişsiniz. “Şairdir, sözü sarhoşlatan…” Artık korkmuyorum: hece katmaya çalışmaktan… İnceldiği yerden kopsun… İnsan korkularıyla ne kadar yaşayabilir ki. Yazdığım, yazacağım yazılar korksun benden…  Teşekkürler. Sevgiyle.
|
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 22, 2008, 01:26:26 ÖÖ » |
|
...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2010, 20:14:45 ÖS Gönderen: Oresay »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
cigdemünal
Çi?'dem
ÖKS Girişimcisi
 
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 113
Kaça??m, e?kiya a?klar ya?ar?m durmadan.
|
 |
« Yanıtla #8 : Mart 22, 2008, 03:07:47 ÖÖ » |
|
Sevgili Oresay; Şiirle, şiirinle yeniden barıştın sanırım akşama doğru...
Ben kendinle kavga halini çok seviyorum. Öfken öyle güzel düşünceler, öyle güzel cümleler barındırıyor ki; "İşte bu yüzden seviyorum Özgür Doğan kalemini" dediğim beynimi felç edecek çok sayıda nokta yakalıyorum...
İçtenliğine saygımla
|
Borcum Yok! Bozdurdum Ömrümü.
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #9 : Mart 23, 2008, 02:18:26 ÖÖ » |
|
Sevgili Çiğdem, teşekkür ederim, yazıya dokunan paylaşımınıza.
Evet, o gün şiirle barıştım.
Bu satırlar da size bir paylaşım armağanı.
Sevgiyle.
“Şimdi çekil kuytularına… Bulutların yağmura gebe kalmadığı zamanlara, susmalarınla…
Çatlayan yaşamlardan bahar maviye ulaştığında, sesleneceğim sana, yeni umutların isyanıyla…
işte o zaman çık gel, adı olmayan ölümlerin içinden; tutkularla, aşklarla, sevinçlerle kol kola, gülerek…
Gel kavgalarımızın ışıklarıyla, beyaz gecelerimize…
Dolaşalım şehrin yıkanmış yollarında, bir türkü söyleyelim, bir türkü daha.”
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #10 : Mart 27, 2008, 10:24:45 ÖÖ » |
|
1-Anneler ne yaptı ki bu çocuklara böyle? 2-Hayatın hıncını çocuklarından çıkaran annelerin çocukların ellerinden mi oluyor ölümleri? gerçekler sürmanşet 
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #11 : Mart 27, 2008, 12:50:01 ÖS » |
|
Sevgili Ayşe Hanım,
Evet maalesef manşetlere taşınmaya başladı artık aile içi sorunların yıkıcı sonuçları. Sorun yalnızca anneler veya çocuklar da değil bence. Çok boyutlu incelenmesi gereken bir konu.
Ülkemizin çeşitli alanlarda yaşamış olduğu sorunlar, sosyal ve ekonomik yapı, bu yapılar arasındaki dengesizlik vb. aileye yansıması temelinde;
Çocukların belli yaş dönemindeki davranışsal sorunları ve çatışmaları; ebeveynler arasında çatışmalar ve bu durumun çocuğa yansıması; ebeveynlerin görevini yerine getirmelerinde aksamalar, çocuğun dış ortamda, etkileşiminde öne çıkan sorunlar; çocuktaki olumsuzluğun çevresine yansıması; kalıtsal bir takım rahatsızlıkların bulunması; olumsuzlukların insanları sosyal yaşamdan uzaklaştırması; kötü arkadaşlar; aile içi iletişim bozukluğu, elbette yine ekonomik sorunlar; aile içi şiddet; ailenin eğitim düzeyi, ihtiyaçlar-kıt kaynaklar, vb. vb. vb. o kadar çok neden sayabiliriz ki…
Gerilim, stres, depresyon, çatışma… Bu sonuçların aileye ne derece yansıdığı da yine aileden aileye değişiyor. Çok etkilenenler, az etkilenenler…
İşte sorunların üst üste binmesi veya bir kaçının birikimi, zaman içinde kötü, yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor…
Bir çözüm: ülkemizde aileye yönelik terapi, danışmanlık hizmetleri ve bu hizmetlerin yaygınlaştırılması…
İnanıyorum ki sorunların en aza indirgenmesinde kalıcı bir çözüm olabilir.
Gözlemlemek, kurgulamak, yazmak kolay… Ama sorun çok… Ama çözüm… Sınırlı…
Güzel günlere olsun diyelim. Teşekkürler. Sevgiyle.
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #12 : Mart 28, 2008, 02:12:49 ÖÖ » |
|
Eşitlik
Çocuklar her yaşta yalnız kalbinden vurulur... Çocuklar düşlerini kelebeğin kanadında dokur...
Ben çocukken Anne yüzlerini hiç sevmedim Kırık cam kalplerde büyüyen Anne kokusunu Bir deniz sığınağında gizledim...
Büyüdüm, küçüldüm, Gecelerin ve geçmişin dilini çözdüm:
Anneler eşit dağıtılmıyor.
Yelda Karataş
Ürperme 1996 Hera Yayınları
|
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #13 : Nisan 03, 2008, 22:55:00 ÖS » |
|
"anneler eşit dağıtılmıyor" : tene ince kıyım.
|
|
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #14 : Nisan 04, 2008, 22:21:38 ÖS » |
|
...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2010, 20:15:15 ÖS Gönderen: Oresay »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|