Hidayet DAL
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« : Mayıs 20, 2010, 19:36:16 ÖS » |
|
feleğin çemberine dokundurma (Şuursuz Sayıklamalar)
çaldık derisini kızılcık sopasıyla uyandı feleğin çemberindekiler(le) dokunsan kahrolacak kadar ciddi bir oyun oynuyorduk bilmiyorduk kenefler yokuşunda kocayemiş ağacından yapılma kızaklarımız patlıyordu yaşını unutmuş çınarın karnında yağmurun sadağından fırlayan şimşekler çakıyordu yüzümüzde şebnem dalgalanıyordu is karası tuzuyla içiyorduk gözyaşlarımızı hamalıydık bozkırda kekik kokularının eteğinde sınanıyorduk
körpe yosmaların terinden çalınmış ekşiliğimiz(de) vuruyordu tenimize aşırdığımız yumurtaların cıvığında içiliyor yıkanıyorduk kavak üstünde dar patikalarda kirpisini beğenmeyen kestaneler toplanıyordu öfkemizde aynaları tutuşturuyor yüz vuruyorduk sığ sulara söğüt dallarına öykünen suretimizden
bir hatıratın darbımeseli değildi bu ve iniltileri bencildi yalnızlıkların musallat olmuştu inler cinler semaha durmuş dalımıza yaprağımıza musalla taşında yokuşa süren çıkışsız soruların şuursuz sayıklamalarında hafakanlarımız boğuluyordu kupkuru boğazlarda
servi salınımlarının gece sessizliğinde dansa kalkıyordu ılık rüzgarlarla cenaze suratlar
güzel bir kadın(ın) penceresinde ahkam kesiyordu kırık satırıyla hatırı hiç ediyordu belleğinin boy aynasının gürültülerine karışıyordu fahişelerin şuh kahkahaları yalıyordu şehrin kaldırımlarını şehvetle
kudurmuş kirli çamaşırlar yıkanıyordu yanık ırmak kenarlarında yanlışlıkla yerden yere vuruyordu kendini bir utanma duygusu cahil can dumanını savuruyordu pespaye revaçta sanat kara oportünist çuha çiçeği mavi atlas şarkıları söylüyordu yalı çapkınlarının yanar döner kanatlarında davacımız kadı olmuştu devşirme değirmende çekilen masmavi saç tellerimizde deliliği eğiriyorduk incindi kelebeklerimiz sel boşanıyordu mülteci ıstıraplarımızdan
körkütük bacasız telaşlarımız kınalı kabahatimiz sonsuz serüvenci ölülerimiz kırkayak kervanı yalanımız yamalı parmaklarımız kemirgen huyumuz mesnetsizliğe bürünüyordu nasırlı yolcuyduk kanıyordu akvaryumumuz
kalburüstü mezbahaya döndü entipüften hurdalık tezgahı dakikalık hüzünlerimiz yediğimiz ihanet ekmeği nilüferlerimiz aheste seste bu kıyımın sövgüsü kimin umurunda sırt üstü zirveye çıkıyordu tarih yansımaları gri alabandamızda kehribarımsıydı gökyüzü aklımız almadı patladı başımıza kabak yalapşap
ipte bir cambaz tırmandı hıçkırığına yaseminler suç üstü akşam üstü iplik iplik ihanet buğulandı öksürdü kusmuğunu köpüklü dalgalarda salkım saçak tahakkümü tahammülsüz kaynadı kazan yeni günlerin kanayan yaralarına
çoluktuk çocuktuk çalı çırpıydı boyumuz katmerli badem çiçeğimizi yetiştirdik unutmadık ağlamaklı bakar zulüm timsahın çıkınında sırtlan kuyusu düştüğümüz duvarına inat çatlayan çiçek (g) kördüğümüz
hidayet dal noktasız virgülsüz şuursuz sayıklamalar
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 20, 2010, 21:26:09 ÖS » |
|
A ŞİNA N AY
lakerdalar lambaları can sokağının dalar çıkar yunus gibi geceye kayalıklar cızırdayan denizi bilir kar suları yansı'ndı üstümüze an'a son çığlığın duyulduğunda ahir zaman öncesi tutuştuğumuz dalgaların vurulduğu bu sevda kısarak kısır ak gözlerini ağlamaya gönülsüz ayrılığın aygırcık demirinden bakardı yan yanalıklara tay zamanlar salınmıştı yazıya yılkı atlarıydık biz ayrı yerden koşardık uzaklara tek derdimiz üşümesin ay is karana balık olayım şimdi sencileyin harlayan tava ser pişir beni çocuk at eşindir düş düğümler içinde ne şi'rine yazıldığın tuz
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 20, 2010, 22:10:42 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 21, 2010, 14:31:44 ÖS » |
|
"Can Sokağı Lambaları"nın altında şiirlenmek, güzeldi... Hoşgeldiniz.
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 21, 2010, 20:13:18 ÖS » |
|
Hidayet Dal.
Can sokağı lambası altında kendi ışığını örüyor.kendi dönüşünü şiirini ateş böceği kalbinde yanmak gerek yarında gecenin bir saati.şiirleşmek.
sevgimle
|
|
|
|
|
|
Nisa NUR
|
 |
« Yanıtla #4 : Haziran 08, 2010, 13:18:15 ÖS » |
|
"yaseminler suç üstü akşam üstü iplik "
|
|
|
|
|
Hidayet DAL
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #5 : Temmuz 08, 2010, 18:55:18 ÖS » |
|
teşekkür ederim. uçurumdan bozma
soyunup kutsal hezeyanına sıvazlamamalıyım sırtını bu kavak üstü yalnızlığın. şairini erkenden öldürmemek için…
çağcıl rus ruletleri oynamamalıyım artık kadınımla bin kere tetik düşürmeliyim içimdeki zindanı kurtarmaya. az da olsa ağlamalıyım yine de kündeye getirilmiş aşklarıma…
öyle bir tokat ki yüzümün cenderesinde kirli şehir uğultuları hep bir kuytuluk arayışı kargacık burgacık da olsa…
sızlamış kaburgamda izi kalmış erozyonlarım katmer katmer uçurumdan bozma “yar”larım…
bu mavilikler içinde kaç kıçı kırık su yuttum en tuzlusundan! ne denizler yakaladım gecenin katran koynundan. paslı demir yığınlarının asbest solukları. üstümden geçen kedi katili fareler. mavimi çaldılar. kara boğazıma saplandı yutkunamadım.
avuçlarımda bir çavlan eriyor şimdi az kaldı ölüyorum. görüyorum ölümün geldiğini beynimin şaşı dehlizlerinden
baba;
beni bir şiire sakla!hidayet dal
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 08, 2010, 18:56:28 ÖS Gönderen: Hidayet DAL »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #6 : Temmuz 10, 2010, 20:19:06 ÖS » |
|
iskele babasına bağlasın kalemini limanlarında şiir saklasın seni...
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #7 : Ekim 19, 2010, 00:40:34 ÖÖ » |
|
İLİKLERİMDE
duy ma maya iki satır yaz saydın ya kemiğim, kuşların kan adını kışlaya... __________________________________
ucu küpe yanığı kulağıma fısılda erilmedik dalda nar olur mu öyle bir hal deyim ki şu an nem ru/d a söyle bir başıma bi göldeyim
eks i ler i sön dürüp art ı sıra yürün sem yatsı yanlara suya düşmüş ateş mi kala balık
sus kuyu/da gül dere yim aklım yok uş gecelere koşsam negatif akım
dilim dilim kar buz olsan kırmızı
öyle bıçak sırtlarında derilmedik güle bülbül ko nar olur mu
göğ süm bül bül penç esinde saçlarımı yol maya çalınmış ıslık açsa su sen i
bi rey han duvarınd' a kan çeşm- i yim
faruk nafiz'in dud ağına tutulmuş o dün ya nar olur mu
kulağımın ucunda küpe yanığı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2010, 11:08:01 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|