Google Reklamları
Can Sokağı Lambaları
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 13:06:37 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Can Sokağı Lambaları  (Okunma Sayısı 1009 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hidayet DAL
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« : Mayıs 20, 2010, 19:36:16 ÖS »

feleğin çemberine dokundurma (Şuursuz Sayıklamalar)



çaldık derisini kızılcık sopasıyla uyandı
feleğin çemberindekiler(le) dokunsan
kahrolacak kadar ciddi bir oyun
oynuyorduk bilmiyorduk kenefler
yokuşunda kocayemiş ağacından yapılma
kızaklarımız patlıyordu yaşını unutmuş
çınarın karnında yağmurun sadağından
fırlayan şimşekler çakıyordu yüzümüzde
şebnem dalgalanıyordu is karası tuzuyla
içiyorduk gözyaşlarımızı hamalıydık bozkırda
kekik kokularının eteğinde sınanıyorduk

körpe yosmaların terinden çalınmış ekşiliğimiz(de)
vuruyordu tenimize aşırdığımız yumurtaların
cıvığında içiliyor yıkanıyorduk kavak üstünde
dar patikalarda kirpisini beğenmeyen
kestaneler toplanıyordu öfkemizde aynaları
tutuşturuyor yüz vuruyorduk sığ sulara
söğüt dallarına öykünen suretimizden

bir hatıratın darbımeseli değildi bu
ve iniltileri bencildi yalnızlıkların musallat
olmuştu inler cinler semaha durmuş dalımıza
yaprağımıza musalla taşında yokuşa süren
çıkışsız soruların şuursuz sayıklamalarında
hafakanlarımız boğuluyordu kupkuru boğazlarda

servi salınımlarının gece sessizliğinde dansa
kalkıyordu ılık rüzgarlarla cenaze suratlar

güzel bir kadın(ın) penceresinde ahkam
kesiyordu kırık satırıyla hatırı hiç ediyordu
belleğinin boy aynasının gürültülerine
karışıyordu fahişelerin şuh kahkahaları
yalıyordu şehrin kaldırımlarını şehvetle

kudurmuş kirli çamaşırlar yıkanıyordu
yanık ırmak kenarlarında
yanlışlıkla yerden yere vuruyordu
kendini bir utanma duygusu cahil
can dumanını savuruyordu pespaye
revaçta sanat kara oportünist çuha
çiçeği mavi atlas şarkıları söylüyordu
yalı çapkınlarının yanar döner kanatlarında
davacımız kadı olmuştu devşirme değirmende
çekilen masmavi saç tellerimizde deliliği
eğiriyorduk incindi kelebeklerimiz sel
boşanıyordu mülteci ıstıraplarımızdan

körkütük bacasız telaşlarımız kınalı kabahatimiz
sonsuz serüvenci ölülerimiz kırkayak
kervanı yalanımız yamalı parmaklarımız
kemirgen huyumuz mesnetsizliğe bürünüyordu
nasırlı yolcuyduk kanıyordu akvaryumumuz

kalburüstü mezbahaya döndü entipüften
hurdalık tezgahı dakikalık hüzünlerimiz
yediğimiz ihanet ekmeği nilüferlerimiz
aheste seste bu kıyımın sövgüsü kimin
umurunda sırt üstü zirveye çıkıyordu
tarih yansımaları gri alabandamızda
kehribarımsıydı gökyüzü aklımız almadı
patladı başımıza kabak yalapşap

ipte bir cambaz tırmandı hıçkırığına
yaseminler suç üstü akşam üstü iplik
iplik ihanet buğulandı öksürdü
kusmuğunu köpüklü dalgalarda salkım
saçak tahakkümü tahammülsüz kaynadı
kazan yeni günlerin kanayan yaralarına

çoluktuk çocuktuk çalı çırpıydı boyumuz
katmerli badem çiçeğimizi yetiştirdik
unutmadık ağlamaklı bakar zulüm timsahın
çıkınında sırtlan kuyusu düştüğümüz
duvarına inat çatlayan çiçek (g) kördüğümüz



hidayet dal
noktasız virgülsüz şuursuz sayıklamalar
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 554



« Yanıtla #1 : Mayıs 20, 2010, 21:26:09 ÖS »


A ŞİNA N AY

lakerdalar
lambaları can sokağının
dalar çıkar yunus gibi geceye
kayalıklar cızırdayan denizi bilir
kar suları yansı'ndı üstümüze
an'a son çığlığın duyulduğunda
ahir zaman öncesi tutuştuğumuz
dalgaların vurulduğu bu sevda
kısarak kısır ak gözlerini
ağlamaya gönülsüz ayrılığın
aygırcık demirinden bakardı
yan yanalıklara
tay zamanlar salınmıştı yazıya
yılkı atlarıydık biz
ayrı yerden koşardık uzaklara
tek derdimiz üşümesin ay
is karana balık olayım şimdi
sencileyin harlayan tava
ser pişir beni çocuk
at eşindir düş düğümler içinde
ne şi'rine yazıldığın tuz

« Son Düzenleme: Mayıs 20, 2010, 22:10:42 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #2 : Mayıs 21, 2010, 14:31:44 ÖS »

"Can Sokağı Lambaları"nın altında şiirlenmek, güzeldi... Hoşgeldiniz.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #3 : Mayıs 21, 2010, 20:13:18 ÖS »

Hidayet Dal.

Can sokağı lambası altında
kendi ışığını örüyor.kendi dönüşünü
şiirini ateş böceği kalbinde
yanmak gerek yarında gecenin bir saati.şiirleşmek.

sevgimle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #4 : Haziran 08, 2010, 13:18:15 ÖS »

"yaseminler suç üstü akşam üstü iplik "
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hidayet DAL
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #5 : Temmuz 08, 2010, 18:55:18 ÖS »


teşekkür ederim. Smiley


uçurumdan bozma



soyunup kutsal hezeyanına
sıvazlamamalıyım sırtını bu kavak üstü yalnızlığın.
şairini erkenden öldürmemek için…

çağcıl rus ruletleri oynamamalıyım artık kadınımla
bin kere tetik düşürmeliyim
içimdeki zindanı kurtarmaya.
az da olsa ağlamalıyım yine de
kündeye getirilmiş aşklarıma…

öyle bir tokat ki yüzümün cenderesinde
kirli şehir uğultuları
hep bir kuytuluk arayışı
kargacık burgacık da olsa…

sızlamış kaburgamda izi kalmış erozyonlarım
katmer katmer uçurumdan bozma “yar”larım…

bu mavilikler içinde kaç kıçı kırık su yuttum
en tuzlusundan!
ne denizler yakaladım gecenin katran koynundan.
paslı demir yığınlarının asbest solukları.
üstümden geçen kedi katili fareler.
mavimi çaldılar.
kara boğazıma saplandı
yutkunamadım.

avuçlarımda bir çavlan eriyor şimdi
az kaldı ölüyorum.
görüyorum
ölümün geldiğini beynimin şaşı dehlizlerinden

baba;

beni bir şiire sakla!




hidayet dal
« Son Düzenleme: Temmuz 08, 2010, 18:56:28 ÖS Gönderen: Hidayet DAL » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 554



« Yanıtla #6 : Temmuz 10, 2010, 20:19:06 ÖS »


iskele babasına
bağlasın kalemini
limanlarında
şiir saklasın seni...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 554



« Yanıtla #7 : Ekim 19, 2010, 00:40:34 ÖÖ »



İLİKLERİMDE

duy ma maya iki satır
yaz saydın ya kemiğim,
kuşların kan adını kışlaya...

__________________________________

ucu küpe yanığı kulağıma fısılda
erilmedik dalda nar olur mu
 
öyle bir hal deyim ki şu an
nem ru/d a söyle
bir başıma bi göldeyim

eks i ler i sön dürüp
art ı sıra yürün sem yatsı yanlara
suya düşmüş ateş mi kala balık

sus kuyu/da gül dere yim
aklım yok uş gecelere
koşsam negatif akım

dilim dilim kar buz olsan  kırmızı

öyle bıçak sırtlarında
derilmedik güle bülbül ko
nar olur mu

göğ süm bül bül penç esinde  
saçlarımı yol maya çalınmış ıslık
açsa su sen i

bi rey han duvarınd' a kan çeşm- i yim

faruk nafiz'in
dud ağına tutulmuş o dün
ya nar olur mu

kulağımın ucunda küpe yanığı

« Son Düzenleme: Ekim 19, 2010, 11:08:01 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!