Google Reklamları
Yeni Başlayanlar için 4/C
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 12:17:40 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni Başlayanlar için 4/C  (Okunma Sayısı 253 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« : Şubat 18, 2010, 17:01:58 ÖS »

Yeni başlayanlar için 4/C -Av. Mehmet Ümit Erdem
17 Şubat 2010 -AKP hükümetinin TEKEL işçileri ve diğer özelleştirme mağdurları için
önerdiği 4/c'ye ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi 4 Şubat 2010'da
Resmi Gazetede yayınlandı. Şimdi hükümet, açıkladığı şartlarla
öncelikle TEKEL işçilerinin sıraya girerek başvurmalarını bekliyor.
Direnişin temel tartışma konusu olması nedeniyle bugüne kadar toplumun
değişik kesimlerinden işçiler, sendikacılar, köşe yazarları,
ekonomistler 4/c üzerine tartışmalar yürüttüler. Bu sırada sorunun
çözümü için Türk-İş ile görüşen Recep Tayyip Erdoğan'ın 4/c'yi
bilmediği de kamuoyuna yansıdı.

Bu yazının amacı, TEKEL ve diğer özelleştirmelerde mağdur olup, 4/c'ye
başvurmayı düşünen işçilere hukuki bakış açısıyla bir rehber
olmasıdır.

Öncelikle, 4/c'nin ne olduğuna bakalım:
4/c adı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. Maddesinin c
fıkrasında düzenlenen çalıştırma biçimini göstermektedir. Devlet
Memurları Kanunu'nun 4. Maddesine göre kamu hizmetleri memurlar,
sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

Bu sayılanlardan
a. Memurlar: devletin asli ve sürekli işleri ile görevlendirilenler,
b. Sözleşmeli Personel: önemli projelerin hazırlanması için şart olan,
zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek
bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde sözleşme ile
çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti
görevlileridir
c. Geçici Personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet
olduğuna Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen
ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi
sayılmayan kimselerdir.
d. İşçiler: Sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş
sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile geçici iş
pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş
sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir.

Peki AKP hükümeti 4/d'li Tekel işçilerini 4/c'li yapmak için neden bu
kadar ısrar ediyor?
Uzun yıllardır kamudaki temel çalışma biçimi memurlar ve işçiler
olarak ikiye ayrılmakta ve 12 Eylül sonrası bir kısmı geri alınmış
olsa da, önceki mücadele dönemlerinden edinmiş oldukları ciddi sosyal
ve ekonomik hakları bulunmakta idi.

Sözleşmeli personel ise daha çok mevsimlik işçilerin çalışma
biçimlerini düzenleyen bir istihdam biçimi olarak karşımıza
çıkmaktaydı. Örneğin bahar ve yaz aylarında ormanların budanması, ağaç
kesilmesi işlerinde orman köylüleri geçici olarak istihdam edilirler,
4/c'li olarak çalışırlardı.
Özal döneminden itibaren, kamuda sözleşmeli çalışma biçimleri
görülmeye başladı. Memurlar ve işçiler eliyle görülmekte olan kamu
hizmetleri giderek sözleşmeli ve geçici personel tarafından yerine
getirilmeye başladı.

AKP iktidarı döneminde 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci
maddesinin (f) bendine göre, Bakanlar Kurulu'nca 3/5/2004 tarihinde
kararlaştırılan "Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve
Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve
Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine
İlişkin Esaslar" yürürlüğe girmiş ve şu anda tartıştığımız 4/c statüsü
ortaya çıkmıştır.

Buna göre;
a. İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sürekli veya geçici işçi
(kapsamdışı personel hariç) olup,
b. Özelleştirme uygulamaları neticesinde işsiz kalanlar,
c. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık
aylığı almamaları halinde,
d. İş akitlerinin kamu tarafından feshedilmesini müteakip 30 gün
içerisinde kuruluşları kanalıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığına
bildirilmeleri halinde,
4/c kapsamında Devlet Personel Başkanlığı kanalıyla istihdam edilirler.

Bu kapsamda istihdam edilecek personele yapılacak tüm ödemeler ile suç
ve disipline ilişkin yaptırımlar, çalışma saat ve süreleri, sosyal
güvenlik yönünden tabi olunacak mevzuat, izin hakları ve buna benzer
diğer hususlar her kurum için çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararında
belirtilir.

Yapılan bu düzenleme ile 2004 yılından itibaren özelleştirilen
kuruluşlarda çalışırken özelleştirme nedeniyle mağdur olan işçiler
başka kurumlara 4/c'li personel olarak atanmaya başladı.
Bu tarihten sonra kamuda memur ve işçi alımlarının neredeyse
durduğunu; başta eğitim ve sağlık olmak üzere devletin neredeyse tüm
kurumlarında sözleşmeli ve geçici personel çalıştırılması yoluna
gidildiğini görüyoruz.

İşçi ve memur dışında bu tür ara statünün oluşturulmasının sebebi,
kamu hizmetlerinin işçi ve memurların kazanılmış haklarından
faydalanamayan, ucuz işgücü yoluyla çözülmesidir.

Tekel Direnişine Kadar 4/c'li Çalışanların Hakları Nelerdir?
Yasada memur ve işçi ayrımı dışına 4/b ve 4/c'li çalışanlar için
personel terimi kullanılmaktadır. Burada değinilen personel terimi,
aslında bu istihdam biçiminin karakterlerinden birini de ifade
etmekte. Çünkü sözleşmeli çalışanlar İş Kanunu'na göre işçi, Devlet
Memurlar Kanunu'na göre de memur sayılmamaktadır.
Bakanlar Kurulu tarafından her yıl alınan kararla kaç kişinin hangi
bakanlıklar bünyesinde ve hangi şartlarla çalıştırılacağı
belirlenmekte ve Resmi Gazetede yayınlanmaktadır.
Her iki kanunun da çalışan lehine olan kısımları bu personelleri
kapsamamakta, yaptırım ve yükümlülük içeren kısımları ise
kapsamaktadır. Biraz daha açıklamak gerekirse;

* Öncelikle, bu personel asli kamu hizmeti yapsa ve yıllarca 4/c
kapsamında çalışsa dahi, geçici personel olarak kabul edilmektedir.
Yılda 4 - 10 ay arasında çalışmakta, yılın kalan dönemlerinde
işyeriyle ilişiği kesilmektedir. Arada meydana gelen 2-6 aylık boşluk
nedeniyle sürekli ve düzenli çalışan olarak kabul edilmemektedir.
* Önceki işyerinden almış oldukları ücretler kazanılmış hak teşkil
etmemekte, oldukça düşük ücretle çalışmaktadırlar.
* Geçici personelin çalıştığı dönemde başka bir işte çalışması yasaktır.
* Çalışılan her ay için en fazla 1 gün izin kullanma hakkı bulunmaktadır.
* Doktor raporu ile kanıtlanan hastalıklarda her 4 ay için 2 günü
geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilmekte, 2 günü geçen
sürelerin ücreti ödenmemektedir.
* Kadın işçinin doğum yapması durumunda doğumdan önce 8 hafta ve
doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere 16 hafta ücretli izin
verilmektedir.
* Geçici personele, bu kararda belirtilen ücretler dışında herhangi
bir ad altında ücret ödenemez ve sözleşmelerine bu yolda hüküm
konulamaz.
* Geçici personele fazla mesai ücreti ödenmez.
* Geçici personelin hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya
sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez.
* İşçinin emekliliğe hak kazanması durumunda sözleşmesi sona ermiş sayılır.
* Geçici personeller işçi sayılmadıklarından işçi sendikalarına, memur
sayılmadıklarından memur sendikalarına üye olamaz. Örgütlenme hakları
tamamen ellerinden alınmıştır.
2004 yılından beri bu şartlar altında çalıştırılan işçilerin çalışma
şartları, Anayasanın
a. Kanun Önünde Eşitlik hükmünü içeren 10. Maddesine,
b. Devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma
hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı
desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak
ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak zorunda
olduğunu düzenleyen 49. Maddesine,
c. Çalışma şartları ve dinlenme hakkını düzenleyen 40. Maddesine,
d. Kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin memurlar ve diğer kamu
görevlileri eliyle görüleceğini düzenleyen 128. Maddelerine açıkça
aykırıdır.

4/b'li çalışanların izin, harcırah, görev sonu tazminatı gibi hakları
konusunda açılan davalarda verilen mahkeme kararları ile çeşitli
hükümler iptal edilmiş ve kısmi eşitlik sağlanmıştır. 4/b
uygulamasındaki bu kazanımlar sonrasında bu çalıştırma biçiminden de
vazgeçilmiş ve bu sefer 4/c'li çalışan oranı arttırılmıştır.
4/c'li çalışan personelle ilgili de çeşitli davalar açılmış olup, bu
davalar halen sürmektedir. Örneğin memur sendikalarına üye
olabilecekleri mahkeme kararıyla kabul edilmiştir.

Tekel Direnişinin 4/c'li Çalışma Biçimine Etkisi Olmuş Mudur?
Hükümet tarafından bu yeni çalıştırma biçimi kamuda yerleştirilmeye
çalışılırken Tekel işçilerinin direnişi başlamış ve 4/c uygulaması
kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlamıştır.

Direnişin geldiği noktada Bakanlar Kurulu'nun 04.02.2010 tarihli Resmi
Gazete'de yayınlanan 2009/15759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4/c
uygulamasında kısmi iyileştirmeler yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre:

* Yılda 4 - 10 ay arasında düzenlenen sözleşme süresi 11 aya
çıkartılmıştır. Ancak yine de arada meydana gelen boşluk nedeniyle
sürekli ve düzenli çalışan olarak kabul edilmemekte, geçici personel
niteliği korunmaktadır.
* Önceki işyerinden almış oldukları ücretler kazanılmış hak teşkil
etmemekte, İlk öğretim mezunlarının maaşları yüzde 17.4 oranında
artılarak 772 liraya, Lise mezunlarının maaşları yüzde 15.8 oranında
artırılarak 856 liraya, Yükseköğretim mezunların maaşları ise yüzde
14.3 oranında artırılarak 937 liraya sabitlenmiştir. Belirlenen bu
miktarlar işçilerin önceki kurumlarından aldıkları ücretlerin yanında
çok düşüktür.
* Çalışma saatleri devlet memurların için düzenlenen çalışma saatleri
ile aynı kabul edilmiştir.
* 4/c'li olarak yapılan çalışmaların toplam süresi üzerinden
hesaplanarak iş sonu tazminatı ödenecektir.
* İşçilerin iş güvencesine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
* Daha önce her ay için 1 gün kabul edilen izin süresi, çalışılan her
ay için azami 2 güne çıkartılmıştır.
* Resmî tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü
geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilmektedir. Hastalık
sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen gelirler ilgilinin
ücretinden düşülür.
* Doğum izni ve mazeret izni aynı şekilde düzenlenmiştir.
* Geçici personelin öncelikle en son çalıştıkları illerde, bu illerde
istihdamlarının mümkün olmaması hâlinde diğer illerde istihdam
edilmesi düzenlenmiştir.
Ancak yapılan bu düzenleme, başta Tekel işçileri olmak üzere geçici
personelin beklentilerini karşılamaktan uzaktır.

Bakanlar Kurulu'nun 4 Şubat tarihli 4/c Düzenlemesi Kabul Edilebilir
Bir Uygulama mıdır?
Bakanlar Kurulu tarafından yapılan düzenlemelerle işçilerin yıllar
süren kıdemi, hak etmiş oldukları konumları, ücret ve sosyal hakları
hiçe sayılarak, yılların kamu emekçileri 19 yaşında genç bir işçi gibi
fiyatlandırılmaktadır.

Oysa işçi mücadelesinin yıllar süren birikimlerinden olan kazanılmış
hak ilkesi, eşit işe eşti ücret ilkesi, dinlenme hakkı, işçi lehine
yorum ilkesi, iş sözleşmesi sona erdiğinde kıdem, ihbar tazminatı veya
iş sonu tazminatı adı altında ödeme yapılması, iş güvencesi,
örgütlenme ve sendika hakkı gibi ilkeler hiçe sayılmakta, anayasaya ve
uluslar arası mevzuata aykırılıklar sürmektedir.

Daha da önemlisi, çalışma şartları her yıl Bakanlar Kurulu tarafından
yeniden düzenlediğinden ve kazanılmış hak ilkesi kabul edilmediğinden,
mevcut kazanımla yetinecek işçilerin 2011 yılında hangi şartlarla
çalışacağı tamamen Bakanlar Kurulunun insafına kalmış durumdadır.

Hükümet tarafından "önce başvuran kendi bölgesinde iş kapar" mantığı
ile başvuru teşvik edilse dahi, iş güvencesi olmadıkça 2 ay sonra
işçilerin parça parça işten çıkartılmayacağının bir garantisi
bulunmamaktadır. Böyle bir durumda işçilerin mahkemeye başvurma hakkı
bulunmamaktadır. Amirinin olumsuz sicili ile işten atılabilecek bir
işçinin onurlu bir şekilde çalışması, haklarını savunabilmesi mümkün
olmayacaktır.

Yapılan kısmi iyileştirmelerin en büyük sebebi Tekel işçilerinin
direnişidir. Kamuoyunun Tekel direnişini sahiplenmesi, güvencesiz
çalışma biçiminin teşhiri ve mücadelenin büyüme ihtimali göz önüne
alındığında, hükümetin yeni tavizler vermek zorunda kalacağı da
görülmektedir. Şu anda dahi başbakanın kendisinin açıklayacağını ilan
ettiği doğalgaz zammı yürürlüğe koyulamamakta, özel istihdam büroları
gibi emeğe saldırı yasaları rafa kaldırılmaktadır. Uzun süredir
işçiler aleyhine pek düzeleme yapılmadığına dikkat edilmelidir.
4/c ile çalışmayı kabul etmek Tekel mücadelesini bölmekten, hükümetin
kara propagandasının önünü açmaktan öte bir anlam taşımayacaktır.
Hükümet Şubat sonuna kadar süre verip çadırlara saldıracağını ilan
etse dahi, Tekel mücadelesinin meşruluğu ve kitleselliği arttıkça
işçiler değil AKP için sıkıntı halini alacaktır.

Sonuç olarak; Mevcut haliyle 4/c uygulaması, açıkça yasalara aykırı
olup, ne kadar allanıp pullansa da asla kabul edilmemelidir. Adı ne
olursa olsun, iş güvencesi içermeyen, eşit işe eşit ücreti kabul
etmeyen, insanca çalışma hakkı sağlanmayan bir çalışma biçimini kabul
etmek, kölelik koşullarını kabul etmektir.



sendika.org
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!