|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #15 : Mart 08, 2008, 22:41:08 ÖS » |
|
kızıl saçlarında yangınlar çoğaltan Hera..tapınmanın iyi bir dilek olduğunu kim öğretti aşığa
bahşetsen tenin uslu durmaz..ne kırallığı isterim ne de kırıklığı hayalin
bir nehir kızılca akar dudakların kıyısından..çamur rengi düşmüş heykel
yağmur ateşin dilencisi
ah ..Helena..güzelliği boca etmiş kalbime..çıkar bir deniz ayaklarından
boğulan ruhum kıskanır gitmeye..yanaklarında bir acı..yanakların kiracısı düşük bir hayal
kal dersen bin yıl susarım ateşinden
belki Aphrodite'sin..kirini vermiş bir deya..aşka giyinmiş hüküm
yıllanmış suskunluğu taşır..bir sal ..öksüz gözlerin
çakı yanına..doğrasın kanı
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 08, 2008, 22:44:27 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #16 : Mart 08, 2008, 22:58:05 ÖS » |
|
mor denizler bildim dalgalı saçları,savaşlardan çekilmiş bir yorgunluk bayrağı kıyılarda esir kum
çocukların dilinde aşk şarkıları
sevmeyi öğrenen çakıl..sevmeyi unutmuş insan
siz hep içinizde savaşır mısınız oyuncağı yittiğinde eliniz
uzatmaz mı bir güle karnından paha gülüş
tırnaklarınızda birikmişken irin
sizi hep sevmiştim..sizi işlemiştim ham ipek kozasında sızıp bir ömrü
içinizdeki çocuğa rahat bırakın yaşamayı
günahlarım erkenci kahvesi dibeklerinde kadınların
sevgi ve selamlarımla bu yazdığım son.
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #17 : Mart 08, 2008, 23:08:04 ÖS » |
|
CEVAP VERİYORUM Armutların ne iyisinden, ne kötüsünden… Anlamıyorsam! Elmaların yasaklısından, yasaksızından hiç anlamam ben. Ama benden ayvaları soracak olursanız eğer anlarım derim. İyi anlarım, ayvaların hem her türünden, hem her halinden. Henüz yemeden, yemiş kadar olmuşsa narin bademciklerim, tıkanmışsa boşken boğazım, nasıl anlamam, değil mi bayım? Ayvaların tıkadıkça öksürten tahribatını bir avazda gidermek için Suskuları koparmasaydım çağladabadem! Olur muydu cennetken, cehennem yerim. PY (Ecele doğru acele şiir) 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 10, 2008, 01:59:52 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #18 : Mart 08, 2008, 23:27:10 ÖS » |
|
bir hüznün arasında dalına sarkar
yemişler versin diye yanakların al..
hiç elma bilmedi dalında kurt
üşüyen onca hayal..onca dal
sakınan suya ermek bir başı nar
bin parça dağılan rüya
tatlısı olurmuş kaşların arasında
bir ayvayı suyunda yakalamak
Hb
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #19 : Mart 08, 2008, 23:34:23 ÖS » |
|
hiç ölmeyi beceremedim
çekilirsem olur muyum savaş suçlusu
kanatları buz tutmuş kuşlar dizi dize
süzülürken içimde gözyaşların
uçmaya dağ boyları..
yüreği oynat..gerdanını kır
bir düş battı geçerken sözlerin
tane tane inerken akşamın karanlığı
bir ün kalacağız
savaşlardan bunalıp
HB
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 08, 2008, 23:35:48 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #20 : Mart 08, 2008, 23:47:40 ÖS » |
|
başlayan sis ..korkularım ..dağınıklığı kalemin
yazsam bir tanrıça kovar cennetinden
sözlerine bir bulut kaldırıyorum
yomsuz ulaklar geçti kulağımda..fısıltı
doğur beni
döndüğüm taş sırlarında
yıkansın geçmişim
ölümsüzler arasında işim ne!
bir kelebek güncesi
Hb
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #21 : Mart 09, 2008, 00:09:38 ÖÖ » |
|
tanrıçam ..bağışla ..şiir gücü ver bana
uzak steplerinde kaldım yaşamın..
bilirsin çirkinlikle güze gidilir
sussan yanıbaşımda..sevecen bir maral olsa ürkekliğin
yan baksa yüreği biçer giderim
ey lotos ..taze serinlik kat aramıza
şırıldayan dere boyu ayaklar
kartal pençesinde ayıklarız..güneşi
ölümü güle güle..
ve bir gemi süreriz yanaklardan ummana
Hb
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 09, 2008, 00:11:39 ÖÖ Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #22 : Mart 09, 2008, 00:22:09 ÖÖ » |
|
kutsal suyundan
bir tas dökülmüş gülüşlerin
dağınıklığım buhurdan kızıl bir leke marsın bende dönüşü
suyuna dönmüş efsunlu gezegen
bir kaç kase dök başımdan
diz çöküp yalvartma..
kutsallığın bende emanet..tanrıça bekareti..
Hb
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #23 : Mart 09, 2008, 00:35:18 ÖÖ » |
|
kahkaha tufanında bir karakter çizildi..gök sağnak
gök libasından arılı
düşük yoğunluklu serzeniş
atları topla fiyongundan
göğüsleri aç
bir kurdale tak bilmiş ren kıyısında
elleri uzat ateşin ağzına..sürgüle gülün tacını
bir sağnak bu şehir
bir kaç neron kaldırır
öfkeni sun ..baldırıçıplak kalınca ortada
göğüslerin vermez süt
yeşile hasret
taşı at sula beynimi..yayılır ortalık kahkaha rengi
bir karakter çiz dişlerin arasından kopar beni
ya da uslu çocuk kal..dingin okyanus..bu savaş bitsin
oyuncaklar ortada
Hb
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #24 : Mart 09, 2008, 12:42:48 ÖS » |
|
sevgili Perihan Hanım.şiirler siz kokuyor..az buçuk ben
sizi sevmeyen ölsün
yaşamaya demir atmış gibiyim..konaklanılan yurdumsun..
yazın çabamda yeriniz hep özel ve saygıyla yer almıştır .üretkenliğimin sanal gerçeklik adresisiniz
..farkındasınızdır
büyük aşklar..çatışmalardan doğar:)
ama ne olur..kalbinize az buçuk düşsün gölgem
açın güneşe yorgunluğumu
sayfa özeliniz..rahatsız olduysanız kaldırabilirim yazdıklarımı tüm
sevgi ..selam ile
HB
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #25 : Mart 09, 2008, 20:58:57 ÖS » |
|
Hangi misafir bir düzine felç getirse çiçek yerine ev sahibine, O misafire; 'Hoş geldiniz efendim, zahmet ettiniz.’ demek yerine, rahatlıkla, ‘rahatsızlık verdiniz.’ denir, bizim bahçede.
Getirdiğiniz, madem felç değil, çiçek; pek taze... Spor olunuz.
Polenlerinin centilmenliği oksijenini tüketmedikçe kolay, kolay rahatsızlanmaz bizim iç bahçe.
Perihan Yakar
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 10, 2008, 02:16:20 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #26 : Mart 09, 2008, 23:15:07 ÖS » |
|
biliyorum..her mevsim gül sızar bahçeniz
her mevsim açelya
yüreği sarmalıyan
tut ki biçimdir ekildiğim
inme..bir felç bahçevan
çift başlı turna
sağırt beni..suskunluğunla
kulak engellerim
küpeli
belki kiraz dalı..neşeli ..altında bir kaç deli
yanlış kostümler tanıdı..üstümde
çıkarın şu gömleği
gül versin bu kez geçtiğim bahçe
HB
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 09, 2008, 23:16:39 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #27 : Mart 10, 2008, 06:49:53 ÖÖ » |
|
SAVARİZMALAR
I
Ciddi, ciddi yazarsam, şaşırır şakam. Şaşıranın ben olduğum gerçeği, gerçeğimse hiç kimselerle şakalaşmayan Daha da çok şaşırır benle şakalaşmayan.
II
İncitmeler havuzunuzda, inleriniz cinlerinizle hiç problemsiz top oynuyorsa! Bırakınız oynasınlar demekten başka yapacak bir şey yok demektir o zaman.
Bırakınız oynasınlar.
Çünkü size, havuz dışında, huzur için oyun çözümse, onlar için havuz içinde huzursuz eden problem başka!
III
Kan bile madem: ‘’Neden yerdeyim?’’ diye sorup durmadan gözyaşı döker, solmaz kalkmadan düştüğü yerden… Söz, cansız mı ki, döküldüğünde ateş olan bir yürek kan akıtmadan can acıtırken, hesap sormasın, dökülen yerden?
IV
Gül kırılmışsa Dalı gülün! dikeni! Affeder mi kıranı, kuşların şahı bülbül affetse?
V Arkası lafın İsteğini peçeteye soğanla yazıp, sarımsak veren, süt konuşunca; bak mavi mavi...
Perihan Yakar
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 10, 2008, 06:59:43 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #28 : Mart 11, 2008, 02:51:29 ÖÖ » |
|
gücenik harfler koynuna bir havuz ısmarlayın..bir kaç musluk kıyısında
belki gözlerin..akar yıldızlarıma
bir dilek tuttum..ay..yıldız kayıyor avuçlarım..saçların infazım
duruşunda belli gecenin
ne gül dirilir yeniden ne yıldızdan geçilir
galaksi..kutsal helezonları kavmin..doğur beni kasıklarından..ölmeye
kan yerde nedensiz ağır..kan doğduğum yüzyıl
HB
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #29 : Mart 11, 2008, 04:20:13 ÖÖ » |
|
Şiir renginde dizeleme, mezeleme, müzevirleme! Göz önünde söz öre, öre şair değilse şahsiyet çözme!
Hay ben sanatı!
I
Saçlarım kızıl değil ki benim Karaları aka karışmış süpürge rengi.
Saçlarım kızıl değil ki bayım Siz kızıl rengi sevdiniz diye Seveyim sizi şarabın kırmızısını yar dudağından sevdiğim gibi.
II
Karkası ne devirir a beyaz kargam Ne devirir çeliği devirmedikçe kasırga deprem!?
III
Her lafınız maşallah Alayım da asayım desem, ev almayacak.
E bahçe geniş taşır deseniz, derinliğine taşıyacak da Taşıyamayan taşacak olsa, yanacak daha yazmadan o yaz(L)ık destan…
IV
Arkası sabah
V
Perihan Yakar
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 11, 2008, 04:25:45 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|