Google Reklamları
Yersiz Yurtsuz Perihan Yakar/Şiirse şiir, şirinlikse şirinlik. Yok başka yerde.
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 12:04:55 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [7] 8 9 10 11 12 ... 32   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Yersiz Yurtsuz Perihan Yakar/Şiirse şiir, şirinlikse şirinlik. Yok başka yerde.  (Okunma Sayısı 37103 defa)
0 Üye ve 8 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #90 : Nisan 19, 2008, 04:04:09 ÖÖ »

Sevgili Yaprak
Sevgili Çiğdem

Sözcüklerin, inanırım taşıdıkça yayacağı pozitif enerjisiyle, geceleri hep ışıltılı yıldızlığına ; hadi canım olur mu hiç demeden; bir gün... sorgulamadan; nerden nereye... yani her an her yerde... ansızın gökte
mini mini kuşların tıpkı birbiri ile arası açık dev kıtalara gagalarıyla taşıdıkları binbir tohumun ve rüzgarın bi çırpıda önüne katıp her bir yere serpiştirdiği envai çeşit polenlerin sayesinde doğanın kavuştuğunu bildiğim süre ve yaşamı(n) bu sayede yeşille(n)diği.. hiç mucizesiz.. mucizesine..

*

Ölü olan sesleri bile depderinden duyuyorum ben. Bilmiyorum ama hiç bu neden böyle!

Ancak bu ara, diri mi diri her birinizin, derinse derin, içliyse içli sesini (sanki sesimin este eşinin yokken benzeri varmış düette, rengincesine..) duyuyorsam da, sesim aynı derinlikten çıkamaz, için için duyduğum size o derinlikten seslenemezse, ben kafamda yazıyorum ama ellerim yazamıyor, yazmıyor ben yazsınlar çok istesem de.

*

Anladınız siz beni anka kuşlarım.

Zaten beni siz ankalar da anlamıyorsa, yanık ama külü boş, sigaramı bastığım kül tablasının içine düşüp batsın bu dünya !

Smiley

kapanırken gözlerim sözsüz uykuya   açılan aklım sizde hep sözlü.

« Son Düzenleme: Nisan 24, 2008, 04:36:56 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #91 : Nisan 20, 2008, 19:41:48 ÖS »

TANRI HORLARKEN

Cehennemin kuzinesinde buz aparatı olamıyorsan,
ya su ol boğuş onunla ya boğucu tuz.
Çalkalamadan sek bir ön içki dök boğazına.

Tanrı horlarken
ateşin kafesinde hararetle
sevişir aylak hortlaklar
papağanlarla
aç o zaman minyatür cennet büfeni çatlat iblisi.

Cehennem mazi cennet meziyet
mazeretin müzelik tanrı heykelcikleri..


Perihan Yakar
« Son Düzenleme: Nisan 24, 2008, 21:17:18 ÖS Gönderen: cumali22 » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #92 : Nisan 23, 2008, 02:42:15 ÖÖ »

Bu ne demek a benim şiir Cumalim? Anlamadım hiç! Ama bildiğim.. tanrı horlarken yazdığım için.. Tanrı Horlarken koymuş olduğum.. adını.. benim.. bu şiirimin.. sana sormamam, belki o sıra soru sormayı unuttuğum içindir.. tanrı horlarken tuhaf bir şiir yazdığım için..

Açıklarsan ne ala. Açıklamazsan yine ne ala. Hiç capcansız bir şiirimin benden habersiz değiştirilen adcağızı için, senin capcanlı cancağızını mı acıtacağım. Tıpkı capcansız şiirim gibi cansızlaşırım, bu daha iyi. Yeter ki senin capcanlı canın şiirin gibi hem heyecanlı hem hep sağ olsun.



 
« Son Düzenleme: Nisan 23, 2008, 04:31:53 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #93 : Nisan 23, 2008, 11:12:41 ÖÖ »

Ablacığı bu şirinizi  bir web sitesinde tesadüfen buldum çok hoşuma gitti. Çok sevdim şiiri. Ötekileriz'de de okuduğumu anımsamıyorum. Ben başlık değiştirmedim. Canımı acıtmakta haklısınız. Şiiri yayınlayan kişiyi bulursam ismini ve siteyi de veririm. Şiiri başlıksız vermişlerdi. Şöyle düşündüm: Siz zaman zaman şiriler yazıyorsunuz. Belki sizce şiir olmayan sözlerdir. Ama birçoğu birçok şiire taş çıkartır cinsten... Ben kendimce bu da öyle yazdığınız ve isim koymaya gerek duymadığınız sözlerinizse. Bal gibi şiir olmuş diye düşündüm ve kuş beynimle bir de isim buldum. Aslında ismi de bulmadım. Şiirinizin son dizesinden aldım. Özür dilerim. Bağışlayın demiyorum. Yine canımı acıtabilirsiniz. Çünkü en azından bu paylaşımı fikrinizi sormadanyaptım. Suçluyum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #94 : Nisan 23, 2008, 13:01:11 ÖS »

Bakıyorum döktürmüşsün kitabımda ne suçun, ne cezanın tanımı yokken...E kitabımda tanımı bile olmayan şeyin hayatımda işi ne... ama sen İşi yine almış getirmiş dayandırmışsın ''bağış'' dileklerine..

Bize bizde bağışlanacak bir şeycik varsa, kendisi de bir bağış olan şiir olsun of aman... Ozan Kardeşim

Keşke benim de kuş beyni kadar beynim olsaydı. Kendi küçük, işlevi büyük (nasıl güzeldir kim bilebilir kuşlardan başka..) kanatlarım olurdu belki.. bak o zaman olur muydum olmaz olmaz mıydım... Olamazken bir tam insan.. nokta kadar yer kaplarken durduğumun üstünde.. küsuratımla kıtalar üstü... Ne denizler aşardım o beyinciğimle yara yara semanın dünyaya bakar ağlar sessizce, sessiz yüzünü..

Ne iyi ki sevmiş almış asmışsın buracığa bu serçeden minicik şiirciğimi. Ona kendince bir ad vermekle büyütmüşsün ayrıca O'nu.

Çok yaşa emi. Ne yüreğin, ne ellerin hiç dert görmesin.

Smiley

« Son Düzenleme: Nisan 28, 2008, 02:27:43 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #95 : Nisan 23, 2008, 13:05:34 ÖS »

ADI CUMALİ

Yürüdüğün yolların her bir karesi
tanımsız bir aydınlıkla yüzünde seğirmekteyse
ve çiçekler, böcekler
ve kuşlarla melekler dadanmışsa şiirlerine
bil ki;
kalbini sevdayla döllediğin o bahar
sana okyanustan aşk doğuracaktır.

Çaren ney ile mey artık senin.

Perihan Yakar

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #96 : Nisan 25, 2008, 04:02:20 ÖÖ »

Yılmaz Güney'in "Ağıt" filminde Beyaz Donlu Çetesi olarak tanınan bir kaçakçı grubun öyküsü anlatılır. Grupta çocuklarını özleyen bir Sivaslı vardır. Köyünde öldürücü bir çocuk salgını başlamıştır. Yanık yanık sıla türküleri söylemektedir. Eline bir miktar para geçmiş, çocuğuna oyuncak almış, kaçmak için fırsat kollamaktadır. Nöbetteki Beyaz Donlu uyuma numarası ile Sivaslının kaçmasına göz yumar. Beyaz Donluların reisi nöbette uyuyan kişiyi gruptan atmak için başka bir Beyaz Donluyu görevlendirir. Nöbetçi yalnız kalınca yaşama şansını da yitireceğinin bilinci ile gruptan ayrılmak istemez.Grubu geriden takip eder. Atmakla görevli Beyaz Donlu elindeki silâhı doğrultmuş, nöbetçinin gruptan uzaklaşmasını sağlamak için "gelmee, gelmee" diye bağırırken, nöbetçi "geleceem, geleceeem, geleceeeem" diye grubu takip etmeyi sürdürür. Karşılıklı bağrışırlarken "gelme" diyenin elindeki silâh patlar ve nöbetçi yıkılır. Ben de ablacığım, ben de yıkılıncaya dek ardın sıra gelmeyi sürdüreceğim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #97 : Nisan 28, 2008, 03:34:06 ÖÖ »

HARFLER BANA BEN HARFLERE / NE YENİLMECE NE DE YENMECE /
DÜET Mİ YOKSA BİR DÖVÜŞ MÜ BU / BU KARARSIZLIĞIM

A! Kimliğimin sesini işitiyorum
     Şırıldayan su pembeliği.
     Giz değil iz mor bahçelerden 
     Görünüyor gürlüğü sizli bizli.

B. Balyoz birliği öz harekâtı
     Bak şu anın döl döşeğine nasıl da (k)ansız bataklı gölde

C. Canlanışın çileksi iç penceresi/Camlarını çeyizler/Çelik bekçisi

Ç. Çamlara çattı çaçaron çadır çiçeği/Çıngırdar çamlar rüzgâr çarptıkça   

D. Duyumsama duyusu derdi derinsi
     Döşenmece doğrusu düş tipi, tipi
     Düşe sokar durular perdesini delik
     İş 
     Şu süs perisi
     Deli mi ne dururken kuyu suyu
 
E. El yarası mı kimim krizi, dil yarası mı?
    El insaf esin. Esnemeyelim.
    Eski mi eski   
    Ekşimiş esans esintilerin yaydığı koku

F. Farın kında kılıç olanı.

—Fark yaratsaydı kınında farın, farbalar mıydın fırında yine kınıyla onu?

Fikir verdik. Fırlama hemen. Varsa sen de farbala. Senin de fıstık kızılı ışığın olsun. 

—Fokurdama. Yüz yer yerin cehennemine varmıştın diye… Demiştin hani…
    Hani önce melekti; fani! Çocukluk sonra; meleksi!
    Fesleğenli falların bile yalancı senin. Felekli file. Fikrine mi sözünün şimdi?
     
Fikrimi al, alma ya da! Çok umurumda. Ben de almadım cehennemde fikrini hiç şeytanın. Ateşiyle kor aklını… Sade… Yala istersen! Kördü ateşi. Aklı dersen fayans fırçalar füme gürültülüğü. O gürültülükte terbiyeledim gül melekleri, gür çocukluğu. Oldu mu şimdi. Al bir külah doldur doldur dondurma, acıbademli.

— Fırfır farfara. Fodul sümüklü. Çekül müsün sen?

Fundalıkta fil irisi çekirgeyim ben. Çek çekici çak beni… Fidelik iyi.

Gördün mü bak! Geceyi yine gözünden vurduk, gevezeliğinle. Git başımı derde sokmadan. Yoksa seni geceye güllaç veririm. Açılırsa gözü oyar gözünü. Göz oyası oyalarsın gözüne oyalanmadan doldurmak için.

—Kız ezmesi. Muşmula sesli koyu görüntü…


G. Git işine parodisinin G)örenini gömdürür gümüş girişi

 —Gece yarısı güneş bir garda krema gargarasında uyuyakalmış

     Gece yarısı güneşli bir garda krema gargarası mı varmış?
     Gece yarısı ne güneşi! Ne gargarası? Nerden çıktı mevzuuna krema sarma.
     Gaz bittiyse mum açalım girişken ehli gaklara. 
     Gaf gazetesi…
     Çıkaran, karga kılıklı kuğu görgüsü tatbilir türden saf gibi ak bilmese de...

 —Göbek dansı seansında Hâşâ basmalı yıkılır kalır tombul G yorgan uyruğu.
     G. nin gölgesi marul görüntüsüne  -Ne bu göbek? Der. Sandım darbuka. Ama kim dinler?
     Git bu marul göbeği gardan güneşe gürültüsüzce… Ama kim dinler?
     Gör güneşi var gara der gölge görüntüsüne karga tulumda. Ama!           
       
Görüntüsü gölgenin, karayoluyla yuvarlanmaz kasırgayla, der. Bunu. Uysaldır sesi. Kargıla gitsin. Gitmezse haşla… Bitsin bu iş. Sonra torbaya. Yok olmadı. Çorbaya der. Çok bekledi ekşimesin meleğin terbiyelisi. Hadi çabuk içimize iç don çekelim.
Hırlayacak birazdan garip bu garın, buz çekmecesi.  Hissettiğim! Aranacak ellerimiz sıcağını Neron’un.
Şoklayacak bu güneşin gece yarısı kremalı gar gargarası ikimizi de. Sonra aya kargoyla.
Gar bu. Tekin mi? Gel anlaşalım. Sav sallaşalım. Gitmeleri göremeyiz görmeleri gitmeye bari…
Hadi bizi çek bir köşeye. Bu gargarayla biz bu gara kapkara ışıyamazsak işleyelim göbeği kalalım bari köşe yastığı…
Deyiş o deyiş. Gidiş o gidiş. Ama kim gitmiş? Nasıl gitmiş? Nereye gitmiş, bilmiyorum.
Görüş o görüş. Ama kim görmüş? Kimi görmüş? Nerede? Nasıl? Kiminle? Onu da…
E ama tabii G! bu. Döt değil ki örtüsüz ötsün yersiz zamansız.

Git işine parodisiyle (g)örenini gömdürür bir gümüş giriş/Gel bu gara gir der mi hiç, çüş.
Git. Gir-girme. Gül-gülme. Öldüren çıkış. Gel içimi ger paranoyası. Teşhis! Tamamen…
Tedavi! Çok zor. Öğretisi! Hiç.   

Gar. Güneş. Güreş. Bilumum gri hububat! Serin meşrubat. Sakin bir sürat! Hiçbir şey değil de hiç biri.
Tavan, taban, duvar neresiyse gardaki o yer? Nasıl durur acaba, gerdanı gölgesiyle göbeğinden çok büyük bir G den köşe yastığı? Gardını nasıl alır? Gar bildiğim bir gri boşluk Bahçe değil ki mimozalı fulyalı, veresi parti! Yakışıksız nesnelerin durağan resmi geçidi. Alır mı yakışığıyla? Bunu sahibinden çok meraklardayım. 
 
H
Hurilere harman dalı. Hurma dalında. Huzur pilavı.
Hizmetlisine harman sonu hangar içinde hükmen
Hasarsız horoz şekeri kısmetsiz horozların hotozuna
Hummalı humus haberi halden halkalılara hokkalı
Halhal şenliği. 

I
Ihlara’dan Iğdır’a aşı sepeti / Isla dili ıslıkla taşı sepeti.

İ
İğneli ayna.
Bak. Tın düştün sen. Zaten düştün, bittin sen.
İpliğini ara dur içinin kırk kırığında. Dik bulabilirsen 
İnlemeden dikersen, belki yüze eğilir süsler yüzünü bekler yansıma
İnce ağrıda yayla ağıtı / İnce ağrıdan yaylı ağıta
İsle gelirse 
İsmini demek deneme sakın. Diller ağız bir soluk akla düşeni.
İstemez iğne aranmaz iplik yansımaz diken. Aynası sırdır. Yansıması sır…
Sar iğnesine. Kır iğnesini.
Ağdalısıyla, iğdelisinden korkar ağzın.
İğneli ayna
İğne olsun aynada.  İğde ağızda. Mis kokulu bir delik masal aynalar…
Aynaları ne haydar, ne yana usta?
Bunu bilip demektense susar usta aynalar kendine döner bakar yansıma…
Söke söke kendini Söke’ye kadar tekerlenmeyi... Kanatlı bir dil düşün.
Usta orada ayna orada kanadında iğne var ipliği var, oy! Avar, daha ne olsun? 
Pembe bir düşlük düşüne ayna.

Kimliğim ne bu
Sana yine A.dan Z. ye zil zurna sataşmalar var.
Jilet sırtlı Jaleden Jurnal!  Jel kıvamında.
Rujum nerede, hücum botum, jet skim, ojem, kemanım? Patiskadan pastırma jütten dondurma olur mu kızım Latife olur mu hiç hafife masif, Jütten kadife.
Şutla Jule lüleni Lale sinemada bu film antrakt olsun.   
Hurra deyim mi? Hürriyetim nerede?
Evde likit vakit var, vakitlerin elde her vakit pek nakit önerisi de…
—Hüviyetine zürriyetine sataşanları-
Neden önerisini faiziyle kullanıp ipek fezaya püskürtmeyelim?

Nasıl Olacak?

Kat kanatlı dilini klarnetlerle ağır kervana seferlere çık
Pembe uza kısal mavi,
Dünya dönüyor
Dönsün! Sen de dön
Dön turnusol dur tokmak 
Tak! Tak!
Şerefine ülkesel dil katları çık 
İnşasına işçi de sen malzeme de sen e. müteahhitte
Ne kaldı daha?

Düş!
Görülecek…
Topsuz tüfeksiz…

Nasıl olacak?

Ayni anda binlerce böcek irisi
Kuyruğu kopmuş uçurtmamsı kuş
Üşüşmese aklımın çıt çatısına
Çık bir yazı çat diyeceğim benden
Kuşdili

Çık bir yazı çat hadi 
Sana benden söz!
Bu yaz
Hap gibi tatil
Cudi Dağı’nda
Daha ne olsun kepsiz atkısız…

Çatın çatlak nasıl olsa sözünü geçiremez suya
İri böcek kuşların ise su gibi arsız. 

Dinlemiyor ki!
Duymuyor bile.
İnmiş dibine dinlenirmiş.
Pöh!
Duyuyor musun?
Zııııııızzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz
Tövbe dibinin...

Arı
Arı
Dev arı

Hay! Sağ ol be dilim.
Yırttı sinirim.

Perihan YAKAR

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #98 : Nisan 29, 2008, 21:16:26 ÖS »

Harikasın sen harikasın Cheesy


Arı'ya şükranlarımla

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Berrak BEHRAMOĞLU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 63


« Yanıtla #99 : Mayıs 01, 2008, 16:17:38 ÖS »

Perihan YAKAR'daki sıradışı şiir dilini hep sevmişimdir.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #100 : Mayıs 02, 2008, 04:42:09 ÖÖ »

Sevgili Sedef,
Sevgili Berrak,

Bi yarımı mahçup ederken, bi yarımı bilseniz nasıl mutlu ettiniz.. 1 Mahçubiyet + 1 mutlu hissediş = ?
İnsan hani dört işlemden ibaret ya hep!
Bölünmüşse bölüdür / çarpılmışsa çarpıdır / eksilmişse eksidir ama toplanmışsa artıdır diye bilirken, bu ne şimdi bilemedim
sonucunu yaşıyorken artılanmanın, ona bir ad seçip de koyamamak bilindik hiç bir duygudan, ne kadar fena ne kadar zormuş.

Sevgilsiniz sözcüğünden başka bir sözcük bulamadım lügatımda size yakışan, yoktu ki çünkü. Yoktu başka tonlarca saf, tonlarca temiz. Tek arzum şu an lügatımın bu sözcüğünü benden kopan canlı bir resim parçası gibi kabulleriniz.

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #101 : Mayıs 04, 2008, 23:11:37 ÖS »

kabuğu devinen sözcük
başucun
sönmüş sigara

izmarite saklanmış uyku
sezin bahara
uçmuş kırlangıç..

şiir kızı zeyno..

yazmasam ne çıkar
ışk ile sevda

homurtu yıkayan otomobil

güneş kaç yüreğinden..saat
bir çalı..bir çırpı
arasında kuş arayan akrep

hem yel kovan..hem arı..baldan biber
daldan sakız

yazmasam ne çıkar
ışk ile gövde
yaz
ağarsa saçlar

abartır fırında hamur

hem yaz hem kış
kırsın avuçları tıplatmaktan..şık şık
sürmeli söz
buruk mayıs
kim o..tık tık

bir beden kefen bir avuç toprak..gömün beni şiirlerine

yazarsan bir deli çıkacak topraktan..

toprak ağır ağır..sürülüyor ellerimden
toprak sağır artık hasada

hiç demeden bir kaşık suya..düş konduruyor koca bir kuyu

hadi uyan içinde derin lav..hadi çık serine

kalbi soğumuş damarında kayaç

sık mendilimde çöz arar..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #102 : Mayıs 05, 2008, 03:51:29 ÖÖ »

DURMAK ve OLMAK

Zaman geçmiyor

Ah!
Üstüme yaslanarak yaşlanan
nasıl da ince, hızlı bir keman

Bir şairin bir şiirin esnemesinden esinlenmesi
ansızın çıkan bir rüzgâr kadar nasıl da doğal.

Perihan Yakar
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #103 : Mayıs 05, 2008, 16:10:41 ÖS »

Hakiki bir insan ve hakiki bir şair Perihan Yakar. Şiirlerini izlemekten keyif duymaktayım her daim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 109


« Yanıtla #104 : Mayıs 06, 2008, 12:37:32 ÖS »

"ansızın çıkan bir rüzgar kadar" selam ile.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [7] 8 9 10 11 12 ... 32   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!