|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #435 : Haziran 30, 2010, 16:38:20 ÖS » |
|
İlk elma şekeriNİ, pamuklu şekeri yediğim anı hatırlıyorum. İlk sinemaya götürülüşümü ve film izlememi de... Üniversite sınavını kazandığım anı da... İşte böyle bir anı, şu anda da yaşıyorum. Aynı hazzı, aynı mutluluğu... Zeyno, alnıma götürmeden o mübarek ellerinizden öperim. Sevgimle, saygımla.
Haniden beri.. Nereye gitsem gurbetimi içimde taşımışımdır. Bir kuş mu kaptı onu yoksa bir taş mı;birden! Bilmiyorum.. Bildiğim, Şimdi gurbetten boşalan yerde kucaklaştığım sılam.
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #436 : Haziran 30, 2010, 16:54:13 ÖS » |
|
bir cıvıltı ortalık  ) uçtum geldim..geldiniz.hoş Civciv zamanı ya.. Şükür bitti kuluçkam.. Hoş gördüm çok.. nassınız inşallah?
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #437 : Temmuz 01, 2010, 04:47:40 ÖÖ » |
|
Hayatım durmuş.
Ben inmişim Bakmışım Bir de görmüşüm
Dünya boşalmış.
Kim 'a sittir' demeden; yörüngesine.. Saat kullanmaz, pusulası yok, yönünü bulur?
|
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #438 : Temmuz 02, 2010, 00:37:45 ÖÖ » |
|
Benim o benim... Yön duygularım yanıltmaz vakitli vakitsiz ne çekti bilmiyorum ama içimden bir ses "a sittir" dedi "yuvaya dön, bi bak" "kirlendi dünya"... Gözlerime inansam sözlerime inanamam bir de ne hissedeyim, periA burada, oturmuş topic'ciğinde ısssızlığı izler... çok sevindim çok, bir buruktu zeynosuz ötekileriz... İyi ki döndün tıpkı bir kuş gibi...Dünya bulaşsa da üzülme üzerine... En iyi koruyucudur şiir...Sevgiler, sevgiler...  çeviri:"sittir et, eve dönüyorum"
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 02, 2010, 00:47:05 ÖÖ Gönderen: sedef Kandemir »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #439 : Temmuz 02, 2010, 18:20:15 ÖS » |
|
Benim o benim... Yön duygularım yanıltmaz vakitli vakitsiz ne çekti bilmiyorum ama içimden bir ses "a sittir" dedi "yuvaya dön, bi bak" "kirlendi dünya"... Gözlerime inansam sözlerime inanamam bir de ne hissedeyim, periA burada, oturmuş topic'ciğinde ısssızlığı izler... çok sevindim çok, bir buruktu zeynosuz ötekileriz... İyi ki döndün tıpkı bir kuş gibi...Dünya bulaşsa da üzülme üzerine... En iyi koruyucudur şiir...Sevgiler, sevgiler...  çeviri:"sittir et, eve dönüyorum" Üzülmeyi kendime yasak edeli çok oldu be Sedefim! Çok oldu ama! Deldi sıpa yasağı; karşıma ani çıkan bir neticeyle, ŞOK olunca ben! Koşa koşa gider mi; kalbime kelepçeli.. kepçe, kepçe oturup şokella yesem! * Dünyadan umut kestikçe, bağlandık da bağlandık yediveren şiire. Sevgiler Sedefim.
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #440 : Temmuz 05, 2010, 04:14:57 ÖÖ » |
|
PARDON
Bir, bir söndü bu gece balkonumda yıldızlar Küsmüş gibiler aşka Her gece aşkla sevişir kırlangıçlar
Kocaman bir fanusta bir tek yanan bir mum var Ve içinde bir böcek! İri, kalın kabuklu Deli gibi dönenen çıkmak için çırpınıp
Yüzüm suyu çekilmiş göl hüznünden güllerin küle dönüşen Anka düşüne düşmüş
Karanlığın yüzünden
Her âlem yakan Âdem! -Düşünemem bile ki Sorabileyim!- Orda ya da burada Acaba nasıl uyur?
Acısını çekerek.. Ağır, ağır söndü mum Konuşurken sonuyla inlediğini duydum
Dönmesini sonunda sonladı böcek. Dinlenecek ben fanusta bir mum daha yakıncaya dek.
Hadi şimdilik dinlensin biraz sonra yine dönenip fanusu delemeyip delirecek nasılsa ve geberip gidecek.
Ah ne acıklı bir son! Güneşin bereketini, ışığın şefkatini göremeden gömülmek!
‘’Işıkları var!’’ Diye! Burada yakılanlar yakanlara orada ışıklarıyla su taşıyacak.
O gün iki arada bütün sınavlar sınıfta kalacaklar sınavlıklarından utançla istifa edip
Ve Ne konuda, ne kadar ezber yaparlarsa yapsınlar İsterlerse suları yalamadan yutsunlar
Aydınlığı ateşleriyle karartanlara geçilmeyen tek sınav olacak ateş.
Ve Tenlerini tatlı, tatlı yalarken gülecektir kıçıyla tinlerine tükürüp sınavı geçmiş güller açarak ateş
Pardon diyerek..
Allah’a kuş tutsalar: Ağızlarıyla: Allah’tan büyük Saklanacak onlardan en küçümen merhamet
Perihan Yakar
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 05, 2010, 04:22:23 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #441 : Temmuz 05, 2010, 12:05:53 ÖS » |
|
par donları çözünmüş aşkın parıltılı döküntüler yüzüyor bulanık suda tanrı uykudadır o saat kuytuda merhamet yüzünü yıkıyordur şey tan yerini dolaşmış kırmızı balıkların bu yüzlerinden düşüyor al pulları yüzümüze dalları aşağıdadır işte aşk a açların asılmış kuyruklarından rüya diye durduğu sar kaçında sallanır yalnızlığımız "my moon" iş tah ta revandır rahvan kan revan içinde geceler boyu boylu boylarına bakmadan cesetlerin par don dediği başkalarının
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #442 : Temmuz 06, 2010, 18:15:56 ÖS » |
|
par donları çözünmüş aşkın parıltılı döküntüler yüzüyor bulanık suda tanrı uykudadır o saat kuytuda merhamet yüzünü yıkıyordur şey tan yerini dolaşmış kırmızı balıkların bu yüzlerinden düşüyor al pulları yüzümüze dalları aşağıdadır işte aşk a açların asılmış kuyruklarından rüya diye durduğu sar kaçında sallanır yalnızlığımız "my moon" iş tah ta revandır rahvan kan revan içinde geceler boyu boylu boylarına bakmadan cesetlerin par don dediği başkalarının
Şarap ekşir Ekmek ekşir Su ekşir Hava toprak içinde Toprak hava içinde Ateş külde Kül ateşte Fincan elde el fincanda içinde dağ dağ taş bile ekşir Eskimenin ekseninde yıllar yılı dolaşan her bir şey ekşir. Tüm ekşilere inat, eksene tezat Eskimeyen bir şarkıdır yaşamak Ölümün bile tek tuşu kalmış piyanosuyla mırıldandığı; götürdüğüyle! Lailaheillahaşk
py
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #443 : Temmuz 08, 2010, 11:16:28 ÖÖ » |
|
Sesinlenmek, şiirlerinlenmek; güzel.
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #444 : Temmuz 08, 2010, 18:38:52 ÖS » |
|
Sesinlenmek, şiirlerinlenmek; güzel.
Sesinsiz kalmak, şiire iz sürerken izsiz kalmaya benziyor ama! Ve bu kalmak güzel olmuyor, üzüyor güzel güzel! Hadi üzsün! Biz üzülmeye alışığız da! Yapılır mı bu şiire, Sevgili Zehra? Merceğiniz ve siz!.. Ve ister sevsin, ister dövsün o değerli değneğiniz.. hasretle bekleniyorsunuz.
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #445 : Temmuz 14, 2010, 02:11:59 ÖÖ » |
|
Sevgi, insanın en estetik estetik mucizesidir. Güzellik için cerraha değil, sevgiye koşun.
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #446 : Temmuz 14, 2010, 02:25:46 ÖÖ » |
|
Kabil Habil’i Kesti Keseli Sevmek Kabil Olamadı Birbirimizi
I Sevemedik Sebepsiz Gel sevinelim bari Bir şiir yazıp
Bakarsın göçer birden Biz göçmeden Yüzünden
Göçmez mi bizden Bıkkın üzüntü
II Yıldızlarımız ayni kadehte toplaşırlar sevişirler her gece Yalnızlığımız, ayrı şarap şişelerinde, ayni harap bilmece
III Kardeşliğimiz!
Kardeşliğimiz, unuttukça tarihin soğuk koynundan bite bite geleni bitmek bilmeyen KADEŞ savaşı, kardeş!
Perihan Yakar / 12 Haziran 2010
Balkonumda yıldızlar, kırlangıçlar ve mumlar. Suyu çekilmiş bir göl hüznünde yüzüm.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 14, 2010, 03:16:48 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #447 : Temmuz 14, 2010, 02:29:28 ÖÖ » |
|
Savaşanı Sevişeni
Dünyada Kaç Kişi Var?
Her gün gelsin bıkmadan elimi öpsün.
Elimin öpülmesi ne işe yarar?
Elemimi.. gözünden… Ya! Elemimi! Hangi kuru yaş her gün sevinçle öper?
Kaç mutlu gün yaşadım ben bu dünyada?
Sayı saymayı öğrenemedim sildikçe keder.
Felek! Felaketi çok, cilvesi az… Ey! Felek!
Bir cevabın olmalı bana… Kıvırmadan... Ortalamadan…
Çocukluğun mutluluk iksiri yüklü ağaçlarıyla, bahçelerini saymazsan eğer!
Sence sıfır ömrümün kaç gününe kalansız tekabül eder?
Perihan Yakar
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 14, 2010, 03:18:39 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #448 : Temmuz 14, 2010, 03:14:37 ÖÖ » |
|
... Çiçeği
ne zaman kokunu duysam sesinle esen bir gül açar bahçemde; misk gibi sudan
su gibi… Ömrüm çoğalır, suyum çoğalır büyür ölgün buğdayım, çoğalır lokmam
korkmam ben hiç gül kıran karanlıklardan
yaslandıkça yüzüme yüzer soramam hüzne daha fazla lüks ne sunabilir güle dalından?
kimi kırık kimi solgun kimisi de tomurcuk açmadan solan yüzümüz olabilir mi güle dalından daha fazla lüks sunan
ah!... ayakları olaydı keşke ayakları olaydı, kırılaydı da yüzümüzün uzağından bile ah! geçemeyeydi hüzün, yaralı gece ve yüzümüz dalından sonra dinlendiği bülbülüyle, süresiz kulübesi gecekondusu ya da yazlık evi olaydı her türlü gülün
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #449 : Temmuz 15, 2010, 03:35:28 ÖÖ » |
|
LAF
Özleme çare özlememekse buldum özlememenin memleketi nere?
Bakmayın yersiz yurtsuzluğuma bulduğuma inandıysanız düşün peşime..
Elbet peşimin aşkıyla değil özlememenin ilelebet özlenen şiir aşkıyla.
Kim demiş hem, 'can çiçeklenmez sanal camdansa!'
Köküne çiçeklenir, gece kara bir sandal, özlem içinde beyaz şamdansa.
Şam' da olsa özlenen, bulur O'nu özleyen.
Bağdat bizim bahçemizde ağlayan gülen nar ağacıdır.
Perihan Yakar
|
|
|
|
|
|