Google Reklamları
UCUBE HÜRRİYET
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 04:05:36 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: UCUBE HÜRRİYET  (Okunma Sayısı 365 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Betül
BETÜL SEZER
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62



« : Kasım 19, 2009, 23:06:58 ÖS »

  Toprak ana emziriyor dünyamızı ve gökyüzü kusuyor üzerimize.Ruhlarımız taçlarına yıldızları takmış dolaşır dururlar yeryüzünde.Rahatsız olduğumuz tek noktanın ismi ise ÖZGÜRLÜK kamçısıdır.

 Gözlerimiz çapaklı baktığımız ilk güneş ışıkları raks ederken bedenimizde.Kanlarımıza karışır derimizin altından ışıklar,ruhumuza doğru patika yollardan.Sonra gökyüzünün soluğumuzu tutsak ettiğini farke deriz.Özgür olsun diye gönderdiğimiz hayaller meğer zindanmış,umutlarımızı yüzdürdüğümüz denizler aslında bir kuyu imiş.Ayağına haber bağladığımız beyaz güvercin meğer leş yiyen bir karga imiş.

 Kin dişlerini takmış barışa,ağlamaklı yürekler.Hayatın ağırlaştığının farkında mısınız bilmiyorum?Nesnelerin,kavramların anlamlarını bilinçsizce yitirdiğinin,görevini unutan insanların gün geçtikce birer yargıç olduğunun.Fark ettiniz mi hayatın rengini kaybetmeye başladığını ve bunun bilincinde olanların zaten ucuk renkte oldukarının.Yaşıyoruz deği mi birşeyleri bilmeden ,olmamış bir elmayı yemek,doğmamış bir güneşe bakmak gibi...

Bilen mi?Tabikide var fakat yaşlı ve ikna edici değiller.Ellerindeki dizginleri emekliliği gelene kadar bırakmayan çetin cevizlerimiz var.Sırada bekleyen yarı uykulu gençliğimiz,düzeni bozmanın yükünden kaçma çabasında.

Büyüklerimize verilen bir mikrofon değil bu,bu oncelık bizlere yol gösterici fakat'saygıda kusur etmek' yalanının arkasına saklanırken ben buna sitem ediyorum.Ellerimizde tutacağımız barış,özgürlük,hayat bağları bedenimize kadar yaksa da bırakmak gelmeyecek akıllarımıza.

Gençliğimiz belkide sahip olduğumuz en gizli hazinemiz,bir bedende çürümeye tutsak edilmiş zavallı bir mahküm değil.Saçlarımızın bitlendiğinin farkında değiliz.Ve hergün bedenimize dağılan tahta kurularından haberdan degiliz.

Yaşlı ve olgun kesim gençliği afaroz etmiş toplumdan.

Ve gençlik korları ile kavrulan ruhlar,çöllerdeki esen rüzgar savunmasız kum tanelerini savururken ordan oraya,belkıde en büyük isyandır kum tanesinin rüzgara etiği başkaldırış.Belkide okyanustaki çakıllar arasına sıkışmış yüreğimizdir kum tanesini kıskanan.

Birbirleri ile tokalaşan duygularımız dönünce sırtlarını birbirine,biz kalırız yine ikisi arasında.Ve biz tuzlu,tatlı okyanus suyu ile besleriz duygularımızı.Baharın güzel rüzgarları ile salarız nefesimizi,en güzel yağmur ile savururuz yeryüzüne.Bazen toprağa düşmesin diye çabalarken,çoğu zaman toprakta filizlensin diye dualar ederiz.

Ve böylesi güzel bir bedende gençlikten başka ne durur...?

« Son Düzenleme: Kasım 19, 2009, 23:08:10 ÖS Gönderen: Betül » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

BA?KENT? BEN?M BU YIKIK ?EHR?N..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!