latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« : Ekim 19, 2009, 00:34:16 ÖÖ » |
|
BİR DAĞIN MOR GÖLGESİ
Çıkıp geldin suskun ve sakin Bir esintide saklı çiğ tenli gül gibi Gar yalnız ve suskundu daha Kıyısı hasret işlemeli bir tren gelir birazdan İlişir akşamın solgun gölgeli yalnızlığına Oysa suda seken bir taştı hayatımız Dibe batacak belki fırlatılıp atılsa Yokluğa konuk zamanların aldatılmışlığında
Son bakışın hatırımda kalan Bir dağın mor gölgesiydi gözlerin Bense bir damla gözyaşı Yüzünün uçurumunda yol alan Masamızda yarım kalan çay bardakları Belki ilk habercisiydi bu sevdanın Bütünü kırgın ve eksik, ulaşılmayan Bir kelebek sürüsü çekti gitti sonra Dokunduğum papatya beyazı parmak uçlarından
Kanatları yağmur yanığı bir kuş Çırpındı durdu, içimin saklı sevincinde Hatırımda, limon çiçeği kokan o evde Yaslandığım kalbi kırık pencere şahidim Yolcusu olduğum sözcüklerse kederim Son durağım bir mektup oluyordu hep Kaç kez sığmadın kağıtlara bir bilsen Mevsimler kış desenli bir çığlık oldu sonra Yüreğimin yangın damlayan köşesinden
Kendime yürüdükçe şimdi Üşüyen sokaklar çıkıyor karşıma Elinde yarısı yırtık mektupla bir adam Ceplerinde çıbanlı gecelerin efkârıyla Damarlarında yokluğunun aktığı nehirlere yürüyen Sesi, soluksuz kalmış bir yalnızlığın boş avuçlarında Rehin kaldı şimdi ve sürgün Kanı gurbete yolcu bir şiirin, güvercin yarasına.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2009, 10:22:23 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 19, 2009, 00:39:22 ÖÖ » |
|
Ve Şimdi Eylül
Eylül Duvağı kanlı bir gelindir şimdi Yazgısı anaların gözyaşında meçhul bir hayat Fırtınasını sırtlayıp öfkeye yürüyen bir dağın söz vermişliği ölüme Gidipte dönmeyen bir gurbetin başında Selvi yeşili yellerin estiği gün batımları
Gözlerinde tunç rengi bir özlemle hep Şiir�i tutsak dokunuşları öksüz Tellerinde ağıtsı yalnızlıkların biriktiği Türküsü yağmalanmış bu saz Voltasında şafakların gezindiği bu direnç Bedrettin�e benzemiyor mu biraz.
Sorgulara yürekleriyle yanıt arayanların Güneşi kırgın fidanlığıdır şimdi bu hayat Tavına gelmiş bir demirin yalınayak suyunu araması Çığlığı ak güvercinli uçurumlarin kanayan yarası Ve susmadı o tarih susmayacak Sabrı Ferhad�sa Şirin�dir sevdası
Mor damarları hüzünle nakışlanmış bu firari rüzgar Hain bir namluya inat hayatı savunuyor hala Ve şimdi Eylül,mezarı kayıp yalnızlığım benim Gökyüzünden ödünç alınmış bir mavi�ye son bakışım Sofrasında ter ve gözyaşı olan bu harman yeri Dönüşü ertelenmiş bir yolda ki son seferim..
Latif Köybaş
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2009, 10:22:46 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 19, 2009, 00:41:30 ÖÖ » |
|
SEVDA
Neden biliyor musun bunca susukunluğum Yağmurlar giriyor araya sonra bir kuş çığlığı En olmaz zamanda ağlıyorum mesela Saksıda çiçek kuruyunca Bir sarhoş dertli dertli bağırınca sokakta Komşumuz Hayriye Hanım haber alamıyor ya oğlundan Beni tutuyor derdi Bir de havuzlu parkta sevdiğine şiir yazanlar yok mu ya Koca şehir şiir oluyor sonra ben gözü yaşlı sevda
Latif KÖYBAŞ
"
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2009, 10:23:04 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 19, 2009, 00:43:32 ÖÖ » |
|
YİTİP GİDEN
Neden eylül kokuyor bu yağmur Sokaklar mendili kayıp bir avuç gözyaşı Sonra bir yoksulluk bakır tenli Ve çıkar gelir sonra Gözlerinde İzmir esintisi eski bir aşk.
Aslında seninle ikimiz Araya giren ayrılığın birleştirdiği İki uzaklıktık belki Hedefi yitik bir kurşun Cemresi kayıp bir rüzgar
Elleri çamurlu bir çocuklukdan Mor renkli akşam sefalarına Yitip giden, ve zaman Yıldızlar kayarken yırtılan bir lacivert
Bir asma yaprağında geciken tazelik Ve mavi renkli bir efkârdır hayat Yalnış tartan bir terazide doğruyu aramak belki Pusulası yalnızlığa ayarlı bir coğrafyada Aramak çığlık çığlığa yitip gideni.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2009, 10:23:31 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #4 : Ekim 19, 2009, 10:25:48 ÖÖ » |
|
Sayın Latif Köybaş, hoşgeldiniz efendim. Sanırım Fransa'dan?...
|
|
|
|
|
RENİ
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 111
|
 |
« Yanıtla #5 : Ekim 19, 2009, 10:52:04 ÖÖ » |
|
Latif Merhaba hOŞ GELDİN SENİ BURADA GÖRDÜĞÜME SEVİNDİM RENİ
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #6 : Ekim 19, 2009, 11:13:29 ÖÖ » |
|
Merhaba Hoşbulduk,selamlar...
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #7 : Ekim 19, 2009, 11:15:46 ÖÖ » |
|
Sayın Latif Köybaş, hoşgeldiniz efendim. Sanırım Fransa'dan?...
Merhaba Bahattin bey! Hoşbulduk.Almanya'dan katılıyorum,selamlar...
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #8 : Ekim 19, 2009, 16:44:46 ÖS » |
|
Latif KÖYBAŞ'dan oylumlu şiirler okudum burada... Üzerinde daha ayrıntılı durmayı denemk isterim vakit elverdiğince.
Şeyda GÜNEŞ
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #9 : Ekim 20, 2009, 01:04:37 ÖÖ » |
|
FERYAT GÜVERCİNLERİ
Erguvanlar göç ediyor gözlerinden Sezeryan çaresizlikler birikiyor yağmurlara Gidişlerine yürüdüğüm zamanlar Ölüm tarihli yazıt oluyor ak bir meşede Sesine kayan yıldız fırtınalarına Nisan esintili akasyalar biriktiriyorum senden Buz kesiyor ellerimin körpe fidanı Yine akarsularımdasın, hüzün kokan güzlerden.
Sevinçlerle sınıyorum kendimi Acısı dikenlere konuk çiçeklere sürüyorum yitikliği Beni kandırsın istiyorum bu yaldız kuşanmış karanlık Katran rengi düşlere uyanıyorum oysa Kelebeği kazınmış çiçeklerle öksüz mevsimlere Bahar hep gecikiyor...baharlar hep yarım... Bir ısırgan dalında sereserpe uzanmış hayatım Sanma seni unutuşlarda erteledim Sözünü kestik bu sevdanın tarihin yorgun teninde Yıldızların karayele yürüdüğü yorgun esintilerde.
Bir ikindi vakti Gözleri şimal buğusu Dokunduğumuz kuş gölgeli hüzünler Parmak izi yaralı bir umudun voltasında şimdi Hatırla!..yüzünün haritasında Gözyaşlarınla çizdiğin iki yol verdin bana Biri dağılmış sözcükler, hediye ettiğim rüzgâra Biriyse ayrılık, nakışlanmış bir mendilin gözyaşına Masalların kar taneli yalnızlıklarıyla, savruluşlara...
Buz kesiyor ellerimin kanayan gülü Hoyrat lodosların yaktığı kül denizleri Serçeler sustu artık göç yalnızlığı mevsimlere Her sorusu yanıtsız bir düş yangınıymış bu hasret Bekleyişlerimi avuttuğum yazgısı idamlık gölgem Hançer renkli bir ayaz mı mayaladı fırtınalarını Ya kim çekip aldı ak beşiğimizden yarınlarımızı Hangi yalnızlık yanaşıyor vişne çürüğü yarana Tekbaşımayım şimdi,gözlerinin rengi bir hasret alacasında Feryat güvercinleri uçurdum, konsun tufan karası saçlarına.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #10 : Ekim 20, 2009, 01:14:35 ÖÖ » |
|
YOKUŞ
Çıkacaksın evden Kapıyı açacaksın. Yorgunluğu nasırlı ellerinle. Hani yaz mevsimlerine gebe Bir ilkbahar Sevdası suskun bakışlara çağırdığında seni. Kaleme sarılan şiir’li bir umuda yolcu ellerinle. Yeni bir yokuş sanıyorsunya değil, aldanma ne olur yokuşlara doğduk aslında çıktıkca çoğalan aldanışlarla. Yokuşlar yok aslında kendi içimizde ki yok - oluşlar uçurum oluyor zamanla çıktıkça çoğalan yangınlarla. Külleri savurmak adına sel yorgunu avuntuların sığınağı oluyor, yokluğa savruldukça.
Bir bakış esti sesizce geceyi incitmeden yıldız kokulu yalımlı bedir hayatı selvi boylu yalnızlığım benim. Kaç oldu kırıyorsun bu hançerin ucunu bir lokma bir hırka sırtladım gidiyorum şimdi vurgunlara gebe susukunluğumu.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #11 : Ekim 20, 2009, 05:07:11 ÖÖ » |
|
sirtlanmis gidiyorum suskunlugumu ne bilmemnesi susar mi olum insin sirtimdan sasirtsin suyu
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #12 : Ekim 20, 2009, 12:41:14 ÖS » |
|
KIYIMA VUR
Gazete yırtıkları ve kirli zaman Kıyıma vur Çamur ve yapışkan bir ilk olsun bu Ölümler tutunurken Zorba sancılar pas tutsun ufalansın.
Yangınlar dağılsın Hiç, evet hiç diye bağır Mavinin kırık ezgili dağlarına Uyandığın kış kalıntısı düşler Karşılasın seni Siren sesleriyle Gecede kal bu gece Bütün istasyonlar firari.
Latif Köybaş
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #13 : Ekim 20, 2009, 12:42:54 ÖS » |
|
GERGEF
Usandım biliyor musun Unutmak istemekten seni Ben seni unutmak istedikce Sen daha çok yağıyorsun bende Sonra sırılsıklam bir gül açıyor Yüreğimin yaralı gergefinde.
Sen yine öyle Evimin önünden geç Çılgınlıklar kuşanayım sensizliğe Ben sazımı akord ederken gözlerine Bir pınar yürüsün Geceye hazırlanan türkülerime.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
|
latif
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 33
|
 |
« Yanıtla #14 : Ekim 21, 2009, 13:38:56 ÖS » |
|
İĞDE MEVSİMİ
Yalnızlığımın tanıklığına bin yemin Yaprağın yeşili, karıncının seken adımı Gölgesi karanlığa saklanan hüzün Yaslandığım gemisi kayıp imbat Yankısı çoban ateşlerine sığınan dağ Rüzgar esti bir yanımda mısra mısra Bakışına şavkıyan aydan aldım bu sözleri Geri dönüşsüz bu gurbeti bir de.
Soruyorum bu hangi tren, nereye umarı Hasrete diyor adam elinde sönmeyen acının dumanı Nefesi tutulmuş akşamların eşkıya suskunluğu Sabah yalnızlığına dolan nefti yeşil Dönüşü unutuşlara yolcu nehir-i kebir İşte diyorum burası akan hayatın can damarı Bir şiir çekiyorum yüreğimin mermi yarasından Sesini yazıyorum alınyazıma, gözlerinin karasından.
Ah!..hep kalandın gelmeyendin uzak bakışlardan Uzaklara koştukça bir yanım, mektuplardı susan yalnız kalışlarda Hatırla!Bir iğde kokusuydu, mevsimleriyle sana sunduğum Pusuya hazır bir akşamdı bekleyen, sarhoş gecelere yol alan Sesinin limanında ki bu son deniz,kumlarına küstümü şimdi Ah!..bu hayat pusulası kederli doğumların,narin celladı Çiçeklerini sevdaya taçlandıran toprağın Onca acıya ölümü sunarken hiç mi acımadın.
Laciverdinde gecenin soluklandığı sarmaşık Umuda yolcu bir inatla tutunduğum parmaklık Seni çırılçıplak soyarken kan sızan sorgulara Sesizce bir yıldız firar ediyor karanlığın gözyaşına Bu son olsun,savaşlar sussun kan gölgeli ajanslarda Uçurtmalarına sevda renkli baharların konduğu hayat!... Ne olur bizim için de aşka bir dilek tut,karanlığa inat.
Latif KÖYBAŞ
|
|
|
|
|
|