Google Reklamları
Kemal Özer
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mart 11, 2010, 15:01:18 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kemal Özer  (Okunma Sayısı 467 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ekrem
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23


« : Temmuz 14, 2009, 23:37:05 ÖS »

Sevgili Hayrettin Geçkin,
Belki senim kadar değil ama Kemal Özer'i hepimiz özleyeceğiz.


İzmit’ten Kemal Özer’i Görmek

Onun şiirleriyle tanıştığımda liseli bir öğrenciydim. Kaç on yıl geçmiş  aradan! Bir gün kendisiyle de tanışabileceğimi hayal etmiş miydim?  Etmiş olmalıyım! Hem de çok…30 Haziran akşamı Şair Leyla Şahin’in; “Hayrettin, Kemal Özer’i az önce kaybettik. Bu ölümü duyduğumda hemen aklıma sen geldin. Dostluğunuzu ve ona olan düşkünlüğünü biliyordum…” demesiyle girdiğim şaşkınlık içinde bunlar geçmeye başladı aklımdan belli belirsiz.  

Leyla Şahin’in telefonundan az sonra tutuşmuş acısıyla İzmir’den “haberin var mı” diye arayan ve Kemal Özer’le yakınlığımı bilen sevgili şair dostum Ahmet Günbaş’la  konuşmamız sonrasında da devam etti bu durum. Sevgili büyüğüm Şair Ahmet Uysal’ın yolladığı şiirle de duyduğum derin acı yanık karanfil kokmaya başladı. Dün cenaze töreni ve sonrasında, İstanbul dönüşü sırasında da…

Onun Türk Edebiyatı’na, Türk Şiiri’ne bıraktıklarını nasıl anlatabilirim ki. Şiir başta olmak üzere, çeviri, deneme, anı, çocuk kitapları, antoloji, söyleşi… 60 civarında yapıtı. Bunları değerlendirebilecek bir gücüm var mı? Birikimim… Donanımım……“Temmuz İçin Yaralı Semah” hakkında yazmak istediğim halde bir türlü elimin gitmemesi belki de bu kaygıdan.

Öyleyse onun bende bıraktığı izleri, bana ve bu kente katkılarını anlatmayı denemeliyim okurlarımın duyarlığına sığınarak. Onun hayatı 1950 sonrasının Türk Edebiyatı, Türk şiiri demek. Modern şiirimizin öncülerinden, toplumcu gerçekçi bir şiir devi. Pir Sultan, Dadaloğlu, Köroğlu, Nazım Hikmet damarının son halkalarından. Sahi onun için pek çok kere Türkiye’nin yaşayan Nazım Hikmet’i dediğimi de anımsıyorum.

Kocaeli Üniversitesi’nin bir biriminde şiir dersleri verdiğim sırada onu öğrencilerimle tanıştırmayı başarmıştım. Öğrencilerimden yaklaşık 250-300 kişi onu büyük bir ilgiyle dinlemişlerdi. Konuşmasıyla ve okuduğu şiirlerle koskoca salonu büyülemesi sanki dün gibi. “Kocaeli’deki üssüm” dediği evimde yaptığımız sohbetler, yediğimiz yemekler, çocuklarımla kurduğu sıcak ilişkiler… Onlar da öyle. Bir içtenlikti Kemal Özer. Ve şiirden bir aydınlık…  

28 Temmuz 2006’da Türk Danimarka Şiir Buluşması bu kentte gerçekleşti. KYÖD’deydi. Türk şair olarak Kemal Özer, Ruşen Hakkı ve ben. Danimarka’dan Erik Stanus, Nils Havs ve Hüseyin Duygu. Hiç kuşkusuz böyle bir buluşmanın mimarı Kemal Özer’di. Onun bu kente olan katkılarından biriydi bu yaptığı.

Dünyanın her yerinde kabul gören, şiirleri başka dillere çevrilen bu dev adamın, İzmit’te şu anda Etken Fen Bilimleri Eğitim Merkezi olarak yoluna devam eden Etken Eğitim Dershanesi’nin “Hayat sadece çoktan seçmeli bir şıktan ibaret değildir” şiarıyla düzenlediği Etken Sanat Ödülleri Seçici Kurul Üyeliğini asla küçümsememişti. Ece Ayhan’ın “Asıl zirve aşağılardadır.” Sözüne, ünlü karikatüristlerimiz Nezih Danyal ve  Tan Oral gibi o da mütevazılığiyle destek olmuştu.

Şiirimle de yakından ilgilendiğini söylemeliyim Kemal Özer’in. Zaman zaman şiirlerime, şiir üzerine yazılarıma bloğunda yer vermesi, nasıl da onur vermiştir bana. İnsancıl Şiir Atölyesi’ne konuk edildiğimde, beni oradaki edebiyat dünyasının güzel insanlarına anlatırken “ Bazı kentler vardır, üzerlerinde bir saydam örtü bulunur. Bu örtü sayesinde kent görünür hale gelir ve geleceğe kalır. İşte bu etkinlikteki konuğumuz o örtülerden biri, Kocaeli’nde yaşayan şair Hayrettin Geçkin. Beni dünyada yalnız olmadığıma inandıran sevgili kardeşim!” şeklindeki sözleri hayatta duyduğum ve duyabileceğim en güzel sözlerdi.

Onunla en son “Temmuz İçin Yaralı Semah” adlı Sivas katliamını konu alan yangın şiirleri kitabının tanıtım kokteylinde görüştük. İlişkimizin derinliğini şöyle düşürdü benim için imzaladığı kitaba; “Hep yeniden ve güzel şeyler için!”. Kitap şu an karşımda. O görüşmeden sonra karşılıklı birbirimizi aradık, yazıştık da. Ve onu Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde, dün toprağa verdik. Yaralı semah bir başka okunacak şimdi.

Onun ölümüyle Türk Edebiyatı’nın nasıl bir kayba uğradığını anlatabilmek zor. “Sınırlamıyor Beni Sevda”, “Sevdalı Buluşma”, “Oğulları Öldürülen Analar”, “Onların Sesiyle Bir Kez Daha”, “Bir adı Gurbet”, “Trenler de Güzeldir”…Ondan geriye kalan ve bir çırpıda aklımıza gelen yapıtları.

İnsancıl Dergisi’nin Mayıs 2008 sayısında yayımlanan yazımın bir pasajını okurlarımla paylaşma duygumun önüne bir türlü geçemedim: “Kemal Özer’le ilişkim mi? O, benim hep büyüğümdü. Ben küçükken köyümüzden ayrılıp uzaklara gitmiş bir yakınımdı sanki. Ağabeyimdi. Ana ayrı baba ayrı kardeştik. Daha güzel dünya düşleri yüzünden de kardeştik onunla. Onu özlerdim. Aklım kestiğinde bana şiir getirmişti gittiği yerlerden. Gidilmemiş yerleri, çıkılmamış kıyıları anlatıyordu. Ve mümkün bir hayatı, mümkün bir insanı…Okumamı istiyordu benim, “halkların oğlu” olmamı bir de…Sonra çocuklarım da tanıdı onu. Hepimiz çok sevmiştik. Ara sıra ziyaretimize gelirdi. Yolculuklara çıkmamızı isterdi. “Trenler de güzeldir” derdi çocuklarıma. Ve onların kanına da uzakları o soktu. Yaşanmamış aşkları, kurulmamış dünyaları…”

Işık ve şiir içinde yat Kemal Abi. Seni çok ama çok özleyeceğim. Tıpkı önceden olduğu gibi.

Hayrettin Geçkin / Kocaeli Demokrat Gazetesi
 
 
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!