|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #15 : Temmuz 18, 2009, 00:12:17 ÖÖ » |
|
Aydan YALÇIN'dan güzel bir şiir okudum. Teşekkürler...
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #16 : Temmuz 19, 2009, 00:49:30 ÖÖ » |
|
Sevgili Aydan Yalçın hoş geldiniz. Merhaba.
|
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #17 : Temmuz 30, 2009, 17:21:47 ÖS » |
|
Şiirle özgür yangınlarda...
Cesur Kız nerelerdesiniz?
Sevgiler Aydancığım.
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 109
|
 |
« Yanıtla #18 : Ekim 09, 2009, 13:54:42 ÖS » |
|
çağrı ... şehvet bize köksüz doğmuş çiçeklerden toplarken damarlarımızda akan kan neden mırıldanır Balzac
atlarla gel gizli deniziyim sana uyanan sabahın
delinsin kozası aşkı tazelensin baharın
atlarla gel bir çift yunus olalım tutuşsun denizin kanı
mezara seslensin yaşam uykusu dağılsın toprağın
atlarla gel nasırına basalım gecenin ince bir çığlıkla uyansın sabah susuz çiçekler serp yatağına uyansın cennetten kovulmuş kadın
atlarla gel bütün güvercinlerimle bekliyor olacağım ...
|
|
|
|
|
|
Nisa NUR
|
 |
« Yanıtla #19 : Ekim 15, 2009, 10:54:12 ÖÖ » |
|
Aydan YALÇIN şiirlerindeki ilerleme grafiği son birkaç yıldır oldukça yüksek seyrediyor. Devamını bekler, başarılar dilerim.
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #20 : Aralık 03, 2009, 12:27:40 ÖS » |
|
"çağrı" Aydan YALÇIN'ın "Aşkence" adlı kitabındaki şiirlerden biçem ve ses olarak farklılıklar taşıyor. Şairin sözle cebelleşmesi şiir adına bir artı.
|
|
|
|
|
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 109
|
 |
« Yanıtla #21 : Aralık 22, 2009, 14:34:10 ÖS » |
|
bir üç harf hikayesi
kimse gelmedi bu gün ve çok az öldüm bu ikindi Cesar Vallejo
1. dağ derinlerinden seslendi bana acı sularda boğulan; sessiz çiçeklerden söz etti
toprağına ve dalına küskün sessiz çiçeklerden
doğanın sustuğu, ateşböceklerinin konuştuğu an’dı
2. gelirdin; dillenirdi her şey seninle ısınırdı, çoğalırdı bir çocuk doğardı usuldan severdik; aşklardık üç harf koyardık adını
birden susardı her şey zaman; saat; an ve esince bir rüzgar biz tarafından coşardı suları ırmakların
dokunmanın bütün elbiselerine dolardık
3. sen istedin ki her şey sürüp gitsin toprağımızda plastik çiçekler bitsin oysa bilirsin ki konuşmalıdır çiçekler şarkı söylemelidir, gülmelidir, hatta ağlamalıdır canlı olmalıdır; sen gibi ben gibi yaban incirleri gibi hür yağmur ormanları gibi gür
çekirdek büyütmelidir içlerinde bir ömür 4. ah! kaç ömrü yok saydı içimizdeki uzak ve ellerindeki sıcaklığı soğutup bir sabah yüreğini dürdün, dilini kilitledin kırılgan gözlerini koyup cebine sarı bir sessizliğe bürünüp gittin
5. şimdi; ince, ağır bir yağmur bulutusun gözlerimde gizlenen çoktan soyundu yeşilini penceremde fesleğen kokun bile kalmadı; bir sonbahar rüzgarına takıldı gitti
susuyorum; anladım; üç harf bitti ...
Aydan Yalçın
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #22 : Aralık 23, 2009, 17:34:21 ÖS » |
|
ÇAĞR/IŞIRDI AŞK ÖNCE
artarabat'ta-n'akış ot/man'i'ler söylenilen aşk bakırçay'a isyan bu dem huruf düşmüş aydan yüze he lal bu vurgu'n
bir zülüf ten kıl kalem
içtim şiir dil bil meze'm alfabeye başka ne sorulur ki:
elif lam lam elif he
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 23, 2009, 21:59:58 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 109
|
 |
« Yanıtla #23 : Ocak 11, 2010, 10:20:13 ÖÖ » |
|
İkinci Yeni Bahar
Gecikmiş bir çağrıya ses verip hemen İndi cam kafesinin kırılan teleğinden Islak bir tüyün ağırlaşan hafifliğiyle Bir eve girdi kadın Ölü suların kırılmış teknesinden
Bir baykuş ki tünemiş saçlarına gecenin Ne kadar yalnızdı ev Ağır gölgesinde kentin
Odaların tozlu ve miskin gözlerinde Gezinince bir zaman İnce ince yaktı genzini bacasız duman Karşısında gözü yaşlı bir perde İnliyordu durmadan kırılmış bir kornişte
Sonra ansızın pencereyi zorlayan Bir ışık dokundu gözlerine, inatçı
Açtı perdeleri kadın, sonuna kadar açtı Yetinmedi pencereyi de açtı Kırmızı gülüşlü bir sardunya dikip saksıya Ellerini, alnını, düşlerini bile açtı
Ve evi baştan sona Yaşlı, köpüklü bir denizle yıkadı
Uyandı korkunç yalnızlığından ev Tane gülüşlü bir bebek gibi uyandı
Duvarda çoktan eğik o boş çerçeve Hüzünlü bir neşeyle gülümsedi İçinin oyuk o derin boşluğuna Kadını yerleştirdi
Sesinin yırtıklarını özenle dikti kadın Tek tek dikenlerini çıkardı yatağın Eşit kuşlar nakışlayıp yastıklara Suyunu silkeledi çarşafın
Nihayet yakalamıştı işte Kararsız bir papatyanın Bilmem kaçıncı yaprağında aşkı
Duru bir suyla silip alnındaki yazgıyı Gözlerinde uyuyan rüya ile baktı
Bir adam diledi, derinden Sabahlarını tek ciğerle soluyacağı bir adam
Bir adam ki Bakışı dağ Elleri erguvan… Sincan İstasyonu Ocak Sayısı
|
|
|
|
|
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 109
|
 |
« Yanıtla #24 : Ocak 11, 2010, 10:24:08 ÖÖ » |
|
Sevgili Aydan "İkinci Yeni Bahar" isimli güzelim şiirinizi dergide de okumuştuk, buraya ilave etmeniz de yerinde olmuş. Bir de, şiirlerinizi kendi sayfanıza eklerseniz, her şiir için ayrı bir sayfa açmazsanız iyi olur. Ben bu şiirinizi kendi sayfanıza aktardım, diğerini sildim...
Sahra MAVİ
|
|
|
|
|
Berrak BEHRAMOĞLU
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 63
|
 |
« Yanıtla #25 : Ocak 22, 2010, 12:23:12 ÖS » |
|
Ben görmeyeli iyi şairler gelmiş buralara...
|
|
|
|
|
|