nihat
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 38
|
 |
« : Nisan 27, 2009, 00:04:22 ÖÖ » |
|
karıncalar hızla; yağmur öncesi telaşı içinde, etrafa dağılarak,karşılaştıkları her yarde tıpkı selamlaşarak bir yerlere ulaşmanın aradıklarını bulmaya çalışmanın verdiği huzursuzluk ve aradığını bulmanın heyacanı içindeydi. sanki birazdan gök delinecekmiş gibi bir telaş içindeydiler. Ertesi gün ofisin penceresinden aşagıyı izleyen adam, çantasını sıkıcı tutarak otobüse yetişmeye çalışan adama gözleri takıldı,adam sanki bu son araçmış gibi otobüse yetişmeye çalışıyordu,penceredeki adam tüm dikkatini bu adama yoğunlaştırmıştıki birden sert bir fren sesi ile irkildi elindeki çantasını sıkıca tutan adama otomobil öyle bir çarptıki adam ne olduğunu anlayamadan kendini yerde buluverdi gözlerini yukarıya dikmiş öylece yerde yatıyordu.Meraklı bakışlar ne olduğunu anlamaya çalışanlar soruyordu ne olmuş kimileride söyle bir bakıp yetişmesi gereken işine gitmek için etrafına otobüslere bakınıyordu adam sanki rahatlamış az önceki telaşı yitirmiş sadece gökyüzüne bakıyordu ofisteki adam öldümü acaba diye düşündü. Az sonra ambulans sesi sihiri bozdu hemen sedye ve tekrar siren sesleri meraklı kalabalık arkasından baktı az ileride simit ayran sesleri ,dolmuşların korna sesleri ve çarpan adam siğarısını derin çekiyordu polisler adamın kimlik sorgulamasından sonra polis aracına bindirmişlerdi.ofisteki adam ambulastaki adamı düşünüyordu hala gözlerini;sanki derin bir uçurumdan hızla hızla aşağıya düşüyordu etrafına bakındı tutunacak bir yer aradı boğazı düğümlendi,korkmuşmuydu acaba neydi rahatsızlık veren şey anlayamıyordu bir bardak su aldı içemiyordu sanki boğulacaktı,birden çocukken nehirde yüzdügü günlerini anımsadı mutlu bir ailesi vardı babası büyük bir çiftciydi geniş araziler ve meyve bahceleri sonra okul yıllarına uzandı ve hayatı bir film şeridi gibi geçiverdi gözlerinden yaşı 55 olmuştu hiç bu güne dek kendini ölen veya yaralanan,birisinin yerine koymamıştı tahminine göre çarpılan adam kendi yaşlarındaydı benzeştirmişti bir şekilde kendisiyle hiç ölümü bu kadar yakın hissetmemişti kendisinde, sonra pencereden tekrar aşagıya bakmaya başladı korkuyordu ilk kez kendini güvensiz biçare hissediyordu,oysa daha dün yanındaki insanlara emirler yağdırıyor yeni çıkacak hasata çok dikkat etmeleri için talimatlar veriyordu,caddedeki insanların koşturmacaları dikkatini ilk kez,bu şekilde; hiç hissetmediği bir anlam yüklüyordu benligine birden dünkü karıncaları hatırladı adam, telaş içinde koşuşturan karıncalara ne kadar da çok benziyordu insanların hareketleri anlamını yetirmişti her şey, zavallılar diye düşündü ne yapıyor bunlar bu acele niye pencereyi acıp bağırmak geldi içinden delirdimmi acaba diye düşündü fakat karşı konulmaz bir hisse kapılmıştı kendi gördüğü gerçeği haykırmak istiyordu ne düşünürdü insanlar geriye döndü ofise baktı ofis yoktu,eşya yoktu kontak anahtarını eline aldı ve hızla aşagıya indi bilmiyordu nereye gidecegini mezarlıkta buldu kendini ölen babasının mezarının başındaydı içinde bir kızğınlık vardı hesaplaşmak istermiş gibi duruyordu birden irkildi tekrar arabasına bindi yüksek bir tepeye gelmişti durdu ,aşagıya indi elndeki kontak anahtarına baktı sonra arabaya çok deger verdiği bilmem kaç dolara aldığı üstüne sinek kondurmadığı arabası ne kadarda degersizleşmişti şimdi dün yıkamacıda seyrederken gözlerinim içi gülüyordu tepeden aşagıya baktı yüksekti ürperdi,geriye dogru bir adım attı dizlerinin bagı çözülmüştü bütün hayatı koşturmaca ile geçmişti dur durak bilmeden okul,iş,evlilik çocuk daha çok servet edinme derken geçivermişti bunca yıl uzandı sırt üstü gözleri gökyüzünün en derin boşlukları içinde yüzerken yeryüzüne bakıyordu ilk kez derinden.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 30, 2009, 00:26:51 ÖÖ Gönderen: nihat »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #1 : Nisan 29, 2009, 23:57:02 ÖS » |
|
Sevgili Nihat; "İnsanlar ve Karıncalar"ı bir çırpıda soluk soluğa okudum, kutlarım önce. Sonra şunu belirtmek isterim: Güzel bir çalışma fakat, bazı yazım hataları, ifade bozuklukları var, galiba klavyeden foruma aktarırken bir aksaklık oluşmuş... Bu noktalarda biraz daha özen gösterirsek daha iyiye evrilecek yazılarınız...
Sevgi ile.
Şeyda GÜNEŞ
|
|
|
|
|
nihat
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 38
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 30, 2009, 00:11:43 ÖÖ » |
|
Şeyda öncelikle şu belirtmek isterimki yazı hakkındaki eleştirileriniz için çok teşekkür ederim.Yazıyı gece ilerleyen bir saatte o anki duygu ve düşüncelerimi aktarmaya çalıştım.imla kurallarını tüm edebiyatcıların önem verdiğini biliriz,fakat bazen yaratıcılığı öldüren kurallar degilmidir?
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #3 : Nisan 30, 2009, 02:45:09 ÖÖ » |
|
Eleştirmek değil!
Çünkü işim bu değil. Bu cümleden 'bir işim var' manası çıkarılmasın. İşim falan yok benim. Hatta işle, işim bile yok benim. Benim işle, olsa olsa sonum olur.. Olmadı, sonlarım olur.. O sonlar da başlamaya gebe madem.. sorun bile hiç değil.. Başlamaklar işten falan sayılmaz zaten...
Bi tek bi şey sorucam ben! Sonra sonuma geri dönücem!
*
Cıııyyyykkkkk fııııyykkkkk eden bir fren.. Ve ardından, o sırada orada ya da oradan geçmekte olan bir adama küüütt diye çarpan otobüs...
Ve ilk ardın ardından
Sonra yerde gözlerini gökyüzüne dikerek boyluboyunca yatar O adam.
Aynı anda, yerde yatar vaziyeti gökyüzü ve gözlerle de desteklenerek tasvir edilen O adama, tepelerde bir ofisin penceresinden bakar başka bir adam. Olayın an an tanığı olmuş. Yapılası bir şey yok. Düşünmektedir; ''ölmüş müdür acaba? Derine dalmış!
Birdenbire ambulansın tiz sesi.. Nasıl tiz bir ses ama... Kulak delen türünden ve deler delmez, havanın da sihrini deldiği gibi dağıtıveren...
Şimdi sıra sorumda sayın yazara
Sayın Yazar,
Aklını, ya bir yerde unutmuş, ya peynir ekmekle yemiş hangi sihir acaba dolaşırdır o sırada havada? Her zamanki siniriyle sınırsız dolaşırken ölüm efendi, atarken cirit?
Ki dağıtsın sihirini havanın; ambulans sesi..
Ha, takıldığım bu içinde sihir hava siren sesi geçen cümleniz, ustaca bir oyun kotarmak gayeli ise, o başka tabii.. Ve o hava, o siren sesi ve o sihirde, ölüm değil yaşam kokan bir ironi gizliyse, daha da başka..
*
Üzerinde; hikayenizin.. Çalışılınca; karınca gibi.. Hikayeniz eminim olacak iyi.. Ben var gördüm şahsen çok istidadınız.. Tebrik ederim, daha şimdiden, iyi olmuş hali için bu hikayenizin, hem yazılacak yeni iyiler için..
Hoşgeldiniz.
|
|
|
|
|
|
Mehmet Ak
|
 |
« Yanıtla #4 : Nisan 30, 2009, 11:44:57 ÖÖ » |
|
Nihayet klavyenin başına oturdun ya... Hoşgeldin! Heyecanı yüksek, bir çırpıda okunacak bir hikaye. Kutluyor ve devamını bekliyorum! Sevgilerimle...
|
ah bu lambalar, küçücük c?l?z lambalar…
|
|
|
nihat
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 38
|
 |
« Yanıtla #5 : Nisan 30, 2009, 20:48:17 ÖS » |
|
hocam teşekkürler klavye icat oldu mertlik bozuldu,kalemin sihirli güçüne inananlardanım nedense akar bir su gididir kalem;elinde kayar gider sen komut vermessin elllerine o gidecegi yerin ulaşacağı hedefin farkındadır,klavyeye gelince boşver gelmeyelim  ı ş ı k v e s e v g i y le
|
|
|
|
|
|