İ N D İ RSunuş yazısı :
Yaşlı dünyamız kurulduğundan bu yana eskittiği zamana “tarih” demişler. Bu tarih kesiti, nice uygarlıklar, nice kavimler, nice milletler konuk etti sudan yapılmış odasında. Açılınca kapısı odanın zaman aktı, ömür aktı, insan aktı, her şey aktı. Ebediyete bayrak açılmış gibi toprağın bağrında göğe yükselen o görkem saraylar kalıt bile olamadı günümüze. Krallar, imparatorlar, hanlar, hatunlardan neyin sedası kaldı? Her şey boş. Her şey geçici. Evet, geçerken uğradığımız yerdir hayat. Dünyamızın uzun tarihine baktığımızda insan hayatı kısacık bir an. Bu anı güneşli kılmak yerine, neden kasırga üretiriz sürgit? Bu minicik soluklanışta sevginin, aşkın, insancıllığın karanfilini elden ele dolaştırmak! Mümkünsün sen aslında. Bir serçe ölse yanan insan kalbi, ecel avlusundan dışarıda ölen insana hiç erimez mi? Süzülmez mi şairlerin göz kubbesinden şiir yaşları?
Sorunların çözümünde kansız bir formül bulmak? İnsanoğlu! Bu sorunun yanıtını göster bize, bunu başarman mümkün: Çünkü sen dört kitabın dördünde de yaratılmışların en itibarlısı gösterilmişsin. O halde gereğini yerine getirmeni bekliyoruz desek, çok şey mi istemiş oluruz, yanlış mı konuşmuş oluruz?
Bir ağacın dallarıyız hepimiz. Dal: Sen, ben, o. Gövde: Biz, bütün insanlık.
Sahip çıktığında o Filistinli çocuğa aslında kendine de sahip çıkıyorsundur ey Musa’nın oğlu. Çünkü o sen, sen o’sun. Seni de, onu da sevdiğimiz için yazdık bu şiirleri. Büyük insanlığın özlemiyle yandığımız için, onu birlikte kuralım için yazdık.
Bu, mümkün.
Irakta değil, daha dündü, Irak’ta; Babil bağında üzüm yandıydı kaç salkım, yanmada hâlâ. Gazze! Osetya! Son olsun. Aynı Tanrının çocuklarına çağrımız, aşk adına.
Bu sunuş, Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi adına İlhan Kemal tarafından kaleme alınmıştır.
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi