|
HBozkurt
|
 |
« : Şubat 06, 2009, 21:51:16 ÖS » |
|
rüzgar dökmüştün eteklerinde sarışın gitme ne olur aşkaydınım..vurulan olacağım bir gemi salınacak burnumun direğinden dökülecek yazdığın muskalar dalgalara karışıp yok olacak yazıldığın harfler sulara
okyanus becerisiyle savrulan ırmak kadar donacağım çıldırda
sessizliğini taşıdığım kimsem olmayacak bir meyeye salınan çiçeğ ağzında bir kaç köy tanıştığımız
aşkaydınım kabahatin büyüğü bende sana köy olmuşluğum bir sigara söndürsün artık kör karanlığa
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 17:40:54 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #1 : Şubat 06, 2009, 22:07:44 ÖS » |
|
tutuştuğunda elin kalbim otağı otlatır sürü
tarifini vermek lazım profili bozuk aşkaydınım kelebekler uçsundu hep çatısında anlamsız sözcüklerin
kuzeyde bir yerlerde uçlanırsa anlam çığını kaybetmiş yalnızlıklar bulunur
ve yeşil sürülür gözlerin sarhoşluğu nereye diyecek bir ses
kalınca boynunun duvarında
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 22:42:54 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #2 : Şubat 06, 2009, 22:19:34 ÖS » |
|
uykusu bulanmış ak süte
yüzünde yuvalanmış bir kaç kumru döverdi boşluğu
ılık mevsimlerden gelirdi sesler..bilmezdin mat renkli doğduğunu söz kesmiş ipeksi ağzından hatırlatan bir cümle yazılı durur
geceydin aşkaydınım öküzgözlerinden vazgeçtim şarap olmaya
delice ezilip durma orta yerinde göğsümün
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 23:04:08 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #3 : Şubat 06, 2009, 22:27:41 ÖS » |
|
istemiyorum artık büyümesini gölgemin sığlığımın antikasında
ilk taşı atan ermeni olsun..ya da süryani kilisenin bozuk çanına
düşmeyin beyaz gölgeler tenimde eteğimde bir yığın kumaş saklı..çan çan
puantili hemde kulağımda sesi
karı sevmiyorum bir türlü aşkaydınım herkes benziyor birbirine
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 23:37:36 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #4 : Şubat 06, 2009, 22:41:42 ÖS » |
|
alışkın değilim bir türlü karşında çizgi olmaya dudakların ısrarlı bir duruş sergiler
hatlarında otobüsler tıka basa öksürük
sıkışık değildi oysa güneşe dönmüş yıldızlar her biri şarkı tutar kırık dal arasında
bakardın öylece ..bana bakmış gibi değildin ısrarlı yabancı kendim suya bir balık yol nereye kaçarsa
ilk ateşi sen aç aşkaydınım yırtılsın ağlar
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #5 : Şubat 06, 2009, 22:52:46 ÖS » |
|
filistin askısında üçgün binüçyüz soldum başımın üstüne dağılır kum attığım taşlar yoruldu uçmaktan
kale olmasın aşkaydınım çocuklara gözyaşım kumları
kibarca ölmeyi düşünmüyorum bilesin ölümüm israil marka glockla olsun
filistin askısında üç gün üç cuma dudağım toprakta
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #6 : Şubat 06, 2009, 23:01:55 ÖS » |
|
kafatasında içilen şarabı üzümden bilmesin gözün
sen sus kurnaz bir kedi tırmalarken hayatı kırmızı terliklerle bir hayvan bağırsın içerde
ayakların benden küçük basmadı yere öyleyse bu duvar niye
aşkaydınım meselim değil..bir ortadoks kılığında inliyor zaman puşt ahalisi varken övünmenin
kafatasımdan biçiyor gene derecesini şarabın
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #7 : Şubat 06, 2009, 23:14:38 ÖS » |
|
suçum olmasaydı bile bir ömür yerdim
iki kere hesabı sonsuz cetvelle budadım tırnaklarında kanayan bir takvim sayfasıydı boşluğun
nasılsa düşer kemerin deliğinden
bağlılığımla yemin ederim ki bu ısraf niye söz vermiş dizelerin çimkirilmesi
suçum olsaydı da kurtulamazdım tırnaklarından biri fısıldasın dört olduğunu gerçeğin
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #8 : Şubat 06, 2009, 23:32:12 ÖS » |
|
şiire vurulan yalnızlığın hesabı
sevişiyordum epeydir aklımla biraz küstah biraz narsist düğümler atmıştım uluorta kırılgan nefesine
şiire vurduğumun habercisidir göğsünün orta yeri bensiz çarpacak kaç şahbaz bulunur
düştüğümde tut ne olur güvencim bakışların soyundandır
düşünür skolastik eldivenlerden soğuk bakan pencere buğusu bir abdest derinliğinde küfürler şalgamı
aşkaydınım tek sorumlusu sensin düştüğüm ızdırabın
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #9 : Şubat 07, 2009, 00:40:39 ÖÖ » |
|
benliğin alt yapısında bulanık bir resimdin
dilini sürdün toprağa..cesetler ordusu kuşanmış bir kalabalık şuursuz koşturur mürekkeb izinde sonsuzluğu
bir kaç cümleyle kırık bir tohum bıraktın geçmişe
öyleyse iştahı açılan kabuklar kırılsın kalbimde ıştirakı değiştirdiğim gömlek içliğe üvezlerini sor geleceğin..kuyu etrafında birikmiş irin
yıkasam bir türlü çıkmıyor aşkaydınım bocalanmış kirlilik
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #10 : Şubat 07, 2009, 00:51:46 ÖÖ » |
|
haykırsa yerime amcamdan miras kalmış terbiye
birlikte büyüdük ve sarıldık damarından kökü derin bir aşka aydın geçinmezdi doğanın adı..kırlangıç seğirtirdi ipliklerimiz bir dikişin ardında kınası dökülmüş ağacın lif lif lime lime iktidarında
kökü derin sözcüklerindeydi ikrar sus vesikalık resmiydi andın
ellerimiz kargataşı durmadan biçimledik kayaların adını sırlara gömülü şimdi bu isyan
bir çığ düşürür birden göçük altında yediverenler
haykırsa dili ateşin toprak derdi kayalar
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 17:33:50 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #11 : Şubat 07, 2009, 01:00:42 ÖÖ » |
|
su su değilken kanla yıkanmıştı tenimiz
bilirsin aşkaydınım ortağıyken bereketin döl vermiştik durmadan sancısına toprağın
yağmurlar uzun değilken henüz sığdırmış bir kaç cinsiyet gökyüzüne
neresine dökülse bir pişmanlık tortusu bakışların ertesinde yarın emilir durmadan
su su değilken henüz dudak koparan bir görüş mevzide kanayan dişetlerinde bir çocuk
bilirsin aşkaydınım senin doğduğun yok ölümlere
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #12 : Şubat 07, 2009, 01:17:22 ÖÖ » |
|
bir kaç devrik cümleyle sevişmek.en büyük iktidar devrik halinde cinnet okuyan feryat
çıtası yüksek bir aşka meyillendim okumuşluğun dinmeyen ağırlığında
nar çiçeğiyken bin parça olmuşluğum vakidir tersten bakarsan dağılan aynalara sus bilen parmaklar ağzımda sır olur
bir adı mıhlanmıştır bedenin tenhasına bir adı yazılmıştır dik omuzlara
ellerin ok değildir artık siperden fırlamış çocuk
yüksek bir aşka meyillendi..gördünüz aşkaydınım kibarlık dürtüsü değil şalınızdaki
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #13 : Şubat 07, 2009, 01:30:26 ÖÖ » |
|
mayası bozuk imlalardan kaçtım hep
inayeti bil tanrım melek getirdi bir şafak koskoca ufuklar açtı yaramda binlerle yatıp kalktığım düşe çaldığım hezeyanı bir çırpıda silip götürdu su
oralıydım..tehcir değilken henüz bir atlıyla kesişti yollarımız beyrut
ve barbarlarında sıkılmışken toprak bir cennet ayırdı cebinden yurtsuz bir şehre düşmenin sancısında atlı
oralı değilken kara tas içinde sundular kızılcık şerbetini sana bir pişmanlık öyküsü diktiler tanrım
çalınmış düşlerimden as yeniden..her sabah uyanırken suçlu
anlatılmaz bir dert ki ..yanıldıysam meleklerden sor
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 01:45:30 ÖÖ Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #14 : Şubat 07, 2009, 02:30:32 ÖÖ » |
|
zaman sonsuzluğunda bir hüküm değil başat iktidarın hedeflediği
geçici nevresimler yatılı hüzünlerden bir teşne kıyısında ebemçiçekleri çalımlı durur
hiç bilmediydim böyle açmaları şubat ayında bana zorla seçtirdiler kıyameti
herkes açtığı dalda gülümsesin herkes dilince dillensin di hani..
bir küçük tutukluluk hali sıradaki gelsin
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|