Google Reklamları
aşkaydınım
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 24, 2012, 01:59:17 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: aşkaydınım  (Okunma Sayısı 2569 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« : Şubat 06, 2009, 21:51:16 ÖS »

rüzgar dökmüştün eteklerinde
sarışın gitme ne olur aşkaydınım..vurulan olacağım
bir gemi salınacak burnumun direğinden
dökülecek yazdığın muskalar dalgalara
karışıp yok olacak
yazıldığın harfler sulara

okyanus becerisiyle savrulan ırmak kadar donacağım çıldırda

sessizliğini taşıdığım kimsem olmayacak
bir meyeye salınan çiçeğ ağzında
bir kaç köy tanıştığımız

aşkaydınım kabahatin büyüğü bende sana köy olmuşluğum
bir sigara söndürsün artık kör karanlığa

Hüseyin Bozkurt


« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 17:40:54 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #1 : Şubat 06, 2009, 22:07:44 ÖS »

tutuştuğunda elin
kalbim otağı otlatır sürü

tarifini vermek lazım profili bozuk aşkaydınım
kelebekler uçsundu hep çatısında anlamsız sözcüklerin

kuzeyde bir yerlerde uçlanırsa anlam
çığını kaybetmiş yalnızlıklar bulunur

ve yeşil sürülür gözlerin sarhoşluğu
nereye diyecek bir ses

kalınca boynunun duvarında


Hüseyin Bozkurt



« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 22:42:54 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #2 : Şubat 06, 2009, 22:19:34 ÖS »

uykusu bulanmış ak süte

yüzünde yuvalanmış
bir kaç kumru döverdi boşluğu

ılık mevsimlerden gelirdi sesler..bilmezdin mat renkli doğduğunu
söz kesmiş ipeksi ağzından
hatırlatan bir cümle yazılı durur

geceydin aşkaydınım öküzgözlerinden
vazgeçtim şarap olmaya

delice ezilip durma orta yerinde göğsümün

Hüseyin Bozkurt

« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 23:04:08 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #3 : Şubat 06, 2009, 22:27:41 ÖS »

istemiyorum artık büyümesini gölgemin
sığlığımın antikasında

ilk taşı atan  ermeni olsun..ya da süryani
kilisenin bozuk çanına

düşmeyin beyaz gölgeler tenimde
eteğimde bir yığın kumaş saklı..çan çan

puantili hemde kulağımda sesi

karı sevmiyorum bir türlü aşkaydınım herkes benziyor birbirine

Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Şubat 06, 2009, 23:37:36 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #4 : Şubat 06, 2009, 22:41:42 ÖS »

alışkın değilim bir türlü
karşında çizgi olmaya
dudakların ısrarlı bir duruş sergiler

hatlarında otobüsler tıka basa öksürük

sıkışık değildi oysa güneşe dönmüş yıldızlar
her biri şarkı tutar kırık dal arasında

bakardın öylece ..bana bakmış gibi değildin
ısrarlı yabancı kendim suya bir balık
yol nereye kaçarsa

ilk ateşi sen aç aşkaydınım yırtılsın ağlar

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #5 : Şubat 06, 2009, 22:52:46 ÖS »

filistin askısında üçgün binüçyüz soldum
başımın üstüne dağılır kum
attığım taşlar yoruldu uçmaktan

kale olmasın aşkaydınım çocuklara gözyaşım kumları

kibarca ölmeyi düşünmüyorum bilesin
ölümüm israil marka glockla olsun

filistin askısında üç gün üç cuma dudağım toprakta

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #6 : Şubat 06, 2009, 23:01:55 ÖS »

kafatasında içilen şarabı üzümden bilmesin gözün

sen sus kurnaz bir kedi tırmalarken hayatı
kırmızı terliklerle bir hayvan bağırsın içerde

ayakların benden küçük basmadı yere
öyleyse bu duvar niye

aşkaydınım meselim değil..bir ortadoks kılığında inliyor zaman
puşt ahalisi varken övünmenin

kafatasımdan biçiyor gene derecesini şarabın


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #7 : Şubat 06, 2009, 23:14:38 ÖS »

suçum olmasaydı bile bir ömür yerdim

iki kere hesabı sonsuz cetvelle budadım tırnaklarında
kanayan bir takvim sayfasıydı boşluğun

nasılsa düşer kemerin deliğinden

bağlılığımla yemin ederim ki bu ısraf niye
söz vermiş dizelerin çimkirilmesi

suçum olsaydı da kurtulamazdım tırnaklarından
biri fısıldasın dört olduğunu  gerçeğin

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #8 : Şubat 06, 2009, 23:32:12 ÖS »

şiire vurulan yalnızlığın hesabı

sevişiyordum
epeydir aklımla biraz küstah biraz narsist
düğümler atmıştım uluorta
kırılgan nefesine

şiire vurduğumun habercisidir göğsünün orta yeri
bensiz çarpacak kaç şahbaz bulunur

düştüğümde tut ne olur
güvencim bakışların soyundandır

düşünür skolastik eldivenlerden
soğuk bakan pencere buğusu
bir abdest derinliğinde küfürler şalgamı

aşkaydınım
tek sorumlusu sensin düştüğüm ızdırabın


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #9 : Şubat 07, 2009, 00:40:39 ÖÖ »

benliğin alt yapısında bulanık bir resimdin

dilini sürdün toprağa..cesetler ordusu
kuşanmış bir kalabalık şuursuz
koşturur mürekkeb izinde sonsuzluğu

bir kaç cümleyle kırık bir tohum bıraktın geçmişe

öyleyse iştahı açılan kabuklar kırılsın kalbimde
ıştirakı değiştirdiğim gömlek
içliğe üvezlerini sor geleceğin..kuyu etrafında birikmiş irin

yıkasam bir türlü çıkmıyor aşkaydınım
bocalanmış kirlilik

Hüseyin Bozkurt
 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #10 : Şubat 07, 2009, 00:51:46 ÖÖ »

haykırsa yerime amcamdan miras kalmış terbiye

birlikte büyüdük ve sarıldık damarından
kökü derin bir aşka
aydın geçinmezdi doğanın adı..kırlangıç seğirtirdi ipliklerimiz
bir dikişin ardında kınası dökülmüş ağacın
lif lif lime lime iktidarında

kökü derin sözcüklerindeydi ikrar
sus vesikalık resmiydi andın

ellerimiz kargataşı durmadan biçimledik kayaların adını
sırlara gömülü şimdi bu isyan

bir çığ düşürür birden
göçük altında yediverenler

haykırsa dili ateşin
toprak derdi kayalar

Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 17:33:50 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #11 : Şubat 07, 2009, 01:00:42 ÖÖ »

su su değilken kanla yıkanmıştı tenimiz

bilirsin aşkaydınım ortağıyken bereketin
döl vermiştik durmadan sancısına toprağın

yağmurlar uzun değilken henüz
sığdırmış bir kaç cinsiyet  gökyüzüne

neresine dökülse bir pişmanlık tortusu
bakışların ertesinde
yarın emilir durmadan

su su değilken henüz dudak koparan bir görüş mevzide
kanayan dişetlerinde bir çocuk

bilirsin aşkaydınım senin doğduğun yok ölümlere

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #12 : Şubat 07, 2009, 01:17:22 ÖÖ »

bir kaç devrik cümleyle sevişmek.en büyük iktidar
devrik halinde cinnet okuyan feryat

çıtası yüksek bir aşka meyillendim
okumuşluğun dinmeyen ağırlığında

nar çiçeğiyken bin parça olmuşluğum vakidir
tersten bakarsan dağılan aynalara
sus bilen parmaklar ağzımda sır olur

bir adı mıhlanmıştır bedenin tenhasına
bir adı yazılmıştır dik omuzlara

ellerin ok değildir artık siperden fırlamış çocuk

yüksek bir aşka meyillendi..gördünüz aşkaydınım
kibarlık dürtüsü değil şalınızdaki

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #13 : Şubat 07, 2009, 01:30:26 ÖÖ »

mayası bozuk imlalardan kaçtım hep

inayeti bil tanrım melek getirdi bir şafak
koskoca ufuklar açtı yaramda
binlerle yatıp kalktığım
düşe çaldığım hezeyanı
bir çırpıda silip götürdu su

oralıydım..tehcir değilken henüz
bir atlıyla kesişti yollarımız beyrut

ve barbarlarında sıkılmışken toprak bir cennet ayırdı cebinden
yurtsuz bir şehre düşmenin sancısında atlı

oralı değilken kara tas içinde sundular kızılcık şerbetini
sana bir pişmanlık öyküsü diktiler tanrım

çalınmış düşlerimden as yeniden..her sabah uyanırken suçlu

anlatılmaz bir dert ki ..yanıldıysam meleklerden sor


Hüseyin Bozkurt

« Son Düzenleme: Şubat 07, 2009, 01:45:30 ÖÖ Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #14 : Şubat 07, 2009, 02:30:32 ÖÖ »

zaman sonsuzluğunda bir hüküm değil
başat iktidarın hedeflediği

geçici nevresimler yatılı hüzünlerden bir teşne
kıyısında ebemçiçekleri çalımlı durur

hiç bilmediydim böyle açmaları şubat ayında
bana zorla seçtirdiler kıyameti

herkes açtığı dalda gülümsesin
herkes dilince dillensin di hani..

bir küçük tutukluluk hali
sıradaki gelsin

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!