kusey
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« : Ocak 25, 2009, 20:33:24 ÖS » |
|
Arkadaslar; bilidigi gibi nazim hikmet 25-7-1951 de Türk vatandasligindan bakanlar kurulunca cikartilmisti. Bu günlerde Ünlü şairimiz Nazım Hikmet Ran Türk vatandaşlığına dönüyor. Türk vatandaşlığından çıkarıldığı kararname feshedilerek yeni bir tasarı hazırlandığını gazetelerden okuduk .58 yıl önce vatandaşlıktan çıkarılan Nazıma Rusya bizden daha çok sahip çıkmış. Moskovadaki yetkililer izin verirse mezarının Türkiye ye gelmesi imkanlar dahilinde gözüküyor. bu konuyla ilgili cesitli görüsleri de gazetelerden okuduk. " Nazimin vatandasliga ihtiyaci yok" diyenler de var. " iyi oldu gecikmis bir karardi" diyenler de. Nazim icin bunlar hic önemli degildi. Nazim bir türk sairidir; tüm dünya bunu zaten kabul etmisti. ne düsündügü, ne yazdigi önem arzetmektedir. yillarca yasaklanmis olmasi hic hos bir durum degildi. bundan sonrasi daha da önemlidir. Nazim o hasretiyle yandigi memleketine bir sekilde özgürce ayak basacaksa bundan böyle,Adana,Ankara,izmir ve diger sehirlerde ona yakisircasina cadde isimleri verebilmeliyiz, okullara adini verebilmeliyiz, türkiye bu utancindan artik siyrilmalidir. bilindigi gibi,, 2002 yilinda unesco tarafindan nazim hikmet yili ilan edilmisti. Bu yazimda deginmek istedigim ötekileriz okuyucalarinin degerli fikirlerini de almak istedigim bir konuyu da yazarak bitirmek istiyorum. Nazim Hikmetin Vasiyeti
["oldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, ölürsem kurtuluştan önce yani, alıp götürün Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni. Hasan beyin vurdurduğu ırgat Osman yatsın bir yanımda ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda. Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın, seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu, tarlalar orta malı, kanallarda su, ne kuraklık, ne candarma korkusu. Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz, toprağın altında yatar upuzun, çürür kara dallar gibi ölüler, toprağın altında sağır, kör, dilsiz. Ama bu türküleri söylemişim ben daha onlar düzülmeden, duymuşum yanık benzin kokusunu traktörlerin resmi bile çizilmeden. Benim sessiz komşulara gelince, şehit Ayşe'yle ırgat Osman çektiler büyük hasreti sağlıklarında belki de farkında bile olmadan. Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, - öyle gibi de görünüyor - Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa taş maş da istemez hani... bu vasiyet bana cukurovada bir yeri anlatmis gibi geliyor..ve bisey daha..
" ve güneye pamuk işleyenlere gitmek için Toroslardan bir kerre olsun geçmedim diye utanıyorum. " diyen Nazim hikmete tüm memleket yakissa da.. toroslardan bir kez olsun gecsin,,arzusundayim. yasar kemal,orhan kemal ve tüm pamuk isleyen emekciler onu bagrina basacaktir diye düsünüyorum. ,
|