Google Reklamları
Rastgele Bişeyler / Bahattin Yıldız Denemeleri / otekileriz.com dan
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 23, 2012, 17:19:38 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Rastgele Bişeyler / Bahattin Yıldız Denemeleri / otekileriz.com dan  (Okunma Sayısı 362 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« : Aralık 27, 2008, 15:43:16 ÖS »

Geçmişten Şifreli Duyular Ve Kişilik Reklamı

 

 

Her naftalin kokusu alımı, geçmişe; küçüklüğüme, anneme götürür beni… Halı toplama ya da serme zamanlarına… Duyulduğunda dudak uçuklattıracak sayıda kardeşimle halı üzerinde takla attığımız ve annemizin bizleri kovaladığı o tatlı günlere…

 

Motorlardan çıkan egzoz dumanı kokusu, babamın Rus menşeli yandan sepetli motoruna bindirir her defasında beni… ‘Sen gelme’ dediğinde, çelimsiz kollarım ve bacaklarım yoruluncaya kadar sepetin arkasına tutunabildiğim, bıraktığımda taş yolla sarmaş olduğum o yaralı günü anımsatır…

 

Türk Hafif Müziği (pop); ilkokul dönemlerimi, Ferdi Tayfur; ortaokul dönemlerimi, Nihavend makamlı sanat müziği eserleriyle Vivalde; üniversite yıllarımı anımsatır…

 

“Kederler Örüyor kaderin ağı, en son dökülen bir güz yaprağı…”; sigaraya başladığım günü…

 

“Hani o bırakıp giderken seni, bu öksüz tavrını takmayacaktın…”; sevgilimin beni terk ettiği anı…

 

Gelelim yazının can damarına, yani Kişilik Reklamına…

“Herkesi kendimiz gibi biliriz” diye bir söz vardır. Basit, fakat anlamlı bir sözdür bu. Kafama silah dayasalar, olmayan bir özelliğimi bas bas bağırarak söyleyemeyeceğim bir yaş döneminde, ‘Herkesi kendim gibi bildiğim bir dönemde’ tanıştığım X isimli kişinin, etik kurallardan ve tümünün kendisinde yerleşik olduğundan söz ettiği kerratlı günler sonrası, ona inanarak ve boş bulunarak ondan yediğim kazıkların acısı hala ağzımda kötü bir tad olarak asılı duruyor…

 

Televizyonda, medya organlarında salına salına boy gösterenlerden, ‘Ben iyiyim, ben dürüstüm, ben iyi sanatçıyım, ben dahiyim, ben şuyum, buyum…’ diye bas bas kerratla bağıranları  her duyduğumda ve gördüğümde o acılı kazık tadını ağzımda, midemde, yüreğimde hissediyor ve yüzüm buruşuyor… Kendilerinde olmayan bir şeylerden söz ettiklerini düşünüyorum..

 

Siz siz olun, ben ben olayım… Yanınızda sürekli bir kese acılı kazık tadı içerir baharat bulundurun. Bu türden nakaratları her duyduğunuzda, kesenizden bir dirhem acılı kazık tadı alarak dudaklarınıza sürünüz… Ne zamana kadar?... Olmayan bir şeyi olur gibi göstermeye çalışan Kişilik Reklâmcılarının kendileri hakkında söyledikleri olumlu sözlerini her duyduğunuzda acılı kazık tadı olmaksızın ağzınızda, midenizde, yüreğinizde o acıyı kendiliğinizden hissediyor oluncaya kadar…

6 Eylül 2007'de otekileriz.com da, 'Rastgele Bişeyler' ana başlığı altında yayınladı.

Bahattin Yıldız

 

 
« Son Düzenleme: Aralık 27, 2008, 15:43:58 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #1 : Aralık 27, 2008, 15:44:51 ÖS »

ÜMİTLER ÜMİDOLAR SESİMİZ OLMASIN!

 

18 Ekim 2007 günü, gece yarısına doğru Kanal D’nin 32. Gün programını kısmen izledim. Konu; Kuzey Irak’a asker gönderilmesiyle ilgili. Katılımcılardan biri; Prof.Dr. Ümit Özdağ… Sunduğu bazı düşünce ve görüşleri duyunca dimağım kurudu…

Anımsadığım kadarıyla şunları söylüyor ve öneriyordu: ‘Devlet dış ülkelerde örtülü operasyon yapmalıdır. İstanbul’a, kentlere bir bomba atıldığında, tepkisini; Zaho’da, Erbil’de vs. de bomba atarak göstermelidir…’

Bildiğimiz karşılıklı savaştan söz etmiyor, örtülü operasyondan söz ediyor… Bomba atan kişiye, gruplara, hukuk çerçevesinde kalınarak, karşılık vermekten söz etmiyor. Halklara yönelik Mukabelei bilmisilden söz ediyor…

Allah korusun, İstanbul’a bir bomba atılmışsa, siz de orada aynı biçim ve şekilde ajanlarınız kanalıyla bomba atın, demeye getiriyor…

Bu nedir?...

Şiddetin, her yönüyle  söz sahibi olmaya başladığı bir ortama mı giriyoruz?...

Sorunlar konuşulamayacak mı?... Olan sorunlar üzerine olması gereken aydın kafasıyla kafa yoranlara, oluşmuş-oluşturulmuş ortak akıl ve duygunun aksine söz söyleyenlere, ‘Bizden değilse, onlardan” mantığıyla mı bakılacak?... Normal bir ortamda ulusal izlenen bir televizyondan böyle bir söz duyulsaydı, kanımca şiddetin sesi, denilerek  demokratik tepki konulacaktı…

 

Ümidolar, bomba atacak, insanlar, özellikle sivil insanlar zarar görecek… Ülkemizde ki Ümit’ler ise, sizde başka ülkenin kentine aynı şekilde terörist eylem yapın, diyecek… Ümitlerin önerisi, devletimiz tarafından kabul gördüğünde ne olacak?... Sırayla bombalamalar, bombalanmalar…

Hem bizim ülkemizden, hem de diğer ülkeden kimler, bombalanacak?... Siyasi iradesi olmayan, yürütülen politikalarda payı hiç olmayan ya da karşı olan yurt insanları, yani günahsızlar…

 

İşte terörün bir amacı da böyle bir ortamın var edilmesidir… Terör, Terörle karşılık bulursa daha büyür ve serpilir… 

 

Solcular, sağcılar, ülkücüler, Kemalistler, İslamcılar, orta yolcular, vatanseverler, yurtseverler, ulusalcılar ve herkesler:

Değerlerinizi, etnik kimliğe feda etmeyiniz. Etnik bölünme, kafa da başlar… Türkiye’deki siyasi etiketli insanların birçoğu, kendi siyasi değerlerinden ziyade etnik yapı ve gözlerle olaylara bakmaya, yorumlamaya başladılar. Bu bir tehlike sinyalidir…

Solcunun adı; Türk solu, Kürt solu diye değişmişse, solculuk kavramı ….. doğru koşarak ilerlerken, bir yandan etnik ve hatta ırkçı boyutta şekillenmeye başlamışken, diğer görüşlerde de biçimlenme benzerken; doğu-batı camii kavramı da korkarım ki, konuşulur olacaktır.

 

Her görüşten insanlar, Türkiye üzerine bir oyun oynandığı sonucuna varmışken, insanı temel alan düşünceyle, değişik renk, ses ve kültürlerin zenginlik olduğu bilinciyle, şiddet kınanarak, dışkılanarak, şiddetten ari bir ortamda birlikte yaşamanın yolları konuşulmalı, tartışılmalıyken gelinen nokta esef verici…

Ortamı Ümitlere, Ümidolara bırakmayalım… Her kimden gelirse gelsin, şiddeti ve şiddet taraftarlarını kınayalım. Her kimden gelirse gelsin, samimi olan barış çağrılarını destekleyelim.  Ümitler’e, Ümidolar’a taraf olunduğu takdirde bundan en çok zarar görecek olan, içinde bizlerin de olduğu halklar olacaktır…

Bahattin Yıldız

19 Ekim 2007 T.de otekileriz.com da yayımlandı.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!