|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #90 : Ocak 12, 2009, 01:19:40 ÖÖ » |
|
VERASET*
Ninem beş yüz altına satılmış bir esirdi, Dedem beş yüz altını sayan derebeyi: Köpek kanı, kurt kanı birbirine girdi, İkisinden meydana çıktı kurt köpeği. İki zıt cevheri var nabzımda duran kanın Biri el pençe duran, öteki durduranın. Duygum sana taparken, düşüncem bir hayvanın Sırtında bir kadınla aşar karşı tepeyi! Ben ninemden muhabbet, dedemden kin almışım, Çini bir kâse kadar başkadır içim dışım, Elini öpmek için yalvarsa da bakışım Isır diye seğirir gözlerimin bebeği.
Faruk Nafiz Çamlıbel
*12 eylül haramilerince kürsüsünden kovulmadan önce; rahle-i tedrisatına nail olma ayrıcalığına eriştiğim mübarek adam İdris Küçükömer anısına...
"Devlet ve Biyoloji" bahsinde öğrencileriyle bu şiiri çözümlemeden edemezdi kendisi... Vatan aşkıyla, bir ya da kaç operasyonda öldürüldüğünden dem vurulan; binler, dörtbinler gibi sayısal değerlerden mürekkep vatandaş muhabbetleri arasında... Nerden geldiyse aklıma?..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 04:15:31 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #91 : Ocak 12, 2009, 15:58:19 ÖS » |
|
Sevgili Recep;Faruk Nafiz yaşıyor mu hala..o ölmedi mi..biz hangi zamanda..
yukarıya alıntıladığın şiiri okuyunca:
artık hiç bir şeyin öyle güzel rengi öyle güzel dengi öyle özel benki kalmamış hep içini parselleyip yurt edinir kaçak ve tekil sancılar verin diye bağırdı sesleri toptan
değilim artık ne renk yansır benim vicdan ne soluğum titrer kan toplarken bir avuç ses yani derim ki kısaca avunulacak pınarlar kalmadı sesimden ay ışığı dünkü gibi gülümsüyor mu acaba çekerken suyu soluğumda hiç bir şeyin artık resmi sunulur değil göz kirlenmiş göz suyunu temize çekmek için pınarlar ararmış boşa pınarlar kurumuş ay ışığı neyi çekiyor hala....
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #92 : Ocak 13, 2009, 03:38:18 ÖÖ » |
|
karanlığın hışmına rağmen umudu görünür kılan şiir feneri sönmeyecek hiç hocam benim güneş balçıkla sıvanırsa bir gün şiirle de yıkanacak eminim
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #93 : Ocak 13, 2009, 13:57:04 ÖS » |
|
Değerli Soyka; bir teşekkür de size borcum var: MevsimsizDen kalan. Teşekkür ederim orada yazdıklarınıza...
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #94 : Ocak 14, 2009, 00:46:35 ÖÖ » |
|
kar/buz dilim ne söylenmiş? turfan'da:" Bir yönüyle eski taş yapılara benzetirim Yelda Karataş şiirini ben. Sözcükler; harca gerek duymadan, içrek ve uçrak yerlerinden su sızmaz öpüşlerle yapışır birbirine... Pürüzsüz yüzeylerine, karşıdan bakıldığında; yekpare taştan maharetli heykeltraşlarca oyulmuş devasa heykeller gibi ebruli desenlere bezenmiş mermer tenleriyle okşarlar gözümüzü...
Öte yandan; nükleer santrallerin kalbi gibidir kalbi... Her reaktöründe ayrı elementlerin füzyon, defüzyon süreçlerinden fışkıran duygular; şiirin fiziksel varlığını oluşturan mermer dokunun görünmez boşluklarına, evrendeki toplam gücün itkisini yüklenerek akar.
Bir kara deliktir kısacası şiiri... Kaçma olanağı olmayan bir şiddetle varlıkları içine çeker. Önce şiire çöker, çekim alanına bulaşan insan... Sonra kendi içine... Kendi büyük patlamasında, şiir ve insan karışımı ayrı bir evren yolculuğu başlayıncaya kadar orada kalır.
Böyle bir sesin Fransa'da yankılanmış olması, gurur vericidir bizler için... Tınısı hiç eksilmesin..."
İyi de şair! borçlandıran bir işlem değildir ki söyleniklerim borç doğursun bu defa olsa olsa boynu borçtan kurtarma faslında ita makamına ifa... gül dermiş göndermişsiniz gönül bahçenizi tümden ben yükünü çekemem oysa kalırlar bende naçar çünkü oralarda ancak sizin kalemizde yeşeren güller açar demem o ki kaim olsun her daim size benim köz ucuma yeter de artar bile intifa ve sulansın sizden sadır sularla müteselsil fasılarla hecelere kan/dil kan/dil yediverenler açan şi'r gülleriniz...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 18, 2009, 10:25:30 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #95 : Ocak 17, 2009, 06:31:32 ÖÖ » |
|
HALİ/DE
fışkıran lavlar platonik sarmalını sarmalıyor içime konik bir huniden dipsiz kuyularına damla damla dam(ı)lıyor yüreğim
döngel duraklarındayım volkanik yangınlarda kızgın kumlarını gezmediğim kıyıların martılara ümitsiz çığlıklar besteliyorum
kan değil patlayan ar damarımdan arsızca dökülen magma bilmiyorum neden çığlıklarıma tıkalı kulaklarından akıyor usulca boşluklarına
ölümün hortumundan can emiyor yüreğim divaneyim yoğun yıkım odanda bu deli gömleği işte aklıma giydirili ismin -de hallerine böyle bir cebri intikal üzre gömüldüğümü görmüyor musun hali/de
rmemis
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 04, 2012, 21:18:24 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #97 : Ocak 19, 2009, 11:56:11 ÖÖ » |
|
YEL/DA(Ğ)LARCA
pir amit ten bu yana ra rap rap
zılgıt zılgıt bu sevda kaç lumen aşk/ı-şır ana-dolu-lu lu-lu lu-lu/ma
yel/da(ğ)larca tutuşur ala/im-i semada sem/ah-larımız
uz/ay-dım hep/taş tayf/un-larına düş/düğümler evveli bağrına bağrına yedi rengi hacer-ül esved
______________________________________________
rodop dağları şimdi çiçek döşeli................
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 19, 2009, 13:06:35 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #98 : Ocak 20, 2009, 20:20:32 ÖS » |
|
Değerli Soyka,
İnceliğiniz karşısında ne yazsam eksik kalacak.
Lütfen bu İkebana'yı kabul edin.
Yelda Karataş
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #99 : Ocak 21, 2009, 03:28:12 ÖÖ » |
|
göz ellerin şi'rimbik
tut üşür ba har dır güz ellerime
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 21, 2009, 03:59:01 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #100 : Ocak 22, 2009, 03:00:11 ÖÖ » |
|
Size teşekkür etmekten bahçelerde mevsim kalmayacak Soyka...
haiku soyka için
gözgöze geldiğimiz yer bir çocuk üşümesi bahara dönüyor güz
Yelda Karataş
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #101 : Ocak 23, 2009, 00:48:47 ÖÖ » |
|
Bir Astdağlar Bölge/sel'i
KopMuştu (i)çimden Yelda Karataş için evvel bahar kokulu bir menevşe türküsü
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 23, 2009, 01:19:42 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #102 : Ocak 23, 2009, 01:45:40 ÖÖ » |
|
GÜLLER İ ÇİNDE
bir rivayet içinde denir ki çin'de gül kokusu kalırmış gül tutan elde ömür gülü açarmış gül veren belde gün gül/üşür uçarmış gül seren yelde gönül gülü akarmış gül deren dilde yar gülerek bakarmış güleren gülde ölürüm çin'de güller içinde
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 17, 2012, 00:03:29 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #103 : Ocak 23, 2009, 02:10:38 ÖÖ » |
|
BOŞ O DA
dört duvarı ayna elde bir boş oda hepsi beş oda sıkışmış kal- mış mış bir lakırdı furyası baca karalarına koyverin gitsin yahu başı boş o da
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 30, 2012, 00:36:04 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
TayyibeAtay
|
 |
« Yanıtla #104 : Ocak 23, 2009, 02:39:35 ÖÖ » |
|
o ayrılınca da'dan düştü tünek üstüne yuvarlandı damdan sen de dünyadır bu ben de'yim ben ya da yumurtadır çıkar gelir folluktan  ))))))) haydi ben gidiyorum çin'e "çin çin çikolata" yemeye... kutluyorum sevgilerimle...
|
|
|
|
|
|