|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #45 : Kasım 22, 2008, 02:46:20 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAMELER -1
TAYYÜREK SEMAHI
bir yeni icat bu tatlı ricat kek eliyor dilimin ucunda al alyanağım öpme beni çiçeği ver gülleri alerji değil iki gözüm sombahar strateji filan değildir asla özlemişim işin aslı bu koş uyur yüreğim kösteksiz saat gibi su uykusunda ağla yanlarım düş uyur kuytusunda bir yanlış tak tik olamaz değil at ışır yürek ten bizi kime kim iz hangi göğ üste gezeriz uyyy kum kuma tay/lanırken i çimde sesin kor at/eş kıvamında gel üşürüm dost çağla yanımda nil üfür en nefis nefesleri sam yellerim en zor e sen sahra çöl yerime sen sor git gel en zam anları tırnağıma çöz/düğüm kıs/sa/atlara tik tak tik tak bummm bum bumerank koş kafesim atıyor sahanlığında bommm balı sofralar dan dan dan delibal yemeler a yarına sen bana tut güz fenerin sevgilim bak bu/seni vuruyor kalbim nota(ğ)larım çal(k)ındıkça diri lir her vuruşta sen/inle...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 10, 2011, 12:09:46 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #46 : Kasım 22, 2008, 02:49:58 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAMELER - 2SÖYLE AYRILIKLARA "nutkumuz kesilir utku/cem'inde" bulutlar kokladım yüzün damlaya bence ren'e yağmaya seni çıkınıma düş ördüğüm kırık kalem kıl/çıktı sana yazdım gül çıktı dost acı kır yanlarıma yan/sı(ğ)dığım ayva nar d/alın eğer e/line er düz/lem imde elif din lam ba da sin kaf d/ağladım köz çıktı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #47 : Kasım 22, 2008, 02:52:46 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAME - 3
ADI YAMAN TERZİ KIZI
muzaffer terzi adı yamandı benimle aynı yeri sınavda kazanmış zafer'i mağrur bir kumandandı ömrümde tanıdığım en şeker adamdı o
makası eline vurdu karakoçak karpasında durur gibi durdu beni oğlu bellemişti adeta dedi kerata bütün hünerimi yazıyorum bu kat'a bakmayacak emin ol edirne lisesi takım elbisesi daha fiyakalı bir zat'a
elini şaplattı: prova kurumuş çıban gibi kımıldamadan koynunda duran bir tümülüs daha kazandı ova
çaylar huzura asmakaya'nın orda mağara manastırı içinde korda halaylara tutuşmuş demde geldiler nestinare semahında ayin-i cemde
bardağı uzatan hem de gözleriyle gözlerimi içe içe o bogomil azizesi poliçe dudağı dutlardan süzülmüş ağı dili kadife kıvamında gül işli mendil kanaviçe
vize'ydi burası panayır curcunası içinde dün/yaya geldiğim kale kapısı ilk takım elbisesiydi ömrümün diktirdiğim
ufacıktım ben ıhlamur kokulu caddeler geniş yüreği daracıktım ya kardı karaman bayırında bembeyaz teni ya bir güneş sağnağı orfeusa adanmış sunaklarda kurban olduğum yakardı beni
bindokuzyüzyetmişüç yazında masallardan çalınmış türkü anadere sazında yıldızdı elinde nasır görmediğim ilk kızdı bir tanrıça sandı onu gözlerim terzi muzaffer'in kızıydı belki o zeyno'ydu belki adı belki peri han ama adı yamandı kesin
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 23, 2010, 12:13:07 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #48 : Kasım 22, 2008, 02:58:45 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAME - 4
şeydağlarda güneşin uykuya daldığı yamaçları gezindim harlandı ciğerimde ney/sel ıs/lık soluk benzine üflendi sanki tanrı/çam tutuştu doruklarda rüzgara yağmura kalbime zamana yollara duvara ve arkadaşlara seslenişlerini duydum gök yüzünde lir çalardı periler ben de/lirdim çaldılar beni çalık bir sen/foniyim artık yankıyıp duran şeydağların şi'rini
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 22, 2008, 12:21:05 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #49 : Kasım 22, 2008, 03:08:36 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAMELER - 5
AYŞE KESKİN ŞİİRİ İLE TRABZON SÖYLEŞİLERİ
gördüm elini ayşe kizara'nın ordan okaridan kan/diller gibi tutuşmuş ortokop'a uzanan her biri boncuk boncuk tere kesmiş bir şişe on parmağı emerken çocuk
göze gözü'nden altındere'nin oros melas eteğindeki sızı saklı bir din tapımının secdesindeyken henüz içmiştik iksirinden biz bin yıllık ladin köklerinden bogomil öncesine uzanan polikan geceleri sevdamızın saklı manastırlarında is/yan damıtırdı çam sakızından sırda sır olup ölmeyi bildik
kulin dağı'ndan sökülünce sis örterdik hemen fındık harmanlarını vagon yollarını yürürken sessiz tütün zamanlarını anımsardı sızlayan nasırlarında ellerimiz rus igalinde ruble saymış ve yağmuru elek gibi süzmeye alışmıştı şimdi tespih imamelerinde huşu ile okunan parmaklarımız güç bilek'lerimiz vardı bizim özü gülden alması sarı baldan saat kordonu bilmez zincir sekmez ve sade oniki ay yirmidört saat bir somun ekmek için amade
vira bismillah isyandır hayat
iskelede baba olacak babam faroz'a esecek poyraz dalgalar saçlarından sekecek pencerem kekik kokacak komar yapraklarını rüyalarımın kadırga gecelerinde kumbarama atacak harçlık mışıl mışıl uyurken ben hamsilerin ışıl ışıl gözlerinden denizler gibi bakacak sonra hem de su gibi içime içime
sarıkışla'dan geliyorum şimdi ben atapark'ın ordan bakayım dedim gördüm elini ayşe vitrinde bir gelinliği okşar gibi bir kırlangıç kanadı gök yüzünü koşar gibi usulca siliyordu gözyaşlarını öbür yanındaydı köprünün sevdamızın kökleri kadar uzun uzun sokak arkasında bu şehrin
argonotlar gemisiyle yelken açıp tam karayel gününde gitmiştim oysa bereketi artsın diye soframızın altın buzağıyı aramaya ben öküzlerin altında samandı zaman kumruların dem tuttuğu konaklarına yavuz gidip fatih gelmekti arzum kapıköy'de su döktürüp ardıma boztepe'de duasını almak için elini öptüğümdü ahi evran'ın kurşun gibi dökülen şimdi dudaklarıma senin o veda busesi sandığın
araklı sırtlarında omcalardık biz sıra minareler'de ezan sesimiz bağbozumu mevsimiydi ahh kaşların yomra yomra gözlerine sürme/ne kara kara üzümler güz şırası dökerken içimize göç yorgunuydu yüreğim benim gördüm elini ayşe eylüle lüle saçlarından bıldırcın ağı sökerken
eksik etek belki zigana'nındı yaşamak (istediğim yaylasında) palas pandıras ki neyimsin kimsin sen dönebildiğim kadar çak/RA semah kıldın beni gürültüsüz inceden ökçe'ler üzerinde işte iliklerime örüldü zaman sadede gel yoksay beni istersen şiuraltı bir delilik say sanal temas esnasında öptüğüm bu el say ki meryem ana'nındı serhoş-u şi'rin olmuşsam eğer sebebim şişe değil ama inan ol ayşe üstü iş -altı- a(h)ret'lik aralı bir perdelikten bakarken gördüm elini
akın akmış madımaktı doğaçlamalar'ından aktı maçka deresi esiroğlu'ndan bakarsan gerçi ıraktır iran ama geliyor sesi viran şehir silueti işleyen etimize savaşın numunesi kan bulaşmamış olsa da havadaki barut kokusundan gözyaşıyla temize çıkan gördüm elini ayşe
denizin mutlu kızları dikilir gibi kayalıklara ak ve kara deme gün batımı keşişleme akçaabat mayer köyünde mesela okulda bir hademe durur gibi süpürgesine yaslanarak bırak sesini şiirin gölgesine çan deresi esintisine sancak istikametinden yavaşça sokul dikil karşısına rüzgarın
haçavera önlerinde diz çöktüren dizelerle başlayıp bir arpa boyu süren bu trabzon yolculuğum yıldızlı han'da ansısızın son bulduğunda bir masada buldum seni esin perisiydi karşında duran hiç bezmeden geceler boyu bezik oynuyordunuz bu kez de hayret gördüm elini ayşe
Not: Kalın imli bölümler Ayşe Keskin şiirlerinden alıntıdır. r. memis
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 06, 2008, 12:25:23 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #50 : Kasım 22, 2008, 03:16:53 ÖÖ » |
|
OKUDUKNAMELER - 6
özüm şırası şunun şurası soğuk sular dökül sen aş ağlarıma uz at hay/yam/açlarına ser seri beni gel tep/em'den türkülen elim maşuk anlar gözü maşukiye'de ham meyveden oluk/ları devşire şi're der bentleri kuralım çam aşır t ellerinden haş haşlar gibi çatla içime çime
kaç zamandır (k)uyruk ucunda senin son titreyiş gibiyim
har mandalı sökülüyor şimdi yakamdan kül/türünde eski/dinlerin uç üşürüm dört bir yana soluk solluğa
sol durulmaz gülüm ben ve her daim karşı yakalı ama bi fi yakalı bi fi yakalı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 22, 2008, 04:46:55 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #51 : Kasım 22, 2008, 18:17:25 ÖS » |
|
SON POZİSYON
nevale:
sudaki hale -nerden düşmüş bu hale-
alet edavat:
yağdanlık çaydanlık ve imbik
eylemsellik güncesi:
bir dümbüğü dam/atıyordu çimdik nar'at istersen camız ne rem kapar hit hit güneşin -e dem yal akalar
nedensellik bağı:
üstü kalsın sakat/at paranoyaktı
çıkış:
müritlerin giyinsin seni kürdanıma astııım şal var ök/sürün dur şimdi bal gam sakağı çocukları çı kışın kordon boyu nerelere kar yağar
sık ışın başıma iz (d)üşük yaptı z yanıbaşım a
:
ay çıkar ben gidince hoşluğa su taş ırdı pes per deden bey: huuu de o pes pa ye üşüdükler uğur aştığın hiç yüzünden yesinler seni kustum
kan se(r-) ver zik- zak/kum
varış:
klaksonu kilitli bir kamyonun kan dolaşımı
zamanaşımı:
-di'li geçmişine geçmiş olsunların- hiç bir zaman
kan dolaşımı:
durdu
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 26, 2012, 23:52:46 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #52 : Kasım 23, 2008, 00:54:16 ÖÖ » |
|
şiir sesi her nerede yankılanırsa yankılansın...duyulur içre
..duyargaların dört koldan kuşattığı gerçeklik
zekice okuduknameler..okunduknameler
siz ruhunuzdaki alevi sözcüklere hecelere bölmüşsünüz
aşk olsun derinden geçen paylaşımlara
..keyifle izliyorum
hani az buz değil soğuk günlere sıcak sözcüklerle bölünmek
sevgi ile
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #53 : Kasım 24, 2008, 03:47:08 ÖÖ » |
|
aşk!.. olsun, her daim!.. köpük köpük hücrelere (b)ölüneyim. akşam vakti, can yangını ay/sulara aş erirken çavlanlardan düş erken tam; boğ/ula ula beni, lav a kan yüreğinden şiırmak'lara...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 23, 2010, 12:55:35 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #54 : Kasım 27, 2008, 02:42:06 ÖÖ » |
|
AYN(I)ADA
penceremde çisil çisil gecikmiş bir kırkikindi sil desem gözlerini bilmiyorum ki canım ağlıyor musun şimdi buram buram efil efil bir bulut dalar içime bir rüzgar açar güneşi çırıl çıplak düşte peri yıkanır ak kadehte cin turfanda bir tufandır ağladığım senin için bakıyorum aynaya ağlaya ağlaya sen misin h a y ı r bir ben v a r ı m odada bir de penceremde çisil çisil gecikmiş bir kırkikindi
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 19, 2012, 22:53:57 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #55 : Kasım 29, 2008, 01:17:59 ÖÖ » |
|
BİTMEYEN YOLCULUK-*recep önemli anısına- yanıyordu dünya yanıyordu ülkem yanıyordu istanbul indapendenta yanıyordu bir tabut geçerken boğaziçinden yüreğim donuyordu adeta kara bir buluttu o an göğsümün kafesine attığım soluk kasımpatlarına kesmiş tahta bir tabut salıyordu ellerimi kan izlerine ankara'dan keşan'a doğru sürüyordu hiç bitmeyen yolculuk *25 kasım 1979 da Ankara Keçiören Aktepe'de vurulan hukuk öğrencisi arkadaşım...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 06, 2011, 22:27:08 ÖS Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #56 : Kasım 29, 2008, 17:57:07 ÖS » |
|
ayn-ı-ada şiirini görselleştirmişsin sevgili Recep.. sanki sözcükler şaraptan köpük..toz pembe yazmak güdüsü kutlarım..devamı gelsin şişenin..içenin
sevgilerim trakyaya
|
|
|
|
|
|
recep memis
|
 |
« Yanıtla #57 : Kasım 30, 2008, 23:43:32 ÖS » |
|
salmidiessos, batı yakası; bitinya evvelinde, thin'lerin kadim ülkesinden,..eski bir "hüseyinname" tınısı yolluyorum, sevgilerine...__________________________________________________ HÜSEYİNNAME Hüseyin Bozkurt'a zeus altarından bakıyordu küçükkuyuya su verirken sutüven hasanboğuldu'ya dilli mi dilli dalgaları egenin sakız'lı papazları bogomillerin midilli dergahından dede sultana hüseyni türküler yolluyordu ehli mi ehli beyit seyit mi battal gazi bedrettin ki sarı saltık ilinden saldık türküleri dilinden torlak kaz dağları uçtan uca şeyh şuca eminem çınarları isyan boyunca kiçik abdal dillenirdi kızılkiçili sarı kız kazları uçurmadan önce onunla yellenirdi yazları akçay helen bile imrenirdi eminim firari patikalarda dillenirdi illa/da sahile şavkını sağdığı zaman sol memesi altından altın sarısı nikomedya güneşi Hüseyin'in
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 02, 2011, 00:57:08 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #58 : Aralık 01, 2008, 02:08:11 ÖÖ » |
|
sevgili Recep Hocam..yazdığın şiirin kırk yıl hatırı kaldı üzerimde
şiirini döne duru okurum..duygulanırım selinden ruhunun..öyle güzel öyle derin..öyle serin
nasıl teşekkür etsem..
azdır..bu şiirin buram buram anadolu..buram buram sevda..buram buram kardeşlik
ah dedim kendi kendime..bu şiiri büyük şairler dizeler
bu vesileyle şiirde onurlu ve dik duruşuyla sevgili Zeki Karaaslan üstadıma ve size saygılarımı bildiririm
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #59 : Aralık 01, 2008, 02:32:01 ÖÖ » |
|
Recep Memiş'e bir kaç dize
bir tatlı bekleyiş umudun dirildiği an
yazmaktan kurtulmuyor..sözcükler
harf harf biliyor düşünmeyi
tersten okunmalı artık
hayatın başladığı rüya
düz koşular vardı benden geri
yazdıkça mürekkebe aşina
kol düğmeleri
ip atlayan ortancalar
kasvetli odalarda
hokkada kum
çöl hırsızı
bir yaban
suskunluğu değişen o sonsuz koşu
sözkıran kırlangıç düşü
sarı zeminlerde toz
sarı yapraklarda şirkıran
harf harf düşünmeyi seviyor ortancalar
bir hokka küçük liman
ve sonsuz düş
asılı çerçevesinde Bedrettin'em
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|