Google Reklamları
Hakan Kartal Şiir ve Yazıları
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Ocak 06, 2009, 03:45:54 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Hakan Kartal Şiir ve Yazıları  (Okunma Sayısı 974 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #15 : Kasım 01, 2008, 08:19:56 ÖÖ »

Sevgili Bünyamin Durali,
Ödüller ve şiirle şairle ilişkilenmeleri konusunda söylediklerinize katılmamam olanaksız. Benim esnediğim tek bir nokta var. O da şu: gencecik bir şair, yolun başında, bir ödülle ismi duyuluyor, dergilerde görünme olanağı yakalıyor, şiir kitabı yayımlanıyor. İyi bir çıkış yakalamış oluyor. Düzgün bir yarışmada alınmış, düzgün bir dosyayı eğer şair gençse, olumlu bulmak gerekir diye düşünüyorum.
Bildiğimiz gibi, ödül üç yere verilir. Birincisi yarışmaya katılan şaire, ikincisi seçici kurula, üçüncüsü de adına ödül konan kişi ya da kuruma. Bu üçünü de sevindiren, çıtayı yukarı taşıyan bir sonuç elbette şiiri de sevindirir.
Şiirle kalın.
Moderatöre Bildir   Logged
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 154


« Yanıtla #16 : Kasım 01, 2008, 11:17:28 ÖÖ »

Sevgideğer Hülya Deniz,

Meseleye, biraz da kadınsı (bu dediğimin, cinsiyet ayrımcılığı gibi algılanmasını isteyemem) duyarlığınızdan kaynaklı bir esneklikle ve iyi niyetle yaklaşıyorsunuz sanırım. Şöyle diyorsunuz: "Benim esnediğim tek bir nokta var. O da şu: gencecik bir şair, yolun başında, bir ödülle ismi duyuluyor, dergilerde görünme olanağı yakalıyor, şiir kitabı yayımlanıyor. İyi bir çıkış yakalamış oluyor. Düzgün bir yarışmada alınmış, düzgün bir dosyayı eğer şair gençse, olumlu bulmak gerekir diye düşünüyorum."

Sizin düşünsel donanımınıza dayanarak, şöyle diyeceğim: Şiir (ve Şair), çıkışını, bizatihi kendi dinamizminden, kendi varoluş olanaklarından mı; yoksa, teşvik edilmeleri maksadıyla, ilkokul çocuklarını ödüllendirmeye benzer şekilde (bizim çocukluğumuzda öyleydi, şimdi bilmiyorum), şiirsel / poetik birikimleri çokçası tartışmalı kimi mahfillerin, şiiri / şairi, kerameti kendinden menkul ölçmelerinden mi sağlamalı?

Özelde şiirsel (genelde sanatsal) bir yapıtın biricikliği dediğim, tam da budur: Kendini özgürleştirerek gerçekleştirmesi sürecinin, hiçbir dışsal etkene bağlı olmayan bir özerklikle (otonomiyle) tamamlanabilmesidir.

Öte yandan, mikro ve makro boyutlu çeşitli sanat erklerinin, şiiri (sanatı), neoliberal-kapitalist piyasaya eklemleme (holdinglerin, bazı devlet kurumlarının) ve "o pazar"ın içinde eritme düzeneklerini, mutlaka hesaba katmalıyız. Buradan "resmi ideloji"yi yeniden üretme gayretlerini, o ideolojinin hempalarının olanca flulaştırma çabalarına karşın, bizler saydamlıkla görebiliyoruz.

Özetle: Sorun sınıfsaldır Hülya Hanım, "ezenler"in şiirsizliğine karşı, "ezilenlerin şiiri"nin yanında saflanma sorunudur. Modernist-Burjuva şiiristlerin, biçimsel olarak ve eksiksiz bir ikiyüzlülükle  "şiir"i sahipleniyor görünmeleri, bunu ödüllerle  / yarışmalarla perçinlemeleri, onların doğalarıyla gayet uyumludur. Ancak, içerikçe hangi sınıfların avukatlığına soyundukları da ayan-beyan ortadadır. Bunu siz, benden iyi bilirsiniz.

Sizinle tartışmak, beni sevindiriyor, bilesiniz.

Esenlikle.
« Son Düzenleme: Kasım 01, 2008, 11:19:09 ÖÖ Gönderen: Bünyamin Durali » Moderatöre Bildir   Logged

ne vakit şaşırsam umulmadık zamanlarda yönümsün
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 154


« Yanıtla #17 : Kasım 01, 2008, 12:01:58 ÖS »

ŞAİRLERİN DEĞİL, ŞİİRLERİN YAŞI OLUR.

Hülya Deniz'e bir noktada daha itiraz edecektim önceki yazımda, unutmuşum. "Gencecik bir şair" diyor.

"Gencecik şiir"i anlıyorum da, "gencek şair"i yadırgıyorum. Kimdir "gencecik şair"? Yaşça genç, bedence diri kişi mi? Diyelim öyle. O vakit bu, biyolojik / anatomik bir kavramsallaştırma olmaz mı? Peki, böylesi bir belirlemenin, şiire / şaire getirisi nedir; ya da şiiri / şairi var kılmaktaki rolü / etkinliği nedir? Şiire / şaire böyle bakmak, biraz da Sosyal-Darwinizm'in penceresinden bakmak, beraberinde, şiiri, estetik / tinsel karakterinden arındırmak olmaz mı? Ayrıca, merhum Dağlarca'nın, merhum İlhan Berk'in, 90'lı yaşlarında yazdıkları şiirlerin, nice 18'lik-20'lik "gencecik şair"in şiirlerinden daha "gencecik" olduğunu söylersem, bir klişeyi mi dillendirmiş olacağım?

Diyesim şudur: Şairlerin yaşı olmaz (genci-yaşlısı olmaz), şiirlerin genci-yaşlısı olur. Bunu görmek için, nice "tence genç şair"in, sanat-edebiyat dergilerindeki ve kitaplarındaki, seçkilerdeki "şiirsel ceset"lerine ve nice "tince genç şair"in de "dirimsel şiir"lerine bakmak, yeter de artar bile.

Selam ve sevgiyle. 
Moderatöre Bildir   Logged

ne vakit şaşırsam umulmadık zamanlarda yönümsün
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #18 : Kasım 02, 2008, 07:30:15 ÖÖ »

Merhaba,
Öncelikle tartışma değil, ortaklaşa düşünme diyelim yaptığımız yazışmalara.
Nurullah Ataç aynen sporcular gibi şairlerin de gençken başarılı olacağını söyler.
Cahit Külebi'de buna yakın düşünür, hatta kadından şair olmaz der. Ben buna katılmıyorum elbette, hem kadın, hem de ilk şiirini kırk yaşında yayımlamış biri olarak.
Aslında benzer şeyleri farklı biçimlerde ifade ettik. Şiirin yarıştırılmasına karşı olduğumu en baştan söylemiştim zaten. Gençlere bir paragraf açmış olmamın nedenini de açıklamıştım. Ödülleri dolaşımdan kaldıramayacağımıza göre, altmış yetmiş yaşına geldiği halde hala yarışmalarda boy gösterenler yerine gençlerin aldığını görmek beni daha çok sevindirir elbette. Hepsi bu.
Şiirle...
Moderatöre Bildir   Logged
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 154


« Yanıtla #19 : Kasım 02, 2008, 11:12:00 ÖÖ »

Hülya Deniz, merhaba!

"Öncelikle tartışma değil, ortaklaşa düşünme diyelim yaptığımız yazışmalara" diyorsunuz. Tartışmayı kişiselleştirmedikçe, psikolojik savaş taktiklerinden (Heyhat ki, nice kitaplı-ödüllü, kerli-ferli şair / yazar bilirim, tartışma adı altında dillerini "sövgü falçatası gibi" çalıştırırlar. Bu bağlamda, sizin medeni tutumunuzu beğeniyle karşıladığımı söyleyeceğim) ibaret karşılıklı restleşmelere ve koz paylaşmalarına dönüştürmedikçe, yazışmalarımıza "tartışma" demenin bence bir mahsuru yok ama, sizin "ortak düşünme diyelim" demeniz, bana da daha doğru ve edebi / felsefi içerikli bir yaklaşım olarak geldi. Pekâlâ, öyle diyelim.

Ataç'ın öyle dediğini işitmemiştim. Demiştir, inanırım da, dediğinin hayatta karşılığı (her zaman) var mıdır peki? İki örnekle yetineceğim: Adını şimdi anımsayamadığım Japon bir kadın şairin, ilk şiirini 41 yaşındayken yazdığını ve sonradan Nobel'le ödüllendirilecek (şiirin Nobel'le bile ödüllendirilmesi  hoş değil!) kertede ünlendiğini okumuştum yıllar önce. Keza, 40-50 küsur yıldır şiir yazdıkları halde, birçok şair ve yazarın, adını olsun işitmediklerine hayretle şahit olduğum iyi şairlerimizden Sabri Altınel'in en nitelikli şiirlerini 55-60 yaşları arasında devşirdiğini de dergilerde defalarca okumuştum. Bu durum salt şairler için değil, yazarlar için, sanatın öteki dallarındaki verimli başka kişiler için de geçerli. Diyelim, Nuri İyem'in 80'lerinin sonunda yaptığı resimlerin, 20'lerindeki resimlerinden daha kıraç olduğunu söyleyebilir miyiz? Tarık Minkari ve Aydın Boysan (deneme ve anı türlerinde yazıyorlar), sanırım ilk eserlerini 70'lerinden sonra vermeye başlamşlardır ki, şimdilerde ikisi de 90'larına yaklaşırken (Tanrı, uzun ömürler bağışlasın ikisine de), çok çarpıcı kitaplarla hâlâ gündemdedirler ve 2o-30'larını sürdüren bölük bölük yazara taş çıkartırlar.

Şunu demeye geliyorum, Hülya Hanım: Genellemelere gitmemeli. Kategorik düşünmemeli. Siyah-Beyaz gerilimlerinden uzak durarak, gri ve grinin tonlarını da hesaba katmalı. Yaşlı-Genç, Kadın-Erkek, Uzun-Kısa vbg. kutuplaşmaların önü açılmayagörsün bir kez, kurtulamayız dogmatizmden. Size sormuyorum, biçimsel bir benzerliği var diye, savımı pekiştirmek için diyorum: PKK, bir terör ve tedhiş örgütüdür diye, "tüm Kürtler terörden yanadır" demek mümkün değildir, değil mi? Ya da başka birşey: Trakyalı birkaç insanın hırsız olması, tüm Trakyalıları hırsızlıkla itham etmemizi gerektirmez. Biliyorum, ne ilgisi var diyeceksiniz, şu ilgisi var: Toptancılıklar, indirgemecilikler bizi doğru yere götürmez.

Siz, Külebi'nin, kadınlardan şair olmaz, dediğini yazmışsınız. Bunu biliyordum ve şaşıyordum Külebi'ye. O noktada başka bir örnekleme size: Adonis (de), kadınların şair olamayacağını Külebi'den daha sert ve korunaksız bir dille söyler. Nedir, ikisi de söylemekle kalırlar ama. Uzağa, yabancıya gitmek anlamsız: Bizim Gülten Akın'ımız, kaç erkek şairi cebinden çıkarır? O yaşlı demeyin lütfen! Size, Gülseli İnal, Arzu K. Ayçiçek, Nur Saka gibi kadın şairlerimizi söyleyeyim o vakit. Onlar da ortayaşlı mı? (Şairin cinsiyetinden ve yaşından konuşmak, şiirin ruhuna ne kadar aykırı!) Peki, Nilay Özer, Didem Madak, Gonca Özmen diyeyim son son. Bu "genç" ve "kadın" şairlerimizin eline su dökemeyecek yüzlerce "yaşlı" ve "erkek" şair sayabilirim size. N'oldu şimdi? Külebi'nin, Adonis'in yargıları, tarihin çöplüğünü boylamadılar mı?

Hülya Hanım, sanatsal etkinliklerin hiçbiri niceliksel değil (bu sebepten niceliklerle uğraşan, matematik, fizik vd. temel bilimler alanlarındaki yarışmaları, görece doğal karşılayabiliyorum), doğrudan doğruya nitelikseldir. Arif Damar'ın "Bir damlasıyım okyanusun / Ama okyanusun" diye yazdığı iki dizeciklik şiiri, birçok kültür-sanat dergisindeki ve sanal şiir sitelerindeki çarşaf boyutlu şiirlerden fersah fersah daha oylumlu ve daha tinseldir desem, birilerine haksızlık etmiş olur muyum sizce?

Şiirin mihenktaşı ve turnusol kâğıdı, beş duyusal algımızın hepsini aşabilen bir yerde duruyor zira.

Esenlikle kalın.
« Son Düzenleme: Kasım 02, 2008, 11:19:48 ÖÖ Gönderen: Bünyamin Durali » Moderatöre Bildir   Logged

ne vakit şaşırsam umulmadık zamanlarda yönümsün
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #20 : Kasım 09, 2008, 12:13:29 ÖÖ »

Miço'yu Dudaklarımdan Kim Öptü





denizin sonuna geldik Reis
bak, dalgalar ehil
Rinalar son tangosunda günün
kayalıklar, yakamozlar
yalnız değil

sandalın yüzü bin kez suç
güneşe dargın dişi bulut
gülüşümüz ıslak, belki terli
saçlarımıza yapışmış pusulanın ucu

deniz bitti Reis
karanlık genzimizde çıplak tuz
sofra kalabalık
şiir kalabalık
dalga yangın

oltana takılan ölüm kadar güz



Koridor Sayı:1
Moderatöre Bildir   Logged
TayyibeAtay
ÖKS Girişimcisi
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 115


« Yanıtla #21 : Kasım 09, 2008, 01:40:44 ÖS »

"deniz bitti"demiş sevgili Hakan,doğrudur,ne deyim!..

unutma
denizin bittiği yerde başlar orman
hadi çık gel buralara
burada
kocamanı ve gür olanı var ondan...
Smiley))))

özlendin beh Hakan...hadi çık gel valla...mantar toplamaya gideriz Karayokuş'a..valla!..Smiley))

kutluyorum sevgi ve selamlarımla archebal!:))))
Moderatöre Bildir   Logged
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #22 : Kasım 18, 2008, 03:09:06 ÖÖ »

Ayn/a



kimse
ölmek istemiyor, aynada
yarını görmeden



Ortaköy/2006
Moderatöre Bildir   Logged
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #23 : Kasım 21, 2008, 01:33:57 ÖÖ »

Mahşer Çiçeği





Toprağın izniyle güneşi öpen Menekşe! hoşgeldin
huzurla ve tanrının ışığıyla

Kudretli göğsünde nefeslenen kuşlara
doğurgan kanadıyla direnci öğütledi
seni od'la emziren gerçek

Görünmeyen kolları sarmalasın diye
rüzgar da çağrılmadı mı mahşere



Evreni kuşatan sıcaklığı akıtan o'ydu
eğilen göğü adınla çağırdı huzruna

Gözlerin cennetin anahtarı
varolan tüm su'lara kalbinin mührü vuruldu


yaprağında, yaratıldığın mevsimin tarihi







Şehir Sayı:35
Moderatöre Bildir   Logged
Sahra
Global Moderator
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 73


« Yanıtla #24 : Kasım 24, 2008, 04:32:42 ÖS »

Hakan KARTAL şiirleri insanı başka bir ufuk odasında konuk yapıyor. Şiirle.

Sahra MAVİ
Moderatöre Bildir   Logged
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #25 : Aralık 01, 2008, 08:32:13 ÖS »

DüEllo





bir’in ardı uçurum
iki taş, düş/müş

üç yanış
suçlu avuçtan yığılış
acıtmış

dört nöbetinde basıldı
vakit sonbahar
belki kış

beş damgalı zincir
karanlık...yanmakmış

noktadan sonrası s/uçmuş
altı yığılan nefes
koşmuş...koşmuş

anlatmakmış
saksıda kilitli yedi

sekiz yüzünde bağırış
akamamış

dokuz doğurmuş
duvardaki maskeler

s/on dokunamamış..




Göğe Bakma Durağı Haziran 2007

Moderatöre Bildir   Logged
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 79


« Yanıtla #26 : Aralık 03, 2008, 11:00:33 ÖÖ »

Düello'yu Göğe Bakma Durağı'nda okumuştum. Burada okumaktan da sevinç duydum. Bu arada, Göğe Bakma Durağı hâlâ çıkıyor mu?

Nisa NUR
Moderatöre Bildir   Logged
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #27 : Aralık 09, 2008, 01:14:26 ÖS »

Okuyan gözlerinize bereket Sevgili Nisa Nur. Göğe Bakma Durağı şu an çıkıyor mu bilmiyorum. Yılmaz cemgil yönetiminde çıktığını biliyorum sadece. Umarım devam ediyordur. Şiirle.





AşKadın




Uzandım tütün gözlerinden
yaşamak için
aşk'ın aydınlık dudağına

Dağ gibi, sancıyla yırtılan şu deniz
şu zeytin karanlık orman gibi
tutundum yağmurun şarkısına

Sen! diye susmayı
göğün intiharına
uzak iskelelere, çığlık çığlık kuşlara
rüzgarla tutuşan çiçeklere bıraktım

Bütün aynalar kırılmadan, varlığının işareti kalbim!
toprağa özlemle sarıldım
tüm çıplaklığımla şiir'din

avucuna yazılmak için çırpınan





Şehir Sayı:37
Moderatöre Bildir   Logged
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 79


« Yanıtla #28 : Aralık 17, 2008, 10:52:18 ÖÖ »

AşKadın'ı da çok beğendim. Demek Şehir'de de yayınlandı bu şiir, güzel. Şehir'in her sayısına düzenli ulaşmam mümkün olmuyor, gecikmeli ulaşyoruz,  bu yüzden dergide ilk elden okuma fırsatını yakalayamadım.

Nisa NUR
Moderatöre Bildir   Logged
ayse
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 158



« Yanıtla #29 : Aralık 20, 2008, 08:55:40 ÖÖ »

"şu zeytin karanlık orman..."

gibisi fazla düpedüz metafor olmuş bu dize

Moderatöre Bildir   Logged

buradan dörtnala geçti acılarımız
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!