Google Reklamları
SÖZ BİTTİ...
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 23, 2012, 13:08:15 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: SÖZ BİTTİ...  (Okunma Sayısı 1420 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« : Şubat 29, 2008, 21:49:39 ÖS »


okkozanoglu@hotmail.com
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:50:14 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #1 : Mart 01, 2008, 00:04:45 ÖÖ »

bazen bir başlık uzun şiirdir..ilgiyle sevgiyle büyür

söz bitmesin sakın..daha söylenmemiş şeyler var

sevgi ile
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mart 01, 2008, 18:21:58 ÖS »

Bazen öyle olur! Sözler de biter! Ama bu yenilmişlik, teslimiyet değildir, hışımla akan akarsuyun bir anlık rahat bir yatakta geçici dinlenmesidir. Yeni gürültülere, yeni çağlayanlara gebe sessizliğe inat. Bu gereklidir bazen! Sevgiyle...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #3 : Mart 01, 2008, 22:19:39 ÖS »

BİZ İSTERSEK

Biz istersek dağları un
Demiri yün
Kılıcı kın ederiz

Biz gidersek dağları delip
Yüreği ezip
Her şeyi silip gideriz

Biz istersek dikeni gül
Nefreti kül
Yüreği tül ederiz

Biz seversek geceyi gün
Bugünü dün
Sevdayı düğün ederiz

Hala aynı yar biziz
Değişen zamana ayar biziz
Hala aynı karar biziz
Bizde kış yok dört mevsim bahar biziz...


     "ŞİİR...ŞİMDİ' den"
     "MFÖ- AGU albümünden"

 

DÖVECEKSİN DİZLERİNİ

Yarim benden uzaklarda
Zannetme ki güleceksin
Bir zalimin kollarında
Pişmanlıktan öleceksin

Yaş tutacak gözlerini
Döveceksin dizlerini
Bu sevdanın izlerini
Bilmem nasıl sileceksin

Vazonda güller solacak
Gözlerin yaşla dolacak
Hasretim hançer olacak
Yüreğini dileceksin

     "ŞİİR...ŞİMDİ' den"
     "Murat Kekilli - BİR AHİR ZAMAN albümünden"
 
               
 
ACİL AŞIK

Kapım kalbim telefonum
Bil ki her an açıktır
Yoksun yüreğim firari
Aklım ise kaçıktır
Sevenlerin meclisinde
Adım acil aşıktır
Gözlerin benim dünyama
Doğan mavi bir ışıktır

İlk taksiye ilk trene
İlk uçağa atla gel
Hükmünü sil zamanın
Yüreğini katla gel

      "ŞİİR...ŞİMDİ' den"
      "Barış Öz - ZİNCİR albümünden
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:33:14 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #4 : Mart 02, 2008, 00:12:33 ÖÖ »

Şiir düşleyen bir küçük çocuktum.
Aşık Mahsuni'yi gördüm önce. O dev ozan, sazıyla sözüyle boynu bükük yürüyordu. Ömrünce bir kartviziti bile olmamıştı.
Dev şair Attila İlhan hayatıma değip geçti sonra.
Sanat müziğimizin büyük güftekarı Turgut Yarkent'in içten dostluğuyla şereflendim.
Ve Aysel... O aykırı, ayrıksı, büyük ozan, efsane söz yazarı, çocuk kadın'ın dostluk pınarından, şiir çağlayanından içtim kana kana. 
Bunca lütuf hakkım değildi. Ama oldu.
Ve sonra...
Elleri nasırlı gözleri bulut sevdiceğim annem gibi, at üstünde yaşam şiirini yazan babam gibi, eğitim emekçisi abim gibi birer birer toprağa düştü onlar da.
Kalbim çatlasın istedim, kalemimi kırayım dedim parça parça...Ama olmadı.
Çocukluk hastalığım, gizil yaram nüksetti: Kanasan da devam dedi. Şiir beni bırakmadı.
Şiirimi ve sözümü konumlandırmayı düşündüğüm "B'AŞKA ŞİİR" ve "B'AŞKA SÖZ" başlıkları yersiz bir iddia barındırıyordu. Madem ki toprağa dönecekti, toprağa benzemeliydi oysa insan.
"GÜL VE KÜL" ve "SÖZ BİTTİ" başlıkları daha sıcaktı.
Arasında mutlandığım ailem ÖTEKİLERİZ'le ve dünyayla paylaşımlarım bu başlıklarla olmalıydı...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #5 : Mart 05, 2008, 21:58:24 ÖS »

SÖZ BİTTİ...
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:28:29 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #6 : Mart 05, 2008, 22:05:11 ÖS »

 
SÖZ BİTTİ...
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:28:58 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #7 : Mart 05, 2008, 22:09:12 ÖS »


SÖZ BİTTİ...
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:29:42 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #8 : Mart 05, 2008, 23:09:48 ÖS »

Müstesna bir gönül, müstesna bir dil, müstesna bir zarafetsiniz siz Sayın Kozanoğlu. Ne yükselip aramak, ne açılıp dalmakla bulunamayan nadide bir inci damlası... İçe akan gözyaşından adeta oluşagelen...

Çok etkilendim demekle yetineceğim.. (içim dolu doluyken, boğazımı tıkayan şeyin, normal zamanda ağzımın içine sığmak nedir bilmez dilimi kökünden tuttuğu gibi adeta yutturduğu için.. Yazmaya devam edemeyeceğim.) 

Derin Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Mart 06, 2008, 00:30:39 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Mart 05, 2008, 23:55:47 ÖS »

Heyecanla bu sayfaya neler yazılacak diye bekliyordum. Ve geldi işte! Kılıcı kın, sevdayı düğün eden, dört mevsim bahar yürekli bir ozan. Sanıyorum bu şiirler farklı zamanlarda yazılmış. İlk şiir "Biz İstersek"teki başarıyı diğer şiirlerinde bulamayıysam da ozan yüreğini kutluyorum. Savaşı sonlandır yerine, "kılıcın kın" etmek çok ustaca! Yüreğimde gül oldun ozanım. Aynı başarıdaki şiirlerini sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #10 : Mart 08, 2008, 02:02:39 ÖÖ »

SÖZ BİTTİ…                   
                           “aysel için”

Dünyaya bir haller oldu vay, bugün
Sanki çağ kapandı, sanki an bitti
Işığını esirgedi  ay bugün
Güneş kaydı, binlerce yıldız yitti

Yaşamınca nice ezberi bozan
Tarife sığmayan sözleri yazan
Çocuk kadın, büyük aykırı ozan
-Çırpın kalbim çırpın- can Aysel gitti

Artık rüzgar esmez, sular çağlamaz
Artık gözler kalbi kalbe bağlamaz
Artık yaş tükendi, gözler ağlamaz
Artık keman sustu ve de söz bitti…

K.KOZANOĞLU
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:32:23 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #11 : Mart 10, 2008, 21:41:20 ÖS »



SÖZ BİTTİ…
                    “aysel için”

Dünyaya bir haller oldu vay, bugün
Sanki çağ kapandı, sanki an bitti
Işığını esirgedi  ay bugün
Güneş kaydı, binlerce yıldız yitti

Yaşamınca nice ezberi bozan
Tarife sığmayan sözleri yazan
Çocuk kadın, büyük aykırı ozan
-Çırpın kalbim çırpın- can Aysel gitti

Artık rüzgar esmez, sular çağlamaz
Artık gözler kalbi kalbe bağlamaz
Artık yaş tükendi, gözler ağlamaz
Artık keman sustu ve de söz bitti…





Özür... Özür... özür... Geç kalınmış bir taziyemdir Sevgili Kaplan.
Söz ve İnsan Yazarı Sevgili Aysel Gürel'le sıkı dostluğunuzu yakından bilenlerden biri olarak taziyelerimi kabul buyurunuz. Başınız-başımız sağolsun.
Ötekileriz'e gelecek diye beklerken, ölüm beklemedi.... İzinsiz ayrılıklar... Sabırlar Sevgili Kaplan.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 109


« Yanıtla #12 : Mart 10, 2008, 21:57:39 ÖS »

İçim kırılır gidenlerin ardından. Aysel için ne yazsam az kalırdı, kaç defa elim klavyeye gitti geldi. Başımız sağolsun dediğim anda onu bütünüyle kaybettiğimizin teyidini yapmış olcağımız denli bir hissiyat çöktü de kalbime, diyemedim bu sözcüğü bir türlü. Kabullenemedim Aysel'in gittiğini. Ama ne çare.

Yine de onu öldü saymıyoruz. Sonsuzluğa uğurladık. Hem çağlara damgasını vurmuş-vuracak yüzlerce şarkı sözüyle o hep bizimle olacak.

Çağmızın kadın Karacaoğlan'ı Aysel GÜREL'e binlerce selam.

Ve ardında velihatı olarak bıraktığı Kaplan KOZANOĞLU'na da derin sevgiler. Biliyoruz ki Kaplan söz bayrağını yere düşürmeyecek.

Sahra MAVİ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
K. Kozanoğlu
K.KOZANO?LU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50

ellerimde güller, ayaklar?m kül...


« Yanıtla #13 : Mart 13, 2008, 02:25:28 ÖÖ »

SÖZ BİTTİ...
« Son Düzenleme: Mart 06, 2009, 19:34:17 ÖS Gönderen: K. Kozanoğlu » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

k.kozano?lu
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #14 : Mart 23, 2008, 19:31:28 ÖS »

Dizeleriniz çok güzeldi, Sayın Kozanoğlu. Aysel Gürel'le çalışmak imkanı bulmuşsunuz, ne değerli anılarınız var, şanslısınız.
Üzüldüm haberi ilk duyduğumda bişeycikler yazıverip bloguma asmıştım. Sizinle de paylaşayım. Başınız sağolsun. ( Geç geldim ötekilerize, baş sağlığımda geç oldu ama acı henüz yeni, affınızı dilerim)



Bir Tebessüm Borcumuz Var

                                                                                              ( Aysel Gürel Anısına)

Onu çılgın, deli namıyla tanıdık. Öyle olmasaydı hangi birimiz tanıyabilirdik Aysel Gürel’i? Kim yazardı, kim çizerdi, kim gazetesine, TV. Programlarına alıp, bahsini ederdi?
Sezen Aksu’nun en sevilen şarkılarının söz yazarı olduğunun farkına bile varmazdık, Müjde Ar’ın annesi olduğu kulağımıza çalınırdı ancak magazin haberlerinden, o kadar.

Yaşam öyküsünü okuduğumda, cumhuriyetin yeni kuşağına mensup, saygın, ilerici bir ailede doğup, büyüdüğünü öğrendim Aysel Gürel’in.
Babası cumhuriyet savcısıymış, dinine bağlı ama ailesinin özgürlüğüne son derece saygılı bir kişilikmiş. Kızının da özgürlüğünü kısıtlamadan yetiştirmiş. Okuduğum bir röportajında babasını şöyle anlatıyordu:

“Babam savcıydı. Cumhuriyetin örnek ailelerinden biriydik. Annem ve babam Cumhuriyet balolarına katılırdı. Babam yetmiş sekiz yaşındayken bile, ben sigaramı çıkardığımda gelip yakardı. Bu benim çocuğumdur demez, bir kadının sigarasının yakılması gerektiğini bilirdi. Hiçbir zaman namaz kılın, oruç tutun diye baskı yapmadı bize. Dört katlı bir Rum konağında oturuyorduk. Babam eğilip kalktığında karnının ağrıdığını düşünürdüm. Namaz kıldığını annemden öğrendim. Sonra iftarda, sahurda aileye işkence yapmaz, yemek nerede diye hesap sormazdı. Akşam üstü biraz pestili suyun içinde ezer, pideyle yerdi. Neden yemek yemiyorsun diye sorduğumda “barsaklarım bozuk” derdi. Bunun neden otuz gün sürdüğünü anlamazdım. Saygı ve namus gibi hasletler beyindedir.”

Ailesinin medeni insanlardan oluşmasının, Aysel Gürel’in doğasındaki özgürlüğüne sahip çıkmasına, yaşam biçimini bu yönde biçimlendirmesine, sanatçı kişiliğine çok olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyorum.
Yine de kadın davranışlarını şekillendiren baskıcı toplum modelinin hüküm sürdüğü bir ülkede, yanlış bir gezegene düşmüş gibiydi. Ailesine değil belki ama topluma karşı büyük bir savaş verdi; çılgın kimliğini takınıp.

Şimdi halkın bir kısmına sorsalar “Nasıl bilirdiniz maktule yi?” diye,  kimileri kıkırdayacak elini ağzına kapatıp, “Genç sevgilileri vardı, yaşına başına bakmazdı, açık saçık giyinirdi, renkli tuhaf peruklar, garip aksesuarlar takıp, garip makyajlarla televizyonda görünürdü” gibi şeyler söyleyeceklerdir, çoğu da yaşına göre davranmadığını düşünecektir.
Çünkü - yaşına göre davranmak- gibi bir inanış vardır bizim insanlarımızda. Şehrin göbeğinde yetişmiş, zamanının modasını takip etmiş, çağını yaşamış birinden, birden alışkanlıklarını bırakıp başını örtmesi, kahverengi el örgüsü yün yelekler giyip, köşesinde oturup tespih çekmesi beklenir. Ne işi olur değil mi yaşamın içinde, yaşını başını almış birinin?

“İki ayrı Aysel Gürel var. Biri perukasını takar, makyajını yapıp delimtrak hareketlerle ilgi çeker ve lafı patlatır. Sabah kalktığında kapıyı çekip Amerika’ya gidebilecek bir Aysel. Bağsız, özgür bir kadın. Diğeri de öğretmen kimliğinde, kültürlü; bunu çekinmeden söylüyorum çünkü kültür Türkiye’de tamamen dibe vurdu. Alfabeyi okuyana, internetin başına oturup yazan çizene ne kültürlü diyorlar. Kültür sonsuza kadar okumaktan geçer”
Diyen Aysel Gürel’i hakkıyla kim tanır ki?

Yöresel kadın sorunlarını anlatmak için sayfalar dolusu, kitaplar dolusu sözler yazılabilir oysa kısacık bir şarkı sözüyle anlatıvermişti Aysel Gürel; Anadolu kadın kıyımlarını, diri diri gömülen kızların öyküsünü, Ünzile’de
Firuze’nin sözlerinde hüzün buğusu gibi yiten gençliğimize çoğumuz ağladık, ilerde ki yıllarda bugün doğanlar da ağlayacaklar?

İnsanların, kafaların içindekilere boş verip, dış görünümlere takıldığı, Kadını görsel bir süs gibi algılayan, gerçek yeteneğe öncelik tanımayan ve bir türlü bundan kurtulamayan güya gelişmekte olan bu topluma erken gelmiş diye düşünüyorum; sözlerini anlatmak içinde çıldırması lazımdı. Gerekeni yapacak kadar akıllı ve yetenekliydi, yaptı da. Hakkımız Helal olsun.

Hoş bir tebessüm gibi geçti ömrümüzden Aysel Gürel. Dilediği özgür cennetinde sonsuz olsun huzuru.


Sedef Kandemir

Not: Tırnak içi sözler Deniz Durukan- Aysel Gürel röportajından alıntılanmıştır.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!