Google Reklamları
Rap Öykü / Rap Öykü Tarzı Deneysel çalışmalar
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 23, 2012, 12:42:43 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Rap Öykü / Rap Öykü Tarzı Deneysel çalışmalar  (Okunma Sayısı 1286 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« : Eylül 12, 2008, 21:06:35 ÖS »

Herşey, herşeyle etkileşim halinde... Hele sanat kolları!... Rap müzikten esinlenerek, şimdilik edebiyatın öykü türünde 'Rap Öykü' tarzı deneysel çalışmalar oluşturabilir miyiz?...

Denemekte yarar var... Her açılım bir gelişmedir... Belki de yeni bir tarzın yaratılmasına başlangıç oluşturur... Ötekileriz bu alanda da ya bir imza atacak, ya bir imza atacak... Forum paylaşıma açık.
« Son Düzenleme: Eylül 12, 2008, 21:30:09 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #1 : Eylül 13, 2008, 05:01:02 ÖÖ »

Merak ediyorum, nasıl bir çalışma çıkacak ortaya. Bahattin YILDIZ2a ve tüm katılımcılara şimdiden, Başarılar.

Şeyda GÜNEŞ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #2 : Eylül 14, 2008, 14:35:09 ÖS »


"Büyük lokma ye, büyük laf konuşma" ata yadigarı sözlerden biri. İddialı bir lafın ardından rap öyküye ayırdığım zamanı, başka bir eylem için kullandım. İlk Rap deneme öyküm hafızamda, yazıya geçirmek ve birde gözden geçirmek gerekecek. Yeni bir tarzda öykü yazmak kolay olmasa gerek... Layıkı olmayacaksa da ilkler önemlidir, bir çığırdır, açılımdır, umarım 21.y.y öykücülüğüne bir zenginlik katacak... 

Rap müzik akımından kendimce birkaç söz etmeden geçemeyeceğim. Açıklamam akademik olmasa da çoğulun ortak bildiğidir.

Rap müzikte, müziğe uygun kesik kesik bazen bağlantısız ama tek başına anlamlı kısa sözcükler kullanılmakta,(virgüllü sözcükler), sözcüklerin birçoğu birbiriyle kafiyeli olmakta, küfür, argo çoğunlukla kullanılmakta, temel felsefesini; başkaldırı, ikna etme, yanlış bildiği kişi kişilik olaya hiciv, eleştiri, karşı koyuş, oluşturmakta...


Sevgili Şeyda, ben de merak ve beklenti içindeyim. Sevgilerle...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Mehmet Ak
ÖKS Kurucu-Yönetici
ÖKS Girişimcisi
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



Site
« Yanıtla #3 : Eylül 19, 2008, 10:48:33 ÖÖ »

sevgili Bahattin böyle bir şey düşünmüş...
bekliyorum ama yazan henüz yok. ben şimdiye kadar tornadan çıkmış gibi aynı tarz giyinip dans eden ve şarkı söyleyen bu gençlerin ne gibi bir özgünlüğü olduğunu keşfedemediğim için(sanıyorum Selimcemin açtığı bir de forum vardı bu konuda) can kulağıyla hiç dinleyememiştim tüm uğraşıma rağmen... ama Ceza diye bir şarkıcıya yakınlık hissetmiştim adından dolayı. bu çocuk ne yaptığının bilicinde diye düşünmüştüm. neyse...
madem denenecek şimdi aklıma gelen bir kaç satırı düzeltmeden göndereceğim.
olur ya Bahattinin bu düşüncesi güzel öykülere yol açabilir..sevgilerimle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ah bu lambalar, küçücük c?l?z lambalar…
Mehmet Ak
ÖKS Kurucu-Yönetici
ÖKS Girişimcisi
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



Site
« Yanıtla #4 : Eylül 19, 2008, 10:51:06 ÖÖ »

KUTSAL

Kutsal kutsal kutsal! 
Bağırdım nedir bu anlat bana! Kimsede ses yok gittim babama, dedim hadi anlat bana. Kutsal emektir dedi bana. Başka? Yaşamaktır, yaşam hakkıdır insanca! Anlamadım, baktım bön bön.
Bak evlat dedi. Ben çok severim ağaçlarımı ve çiçeklerimi. Neresinde kutsallık? Emek sevgidir dedi babam, sevgi hayata tutunmaktır! Yaşamaktır. Yaşamına anlam katmaktır! Anlat bana anlat her şeyi hadi çabuk! Bak o zaman iyi dinle, seni hayata bağlayan emek verdiğin sevdiğin her şey senin kutsalındır. Benim doğa kutsalımdır, oysa seninki müzik. Sen benim hissettiklerimi bilemezsin, duygusal alışverişlerimi anlayamazsın, ben de senin müziğinden anlamam. Ama biliriz ki bizi hayata bağlayan bu. Nefesimiz buradan geçer, kanımız buradan akar. Anladım dedim anladım. Kızma kimsenin duygularına. Emek sevgidir anladım. Sevgi her şeydir. Herkesin sevdiği kutsaldır kendine. Anladım dedim anladım. Sevgim kutsalımdır anladım.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ah bu lambalar, küçücük c?l?z lambalar…
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #5 : Eylül 20, 2008, 21:52:39 ÖS »


Sevgili Mehmet, öyküde yeni bir tarz denemek zor olsa gerek... İş güç arasında konsantre olamadım, yazamadım. Bu arada, senin deneysel bir çalışma sunman benim için de cesaret verici oldu... Bugün cumartesi... Vaktimin, zihnimin elverdiğince bende birşeyler karaladım bugün. Sevgilerle...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #6 : Eylül 20, 2008, 21:54:09 ÖS »

         “İŞ, AŞ VE EŞ ÜÇLÜSÜ”

‘Aldanmaz Oto Tamirhanesi’ hizmette, ‘her türlü otomobil tamiri’ oklu tabelamda, bir dolu kırtasiye; vergi levhası, açtım yeri ruhsatı, ustalık beratı duvarda, ‘sigara içenin taaaaaaa….’ yazısı nerede de mi, brütüyle netiyle asgari ücretin tepesinde, iş tamamsa ; tamamdır aş / ‘iş, aş, eş’ üçlüsünden noksan kalır eş, ama susadım önce çay içeyim, derim,
“Çırak! Çay söyle kahveye, açsın beyaz bir sayfa borç defterine, yazısı okkalı, hesabı indirimli olsun”,
“Tamamdır usta, emrin baş üstedir, çırağın da vardır ufak bir talebi, nefis içredir…”
“Çırağa, Ustası sır küpüdür, üçüncü şahısların dut yemiş bülbülüdür, vermezsen talebini, kırarım kafanı…”
“Ustam, benimde canım ister çay, kesme şekeriyle karıştırmak ister.”
“Çırak çıraklığını bilmeli, ustasınınkini çaycıya, kendininkini Dursun’a söylemeli…”
Gelir gelmez çaylar, olurum ben derbeder…
“Çırak bu ne haldir, çay çay mı doğurdu, bir çay alana bir çay bedava mıdır?”
“Ustam çaycının ismi Dursun’dur, ikimizin de muradı olmuştur.”
“İlk günden ustanı delirtirsin, yoksa çıkış fermanımı istersin?...”
“Ustam, at haftalığıma bir çaylık çentik, elli yeteleden verirsin bir çay eksik’
“Dediğini yaparım, olmam keklik.”

“Ustam ufukta görünür  Murat 124…”
“İş çıkarır, aş çıkarmaz, bir saniye bile kalmasın, asabımız bozulmasın.”

Çırak yaklaşır arabaya, başlar eliyle saçını taramaya…
Usta meraklanır, çayı bırakır, otomobilin yanına yanaşır…

Usta, “Arkadaşım anlamıyor…” diyor, devamı; ‘musun’u getiremiyor. Sürücü koltuğunda bir peri, sanki Mercedes satımında reklâm eri…
Çırağın ensesine bir şaplak, ‘ablanı neden buyur etmezsin asalak?..”

Sarıya boyansa sarışın güzel, siyaha boyansa, esmeri güzel…
“21.y.y.da araba modellerinde ayırım olur mu, hassasiyete mi vurulur mu?...”
“Yanlış anlaşılma olmuştur, çırağın yediği nanedir, Murat 124 favorimdir…”
“Buyurunuz ofisime, siz söylerken şikâyetinizi, çırak gider çay getirmeye…”
“Ah! Teşekkür ederim, araba gaz yemiyor, yolda bayırda tekliyor…”
“Emin eldesiniz, Murat 124’ün iyi toparlayıcısıyız…”
“Borcumuz ne olacak, cüzdanınıza ne kadar konacak?”
“Para möhim değildir, iş-insanlık ilkemizdir.’

Kadın çayını içer, Usta; gözleriyle arada onu biçer, çırağın ‘Ustam karbüratörü temizlesek yeter,’ demesine içerler.
Yıldızlı-yıldızsız tornavida, X, Y nolu anahtar, ‘mercedes gelmişse gelmiş, işim var kov gitsin, kov gitsin’, çayı üçle sende iç çırak, hem tost da ye, bak ablanın çayı bitmiş, tazelettir, öğle vakti masayı donattır, bana iş çok uzadı deme, adamın asabını bozma…
Yedi gün, yani yedi gündüz, her sabah kadınla beraber açıldı, akşam kapatıldı, Murat 124 ful yapıldı, pasları alındı, paspasları silindi, o son saate gelindi.
“Alacağınız nedir, çok uğraştınız, hem yedirip içirdiniz…”
“Para möhim değil, hem tanışmış olduk, yedi gün hayat sürdük…”
“Sonsuz saygıyla, çok müteşekkir oldum, izninizle ben çıkayım…”
“Muradınıza kavuştunuz, muradıma kavuşturmadınız?...”
“Muradınız nedir, elimden gelen yolunuza turaptır…”
“İşim var, aşım var, eşim olursan sarıl boynuma sar…”
“Ama ben nişanlıyım, bir de senden uzun boyluyum…”
“Yüzüğün yok, müzüğün yok, hiç mi umut yok?…”
“Üzülme daha gençsin, bir başka Murat 124’lüye rastlarsın.”
“?...”
“Murat 124’ü düğün arabası yapacağım, düğünüme gelmezseniz küseceğim…”
“Yolun açık olsun güzelim, işveli nazlı 124’lüm…”

‘Usta, usta!... Yedek parçacı parasını istiyor, kahveci çay vermem diyor…”
“Tabelacıyı getir buraya, ‘Aldanır Oto Tamirhanesi’ yazsın kapıya…
 
« Son Düzenleme: Eylül 20, 2008, 23:36:26 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #7 : Eylül 23, 2008, 21:55:48 ÖS »

Bahattin hocam bu öyküler için inan yorum yapamam beni aşar. Bir de Emin ESER'in görüşünü merak ediyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #8 : Eylül 23, 2008, 22:07:16 ÖS »

  Benim hoşuma giden öykülerden...Kıpkısa öyküleri çok severim. Edebiyat dünyasında yeni bir tarz yaratmak eğlenceli ve bir o kadar da zor. Sıkıntı vericidir aynı zamanda. Kıpkısa öykülerin ustası olarak Ferit Edgü üstadı da iyi bilmek gerekir diye düşünüyorum. Kıpkısa öyküye rap uyarlaması, deneysel çalışmalarla devam edilmeli bence...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
nihat
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38



« Yanıtla #9 : Eylül 30, 2010, 01:16:28 ÖÖ »

Düşünmek bir işi yarılamak demektir, başlamak ise bitirmektir .Tebrikler olmuş hemde molotof
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
nihat
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38



« Yanıtla #10 : Eylül 30, 2010, 03:29:54 ÖÖ »



Rap'in Doğuşu ve Kısa Özeti: Rap müzik 1970'lerin başında New York'un siyah gettolarında doğdu. Harlem, Bronx gibi siyahların yoğun olduğu yerlerdeki ezilen ve siyahi müzisyenler rapin temellerini attı. Jazz, R&B (Rhytme and Blues) ve Funk müziklerini karıştırıp bir beat (müzik altyapısı) yapıp üstüne de rhyming (uyak) yaparak Freestyle doğaçlama olarak yeni bir müzik akımını başlattılar, RAP. Rap İngilizcede zaten vuruş demektir. Bunların yanında insanların adrenalin, reklam, illegalite ve en önemlisi sanat ihtiyaçlarını karşılayan GRAFFITI sanatı özellikle Paris, New York ve Berlin başta metropollerde ve gettolarda kendine yer buluyordu. BOL GİYİNMEK ise düzgün fiziği belli etmeyi ve dar giyimden oluşan rahatsızlığı protesto ve insanları özgür bırakarak rahatlığı ön plana çıkarıyordu.BREAKDANCE ise gerek figürleri gerek çeşidi ve gerekse fiziği kullanışıyla aşırı efor ve heyecan isteyen bir dans türüdür. Bugün rap müziğin kurucusu ise DJ Kool Herc olarak kabul edilmektedir. Rap müzik seksenlere kadar ciddi anlamda bir ilgi görmedi. Ama seksenlerde müzikle beraber teknolojinin de gelişmesi rap'te kullanılan sampleların (üst müzikler) rock, klasik müzik v.b. türlerin de çoğalmasıyla rap ciddi anlamda bir patlama yaşadı. RapperLar çeşitli düetlerle adlarını duyurmaya başladı. Bu sayede rap başta Amerika ve Avrupa metropolleri olmak üzere tüm dünyaya yayılmaya başladı. Rapteki bu zenginlikte rape oldskool, newskool, gangsta gibi kollar kazandırdı. Ama bunların en önemlisi East Coast,West Coast ayrımıdır. West Coast Rap daha çok seks, para, silah, hayatın güzelliklerini konu alırken, East Coast Rap daha politik, depresif, adaletsizlik, eşitsizlik gibi konuları ele alıyordu. Dediğimiz gibi Rap gelişmekteyken tabi bunu ilk fark edenlerden biri de Uluslararası Kapitalist Müzik Şirketleri oldu. Rapper'larla büyük anlaşmalar yaparak, geniş reklamlarla rap üstünden milyarlarca dolarlar kazanmaya başladılar. Özellikle Rapteki DISS olayı yani laf atma, inanılmaz reyting sağlıyordu ve satışları da artırıyordu. Doksanlarının sonuna doğru tüm dünya gençliği Hip-Hop Kültürü'ne (maalesef körü körüne moda olduğu için katılanlarda dahil) katılmaya başladı. - Rap Neden Poltiktir? Rap 1970'lerde metropolün fakir siyah gettolarında doğdu. Siyahlar dünyaya demokrasi getirme yarışındaki Amerikada her zaman 2. sınıftırlar. Leninin en güzel tahlillerinden biriyle; Dünya ezenler ve ezilenler olarak ayrılmıştır. Bu yüzden rap ezilenlerin müziği olarak doğdu. Bugün Fransadaki rapperların çoğu siyah yada Arap, Almanyada da siyah yada Türk, İngilterede ise yine siyah yada Hintler bu işi yapıyorlar. Çünkü rap 2. sınıf olmak, bir yerlere ait olmamak (ulusal ve bireysel bazlarda), ezilmişlik, itilmişlik insanları agresifleştirir, suça teşvik eder. Bu yüzden rapte bol küfür ve hakaret vardır. Rapin ilk dönemlerinde Amerikada beyaz adama karşı, siyahların ezilmişliği, Avrupada azınlık- yabancı olmanın burukluğu ve ana ulusa entegre olamama sorununu ele almıştır. Pop gibi düzenin müzikleri sadece aşk ve güzellikleri konu alırken, Rap altmışlardaki isyan bayrağını Rocktan kapmış bulunuyordu ve protestliğin tahtına oturmuş durumdaydı. Rap, işbirlikçi- yalancı politikacılara küfretti, çalışanların sorunlarını anlattı, dünyanın içinde bulunduğu durumu izah etti, sistemdeki aksakları eleştirdi, her ne kadar Amerikan orijinli bir müzik olsa da (gerçi kökeni değil, düzene bakış açısı önemli) emperyalizme, kapitalizme, siyonizme, adaletsizliğe, eşitsizliğe, insanlık gibi temel değerleri anlattı. Örneğin sevilmeyen bir politikacıya sadece sandık başında ve toplumsal baskılarla cevap verilebilirken, müzik yapmak uğruna sanatı katleden bir müzisyene kasetini almayarak cevap verebilirken, rapTe bu kızıldığı her anda belli edilebilir. Rapte FREESTYLE vardır yani doğaçlama, Anadoludaki aşık atışması gibi. Örneğin o dönem sosyal uçurum artmışsa zenginlere, ülke bütünlüğü tehlikedeyse , sevgiye karşılık alınamıyorsa aşka bile Sözlü saldırıda bulunulabilir. İşte Rap bu yüzden pop gibi kişiyi aşkla kısıtlamaz.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!