|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #15 : Kasım 09, 2008, 15:49:52 ÖS » |
|
Ötekileriz Kültür Sanat Girişiminin farklı renkte ve seste olan adları yazılı olan olmayan yöneticileriyle, girişimcileriyle karma bir yapı oluşturduğunu yinelemek isterim.
Bu karma yapıyı, hamuru bir arada tutan gerçeği, Hacı Bektaşi Velinin 'Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyi iyidir' sözüyle anlamlandırabiliriz.
Bu anlayışla ve kültürel bağlamda 'Amerika'nın ortadoğu halklarına reva gördüğü zulmü lanetleyen bir Amerikan Yahudisi yazarla, Amerika'nın zulümlerine kalemiyle, duruşuyla destek çıkan bir Türk'ü, Kürd'ü, Arabı, Laz'ı, Çerkes'i, İngilizi ve Müslümanı karşılaştırdığımızda, Yahudi'ye; İYİ diyebilmeliyiz...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #16 : Kasım 09, 2008, 16:18:08 ÖS » |
|
'Sanatsal ürünlerde toplumsal gerçeklik olabilirde, olmayabilirde'n ötelerde, toplumsal gerçekliği mutlak düşman ilan edenler; 'Toplumsal gerçekliği içeren ürün, sanatsal ürün değildir' demeye başlamışlardır.
Kaygı verici bu düşünce, bilinçsizce söylenmişse söyleyenin muhakeme yeteneğinin azlığını, bilinçli söylenmişse birtakım odakların emir kulu olduğuna işaret eder...
Bu anlayış, sanatsal sığlığıda beraberinde getiririr bir düşüncedir... Deprem temalı ürününde, sadece deprem konusuyla kendisini kuşatmış olacak, örneğin; inşaatı sağlam yapmayan yükleniciyi, ruhsat veren belediyeyi gözardı edecek, dolayısıyla kendi haznesi gitgide daralacak, bu daralma ürününe de yansıyacaktır...
O beyinde, kırmızı renkte çiçek, insanı ve o insandan akıtılan kanı veya benzer birşeyi hiçbir zaman imgelemeyebilecektir...
Şiirin olmazsa olmazı; imgelerin, kapsama alanı darlaştıkça darlaşacaktır...
Toplumsal gerçekliğe karşı düşünsel anlamda özellikle mutlak karşı duruş; aslında POLİTİK bir duruştur ve iyi yerde durmayan bir politik duruştur...
-----------
ÇEKİNCE NOTU : Bu sayfada geçen birçok düşünce şahsıma ait olup, Ötekileriz'i bağlamamaktadır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2008, 16:29:40 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 197
|
 |
« Yanıtla #17 : Kasım 09, 2008, 19:11:41 ÖS » |
|
Sevgideğer Bahattin Yıldız,
Sanırım, yanlış bir algılamanız söz konusu. Ya da ben anlatamadım. Bir üçüncü seçenek: Ben mi yanlış yorumladım yoksa? Diyorsunuz ki: "Ötekileriz Kültür Sanat Girişiminin sanal alandaki birincil adresi otekileriz.com’da politik bir yazımdan dolayı, benimsemediğiniz "bu türden tezli yazıların bir edebiyat sitesinde ne işi var?" anlamında eleştiriler almıştım. "
Sizin yaklaşımınızı "benimsemediğim"i nerden çıkardınız, doğrusu şaşkınlık içindeyim. Tam tersine, tezlerinize katıldığımı söylemiş, bu anlayışın derinleştirilmesi gerektiğini bile imâ etmiştim. Sınıfsız(laştırılmış) vd. nitemlerle adlandırdığım "yoz sanat kavrayışları"nın işlevsizliğini de bu bağlamda vurgulamıştım zaten. Ayrıca, Ötekileriz.net'in ve onun Kültür-Sanat Girişimi'nin de, sanatsal yapıtlara, öncelikle ve elbette (etik duruşu da dışlamayan) bir "estetik mercek"ten yaklaştığını, doğrusunun da bu olduğunu biliyorum. Kısacası: Sizinle de, Ötekileriz'le de bu düzlemde farklı düşünmediğimi ve sizin yazılarınızı da olumsuzlayıcı bağlamda eleştirmediğimi, tekrar söylemek durumundayım.
Sevgilerimle.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2008, 19:18:01 ÖS Gönderen: Bünyamin Durali »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
ne vakit ?a??rsam umulmad?k zamanlarda yönümsün
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #18 : Kasım 09, 2008, 19:35:00 ÖS » |
|
Sevgili Bünyamin, yazdıklarınızı yanlış anlamadım, yukarıda belirttiğiniz biçimde algıladım. Sanırım, o cümlemde bir sorun var.
<benimsemediğiniz "bu türden tezli yazıların bir edebiyat sitesinde ne işi var?" anlamında eleştiriler almıştım.>
bölümünde vermek istediğim mesaj: "bu türden tezli yazıların bir edebiyat sitesinde ne işi var?" görüşünü sizin benimsemediğinizi yenileyerek, benimde aynı şekilde benimsemediğime yönelik açıklamamdır.
şöyle değiştirebilirim: "bu türden tezli yazıların bir edebiyat sitesinde ne işi var?" eleştirisini ben de sizin gibi benimsemiyorum.
Sonraki bölümler ise, sizinkine karşıt görüşler sunma amacı taşımadan, yazınız üzerinden sanat ve kültürle ilgili açılım sağlamaya yönelikti...
Suskun kalmamakla, bir yanlış anlaşılmayı önlemiş oldunuz.
Teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2008, 19:40:30 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 197
|
 |
« Yanıtla #19 : Kasım 09, 2008, 21:03:28 ÖS » |
|
Merhaba Bahattin Yıldız,
Evet, mesele anlaşıldı. Anlaşılmakla kalmadı, Ötekileriz.net Yönetimi'nin demokrasi kültürü açısından gelişkinliğini ve orada yazan insanların (kendimi dışta tutarak söylüyorum), yüksek entelektüel düzeylerini de yansıtmış oldu böylece.
Bu atmosferi oluşturmadaki katkınızdan dolayı, size teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2008, 21:06:23 ÖS Gönderen: Bünyamin Durali »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
ne vakit ?a??rsam umulmad?k zamanlarda yönümsün
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #20 : Ocak 12, 2009, 02:09:58 ÖÖ » |
|
Zulmün Dili, Dini, İmanı, Irkı Olmaz...
Geçmiş zamanların birinde, İsrail devleti sınırları içerisinde bir otobüse atılan bombayla yaralanan, ölen sivil insanlara üzülmüş, hüzünlenmiş, hatta ağlamıştım... İstanbul'da bir sinagoga atılan patlayıcı madde sonucu oluşan dehşet görüntülere de olan tepkim aynı duygusallıktaydı.
Geçen senelerde İsrail tarafından Lübnan'da yapılan kıyım teşebbüsüne, bugünlerde süregelen Gazze vahşetine olan duygusal tepkim de aynen ve eksiksizdir... Tepkim; iki tarafın dini, imanı, dili, ırki farklılıklarından doğmuyor, kaynaklanmıyor. İnanıyorum ki; bugün mazlum olan Filistin, İsrail’in yaptıklarını yapsaydı, benim için değişen birşey olmayacaktı...
Hareket noktam; insani değerlerdir... Zulmün dini, imanı, dili, ırkı olmaz... Zulüm; zulümdür... Zalimin kültürel kimliği, zalimliğini kapatmamalıdır...
Bu meyanda, Irak işgali öncesi olduğu gibi, aylarca her türlü ambargo uygulanan, geçen haftadan başlayarak denizden, karadan, havadan kapatılan, kuşatılan ve geniş bir Guantenamo hapishanesine dönüştürülen Gazze’de, her ne ad ve amaç altında olursa olsun kıyıma uğratılan, uğratılmakta olan Gazzeliler değil; devletlerin derin sessizliği gölgesinde kalan insanlıktır… Doğuda-batıda, kuzeyde-güneyde bulunan birçok ülke halkı, din, dil, ırk ayırımı gözetmeksizin, farklılıklarını bir kenara bırakarak ortak insani akıl ve duygusallıkla, akla ve vicdana sığmayan İsrail’in canavarlığına karşı büyük bir duruş göstermiştir.
Savaşa, ölmeye ve öldürmeye karşı olan felsefemle, temelli bir ateşkesi, barışı ve huzuru öncelerken, İsrail’in yapı itibarıyla buna yanaşmayacağına olan yargımla, dünya devletlerinin ufak tefek tepkiler dışında, Gazzelileri kötü kaderiyle baş başa bırakması karşısında ağzımı bozuyor ve içimden geleni sansürsüz salıveriyorum:
Ey Gazzeliler, çocuklarınızı, kadınlarınızı, erkeklerinizi, annenizi, babanızı ve seni yok etmek için kalbine silahını çevirmiş, tetiğine basan İsrail askerlerine karşı her direnişin; insanlığın direnişidir... dumlupınarını, sakaryanı, çanakkaleni gerçekleştirme günüdür; bugün… Bugün; insanlığın şerefini ve namusunu kurtarma günüdür… Umudunuz ve umudumuz sizlersiniz...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #21 : Ocak 12, 2009, 02:33:14 ÖÖ » |
|
Canlı yayınlardan, gazete sayfalarından ve internetten gördüğüm her İsrail devleti eseri manzara, savaşa ve şiddete karşı olan, şiddetin şiddeti çoğaltacağına inanan beni -belki de benim gibileri- altüst ediyor... Irak savaşıyla inancımı yitirdiğim değerleri yeniden kendime yedirmeye çabalarken, haftalar öncesinden başlayan KIYIMLA her vicdan sahibi insan gibi gözlerimden yaşlar akıtmaktan, birkaç slogan atmaktan başka birşey elimden gelmiyor...
İsrail'in her dehşet eserine karşı 'barış zamanı, savaşa hayır...' sözlerini tesbihat çeker gibi tekrarlayarak kendime telkinde bulunup dizginlemeye çabalayan ben, geçen günlerde parmaklarıma hakim olamayarak, birşeyler karaladım. Neyse ki, daha sonra kendime gelerek bazı bölümlerini çıkarıp facebookta yayımladım.
Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin, evrensel insani değerlere sahip çıktığımı düşünen ben bu duruma getirilmişsem; Arap ve/veya İslam değerleriyle sıkı sıkıya donanımlı kişi ve grupların ne hale getirildiğini siz düşünün...
Terörizmin ana ve babasının Amerika ve İsrail olduğu yönündeki savlar daha bir kanıtlanmış hale geliyor... 'Terörist' denilerek etiketlenen, rütbelenen kişi ve grupların oluşumunda, onların büyük katkılarını yakinen görebiliyoruz...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #22 : Ocak 12, 2009, 02:53:52 ÖÖ » |
|
Gazze'de ki Filistinlilerden akıtılmakta olan kana, hemen hemen tüm dünya ülkelerinde bulunan halkların büyük çoğunluğu tepki duyarken, bu tepkilerini gösterirlerken, devletleri ve hükümetleri ne yapıyor?...
Halklar ve bireyler o mübarek ağızlarını açarak; KATİL İSRAİL, KATİL AMERİKA ve hatta katil Mısır diye haykırırlarken ve gözlerinden akıtılan yaşlar, filistinlilerden akıtılan kanları simgelerken, bazı iktidar temsilcilerin de buna iştirak ettiklerini görüyoruz...
İktidar temsilcileri, toplumların ve bireylerin yaptıklarıyla kalmakla kendilerini sıyırdıklarını düşünedursunlar...
'İsrail devletiyle ilişkilerimizin hayati önemi var, koparamayız,' diyedursunlar.
Sıkı ilişkiler politikası, daha geçen gün verilen askeri ihale ve daha neleri...
Halklar zaten ağlıyor kıyıma; elinden birşey gelmediğinden... Ellerinde politik, askeri, sosyal, medya gücü olanların oturup bizler gibi ağlaması, dövünmesi vicdanlarını kurtaracak mı?... Gazze kafesi içinde mahpus tutulanlara, bomba, kurşun yedirilenlere, salt ekmek, mama toplayıp göndermekle ömürlerini ne kadar uzatabilirsiniz?... İşkence çektirilenlere, karakolun bitişiğindeki çaycının, çay getirmesi gibi değil mi?...
Kalbime taş basarım, görevimi yaparım mı?... Bu görevse, görevi veren kim?... Sıkı ilişkileri devam etmeye zorlayanınız mı var?... Varsa zorlayan kim, teşhir ediniz, deşifre ediniz, halklar yanınızda olsun...
'Siyonizme karşıyım, İsrail defol' diyen zihniyete sahip bir parti 28 şubat sürecinde ki iktidarı döneminde İsrail'le en büyük askeri anlaşmayı imzalarken, parmakları titremiş miydi?... Bilmiyorum...
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU?... Yo yo garip değil... Irak' işgale hazırlanan Amerikan başlıklı koalisyon güçlerinin Türkiye'den geçmesini, Türkiye'de çöreklenmesini içeren TEZKERE'nin kılpayı (5-6 oyla) geçmediğini ne de çabuk unuttuk... Ne kadar da uğraşmıştı, o dönemde de iktidar olan parti...
Az kalsın, milyonlarca maktulü olan Irak'lıların doğrudan katilleri olacaktık...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #23 : Ocak 12, 2009, 03:02:19 ÖÖ » |
|
İsrail'in Lübnan saldırısına da ağlamıştık... Amerikan güdümlü Birleşmiş Milletler, Bush'u ve Kondi'nin emirlerini bekledi... Kondi, ateşkes koşulları daha oluşmadı, diyerek İsrail'e hareket zamanı kazandırmışsa da, Hizbullah'ın kavi mukavemeti karşısında istedikleri sonucu tam alamadılar... Ama, İsrail yine aldığını almıştı: İstediği takdirde arslan kesilen Birleşmiş Milletler, Lübnan'a asker göndermeye karar vermiş ve bu askerlerin arasında, Türkiye askerleri de bulunmaktadır.
Lübnan Hizbullah'ının, İsrail zulmüne karşı, Gazzelilerin yardımına koşamamasının bir nedeni de bu olsa gerek...
Bu kadar kandan sonra, tamam yeter barış zamanı geldi, saatiniz doldu, hadi yine güvenlik şeridi oluşturalım diyecek Birleşmiş Milletlere ne demek lazım?... Türkiye, yine Lübnan'da olduğu gibi gönderecek mi?... 'ben istediğim pisliği yaparım,' diyen İsrail'in ayakoyununa mı gelinecek...
Barışa sürekli uzak duran İsrail'in hadi laf olsun diye evet diyeceği bir barışa, kucağında çocuğunun ölüsüyle dolaşan bir filistinli baba ne der?...
Birleşmiş Milletler; gerçekten sen kimin koruyucusun?... İnsanların, insanlığın mı, yoksa...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 03:28:12 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #24 : Ocak 12, 2009, 03:19:06 ÖÖ » |
|
Filistin'de yapılan kıyımlara dünya halklarının ortak tepkilerinin altında insani duyguların yoğun olduğu muhakkak...
Bazı televizyon, gazete ve internet köşelerinde izlediklerimiz, gördüklerimiz ve okuduklarımız ileride çok irdelenecek gibi...
İsrail'in Filistin'e yaptıklarını, yapmakta olduklarını; Bir müslüman ülke, arap ülkesi veya Türkiye veya diyelim yıkılmasaydı Osmanlı yapsaydı ne olacaktı?...
Ben şahsım adına söyleyeyim; aynı vicdani tepkiyi verirdim...
Orada, öncelikle müslüman, arap, filistinli yok, İNSAN var... Orada saldıran yahudi değil, siyonistler, işbirlikçileri yani; ZALİMLER var. Yahudiler bir zamanlar mazlumken, İsrail devleti tahtında çoğuluğu zalim olmayı seçmişler...
ORADA İNSANLIK, İNSAN KIYIMI VAR... Bu noktadan bakan Avrupa, Amerika ve diğer ülkelerde bulunan halklar yüzbinlere varan sokak gösterilerini yaptı, yapıyor...
İsrail devleti tebası olan yahudilerin yüzbinlere varan protesto yürüyüşüne ne demeli?...
Dünya halkları bilinçleniyor, yöneticilerin din, dil, görüş, ırk farklılıklarından yararlanarak bölmelerine, birbirleriyle çatıştırmalarına SON deme aşamasında, bu aşamaya aklı selimle varma günüdür bugün...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #25 : Ocak 12, 2009, 03:39:52 ÖÖ » |
|
Bosna'da da insanlık kıyımı vardı, gözler önünde olan... Gözyaşları içerisinde elini cüzdanına atanlar çok oldu, iyi paralar toplandı... Bosna paralarının bir kısmının ne olduğu ilgili mahkeme kararında yazılı...
Almanya'nın Deniz Fenerindeki sui istimalller alman mahkeme kararıyla tescil oldu. Kaldı ki, yöneticisi açıkça itiraf ederek özür diledi...
Bu duygusal yangında, Gazze'ye gönderilecek her türlü yardımlarda aracılık eden derneklerin, kurumların sürekli denetim ve gözetim altında tutulmasını gönülden istiyorum; bade harabul basra olmadan, yoktan zenginler varolmadan...
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #26 : Ocak 12, 2009, 04:01:43 ÖÖ » |
|
Kültürün, yemek içmekten ibaret olmadığı, en önemli motifinin dil olduğu tartışılmazdır. Somut kültür, edebiyatını, sanatını, sosyalistesini vb. kendi diliyle ifade ettiğinde anlam kazanır. Bir kültürün yaşaması, diliyle doğrudan bağlantılıdır.
Hadi sıkı Türk milliyetçilerin söyledikleri neyse, geçmişi olan ve genelde solcularla, alevilerle günümüze kadar yaşamını sürdüregelmiş bir partinin liderinin kürtçe televizyon açılımına karşı söylediği nahoş sözlere ne demeli?...
Güya kürt kültürüne önem veren, asimile olduklarını, kültürlerinin yok edilmeye çalışıldığını söyleyenlerin TRT 6'ya karşı sergiledikleri tutuma ne demeli?...
Şu bu amaçla olsun, yapan el sahibi kim olursa olsun, kürtçe TV açılımı gecikmiş bir açılımdı, yürekten destekliyorum?... Ya diğer kültürler?... TRT 2 nin geçmişte çok kullandığı Kültürel zenginliklerimiz kavramına giren diğerleri?... Arapların, Çerkeslerin, Abhazların, Boşnakların, Ermenilerin, Süryanilerin televizyonları?... Hasretle bekliyorum...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 04:11:34 ÖÖ Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #27 : Mart 08, 2009, 20:20:35 ÖS » |
|
Medya organlarında yazılanlar doğruysa El-Beşir yönetimindeki Sudan'da 300.000 insan öldürülmüş, tecavüz ve kötü muamelelerin sayısı belirsizmiş.
Ötekileriz, zalimin ve zulme uğrayanın kimliğini, dilini, dinini sorgulamadan, 'zulüme zulüm, zalime zalim' zihniyetini benimsemiştir.
Eğer öyleyse, Darfur'da zulme uğrayanların acılarını Gazze'dekiler de olduğu gibi paylaşıyor , El-Beşir Yönetimini de; İsrail Devlet Terörü'nü kınadığımız kadar kınıyoruz.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 10, 2009, 21:39:37 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #28 : Aralık 18, 2010, 17:52:42 ÖS » |
|
Türkiye içi ve dışı Dünya Halklarının, kültürlerini korumalarını, özgürce yaşamalarını ve bir kültürün diğer bir kültüre tahakküm etmemesini, asimilasyona uğratmamasını kendimi bildim bileli savunurum.
Bu kültürlerden biri de KÜRT halkına ait Kürt kültürüdür...
Bu savunum; "Türkiye, Türklerin ve Kürtlerin memleketidir." "İstiklal Savaşı, Türkler ve Kürtler sayesinde kazanılmıştır." "Türkçe'nin yanında -sadece- Kürtçe'de olsun!"
gibi anlamlara gelebilecek yorum, bakış ve istem açılarından çok uzaklara düşmektedir.
Bu yaklaşım; Türkiye'de yüzleri aşan etnik, dini, mezhepsel, dilsel temelli birçok kültürün gözardı edilmesidir. Değişik kültürlere sahip bir çok yapı değişik bölgesel coğrafyalarda az veya çok yaşamını sürdürmektedir. Bir kısım Türk Milliyetçilerinin, diğer kültürlere karşı geçmişte yoğunca sürdürdükleri inkar politikasına, Kürt Milliyetçilerinin de düşmesi Türkiye Demokrasisine ne kazandıracaktır?... İki yanlıştan bir doğru çıkmaz! Geçmişte bizzat gördüğüm bir kamu binasının kapısına asılı; "Burada Türkçe Dışında Konuşmak Yasaktır" tabelasıyla, "Kürtçe Bilmeyen İşe Giremez!" ve benzeri tabelaların ederi aynıdır ve bozuk paradır...
Tüm Halkların, birbiriyle eşit, saygılı ve birbirlerine tahakküm etmeden, kendi için istediği kültürel özgürlükleri hem düşünsel hem de uygulama anlamında sayısal çoğunluğa bakmadan ÖTEKİ kültürler içinde aynı enerjiyle isteyen bir zihniyete ulaşabilmeleri dileğiyle...
Bahattin YILDIZ 18 Aralık 2010
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 18, 2010, 22:44:55 ÖS Gönderen: Bahattin YILDIZ »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #29 : Mart 20, 2011, 15:07:41 ÖS » |
|
KOALİSYON GÜÇLERİ (1) : ABD, bazı AB üyesiyle diğer kukla iktidarların Dünya (özelde Ortadoğu) Halklarının canına ve mallarına el koymak için oluşturdukları birleşik güçtür.
KOALİSYON GÜÇLERİ (2) : ŞER GÜÇLERİ
ORTADOĞU VE DİĞER DİKTA İKTİDARLAR : Emperyalist Küresel Güçlerin zamanında kendi yararlarına oluşturdukları iktidarları işaret eder. KUKLA İKTİDARLAR tanımı kısaltılmışıdır...
MEŞRUİYET : ŞER GÜÇLERİ'nin, yaptıkları ve yapacakları şerleri kitabına uydurma zeminidir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER : Şer güçlerinin yaptıkları ve yapacakları hukuksuzluğu perdelemeye yarayan uluslararası hukuki yapı ve statüdür.
DEMOKRASİ İHRACI : ŞER GÜÇLERİNCE, KUKLA İKTİDARLARIN eskimiş gömlek gibi atılarak, halkların mallarını ve canlarını daha iyi sömürmek için yönetim sisteminde güncelleme yapmalarıdır.
İKİYÜZLÜ POLİTİKA : Kuveyt'i işgal eden Saddam Irak'ını görmek, Bahreyn'i işgale çabalayan Suudi Arabistan'ı görmemektir.
POPÜLİST POLİTİKA : İsrail'in zalimliğine karşı duruş sergilerken, onun zalimliğini besleyen şer güçlerinin ZALİMLİKLERİNE EŞ BAŞKANI sıfatıyla iştirak etmektir. Bir diğer anlatımla; Irak işgaline yardımcı olacak TEZKEREYE ve Ortadoğu halklarının kalbine yönelmiş füze konuşlandırılmasına EVET demektir.
DEZENFORMASYON : ŞER GÜÇLERİ'nin KARA'larını AK'laştırmaktır.
ULUSLARARASI HUKUK AKADEMİSYENLERİ : (Bu tanıma girmeyen akademisyenleri ayırararak ) ŞER GÜÇLERİ'nin HUKUKSUZ MEŞRUİYETLERİNİ(!) temel alarak yandaş yorumda bulunurken, evrensel ilkeleri dillendirmede dilsiz olanlardır.
ŞER GÜÇLERİNİN PSİKOLOJİK SAVAŞ LEJYONERLERİ : Malum olanları yanında, ortam gerektirdiğinde Dabetularz misali yeraltından çıkan, Televizyon televizyon dolaşan, hukuk ve politik nosyonu mükemmel, ajitasyonda Kral soytarılarını geride bırakan ŞER GÜÇLERİ LEHİNE KAMUOYU DESTEĞİ SAĞLAMAYA ÇALIŞAN akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve diğer görevlilerdir.
KÖREBE MEDYASI : Yanlış ve eksik bilgi ve yönlendirmelerle ŞER GÜÇLERİ'ne yarar medyacılık (meydancılık) yaparak halkın gözlerini bağlamaya, perdelemeye çalışarak onları ebelemeyi amaç edinmiş kan ve savaş üzerinden rant elde etmeyi ilkesi kabul etmiş, psikolojik savaş lejyonerlerini barındıran bir kısım medya süjelerinin toplamını ifade eder.
AT GÖZLÜKLÜLÜK : Faşist ve dikta iktidarları eleştiride mükemmeliyetçilik, onları varedenleri ve onların yerine yeni atamaları yapacak ŞER GÜÇLERİ'ni ise görmezlik halidir.
daha devam edecek...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 20, 2011, 15:16:22 ÖS Gönderen: Bahattin YILDIZ »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|