Google Reklamları
ŞİİRE DAİR
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 23, 2012, 10:36:00 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞİİRE DAİR  (Okunma Sayısı 1009 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« : Haziran 20, 2008, 11:45:16 ÖÖ »

İkinci Yeni, artık tıkanmaya başlamış,kendini yineleyen şiire bir tepkiydi önce.Sonra bir oluşumdu.Bu tepki/oluşum süreci içinde,doğal olarak,savruldu,dağıldı,dağıttı;sonunda toparlandı,duruldu.
Şiir yazarken , o şiiri yazmaktan başka bir şey düşünmedim hiç.Ne kuramlar ne birtakım endişeler , ne başka bir şey...Beni hiç ilgilendirmedi.Şiirimin geldiği yolu da düşünmedim.Sadece yazdım.Ben değişirken şiirim de değişti.

Ülkü Tamer
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #1 : Haziran 20, 2008, 12:01:09 ÖS »

Bir marangoz seslenir Mayakovskiye :

"Bir de torna tezgahı başında görseydik seni /Şiir de ne? / Boş iş. / Çalışmak, harcınız değil demek ki…"



Mayakovski cevaplar:

"Bilirim / hoşlanmazsınız boş laftan / kütük yontarsınız kan ter içinde. / Fakat / bizim işimiz farklı mı sanırsınız bundan: / Kütükten kafaları yontarız biz de."
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #2 : Haziran 21, 2008, 14:49:18 ÖS »

korkunç acılarla kıvrandığımız günlerden bahsetmezse şiir neye yarar

Paplo Neruda
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #3 : Haziran 23, 2008, 00:10:06 ÖÖ »

Son yıllarda ülkemizde çok tartışılan bir konu postmodernizm.Hatta Türkiye'deki postmodernizm tartışmaları öyle bir noktaya geldi ki,Avrupa ülkelerine panelist ihraç etmeye başladık.Bundan iki yıl önce Almanya'dayken,postmodernizm üzerine yapılacak bir panelin duyurusunu gördüm.Panelistler 7-8 kişi ise,5'i Türkiye'den geliyor.Nazlı Eray'ından Enis Batur'una kadar.
İleride roman bitebilir,yeni biçimler alabilir,o bakımdan tutucu olmak durumunda değiliz.Yani roman bitiyor, "vah yazık" demenin bir anlamı yok.İnsanlar gelecekte yeni anlatım yolları bulacaklardır.Ama asıl mesele, postmodernizm,daha modernizmi yaşayamayan bir vahada,nasıl kendini yetiştiren bir çiçek olacaktır?Bu ülke daha modernizmi yaşayamadı.Postmodern yaşama biçimi yok ülkemizde.Postmodern kavramlar var,yaşam biçimini önerme var,ama hiç kimse postmodern yaşamıyor.Hepsi modernist bunların.Ülkemizde böyle bir ikiyüzlülüğü de taşıyor postmodern söylemdekiler.Sevdiğim bir yazar olan Hilmi Yavuz,postmodernizmin gerçekten usta bir kalemi.Ama gündelik yaşamına baktığınız zaman çok modernist bir kişi.
Şiir konusuna gelince...Bir gün lirizm büsbütün ortadan kalkarsa şiir de ortadan kalkabilir.Ama bütün postmodern tartışmalara karşın,ben kendi adıma lirizmden yanayım.Ve aşk yaşanıyorsa,yaşanacaksa lirizm de var olacaktır.Eğer lirizmi yok ederseniz aşkı da yok edeceksiniz demektir.Şiir elbette var olacaktır.Başka biçimler alabilir,yeni duyarlılıklar eklenebilir,yeni imgeler oluşabilir,daha doğrusu imgenin yeni parçalanma yöntemleri bulunabilir.Bu da hoş bir şey olur bana kalırsa.Yeter ki imgenin parçalanmasından,postmodern bir dille söylersek,aynayı kırıp her bir parçadan yeniden bir ayna üretilebilsin.Postmodernizm önemli bir göz açıcıdır.Başka da bir şey değildir bana kalırsa.

Ahmet Telli
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #4 : Haziran 26, 2008, 19:35:42 ÖS »

Bazılarının sandığı gibi mısralar duyguların değil, yaşanmış deneylerin sonucudur. Tek bir mısra yazmak için birçok şehirleri, insanları ve nesneleri görmüş olmak, hayvanları tanımak, kuşların nasıl uçtuğunu duymak ve sabahları çiçeklerin açılırken “nasıl titrediğini öğrenmek gerekir. Bilinmez yerlerdeki yolları, beklenilmiyen raslamaları ve uzun zamandır yaklaştığını sezdiğimiz ayrılışları, esrarı daha aydınlatılmamış olan çocukluk günlerini, size anlayamadığınız sevindirici bir haber verdikleri zaman kalplerini kırdığınız ana babaları, derin ve tehlikeli değişmelerle garip bir şekilde başlıyan çocukluk hastalıklarını, kapalı odalarda geçen sessiz günleri, deniz kıyılarındaki sabahlamaları, denizin kendisini, denizleri, yükseklerde çağıldıyan ve yıldızlarla uçuşan yolculuk gecelerini yeniden, yeniden yaşamak gerekir: - Bunları bile yaşamak yetmez. Biri ötekine benzemeyen sayısız aşk gecelerini, doğum sancılarıyla kıvranan kadınların çığlıklarını, odalarından bir türlü çıkamayan süzülmüş loğusaları hatırlamak gerekir. Ama ayrıca ölenlerin yanında bulunmak, pencereleri, açılmış, içine gürültülerin dalga dalga dolduğu odalarda bir ölünün yanı başında oturmuş olmak gerekir. Anıların olması da yetmez. Pek çoksalar onları unutabilmek ve geri dönmelerini bekliyebilmek için büyük bir sabır gerekir. Çünkü mesele anılarda da değildir. Anılar ancak bizde kan haline geldikleri, bakış ve davranış oldukları, adlarını yitirdikleri, kendimizden ayırt edilmedikleri zaman, işte yalnız o zaman, pek seyrek bir anda, bir mısranın ilk kelimesi onların arasından doğuverir.


Rainer Maria Rilke

Çeviri: Suat Kemal Yetkin
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #5 : Haziran 28, 2008, 14:45:58 ÖS »

Bir şey gerçekse anlamı vardır. İyi ve kötü nitelikleriyle somuttur.
Anlamı bilinmeyen gerçekler ve gerçek olduğu bilinmeyen anlamlar vardır. Söylentiden öteye gitmeyen varlıklar, duyularımız yada aklımızla çözülünceye kadar soyuttur. Olmayan bir şeye anlam yükleyebiliriz ama olan bir şeye anlamsız diyemeyiz.
Şiirin ve resmin içinden somut malzemeyi çıkardığınızı düşünün. Ne kalır geriye? Boş bir kağıt bile kalmaz. Kelimeler somuttur. İlle de soyut şiir yazmaya kalkarsanız, o şiir soyut olmaz, bir yığın saçmalık çıkar ortaya ve bize göre o saçmalığın bile anlamı vardır; şiiri yozlaştırmak.
Sanatçının belli başlı somut malzemeleri, ses, kelimeler, renklerdir. Soyut malzemeleri de; duyguları ve aklıdır.
Somut ve soyutu ustalıkla karıştırıp, yaşamı anlamlı kılan ve onu üretendir sanatçı
Kendi terazisinde akıl ve duyguları dengeleyip, emek ve yeteneğiyle sanata ve sanatıyla yaşama katkı koyan kişidir sanatçı.
Önemli olan ünlü sanatçı olmak değil, gerçek sanatçı olmaktır. Ve gerçekçilik ünlü olamaya da engel değildir.

Adam yayınlar/ Seçme şiirlerden alınmıştır
« Son Düzenleme: Haziran 28, 2008, 14:47:12 ÖS Gönderen: yaprakunvar » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #6 : Haziran 28, 2008, 14:49:49 ÖS »

Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yoktur ve fakat özgürlüğün şiire ihtiyacı vardır.

İsmet Özel
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!