Google Reklamları
DAĞINIK YANSILAR..ben miyim!
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 23, 2012, 10:33:14 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: DAĞINIK YANSILAR..ben miyim!  (Okunma Sayısı 5470 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« : Haziran 17, 2008, 20:47:58 ÖS »

yüzüm ..sivriliğin traşlı bakir zamanı..kırçıl bakışlar buldum..soluk..yeniyetme arzular sokağı

 yetim sessizliğinde vitrinler gezinen

hiç değilken paranın çentik sesi

nasıl alabilir içindeki goncayı..çıtkırıldım edalar sarılırken sessizlik

köhnemiş suratında aysız gecenin

bildim bileli nameler hep senin için..gizli aşinalıklar buyurmuşum çekilirken selin

inciyen sözlerin kalbi vardır..ışıldar.çekilmemişken gecenin dişleri henüz

kimliğimin ilk hafleriyle başladım bağışlamaya seni

durdurulamaz gerçekliğin bir adım önünde

bacağı kırık şemsiye

yok zamanlar avuçladı ısrarla..yok

aramışlığım geç vakte dar ..susamlı sümbüllerden erittiğin ağzın

varsayabilir bitişiğinde konukluğun

hoş duyular çaşafı..ten kalbe kördür

bazı aşklar unutkanlık kokar..unutanlık çayları uzak doğudan

lezzeti beslemiş kedi tırnaklarında..gece yakın ..gece içten delik deşik

hiç hatrına serdiği sofra..

yüzüm parçalanmışlığın ayak sesleri..dört yanımda ığıldayan sessizlik..toplanamam..toplayamam

keder sözleri içindeyim

adımı yoksaydığından beri..ilhamı kaybetmiş düş gibiyim..rüzgârdan medet uman..gökyüzü çelen..sarılmışım içinden geçenleri

artık duramam kendimden

yaralı ..örseli ..yitik zamanı salmışım boşluğa

bütün kepenklerini kırmışım yaşamın..çırçıplak kalsa da üryan sesim

doğruluğundur
....

eskiden karalamalar yapardım..yap boz..sil ..karala..çıkmaz sokaklara verilirdi buruşmuş artıklar

internetin klavyenin canı sağolsun..işimizi kolaylaştırdı değil mi..

ama siz de değişimin işaretlerini görür gibiyim..hiç sıkılmadınız mı kendinizden..durağanlığınızdan.hep aynı mışlı muşlu sözcükler.ciddi takıntılar..lütfen azıcık salıverin kendinizi..bakın ben dert ediniyor muyum..almışım ardıma rüzgarınızı
o zaman ne duruyorsunuz hemen değişin..bir anlık kazancın bir ömür ettiği su götürmez gerçekliktir

değişmeyelim derken kendimizden olmayalım sakın
değişelim derken de kaybolmayalım
değiştikçe sivrilen dilimizi uygun sözcüklere verelim

hiç bir şey söz dinlemezse dile sözcük gidelim
hatta olmazsa sözcüklere dil giydirelim

karşı duralım baktığımız aynalara
susalım bazen sövelim içten..yalancıksız..ağız dolusu
ne bu ciddiyet güzelim bu tavır bu tafra diyelim
olmazsa sokağa atalım baş serseri dolanalım
olmazsa çöplükleri karıştıralım..bir parça serinlemek için açlığı
oturduğumuz sırça camlar ne kazandırdı ki bize

alkış tutalım sebepsizce sözlendiğimiz söylemeye çalıştığımız sevgilere
bir kaç elbise değiştirelim..yo yo bu olmadı..sarı etek altına kırmızı çorap..falan gibisinden ..ara ara marjinal takılalım..mezarlıkların yanında korkusuzca geçelim
o olmazsa bir çiçek iliştirelim tüm yaşamış insanlar adına..sokak adları geçelim..trafik sıkışıklığında oh çekelim..yollar ne rahat diyelim ..insanlar tıkışık..insanlar soylu..arabası olan sokak..
gaz keselim ara ara..durup kalkalım cemaatler üstüne..komünal küfürler edelim..daha ne istiyorsunuz
ağzınızda yumuşak sözcükler pelesenk ola ola dolana dolana ..gıııy gıyy olmadı mı

hep bir şeyler için kendimize küstüğümüz kendimize dönelim bir daha..hiç olmazsa biz hatrına

yook böyle değil diyorsanız..hükümeti protesto edelim..açlık diz boyu olmuş..varoşlara gidip hal satır atalım..o olmazsa çıkınımızdaki güvercinleri saat kulesinin altında sevgi edelim..kuşlara yem verelim..dondurma yiyelim..

yazın potansiyeli henüz açığa çıkmamış yazdıklarımla baymayım ortalığı..inanıyorum ki var olan entelektüel birikim ateşlenince kimse durduramaz

kendinizi şüpheyle karışık bir fincan telvesinde rüya aşırır olursunuz..uyanırsınız derinden.. gömleğinize sızmış aydınlıktan

sandığınız değil..sandığımda gül renginiz


Hüseyin Bozkurt

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
selim-cem
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31


tarih olsun diye geldim buralara/ a. özer


« Yanıtla #1 : Haziran 17, 2008, 21:11:54 ÖS »

İlhan Kemal'le bir yazışmamızda "birtakım şairlerin, nesir yazmasını seviyorum, yazıya şiir katıyor her bir sözcüğün değerini biliyorlar" demiştim. İlhan Kemal de yazıya durduğunda şiirsiz yapamayanlardandır. Hüseyin de şiirle o kadar bütünleşmiş ki, onun kanatlı metinlerini seviyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #2 : Haziran 18, 2008, 12:06:09 ÖS »





Nazan Öncel'i..hiç dinlemedim sevgili Selim..dinleyenler iyi bir kız olduğunu söylerler..şarkılarını diline asıp kırıta kırıta geçmişe bir dolu düşer..yapraklarının buharlaştığı olur..içini dışa verirken..yüreğinin sesini hiç bu kadar cızırtılı duymamışsınızdır!..trik trip..ti zon

la la loy lom

bir de Demir Özlü vardı..stockholm..İstanbul arası

kaç km dir iki dış uzaklığı..çapını hesaplaya durmak kadar endişe taşımaz çevresi yalnızlığın

eğer yazarak tanrıya ulaşılsaydı..Adem koluydu belki..yasaklı elma ağacının..o verdi..o yedi..

hep Berna Moran'ı takdir etmişimdir

mor renkle buluşma sebebim..niçin Narı' bu denli sevdiğimi bilemezsiniz.

kalbini kesen bir damarın akışını serbest bırakırsanız olacağı şiirdir elbet..V:B Bayrıl bir de

şen çocuk..içindeki kasveti.kasaveti meleklerden bilmiş..iyilik meleklerinden

her meleğin çift cinsiyeti olurmuş..işte onun gibi..şiiri de

kim bilebilir nereden başlar..nerede biter aşk..

şiiri ne ilk tümce ne son tümceyle vuracaksın..sabırsız uşak..bilinçaltını neşterleyip..şiir boyunca kesiktiriyor..aman tanrım ortalık kan revan...ve sonunda duyumsanamayacak kadar pişmanlık..toparlarsan işin içinden çık

gizli çağrışımları cinselliğin

gizli dudaklar kanayışı

erotikadan beslenmiş tavır..yaşanmışlık mı ..çık ordan

ve kitaplar kadar dağınık nesneler yoktur..masanın gözünden taşmış..duvarlara sinmiş..

karşımda belirsiz adımlarıyla yaklaşmakta olan kibarlık budalası

yazmak kadar sönmek gerek şiştiğin balonu

en çok Hesseden uyanmışlığım olmuştur..derin bir tarzı vardır..piçliğin

ermek isteyip erişemediği

ve deli dolu doldur boşalt akımları

ne o sanki stoa..sanki nadasın sulandığı kan..bu toprak cescenin..yuvarlak değil maçın sonu..hırçınlığını kesersin..saçları uzun kalır küfürlerin..biri bin para edecek kadar değerli..değersiz belki şarabı yontan eskici

şimdi nasıl çıkarsam dağınıklığı ..toplamaya işiteceğim rep rep..bu yıl da ödül aksanında yılanlanmış testi

gözleri çarmıha vermiş okyanus..zıbırtısı

de çal be kal orda

...//


içinizdeki endişeler yerli yersiz sıkmaya başlar. bilmediğimiz kaygılar gelir oturur..izinsiz ve densiz

elinizdeki çok şey uçucu zeminlere kurban verilir ..kinaye mi..aslı astarından ferhad biçimler..dağ delen tosun

dur bir bardak su vereyim

ağzın kurumuş sözcüklerden..az mı yani sözcüklerle gece gündüz sevişmek

hasret gidermek dizlerine oturtup..susmak ordan burdan..

ama siz hiç sıkılmadınız öpülmekten..geceyi güne katıp..her yeriniz çekiştirilmiş bir yan..odacıklarında avaz..vaz edili küfürlerden kurtuluşun şerefine yatsıya kalırsınız..sonra üzerinizdeki boşluk sizinle uyur

bu ne çılgınlık böyle isterik saatler..alkışlarsınız diliniz eminceye değin içinizdeki öfkeyi..parsel parsel açılmış gedikler

ve sonra gelişen bir şeyler mutlaka olur..telefonun ucunda kesildiğiniz ses

telgraf tellerinde cesetleriniz olur..soya saya bitmek bilmeyen dakikalar
sözcüklerin dilinde tüyü bitmemiş aşklar çekersiniz

hani bir daha konuşmayacaktın!

bir daha dönmeyecektin..üstelik sesini unutmuştum

sonra küseceksiniz kendinize..bir alınganlık meşalesi sabaha dek başucunuzda

korku dolu bakışlar geçiren odanın dilinde sabahlayacaksınız..hiç yokmuş gibi uyanıp yatağından

ve sonra tekrarlayacak can sıkıntısını geçiren kahvaltılar..sonra mırıldanıp yeni güne şükran duyacaksınız..yok oluşun şerefine varlığınız tescillenip göbek tüylerinden ırmaklar kesileceksiniz..bir daha asla dönüp gitmeyeceğim..teni ıskalamış baharlarından

yağmur yağmayacak..güneş eskisi kadar akmayacak olan gölgelerinde serinleyen ceviz kabuklarını kıra kıra..

başıboşluk tutanaklarında geçmişi yiyen ağzınız kekre-ar sözcüklerle buluşmaya hazır..bir çorba 3 dakikalık kesilen yüreğin suyundan..yazmaya tez olup üşeneceksiniz kimliğinizden

saçma gülüşler takınan suratların içine güleceksiniz ağzınızı boca edip..

hayat kısa değil diyerek uzun yaşamı seçip..korkularınızı şalınızla örteceksiniz..

ve sonra tanımadığınız yüzlerde kaybolacaksınız..siz sız derin kuşkular sırtında..

yine akşam olmuş..bakmışsın elde kalanlar uçucu zemin..kaygı yine alasında dikin

ve sonra hayata dair filozofları kulağından tutup isketeye vereceksin..yalanmış tüm bunlar..her şey kenarında durumun..a halıim..ver halim..nicedir kendi dışının koyunluk canavarı yarattığı sentezin diyagonal arzularında..şükredeceksin yarım baktığın hayatın ortasına bir güzel tanrılara küfredip..har şey bu asi coğrafyanın yapıştığı tendir..

çürümüş yanıyla kendine koşuşturan insanları gördükçe asla çıkmayacaksınız pencereden başınızı uzatıp

ve karanlık sütü kesilinceye değin yatağında

işte ne olursa olsun bir güzel gideceksiniz kendinden..yok olmak arzusu sırçalayıp göz kenarından

hayat bu kadar deyip yüzüne oturunca



Hüseyin bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #3 : Haziran 18, 2008, 18:29:06 ÖS »

sessiz ve sedasız şiir yurdumda konaklamış halk ozanlarındadır Sait..

Maden'den bahsediyorum..

usta bir dil..yalın anlatım..unutulmaya yüz tutmuş direnci simgeleyen sözcükler yaratısı

sanki içimizde açık bir dille söyleyemediğimiz fısıltı..rüzgârı eyler..kavruk yaz gecelerine

derin sarhoşluk çeken ayakların kalbe ve kedere girdiği hüküm..yalpalayın

'öptün beni bir kez ve cehennem kıldın
dünyayı kendine'

derler ki şairden iyi aşk çıkmaz..doğrudur..belki Sait'te bu gerçeği bile bile yare zülfü olmuştur..anlatışın o dinamik rüzgarı ne biçim tanır ne töz

yalnızca içi iç gereğinden konuşur gibi sözcükleri
dokunsada sözcüklerin kalbine.incitmeden


başka zamanlar başka dünyalar tanır..gözgöze kaldığı resimlerde..hep bir çıkmaz sanki düşülen sokak..ara ara daldıkça bir ferahlık..sonuç aman aman ne güzel bir yol

ben sanki gitmiştim oralardan

bir serzeniş..dokunsanız yanacak birazdan göz ışıkları

'bir sizin ışığınız yanıyordu.Bağışlayın beni
Yanlış kapı çaldım gecenin bu vaktinde'

tarafsız..redifsiz uyaksız gecelerde yol düşerse..hangi kapıyı çalsa..beklenen değil karşı

ve rüyalardan uyanıp sille tokat..aynanın karşısında..ölüsünü yıkayan çeşmedir ağıtlanan

'çok mutlusun dünyamız dönüyor dedi..aramızda
yabancı bir ölü var bu gece'

şiir dünyasının içinde Sait..yaşayan bir fotograf..çekmeli dudaklar ..içmeli..içmeli..sarhoşluğu

şiir kendine dönen sessizliktir çoğu zaman

kıpırtısız duran yaprak..orman kaybolmadan

Sait Maden şiirlerini okurken büyüleyici bir dil..üst kurguyla deşifre edilmiş sıkı dizelere bol bol raslanır

'köşesinde sokağın,korkuyoruz,bir köpek gibi
bizi gözetliyor sonsuzluk'

genel anlamda ses yitimini göz ardı etmeden ikilikler..dörtlükler ..ve halkın özüne hitap eden söz bulutları kitap boyunca

bittiğinde yağmur başlamış yine

ve pencere bakıyorum..insanlar kendi haline koşuturuyor ve yalnızlığını seçiyor şairler


Sait Maden'den bir kaç dize ile şimdilik vedalarım

'bizi ağaçlar emzirdi ,gökler katına yükseldik
Rüzgâr altındayız..iniltimiz ondandır

Uyuyup gitmiş çoktan
başucunda
yeryüzü sesizliği çıngırak gibi'


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cigdemünal
Çi?'dem
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 113


Kaça??m, e?kiya a?klar ya?ar?m durmadan.


« Yanıtla #4 : Haziran 19, 2008, 12:21:08 ÖS »

Sesinizin ta kendisi değil mi zaten şiir olan?

Sıradan birisinden dinlediğim şiirler öylesine kalıyor. Öylesine söylediğiniz sözlerde dinlediğim melodinin yanında...

Her sözünüz ayrı bir aşkla dokunuyor Hüseyin Bozkurt...
Eldeğmemiş olan kadar, teni tuza bulanmamış çocukluk kadar. Keyifle okuyorum. Keyifle akıyorum içinizden geçen ırmakta.

Sevgi ve Saygımla
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Borcum Yok! Bozdurdum Ömrümü.
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #5 : Haziran 19, 2008, 16:05:18 ÖS »

sayfayı onurlandırdığınızdan dolayı çok teşekkürler..size bir kahve sunuyorum..baldıran değil sözlerim..rahatlıkla içip yazılara telve olunuz.. sevgili Çiğdem


paramın büyük bölümünü sanata ve hayata ayırırım..eh yarıya yakınını da otomobile

fiyat artışlarından etkilendiğimi gittiğim yolun km si uyardı..oysa belirli aralıklarla 80 YTL lik benzin alırdım..hiç zam görmemiş gibi mutlu mutlu

benzin istasyonuna uğramam sıklaştığından dolayı..İstasyon patronuyla hemşeri olduk..Gürün'lüymüş..bir partinin temsilciliğini ve başkanlığını yapmış..şimdi kendi halinde keyf çatıyor..bir çay ısmarladı..Hoca altındaki araban kaliteliymiş..bu zamanlarda Vectraya binmek herkese nasip değil..

kaçıncı el olduğunu söylemeye çalışırken..elinde bir kaç şiir kitabıyla karşılaşmam..baya heyecanlandırdı beni

siz dedim..siz okuyormusunuz bunları.yok yav dedi..geçenlerde bir kaç şair geçerken bırakmışlar okumam için..ama zaman nerde..bak kara kara düşünüyorum satışları..bu zamanda okumak pek iyi değil..al istersen sen oku..

elime aldığımda kitabı.. sayfaları 98 oktan kurşunlu kokuyordu

hey gidi dedim içimde..kitabın zamlar karşısında ki ederini düşündüğümde şairlerin bir litre benzin ederi yok!

arabayı çıraklardan birine yıkattırıp ayrıldığımda ..çatlak camdan güneşin ışıkları gözlerimi kamaştırarak epey yol aldım

ve olan bitenleri memleketin..okudukça insan ederi düşüyor

zaman hangi kadranda ilerliyor farkında değilken Sapanca'da bir çiftlik evinde bulmuşum kendimi..hani kuşların bir kaç kez uçmaktan mola verdiği yerlerden değil..küçük ..şirin sanki maket bıçağıyla ustalıkla yapılmış kiraz bahçeleri içinde iki katlı ev

öğrencilerimden biri işletmesini üstlenmiş..balık çiftliğini yönetiyor

gün iyice sızmaya başlarken masada kalkıp kiraz ağaçlarına doğru yürüdüm..çocukluğumun kiraz ağacı geçti gözümden..hem de öylesine meyve verir di ki tek ağaç..konu komşu sebeplenirdi..ve düştüğüm anı asla unutamam..son kalan kirazı kuşlara yedirmemek için zirveye yüklendiğimde incecik dalların çıtırtısı sanki 200 km hızla giden aracın ani fren vıcıklığındaki ses kadar tırmalandı kulağımı yeniden

bereket dallara sarka sarka hoop yere..kolumun çıtırtısını duyduğumda..annem zavallı çaresiz feryat figan etmez mi..konu komşu toplanmış bir ağzıdan kırıkçı memoya götürelim dediler..memo sardı sarmaladı ..üfledi..bir kaç dua ardında bir kaç güne düzelir diyerek yüklü para talep etti

babamın akşam iş dönüşü vereceği tepkiden dolayı apar topar hazırlanıp amcamlara kaçtım..biliyorum ağaçta düşmek suç değil..ancak son kiraz için bu aptallıktı bir nevi

ve birden uyandığımda gecenin kaçı olmuştu..kiraz ve ben kızarıncaya kadar ay ışığında öylece asılı kaldık

sabaha doğru uyandığımda sessizliğin hakim olduğu pencereden uzaklara baktım..

başucumda okunmayı bir kez daha bekleyen ''Islık yorumları'' duruyordu

Muzaffer Sarıgül..bu kitabıyla 1998 Kocaeli Üniversitesi Akademik Şiir ödülüne layık bulunmuştu

hangi toprağın rengiydi acaba..tezgahlarda çığırtkanların..fabrikalarda işçilerin..köylülerin sesi geçti içimde

müthiş ses ve uyumlu dizeler sanki içimde kopmuş meteordu

her yerimde bir parça eksiliyordu

Yüreğinin şivesiyle seslendiği kısa ve orta şiirler başka hayatlar gitmeme aracı oldu

babam bir ısrardı ölümlere
ben şiire hükümlü


ıslıksız çıkılan yollar tekin değil diyerek başlamış şiir yolculuğuna

kendi anadilinde yazan kaç şair vardır acep!

geçmedi değil içimden..bütün yaşananlar bir ıslık yaşanacaklarda

sesini sizlerde duyuyorsunuz belki..uzak dağ köylerinin verimsiz yurtlarının..yaşam çilelerin toplamıysa..hadi isterseniz siz de bir ıslık çalarak köy olunuz

hüznün sarmalında bu kadar taşar yürek..ödün vermeden..yalnızlığa düşmeden

umudu hep ön planda buldum..hiç bir şiirde çaresizlik yoktu

çünki güçlü şairler serzeniş değil..gerçeği bağırırlar..yormadan

son nokta.Muzaffer Sargülden

Geceydi işte,bütün kadınlar suç ortağım
kutsayın ve eyvallah deyin aşka
tek yaşadığımızdır



Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #6 : Kasım 23, 2008, 00:24:15 ÖÖ »

eylemin kaçıncı günüydü..rektör istifa..rektör..Nedim önsaflarda bağırıyordu..ve dişliler bir koldan sarmış ağzı salya sümsük şekilde verilecek bir emri bekliyorlardı..biz de ihanetin acısı büyük olurdu..uzaklaşmaya çalışıyordum ama bir türlü beceremiyordum ayrılığı..olmalıydım ya da en azından sesin içinde bir ses

duyulmuyordu..belki sevdamız..hep aşka hep sevdaya meyilliydik..biliyorsun Nedim! aşka doğranmış olanın kanı su çeker..tüfek destekli tank destekli ve eli kanlı bir azınlık durmadan höykürüyordu..bizim niçin destekçimiz yok!

birden bire ortalık savaş alanına dönmüş..Gülçin başına aldığı jop darbeleriyle kalabalığın arasında yığılıp kalmıştı..panik havası kaç saniye sürdü hatırlamıyorum ..nerede olduğumu bilmeyen bir telaşla daldığım bir sokağın köşesinde tutulmuştum..azgınlarca

ellerinde sustalılar..ellerinde zincirler..ve paletler

bir duvarın dibine bıçak darbeleriyle dayandırılmıştım..içlerinden biri salya sümsük bana dönüp..gomonist misin

islamın kaç şartı var

o an yaşamla ölüm arasında ki tercihe zorlanmam kadar ezildiğimi başka türlü hissedememiştim

gökyüzüne bakıp ağzımda 5 diye bir rakam çıkmıştı..yalnızca bir sayı..ederi hiç bir şey olmayan bir nicelik

mideme bıçağı dayayan kişi gözlerindeki kin bürümüşlükle yanındaki arkadaşına dönerek..doğru mu diyor bu

bağırıyordu

valla bilmem ki belki doğru diyordur..bu adam

daha fazla dayanamayıp işkenceye son vermek isteyen bir kişi..gözlerime iyice baktıktan sonra..bırakın diye emir verdi..bu arakadaş masum birine benziyor..!!

ayaklarımda ne derman kalmış..ne de dizlerimde yürüyecek bağ

her yer karanlık Sude..gözlerimin önünde hiç gitmiyor..beynim kemirip duruyor geçmişimi

sararmış yaprakların arasında gözlerini açamaya çalışan güneşe..ağaçla birlikte merhaba dedim Dur..senin yaşadıklarını anlamam için yaprakların üzerinde gezinen izim hiç kaybolmadı..mevsim daha yaz..niçin erken gelmiş evimize güz


haberlerde burnu uzun olan netekim bir siyahlık belirdi ilkin..biz acılarınızı içinizde söküp almaya geldik..uzun yaşayın hepiniz..Nedim

işte uzun yaşamak bu ..Nedim..sahiden yaşadığıma inandır beni

Sude geceliğiyle uyanıp bir bardak su ve elindeki tabletle derinden çiziyordu beni

iç dedi..iç

uayandığım yatağın sularında sıktım kendimi..nereye gitsem yanımda ne Naz..ne Sude..yalnızca Dur'un o acı sesi

hala yaşıyorsun değil mi ..aptal

ölmeyi öğrenmem için yaşamam gerek Dur


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #7 : Kasım 29, 2008, 21:58:03 ÖS »


..(X)

yüreği köşeye sıkıştırmaya çalışıyorum..yazma dürtüsünü uyandırmak için ..el kol hareketleriyle ..vuruşuyorum güpegüz ..ne kadar acılar çektiğimi hilemezsiniz

yazmaya secde etsem boynuma asılı kılıncı çerçevenin..düşer parçalanırsa diye bir kaç kalp korkarım..


allahın kızına bak..kırk satır karalanmış bir kapının güneyinde toz pembe cibinlikler arasında bekliyor güneşi ..allahın kızına bak..şeytan değil ki göresin..taş değil ki öpesin

üçünün saçları kısa..üçünün de eteği öpülmekten pörsümüş..ipek çorapları kozasına sancılı böcek ..asırlardır bir rivayet kadim söz ustalarının

allahın kızına bak..dert..hep dert..keder ..ıskalamış hayatı salyangozlar kadar..sürünmekten bin olmuş beter gülüşleri..boğazlanmış kan kızıl seyretmiş delilikleri..adına konmuş histeri

melankolik ..hüsrevik..türevcikler camiasından

değişimin ıstıraplı oluşuna can sıkmayın..siz deliliklerinizle koca bir gövdeyi yüzdürürsünüz ummana..banın uzaktan el sallayan kırgınlıkları göğsünüzün orta yerine..derya çıkmazsa balık bilir insanın sütten kemirgen arzusunu

lat , uzza ve manattan bahseder sözcükler

Nedim..o ak sakallarıyla dedemin dervişane bezginliklerini süsleyen edasıyla yakarış halindedir..kime..hiçlik zamanına..o varlığın hiçlikle eriştiği taş kadar yosun tutmaz ruhuna..inceleyerek bileyler durmadan sezginlikleri

bense bir avuç kadar hüküm giymezken..dışarı yine soğuk ..bir geçici fitil ateşler durur içimi..rengahenk çarşılar ..sabun kokuları tekke ve zaviyeden sınıfta kalmış eskimeler..yemenisini yemene borçlu çavuşlar..biz yine ölmedik taş yerinde dikitttir..ittir

bir savunma hattı..önde bir kaç asker düşerken ..karanlığın verdiği renge sabahı çalmaya uyuyan o naftalin kokulu sandıklar..kara haber tez verir

kimi manattadır hala..kimi latta..kimisi alçısına küsen yerli sermayenin piçidir

allahın kızına bak..sanki biz taşız..aslında hiç aç değildik..hiç yokluk bilmedik..hiç acı sürmedik koku diye koltuk altlarımıza..nihayetinde rivayetlerin bizi bize düşürdüğü dominolar kadar değilken..hep vuruştuk..çarpıldık.bölündük
tam ortasında kıblenin

güneş saklıyor yüzü..uzza..sefil gülüşler berhavayken..

anamın derin koynunda geleceği öngörürken zavallı turnalar aldırmaksızın yare uçuyordu..yara yara

o üçlünün şerefine Nedim..beni taşırmısın



Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #8 : Kasım 29, 2008, 22:19:58 ÖS »


....(W)..


sözüm olmasaydı..allahım olurdu

ruhumun müntesibleri durmadan yarım kalmış tarafımı kopya ederken allahına


rüyalar kar tenecikleriyle sevişirken gece oluyor sessizliğin allahı

içimde çıldırmayı bilmeyen zavallı..derin kaygılı

donuk çarşaflar silkiyor suratında..kara kapkara neçirvan


bu dünyada muradı alamazsın diyor şahbaz

oyun bozan pis yalancı


direniyorum yalnızca kendime..ve de oyunu sürdüren kemancıya

öyle acılı çalma ne olur

yüzüm çoktandır uyuşuk kepazelikten

bir ırmak kadar ipsiz..kalıntısız milsiz

göz çapaklarımdan davudi görünemezsin..yak aklımı



Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #9 : Kasım 30, 2008, 14:01:59 ÖS »

aynanın içinde kadın

ellerim ayaklarım ablukasında renksizliğin

kadın sadece soyunuyordu etim bu denli kıskanç çıplaklığa

bir resim çiziyordu kadın dudaklarımdan

ıslak ve çürümüş renkleri canlandıran


kadın dişlerini pudralıyordu..dünya gülmekten ak

sanki umurundaymış sazlıklar kurbağalara


dere boyları

unutulmuş ezgiler asılıyordu bir bir

hayat

çekincesiz kırık bir cümle

sözlenmemiş düşlerin


kadın elbisesini uyduruyordu tenine

sıkışık farfarlı

ütüşük değil içlenirken göğün düşürdüğü mendil


bir ıslaklık bir nem tavında görüntü..iç replik taşıdığım alkol

sürüyorum yüzüne aynıklığın

sürüyorum yüzüne


tek bir sesleri kalmış harfiyen çınlanılan yerde..ne görüntü ne görünte



kadın yalnızca seziliyordu çarşaf içinde

dudaklarında soysuzluğu endişenin



Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2008, 14:29:51 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #10 : Kasım 30, 2008, 14:26:44 ÖS »




ben sus hali..

sen yırtılmış figan



Hüseyin Bozkurt


« Son Düzenleme: Ocak 22, 2009, 01:25:54 ÖÖ Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #11 : Aralık 01, 2008, 02:50:24 ÖÖ »




dayandığı kadar kemiğe bıçak ..yaşamak bir borç avlularda

sefilse sefil

kuruysa kuru

sıkıysa tut bacağından


bu evler bu yaşamlar..kör beslemesi






bir küpe olmalı şunun şurasında asılmalı her kulağa

çınlamalı bir yerinde dudakların..kalp mi dediniz

inanmıyorum yokluğuma

her çarpış senfoni alacası

yükselen grafiğinde dönen tabutlar


ölüm yok aslında..imkânın ölçüsü sığar kabına

darası çıkar ayaklarından


rep rep

per per

tu tu

var var


bir yanlış anlam monoloğunda

askeri terim

kurşunlarım yok benim

sözcükler vuran


sesim kadrinden bozuk ..cızırtılar düş delisi

çalakalem yazmalar epeydir vurgun


yemişlerden geliyorum derse inan ..

bir kaç ceset peşinde

ahalisi durgun..ahalisi yorgun

ziyadesiyle afiyetteler


bir küpe olmalı şunun şurasında



hırsızı etmeli huysuz



Hüseyin Bozkurt

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #12 : Aralık 03, 2008, 20:09:45 ÖS »

kaplama bir tat var hayatın dişlerinde



kanayan ekmek dudakları

kuru dalları yığmış düşüne

hiç gelmeyecek sandığı yusufçuk


tanrısı olmayan güneş

bir gece gözlerinde meyronun


bilir


bilseydi

efsunlu yıldızlar düşürürdü

yalnızlığı kadar herkes



hb





Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #13 : Aralık 05, 2008, 19:38:07 ÖS »



ıssız bir buluşma adam

düşlere yabancı kadın
 

sessizlik dikiyor kalbine çocuk


üzgün sokakları sarın diyor içindeki

akortsuz sancıları çoğulluğun


eskiyen gölgesi bu çağdaki olgunluk


tahtı silken adam

düşüne çiğnik kadın


çocukluk



Hüseyin Bozkurt





« Son Düzenleme: Aralık 05, 2008, 19:59:29 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #14 : Aralık 05, 2008, 19:54:54 ÖS »

şeker kurbanı olsa da

 sırları  dildeki : kesik


kanayan bir çocukluk işte algöz

ısmayillerden

dayelerden


aylardan yine koca bir hüzün

hüsnanın doğurduğu

enine zaman


içerdelik.. içerdelik



Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!