Google Reklamları
GENEL ELEŞTİRİ SAYFASI
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 22, 2012, 20:27:38 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 4 5 [6]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: GENEL ELEŞTİRİ SAYFASI  (Okunma Sayısı 11629 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #75 : Kasım 03, 2008, 12:03:17 ÖS »

BURSA’DA NELER OLUYOR?

Şehirlere kimlik kazandıran en güçlü çabaların başında sanat gelir. Bu çabayı olguya dönüştüren şairler yazarlardır. Deyim yerinde ise, adeta bir deli gömleği giyerek, imkansızlıklar içinden yaparlar bunu. Azlıklarına aldırmadan çokluk oluştururlar, güzelliklerden yana. İşte bu güzellik koşusunda yıllar yılı Bursa’dan ipi göğüsleyen Ramis DARA, İhsan ÜREN, Nuri DEMİRCİ, Serdar ÜNVER, Hilmi HAŞAL, Melih ELAL( Nur içinde yatsın) gibi kıymetli isimleri sevgiyle anmamız lazım. Onlar bize imkansızlıklar içinden de has şiir adına bir şeyler yapılabileceğini gösterdiler, sağolsunlar. Bunu yaparken birbirlerine sıkıca tutunmayı ihmal etmediler. Böyle olduğu içindir ki, hafızam beni yanıltmıyorsa, Söylem ve Dize'den sonra 100. Sayıyı aşan tek Anadolu dergisi oldu Akatalpa. Ama son dönemlerde bu dayanışmada sorunlar oluştuğu duyumunu almaktayız. Şiir adına ricamızdır: Bu sorunları aşmayı başarmalı, şiir bunu istiyor.

Zehra YENİCE                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 
« Son Düzenleme: Kasım 07, 2008, 14:51:39 ÖS Gönderen: Sanat Dedektifi » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #76 : Kasım 15, 2008, 18:14:47 ÖS »

BURSA'DA YENİ BİR EDEBİYAT DERGİSİ DOĞMAK ÜZERE...

Bursa'da yeni bir edebiyat dergisi mi? Akatalpa ekibi ikiye mi bölündü? Bunların yanıtını çok yakında öğreneceğiz. Bekleyelim ve görelim. Ne olursa olsun, şiir adına hayırlısı olsun demek düşüyor bizlere.

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #77 : Kasım 28, 2008, 17:25:14 ÖS »

NE DEMİŞTİK?

Bursa'da yeni bir edebiyat dergisinin doğmak üzere olduğundan söz açmıştık: Evet, Akatalpa'dan ayrılan şairlerce çıkarılacak olan yeni bir edebiyat dergisi Ocak ayında bizlere merhaba deyicek: Hoşgeldin "Eliz" diyoruz şimdiden. Eliz ne mi? Yeni derginin adı...

Zehra YENİCE
« Son Düzenleme: Aralık 04, 2008, 15:17:40 ÖS Gönderen: Sanat Dedektifi » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #78 : Aralık 04, 2008, 15:27:24 ÖS »

 MURAT KEKİLLİ KAHVEDE ELLİBİR OYNARKEN GÖRÜLMÜŞ:

Özgün sanatçıların sırça köşkünde oturmayıp yaşamak denen karnavala katılanlar arasından çıkacağını düşünürüm hep. Bu düşüncemi doğrulayan bir haber aldım: Murat KEKİLLİ 29.11.2008 Cumartesi günü Adana'nın varoşlarında bir kahvede arkadaşlarıyla ellibir kağıdı oynarken görülmüş.

Diyeceksiniz ki Zehra YENİCE bunu da mı yazacaktı?... Eeee, her şey hayata dahil. Hayat, şiire dahil.

Zehra YENİCE
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #79 : Aralık 31, 2008, 16:29:00 ÖS »

Nicedir sorarım kendime: İyi şiir yazmak iyi şair olunduğunu gösterir mi? Şahsen şair dediğimizde incelikler, örgütlenmiş iç disiplin aklıma gelir, lakin bizim edebiyat ortamında zordur bu erdemleri bulmak... Bunu görür ve arkadaşlara boşuna kendinizi yoruyorsunuz, bu alem nankör, derim. De, onlar yanlış düşündüğümü, hiç bir beklenti içinde olmadan güzellikler adına ter döktüklerini, belirtirler... Ne diyeyim arkadaşlar, içtenliğinize saygı duymaktan başka birşey düşünemem.

Zehra YENİCE
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #80 : Mart 07, 2009, 15:50:51 ÖS »

Facebook�da Komedi:

Niçin severim şairleri? Ah, ne bileyim. Belki de onları saf,  çocukça, biraz deli bulduğumdan mı? Hemen kızmamalı. Bu saydıklarım sanata birebir itki�lik yapan, onun yaratıya dönüşmesinde muteber olgulardır. Evet sanatçılar biraz delidirler. Böyle olmasa saatlerce bir sözcükle boğuşup durulabilir mi? Ah güzel delilik! Olmasan, nasıl okuyacaktık insan yanımızı güne durduran o güzelim şiirleri.
Bunları söyledim, bir sebebi var: Biliyorsunuz, Facebook teknolojinin armağan ettiği güzel bir olanak, güzel bir paylaşım ağı. Ama burada öyle şeylerle karşılaşıyor ki insan, tuhaflaşıyor. İnternetten hiç anlamam diyenlerin birer internet cini olduğunu mu sayalım� Lakırtıdan öteye gitmeyen cicim muhabetlerini mi�  Yurdum insanının bu tür paylaşımlarını  hadi hoş gördük gitti, ya şairlere ne demeli? �Nasıl yani� dediğinizi duyar gibi oluyorum. Şöyle yani: Binlerce şiir yazıyorum diye ortalıkta salına salına dolaşan insanların yaşadığı yurdumda, yayınevleri, şiir kitaplarını, satılmadığı için 1.000.- Adetten fazla basmıyorsa, okur özürlü olunduğu gün gibi ortadaysa, ortaya çıkıp da Facebook�da ����.. Okurları Grubu� oluşturmak, komedi değilse nedir? Sevgili arkadaşlar, elbette teknolojiyi sanatın hizmetine sunmalı, buna bir diyeceğimiz olabilir mi? Ama lütfen bir şey yaparken, sizi şiire kışkırtan çocuk yanınızı şiir masasında bırakıp, şöyle daha oturaklı davranmalı. ���.. Okurları Grubu� yerine �Şair ��..  �in Yeri� demeli mesela, ne bileyim, daha uygun bir sunum bulmalı işte. Buna güzel bir örnek, şair Hüseyin BOZKURT�un Facebook sayfası, şair burada �Hüseyin Bozkurt Okurları Gurubu� dememiş, ne demiş? �Aşkarya�.




Zehra YENİCE
« Son Düzenleme: Mart 08, 2009, 20:26:46 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Bahattin YILDIZ
Bahattin Yıldız
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 603



Site
« Yanıtla #81 : Mart 08, 2009, 20:26:06 ÖS »

Okurları Grubu� yerine �Şair ��..  �in Yeri� demeli mesela, ne bileyim, daha uygun bir sunum bulmalı işte. Buna güzel bir örnek, şair Hüseyin BOZKURT�un Facebook sayfası, şair burada �Hüseyin Bozkurt Okurları Gurubu� dememiş, ne demiş? �Aşkarya�.

Zehra YENİCE


Sevgili Zehra, birçok yazınızda olduğu gibi, bu yazınızla da olumlu etkiler yarattınız. Facebookta yaptığım kısa dolaşımda buna tanık oldum... 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #82 : Mart 10, 2009, 14:59:06 ÖS »

Zehra arkadaşla aynı fikirdeyim. Sanırım bir ben kaldım sanıyordum, adıma grup kurup insanları bu gruba katılmaya zorlamayan. Oturup sildim geçenlerde bu grupların tümünü...Aşk'arya hariç.

Hüseyin Bey zarif bir sayfa açmış, kendisine ait olduğu kadar diğer arkadaşlarının da ürünlerini paylaşıyor. Keyifle okumak imkanı buluyorum. Face'i sitenin dışındaki seslere de ulaşabilmek açısından olumlu görüyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
asumanatakuman
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #83 : Mart 20, 2009, 13:27:31 ÖS »

hüseyin bozkurt bencillikten uzak, güzel bir grup oluşturmuş. ben de ilgiyle izleyenlerdenim. çoğu iletileri silip atıyorum ama aşkarya'dan gelen her şeyi okuyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #84 : Mart 29, 2009, 00:04:17 ÖÖ »

Şair şairin izine kurşun:

Bana dolanan yollar sonunda bi hayrat, gülümseyen bi konalga, ladin gölgesi de olabilir terimi soğutmaya, Anamur yaylalarında. Belki vadilerden ıslık çalar yaslı bir Yörük, ayrana buyur eder, eyvana buyur eder, kalkarım oturduğum o gölgeden dilimde şiir. Şair değilim, izimde kurşun olmaz, arayan bir çift göz olur olsa olsa, Elsa’nın gözleri değil, annemin gözleri. Merak eder çünkü, ne vakit habersiz ayrılsam ay dibi kollarının altından, ay annem. Annem! Ama biliyor musun şairler sen gibi değil. İstanbul’da iki şair arkadaşım var. Bu sefer Yörük yaylalarına değil, oraya uzandımdı bi koşu: Biriyle buluştuk, şiire dair konuştuk. Sıra şairlere geldi. Diğer arkadaşımı sordum, karşılaşır konuşur musunuz hiç dedim. “Hiç” dedi. Sevmem o p…ki.... Oysa ben iyi şairler iyi şairleri sever, konuşur dertleşirler birbirleriyle bilirdim. Ah, uzaktan göründüğü gibi değilmiş hiçbir şey, yine yanıldım.

Yine geldim dedem Yörük, bir tas ayran lütfen! Soğusun için yüreğimin içi.

Zehra YENİCE
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Berrak BEHRAMOĞLU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 63


« Yanıtla #85 : Mayıs 20, 2009, 21:33:13 ÖS »

 Edebiyat Ünbiversitesi sitesinde "İnternet ve Edebiyat Evliliği" başlıklı bir söyleşi okudum. Ürününü ilk defa Ötekileriz'de yayınlamış olmanın mutluluğunu hissettim. Buradan tanıma şansına eriştiğim Sedef KANDEMİR, Ahmet GÖK ve Yelda KARATAŞ bu söyleşide Ötekileriz'in ve başarılı diğer sitelerin hakkını iade etmişler. Bir kez daha sanal sanal değildir dedim.

"www.edebiyatuniversitesi.ning.com/"

Berrak BEHRAMOĞLU
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Transferci
Yalçın Bozer
Yönetici
ÖKS Girişimcisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 188



Site
« Yanıtla #86 : Mayıs 23, 2009, 12:37:02 ÖS »

Sayın Berrak'ın sözünü ettiği yazıyı aşağıya alıntılıyorum.

Alıntı kaynağı : http://edebiyatuniversitesi.ning.com/profiles/blogs/edebiyatampinternet-evliligi


------------


EDEBİYAT&İNTERNET EVLİLİĞİ

Çalakalem Morsöz E-Dergi olarak Mart 09 sayımızda ‘Edebiyat-İnternet İlişkisi’ne dair küçük bir söyleşi yapalım dedik. Değişen dünya, edebiyatı da tıpkı müzik sektörü gibi internet ortamına, sanal bir gerçekliğe doğru hızla itiyor hiç şüphesiz. Bu bağlamda, yeraltı edebiyatı yerleşik hayata geçiyor. Artık yazarlığa ilk adım ‘Varlık Dergisi’nde yayınlanan bir öykü ile atılmıyor. Çeşitli internet sitelerinde bir araya gelen gruplar hem okur hem yazar oluyor; blog yazarlığı ile herkes kendi yayıncısı oluyor. Tabii bu aynı zamanda nitelikli eserlere ulaşımı kolaylaştırdığı gibi, işi içinden çıkılmaz hale de getirebiliyor. Önemli birçok isim kişisel internet sitelerinde günlük yazılarını yayınlayıp okurları ile de buluşuyor. Bunun yanında, ‘telif’ dediğimiz kavram gitgide anlamsızlaşıyor.

İnternetin genç edebiyatçılara sunduğu olanaklar küçümsenemez. Biraz bu olanakları biraz da yapılabilecekleri tartmak üzere bazı sorularımız var:

*İnternetin edebiyat dünyasındaki yeri nedir; yazınımıza olan katkıları nelerdir?

Yelda Karataş Okur- yazar
Tıpkı televizyon gibi: Zap nasıl elindeyse her bireyin, klavye de öyle... Herkes yazmalı; iyi kötü yazmalı herkes ve fırına atmalı. YANMAYANLAR ŞİİRDİR YA DA ÖYKÜ, ROMAN... Diğerleri mi? Baka baka öğrenir!

İlhami Mısırlıoğlu Tarih Vakfı Genel Müdür Eski Yardımcısı
Yazının bulunuşu muhteşem bir adımdır insan için. Bundan yaklaşık 5000 yıl sonra matbaanın bulunuşu da çok önemlidir. Bilginin sadece kilisenin ya da zenginlerin tekelinde kalmasını önlemiş ve kitap, dergi, gazete biçiminde yayılmasını sağlamıştır. Bundan 500 yıl sonra gelen bir buluş olan internet ise inanılmazı başarmış ve tüm dünyayı bir ağ gibi sarmıştır. Artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay ama bilgi kirliliği tehlikesi var. Doğru bilgiye ulaşmak başka türlü bir yetişkinlik bilinci gerektiriyor. Telif konusu ise hem teknik, hem hukuki hem de ahlaki sorun alanları yaratıyor. Yazarlar, her türlü bilgiyi dilerlerse ellerinin altında bulabiliyorlar. Ansiklopediler artık sanala geçti, dış gözlem yerine kimileri sanaldaki bilgilenmesini yeterli bulabiliyor. Her türlü sözlük sanalda elinizin altında, anlamını bilmediğiniz bir sözcüğün anlamını ya da kökenini öğrenmek çok kolay artık. Edebiyat biraz gözlem, biraz bilgi, biraz üslup biraz da yaratıcılık ve yetenek ise, bunların önemlice bir bölümünü internetten bulmak mümkün… Gerisi sabır, düzenli çalışma, eleştirilerden yararlanma ve sanal ya da edebi gerçekliği, gerçek yaşamla sık sık karşılaştırmaya kalıyor. Unutulmasın ki edebiyat gerçek yaşamı anlatmak değildir. Edebiyatın kendi gerçeği vardır ve bunu da ancak estetik bilimi çözümleyebilir.

Yuşa Irmak Yazar
İnternetin edebiyat dünyasındaki yeri günümüzün modern Türkiye’sinde olmazsa olmazdır. Çünkü tek tıkla binler ve yüz binlere bu şekilde masrafsız ve uğraşısız ulaşabiliyorsunuz. Bu paranın ve ekonominin kucağımızda oturduğu şu zaman diliminde düşünülmesi gereken en önemli meselelerdendir.

Ahmet Gök Ortaya kArıŞıK’ın Yazarı
Hızlı bir değişim yaşıyoruz. İnternet de kendi edebiyat dünyasını yaratıyor. Bugün “antoloji.com” şairi diye isimlendirilen yeni bir kavram var. İnternet edebiyatının hızlı bir emekleme döneminden geçtiğini söyleyebilirim. Ama gelecekte internet üzerinde şekillenecek bir edebiyat dünyası olacağını öngörüyorum. Bugün online kitap satış siteleri sayesinde yeni çıkan kitaplardan daha hızlı haberdar oluyoruz. Bence en önemli katkısı yazar, şair ve okur arasındaki iletişim yolunu hızlandırmasıdır. Yazına katkısının sadece dağıtım ve tanıtım aracı olarak destekçi olduğunu düşünüyorum. Bazen izinsiz tanıtım ve alıntılarla sınırlar aşılsa da tanıtım aracı etkisi tartışılmaz. Tam ekonomik karşılığı olmasa da, yeni bir dağıtım ve paylaşım ağı olarak daha çok gelişeceğini düşünüyorum. Herkese açık bir alan; sizin ona ne kadar açılacağınıza ve açacağınıza bağlı olarak serüvenini sürdürecek.

Müzeyyen Çelik Türkçe Eğitimi Yüksek Lisans Öğrencisi
İnternet artık edebiyat için kaçınılmaz bir ortam haline geldi. İnsanlar laptoplarını kucaklarına alıp online kitap okuyorlar. Her gün yeni bir edebiyat sitesi kuruluyor. Gençler için de büyük fırsat! İnternette oyun oynamayıp, Chat de yapmayıp yazı yazmayı, üretmeyi seven insanlar için büyük bir şans. Hem yeni insanlar tanıyıp ufuklarını genişletmeleri açısından da çok faydalı.

Sedef Kandemir
İnternetin edebiyat üzerindeki etkisi yadsınamayacak kadar yoğun; bu da doğal bir gelişme. Edebiyat üzerinde, olumlu ya da olumsuz etkileri kimilerine göre değişkenlik göstererek açıklanmakta çoğu yerde. Herkesin bu konuda çeşitli görüşleri oluyor. İnternette süregelen edebiyat oluşumundan rahatsız olanlara bakarsak, çoğunluğunun internet öncesi edebiyatta yerini, yurdunu belirlemiş, belli bir yere gelmiş kişiler olduğunu görüyoruz. Gençler ise genelde susuyor ve yazmaya devam ediyorlar. İnternet edebiyatı oldukça yoğun bir katılımla, hatta gümbür gümbür gelmekte ve devamı gelecek bana göre. Bu, internet öncesi edebiyatçılarını rahatsız etse de varlığını sürdüreceği belli... İnternetin, edebiyata katkıları da bana göre olumlu ve yoğun! Öncelikle yazın hayatındaki her kişi bilir ki; etkileşimin önemi reddedilemez. İnternetteki etkileşim ve çağrışım zenginliği elbette şu an için başka bir alanda yok, aradığımız her hangi bir bilgiye bir “tık” kadar uzağız. Bu da internetin çekiciliğini arttırıyor. Bu durum edebiyata bir katkıdır. Katılımın çok olması da bana göre bir zenginliktir. Ülkemizin edebiyata olan ilgisizliğini doğdum doğalı bir şikâyet konusu olarak dinlemişimdir, şimdi neden genç bir kitlenin yazarak ya da okuyucu olarak katılımından şikâyetçi olunuyor? Bunu anlamak güç! İyi yazı, iyi şiir; yani gerçek bir sanat ürünü, sıyrılır kalabalığın içinden, fark edilir, yolunu bulur gider. Bana bu durumdan korkulması anlamsız geliyor. Ancak, kâğıt kokusunu unutmamamız ve unutturmamamız gerekir. İnternetin edebiyata katkısı ancak bu şekilde olacaktır kanımca. Birçok yazar, tüm ürünlerini elbette ki internette yayınlamak istemez. Beğendiğimiz bir yazarın, diğer eserlerini bir kitapta takip etmek isteyeceğiz muhakkak. Mesela ben, nette tanıdığım, birkaç ürününe hayran olduğum bir yazarın basılı bir kitabına ulaşmak, okumak, kütüphanemde bir anı olarak torunlarım için saklamak isterim. Bu anlamda da internet edebiyatının yazılı edebiyattan kopması düşünülemez bence. Her ikisini bir arada yürütmek bana göre en doğrusu olacaktır. İnternet bir çağ gerecidir. Yazar çağının dışında olamayacağına göre, bu oluşumda yerini almasından daha doğal bir şey yok. Bu oluşumdan yeni yetenekler doğacak, gelişecek, olgunluğa erişecektir zaman içinde. Yoksa her gelen yeniliği reddetseydi, insanoğlu hala tabletler üstüne bir şeyler kazımaya çalışıyor olurdu. Matbaanın reddedildiği tarihimizden nasıl pişman olduğumuzu unutmamalıyız.

Canan Eraslan Türkiye Gazetesi Editörlerinden
İnternetin insan yaşamındaki her alanda olduğu gibi, edebiyat dünyasına etkilerinin de fayda-zarar ekseni etrafında, bazen fayda yönünün, bazen zarar yönünün ağır bastığını düşünüyorum. Kalitesizlik bahsettiğiniz blog sayfaları ve tartışma alanlarıyla sıkça öne çıksa da, 'cesaret'i artırdığını düşünüyorum. İnsanlar yazmaya cesaret edebiliyor. Yazdığını paylaşma, paylaştıklarından yeni faydalar çıkarabilme konusunda da eskiye oranla çok daha şanslı oldukları da bir gerçek!

*Takip ettiğiniz; tavsiye edebileceğiniz edebiyat siteleri neler?

YK) Melantis Edebiyat, Ötekileriz, Mavi Melek... Bir de sizinki...

İM) Çok iyi bir sanal edebiyat dergi izleyicisi değilim. İlgi çekici yazılara rastladığım Borges Defteri (http://borgesdefteri.blogspot.com); yine biraz daha farklı bir cenahın seslerini duymak isteyenler için www.dergibi.com; adı amatörce edebiyat olan, içinde ruhu amatör ama kalitesi yüksek yazılara rastlayabileceğiniz bir site olarak da www.amatorceedebiyat.com sitesini sayabilirim.

YI) Takip ettiğim edebiyat sitesi olarak ‘Morsöz’ var; başka söze gerek yok diyorum.

AG) Düzenli olmamakla birlikte çok sayıda edebiyat sitesi izlediğimi söyleyebilirim. Edebiyat dergileri, site ve blogları, www.barbuni.com, www.siirakademisi.com, www.siyahkahve.com, www.yazimhane.com, www.otekileriz.com, www.mavimelek.com, www.yitikulke.com, www.siirpenceresi.com olarak sıralayabilirim.

MÇ) Dergibi.com, Karakutu.com, İzdiham.com, Kırkikindi.com, Karakalem.com

SK) Takip ettiğim, içinde yer aldığım birçok edebiyat sitesi oldu. Bana katkısı elbette olmuştur. Yeni bir dünyaya gözünüzü açmak gibi bir şey bu ve gerçekten güzel! İyi yazılarla tanışma fırsatı buldum. Oralarda sizden farklı pencerelerden gelen sesleri anında duyabiliyorsunuz. Sizin gibi duyan, hisseden birilerinin de varlığını görmek hoş geliyor insana. Yazmak için bir anlam olduğunu hissediyorsunuz. Okuyan birilerinin var olduğunu bilmek ise en güzeli tabii. Mevsimsiz.com mesela devamlı takip ettiğim ve yazılarımı paylaştığım, değerli bulduğum bir edebiyat sitesidir. Gereksiz yorumların olmadığı, ideolojileri farklı insanlar da olsa katılımcıların, edebiyat anlamında değer taşıyan ürünlerini paylaştıkları bir yerdir. Ötekileriz.com da öyle etkileşimi yoğun sitelerden birisidir.
Düşle.com edebiyat dergisi niteliğinde yine değerli bulduğum, takip ettiğim bir site…
Karaklm.com diğer adı KaraKalem özellikle genç edebiyatseverleri okuduğum bir sitedir.
Bazı yazarların Kişisel web siteleri de takip ettiklerim arasında. Bazı edebiyat dergisi siteleri de var yeni kurulan, Melantis de bunlardan biri.

CE) Doğrusunu söylemek gerekirse, tavsiye edebilecek kadar iyi takip ettiğim bir site yok.

*Türk edebiyatı internette yeterince iyi temsil ediliyor mu? Türk edebiyatının internet yayıncılığında bulunduğu nokta nedir?

YK) Türkiye Edebiyatı hiç bir yerde yeterince var olamıyor ki internette de var olup bir de temsil edilsin. İnternette ise, farklı ve anlamlı yapılanmalar var. Örneğin pecya gibi... Kütüphane kuruyorlar ve bu bana olumlu ve değerli bir adım gibi geliyor, sanat yapıtlarını internet üzerinden ulaşıma açmak ve geniş kitlelerin kullanımına sunmak yeni bir anlayıştır.

İM) Her şey kendi dengesinde ilerler. Ne az ne çok… Dergicilik ülkemizde zaten edebiyatın uzun boylu bir gölgesi olmamıştı hiç. Ama geçmişteki Soyut, Yeni A, gibi dergileri düşünüyorum da, onların elinde internet olsaydı kim bilir neler yaparlardı? İnternet inanılmaz imkânlar sunuyor bence. Bu yönüyle bakarsak, pek belli olmasa da, geçmiş güzel günler diye avunmanın anlamı yok. Şu anki sanal dergilere yazanların, ilgilenenlerin sayısının ve etkisinin geçmişten hiç de az olmadığını düşünüyorum.

YI) Türk edebiyatı internette yeterince temsil edilemez. Ama masrafsız ve hızlı olmasından dolayı tavsiye veya temsil edilir.

AG) Bence internet ortamı kendine özgü edebiyat ortamını ve kendi iktidarını yaratıyor. Genç bir yazar kuşağı geliyor. Kendi yayın organlarını kurarak, kendi bildiklerini okuyarak. Biraz gelenekten yoksun, her şeyi kendileriyle var sanıyorlar. Fazla okumayınca temelleri sağlam olmayan bir yayıncılıkta bu yayıncılık hızla büyüyor. Herkes kendini gösterme derdinde ve sadece kendiyle ilgileniyor. Çok az bir kesimse edebiyat ortamında var olanı buraya taşımaya çalışıyor. Bu bir süreç, zaman içinde tam temsilden söz edebileceğimizi öngörüyorum. Ama bugün değil. Bundan bir iki yıl önce internete karşı olan birçok yazarın, şairin bugün internette bir şekilde var olmaya çalıştığını görüyoruz. Bulunan noktada, bence herkes kafasına göre takılıyor. İyi de yapıyor.

CE) Türk edebiyatının internette umduğumdan çok daha iyi temsil edildiğini düşünüyorum. Bir şairin tek dizesi aklıma geldiyse onun tamamını bulmam artık çok kolay...

MÇ) Bence henüz temsil düzeyine ulaşamadı. Biz geleneklerimizden kolay kolay ayrılamayız. Bundan dolayı da internetin zamana ihtiyacı var.

*İnternetin, sizin yazın kariyerinize etkileri, katkıları nelerdir?

YK) Yazım hayatıma bir kariyer macerası olarak bakmıyorum; önce bunun altını çizeyim. Yazarın kariyeri olmaz. Genel müdür mü o? İnsanın kariyer denen kelimeyi ne kadar lüzumsuz icat ettiğini de bilmem söylememe gerek var mı? İnternetin şiir ve edebiyatın örgütlenmesi açısından bir imkân olarak kullanılmasından, ama doğru kullanılmasından yanayım.

İM) Daha çok internet yazarı sayıyorum kendimi. Yetmez mi?

YI) Benim için kariyer yazdığı ile değil, yaptıkları ile değer kazanır.

MÇ) Ben yazmaya internetle başladım. İlk eleştirim, röportajım,şiirim nette ya da net vasıtasıyla ulaştığım kişiler sayesinde matbu olarak yayınlandı. Hala da vazgeçilmezim matbuu. Bilgiye kolay ulaşma noktasında ise yadsınamaz olan bir aygıt artık internet.

AG) Daha fazla kişiye ve daha az okura ulaşmama katkısı olduğunu düşünüyorum. Ben internet ortamında yazarın, şairin olması gerektiğine inananlardanım. Bu yüzden kişisel sitem www.ahmetgok.com üzerinden okurlar, internet gezginleriyle aramda bir köprü olarak yayında. Birebir katkısını ölçmek bana mümkün görünmüyor ama yarattığı sinerjiden keyif aldığımı söyleyebilirim. Bu yüzden sitemi kendi yazdıklarımla sınırlamayıp, sevdiklerimi de paylaşmaya çalışıyorum. Bir okurunuza, yıllar önce imzaladığınız kitap size merhaba demesi doğrusu bazen keyifli oluyor.

*E-Dergiler, matbuu dergilerin yerini alır mı?

YK) Hiç bir şey diğer bir şeyin yerini almaz. Kitap kokusu başkadır. Asıldır ve korunmalıdır. İnternet ve yazılı edebiyatın birbirlerini doğru anlamda geliştirecekleri bir dünya gelecektir kuşkusuz. Hiç bir yayın anlayışının diğerinin karşısında örgütlenerek algılanmadığı ve insanın her alanda kültür ve edebiyat zenginlikleri ile buluşacağı, kendini geliştireceği o dünyada böyle bir rekabet olmayacaktır.

İM) Edebiyatçıların henüz yeterince interneti kavramadıklarının farkındayım. Harika fikirleri olan belki de yeni bir akım başlatacak durumdaki genç, zıpkın gibi bir edebiyatçının, kendisinin çıkaracağı ama yakın düşüncedeki bir kısım yol arkadaşını da işin içine katacağı kimi edebi sanal dergiler, belki gelecekte eski dergilerin etki gücünün birkaç kat üstüne çıkacaklardır. Belki de şimdi onun sıkıntılarını yaşıyoruz. Eskiden edebiyatçılar daktilolarından ayrılamadıkları için bilgisayarın onlara sunduklarını es geçtiler ve daktilo üzerine nostalji yaparak oraya takıldılar; umarım bu kez internetin olanaklarını gözden kaçırmazlar.

YI) Matbuunun yerini hiçbir şey alamaz, almamalı bence. Ama E dergiler matbuu dergilerin yerini aldı; ‘ALIR MI?’ değil!


AG) Bence kâğıt kokusunun yeri ayrı. Ama gelecekte de alacağı gerçeği kaçınılmaz gibi geliyor bana… Keşke almasa ama biz bu dünyadan ayrılana kadar kâğıt kokusuna devam…

MÇ) Alır ama daha oturmadı. Biz sahafları, kitapevlerini gezmeyi hala çok seviyoruz. Bir de kâğıt kokusunu…

SK) Dergilerin ekonomik koşullar içinde en zor dönemlerini yaşadığı bir zamandayız. Her dergi inanıyorum ki büyük özverilerle çıkıyor, çoğunluğu dağıtımcı sıkıntısı nedeniyle ne yazık ki ömürlerini fazla sürdüremiyorlar. Bu durumda E-dergilere yöneliş maalesef kaçınılmaz olabiliyor. Gönül ister ki matbuu dergilerimiz elimizde kâğıt kokusunu içimize çeke çeke okuyabilelim. Bu da gösteriyor ki ışık ve kâğıt el ele olursa, biz okuyucular daha mutlu olacağız. Birbirini reddetmeden edebiyat adına her olasılıktan yararlanmalı edebiyatseverler. E-dergi de okumalı ama bir dergiye de abone olmalıyız…

CE) Ben, bütün gelişmelere rağmen, e-dergilerin matbu dergilerin tirajını azaltsa da yerini alabileceğine inanmıyorum.

*Kafelerde okuryazar buluşmaları, edebiyat sohbetleri yapılır hala az da olsa. Sanal buluşmaların bu sohbetlerin yerini alması nasıl bir gelişme olur size göre?

YK) Göz göze olmak, birbirine dokunmak başkadır. Kokunun sanalı olmaz, hele insan kokusunun... Çiçeği böceği ve bakışı olmaz sanalın. Ama edebiyat ve şiirin gelişmesi için farklı bir araç olarak böylesi oturumlara da karşı değilim, ne yaptığımızı biliyorsak...

İM) Yerini alamaz ama o buluşmaların öncesini ve sonrasını daha anlamlı hale getirebilir, böylelikle belki buluşmanın kendisini de daha verimli kılabilir.

YI) Kafelerde olması yüz yüze gelinmesi bence isabetli bir şey. Lakin bakıyoruz, imkân yok. Yani senin gününün kaçta kaçı bilgisayar başında geçiyor? Bunu sorgulamak lazım gelir ona göre cevap verilir.

AG) İkisi hiçbir zaman aynı keyfi vermez bence. Yüz yüze olmanın, karşılıklı konuşmanın tadı başka. Ama olmasında da bence mahsur yok. Artık teknoloji çok ilerilerde birbirinizi görerek konuşmak da mümkün ama daha çok geleneksel yöntemlerden yanayım. Bu buluşmalar nerede olursa olsun… Buluşanlar arasında gerçek bir köprü olduğu sürece sorun yok.

MÇ) İyi olmaz esasında. Ben iletişimde sanaldan ziyade gerçeğin olmasından yanayım. Yani sevdiğim yazarın yüzünü, gülüşünü, mimiklerini heyecanını görmeliyim. Diğer türlü yazılarını zaten okuyorum; bana canlı hali lazım!


SK) Kafelerdeki buluşmaların yararı ticari anlamda kafe sahibine göre iyi bir şey olabilir; bu buluşmaların edebiyata katkısını anlamış değilim. Belli bir konuda tertip edilmiş söyleşilere katılmak daha farklı; en azından bir konu üzerinde bilgi alışverişi olabilir. Bu doğrultuda internet üzerinde yapılacak toplantıların yararlı olacağını düşünebilirim.

***

Yelda Karataş, İlhami Mısırlıoğlu, Yuşa Irmak, Ahmet Gök, Müzeyyen Çelik, Sedef Kandemir ve Canan Eraslan; sağ olun! Israrla bir iki cümlelik yanıtlar istememe rağmen, yorulmadan cümleleri sıralayan herkese teşekkür ediyorum.

Cihat Albayrak
Çalakalem Morsöz Editörü
http://morsoz.com
« Son Düzenleme: Mayıs 23, 2009, 12:41:35 ÖS Gönderen: Transferci » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Bana da Transfer işi yüklendi.
Sayfa: 1 2 3 4 5 [6]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!