Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« : Mayıs 29, 2008, 08:37:12 ÖÖ » |
|
KEMAL ABİ
Ablalar ki endişeli kuytular!
Fındıklar bu yıl da harmana geldi Bize dertler bol, sevinç dar geldi.
Bir kabuk kadar hükmümüz yokmuş hayatta Bunu bildik, söyledik, yaşadık sıkça.
Aklım soyuldu, ruhum soyuldu, tenim Bir yaşam aralığını örtünemedim. Kaç kilo çekerim, ne kadarım, Ateş olsam… cürmüm kadar mı yer yakarım Abi söyle, sana inanırım.
Gençkızlığım, eskimiş fotoğraflar kadınlığım, iki çocukla şahlanan tay Orta yaşlar, kirişlerim bel verdi Hiç durmadan acı geldi, yokluk geldi Kış… içime akıtarak acı su’ları
Dağlara yasladım sırtımı, ayağım buzullarda Sevgi naylon poşetlerde Kuşlar dışarıda.
Kemal Abi, Acılarımı bir kere daha sırtla, Kıyama!..
30 Ağustos 2007
Hülya Deniz Ünal Mühür, 2008
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2008, 16:03:30 ÖS Gönderen: Transferci »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 29, 2008, 10:00:17 ÖÖ » |
|
Hüseyin Avni CİNOZOĞLU Mustafa Ergin KILIÇ'la yaptığı bir söyleşide günümüzün şair iklimine bir fener doğrultmuş. Şiiri kristalize olmuş isimler sıralamış. Bir de şiiri kristalize olma aşamasında olan şairlerden bahsetmiş. Üç aşağı beş yukarı söyledikleri doğru. Fakat küçük sapmalar var. Şiiri kristalize olma aşamasında olanlar arasında gösterdiği Hülya Deniz ÜNAL şiirleri artık oturmuş, olgunlaşmış, özgün bir imza. H. Avni CİNOZOĞLU'nun şiiri kristalize olma aşamasında dediği, ancak şiiri çoktan çizgisini bulmuş bir iki isim daha var ama onları burada anmayalım. Bir gün gerekçesiyle ortaya koyarız, an gelir. Çünkü bu sayfa Hülya'nın.
"Kemal Abi" şiiri de söylediklerimi doğruluyor, bakınız, derenlemesine.
Sevgiyle.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
selim-cem
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 31
tarih olsun diye geldim buralara/ a. özer
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 29, 2008, 10:53:08 ÖÖ » |
|
Şair "okur" bulmak için şiir yazmaz, yinede "okur" a sıcak geen şiirler vardır. Hülya Deniz'in Kemal Abi şiiri geniş bir kitleye sıcak gelebilecek ve derinliğini kaybetmeden bunu başarabilecek bir şiir. Refik Durbaş'ın ilk kitaplarının tadı var (çaylar şirketten, çırak aranıyor)ve elbette daha "aşkın" bir dili var Hülya'nın...
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 30, 2008, 08:29:14 ÖÖ » |
|
Merhaba, İyi şiir esinler, iyi okur güç verir... Yazmak daha bir anlam kazanır. Sağ olun. Şiirle...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2008, 09:53:24 ÖÖ Gönderen: Hülya Deniz »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Nisa NUR
|
 |
« Yanıtla #4 : Haziran 03, 2008, 14:22:38 ÖS » |
|
Zehre YENİCE'ye katılmamak mümkünsüz.
Nisa NUR
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #5 : Haziran 03, 2008, 19:51:01 ÖS » |
|
dur durak demeden noktasız virgülsüz..ne güzel ..şiir yürekten akarsa durdurulamaz gerçeklik olur..işte şiiri şiir yapan kesintizliktir..ruh ikiziyle oynaşı durup
Hülya Hanımın bu şiirini beğendiğimi itiraf etmeliyim..gittikçe akan şiirilerin öncülü.. mantık devreye girince şiir bunaltıyor..nedense nesnel şiirden dem vuruken..bakmışım şiir başını yakmış
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #6 : Haziran 04, 2008, 09:32:27 ÖÖ » |
|
Günaydın, Düşündüm de... Şair iyi bir okur olmalıdır, okur da (gizli) bir şair... Yaklaşık yirmi kadar dergi izleyen biri olarak, mekanik, teknik, ruhu olmayan, yaşamdan beslenmeyen şiirlerle karşılaştığımda... İçimi umutsuzluk kaplıyor. Bir de etik, estetik değerlerle bezeli, yaşamda karşılığı olan şiirlerle karşılaştığımda bu buluşma ileri taşıyor beni. Okurken beni hangisi mutlu ediyorsa, yazarken de onu bulmak, yakalamak istiyorum. Yazmıyorum diyemem, yazıyorum ama yayımlamıyorum. "insanlara kötü bir şey götürmek suçtur" bunu biliyorum. Kendime saklıyorum bir içdöküm olarak. Şiir aylarca, yıllarca bekleyebiliyor not defterlerimde ama benimle gezerek, gittiğim her yere giderek. Bunları niye mi yazdım? Kendimle konuşmaların dışarı sızma hâlidir belki de. İyi şiir heyecanlandırır. Denizsuyukasesi'nde 'Şiir Gözetleme Kulesi' diye bir yerimiz var, her sayıda bir şiir çıkıyor kuleye. Yasakmeyve'nin son sayısında Sezai Sarıoğlu'nun bir şiiriyle karşılaştım. Tüyap'da merhabalaşmak dışında tanıdığım bir şair değildi. Ancak o şiiri döne döne belki yirmi kez okudum. Şiir nasıl heyecanlandırdı beni, felsefe, politika, yakın ve uzak geçmiş, edebi ve tarihi karakterler, psikoloji, vefa... Her şeyi buldum şiirde. İşte dedim, ayağı yere değen, yaşamda karşılığı olan, düşündüren, düşündürürken heyecanlandıran bir şiir. İnsan ruhuna yakışan, kuleye de yakışır. Kendi kulelerimizi yaratmalıyız, vicdan, bilgi, birikim, emek... Bu kulenin merdivenleri olmalı bu değerler. Her şiiirinde bir iç hesaplaşma, bir beğenmeme hâli olmalı şairin. Her yazdığına aşık şiir yazarı olmak, şiire varmayı engelliyor. Bunları bu şiirin altında yazıyor olmamın yukarıdaki şiirle doğrudan bir ilgisi yoktur. Bir genelin parçaları olarak değerlendirilsin isterim. Şiir için, şiire doğru yolculuklar için bir dertleşme olarak değerlendirilsin isterim. Şiirle.. Hülya Deniz Ünal.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 04, 2008, 09:36:46 ÖÖ Gönderen: Hülya Deniz »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #7 : Haziran 07, 2008, 23:12:28 ÖS » |
|
Şair iyi bir okur olmalıdır, okur da (gizli) bir şair... -------------------------------------------------
Katılıyorum bu sözünüze. Ama şiir ülkesinde çok şaşırtıcı durumlarla karşılaşıyoruz. Gözümüzde dağ gibi büyüttüğümüz anlı şanlı imzalarla yüz yüze görüşme, düşüncelerimizi paylaşma olanağı buluyoruz zaman zaman. Yine böyle bir karşılaşmaydı: Bir şair arkadaşımla birlikte büyüüük (!?) bir şairin söyleşisine gitmiştik. Bizi tanıştırdılar onunla. Hiç istifini bile bozmadı. Sonra şair arkadfaşım "Sizin ... kitabınızla ilgili bir inceleme yayınlamıştım" deyince birden gözleri büyüdü büyüüük (!?) şairin. "Hangi dergide..." diye ünledi. Tamam, her insanda ben egosu vardır, ancak zaten günümüz şiirinden bahsedildiğinde ismi liste başı olanlardan birinde böylesine abartılı bir ben egosuyla karşılaşmak, ilginç.
-Bizim için istifinizi bozmayınız efendim, biz sizi rahatta da dinleriz?!
Kıssadan hisse, yazdıklarınız bak nerelere sürükledi beni Hülya.
Demek ki kendinden başka kimseyi okumayan o kadar şair geçinenimiz var ki.
Sevgiyle.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #8 : Haziran 08, 2008, 09:36:57 ÖÖ » |
|
Sevgili Sanat Dedektifi, Şiirden şaire geçecek olursak... Söylediklerinize katılmamam olanaksız. Benim de olmuştur, oluyor. Benim için anlamlı dizeler hatta şiirler yazmış, senelerce aklımda gezdirdiğim, başucumda duran, ruhumda oturan dizeleri yazmış bir şairle karşılaştığımda, hayâl kırıklığına uğradığım. Keşke hiç tanışmasaydım, bende o güzel yerinde, yükseklerde kalsaydı diye hayıflandığım. Şair okuru hayâl kırıklığına uğratabiliyor bazen çok haklısınız. İşte onun için demiyor muyuz hep? Şair, kendine ve yaşadıklarına benzeyen bir şiir yazmalı diye... Gibi yapmamalı, içtenliğini yaşamda da şiirde de yitirmemeli diye. Benim hayatta karşılığı olan şiir tanımından anladığım bir yanıyla da bu. Kendine benzeyen, yaşadıklarına benzeyen, gibi yapmadan insanı yazan, az sayıda şair duruyor başucumda, onların yazdıklarıyla besleniyorum. Umarım çoğalırlar. "Az sayıda köprü, sıkça uçurum" dizesindeki gibi köprüler bir bir yıkılmaz umarım, insanları bağlar birbirine, değerlere ve hayata. Şiirle... Hülya Deniz Ünal.
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #9 : Temmuz 18, 2008, 20:29:24 ÖS » |
|
Hülya Deniz ÜNAL'da yaşadığı yerin damarlarına sızan bir soluk var. O yazdığı güzel şiirlerin yanısıra İzmir'in kültürel dokusuna da rengahenk bir çabadan süzülen anlamlar katıyor. Takibindeyim şiirlerinin.
Şeyda GÜNEŞ
|
|
|
|
|
Zeki Karaaslan
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 116
|
 |
« Yanıtla #10 : Eylül 23, 2008, 21:36:23 ÖS » |
|
ŞİİR, ANA GİBİ ANI DOĞURUR Hiç unutmam, geçmiş günlerin birinde, şiir ağacının gölgesinde başımıza sözcük yağan günlerin birinde, İlhan Kemal ile şiire dair derin bir tartışmanın içine girmiş, dışarı çıkamıyorduk bir türlü, birden İlhan Kemal'in çantasına ayağım çarptı istemeyerek, içinden kitaplar yere saçıldı, yere saçılan kitabın birine gözüm ilişti, bu Hülya Deniz ÜNAL'ın "Su Yalnızlığı" idi. Hülaya Deniz ÜNAL adını birlikte yazdığımız dergilerden elbette tanıyor ve severek takip ediyordum. Ama şiirlerini kitap bütünlüğünde hiç okumamıştım. İlhan Kemal'den rica ettim kitbı bana ödünç vermesi için. Aldım. O gün bugündür daha bir titizlikle aranır oldum onun şiirlerini. Ve İlhan Kemal'in de neden büyük şiirlere imza atabildiğini iyice kavramış oldum bu vesile ile. Çünkü, ne zaman bir kitap yayınlansa, memleketin bir ucunda da olsa, bir şekilde bulup, o kitabı okuyan, elbette ne yaptığını bilecekti...
Zeki KARAASLAN
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #11 : Eylül 23, 2008, 21:42:28 ÖS » |
|
Hülya Deniz ÜNAL şiirleri özlediğim şiirlerdendir.
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #12 : Kasım 02, 2008, 08:40:50 ÖÖ » |
|
Sevgili Zeki Karaaslan, Tanışmadık ama ben de sizin şiirlerinizi ilgiyle izliyorum, hakkınızda da çok olumlu şeyler duyuyor, seviniyorum. Aziz Nesin'in Tahsin Yücel ile ilgili bir yazısında benden önce yaşayan yazarın insani yönü beni ilgilendirmez, ama çağdaşı olduğum yazarınki ilgilendirir demesi gibi. Sizi İlhan Kemal ile orada bir bütün olarak düşünüyorum. Şiir kardeşliğiniz örnek olacak nitelikte görünüyor, ne güzel. Şiirle..
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #13 : Kasım 02, 2008, 08:44:04 ÖÖ » |
|
Sevgili Şeyda Güneş, Şu an piyasada olanlar içinde en sevdiğim dergi ismi, "Şiiri Özlüyorum". Ben de şiiri özlüyorum, şiiri yaşıyorum sizin gibi... Sevgiyle..
|
|
|
|
|
Hülya Deniz
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« Yanıtla #14 : Kasım 13, 2008, 10:14:16 ÖÖ » |
|
SUDAN MEZAR!
Nemrut Limanı’nda lodosun denize gömdüğü teknelere…
Utangaç bir gölgeydim güneşin yüzünde Adım Deste, Dalgalar sırtımdan vurmazdan önce
Ki bu ilk değil, bilirim. Yalnızlıktır, ayağa kaldırır Sonrasız su’lara salar adamı Yeke nerede, kürekler nerde
İhanetler görmüştüm daha önce de Ama böyle bir rüzgâr ısırmadı gövdemi Gökyüzünden su yerine buzul yağmadı Morarmadı güneşten yanık tenim Şişmedi karnım.
Uzanmışım kumlara, uzun bir soluk gibi Yatağım yosunlardan, yorganım yakamozlar Üstüme geceyle birlikte çekerim Delik deşik her yanım omuzumda bir çatlak Tuza alışık değil gözlerim, genzim yanmaya Başım ağrıyor, kaburgalarım… anladım, Lodos artık düşmanım.
Güzel günleri düşünsem, soyadı umut olan Tavşan Adasını, yabani zambaklar, mavilikleri Martılar, kefaller, denizatları İçime akıveren incecik kahkahalar, şimdi zamanı
Geçmiş ah!.. Küpeşteme ışıkla işlenmiş bahçe
Umut en kötüsüdür demişti Nietzche insanı yavaş yavaş öldürür! Sahi, neden anımsadım bunları? -Sahibin birazdan gelir, alır seni götürür Diyen ses, beni bırak Gömüleyim su’lara!..
12 Kasım 2007 Etken, 2008
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 25, 2009, 20:59:04 ÖS Gönderen: Hülya Deniz »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|