|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #210 : Ekim 14, 2009, 19:44:03 ÖS » |
|
Kürt açılımı, demokratik açılım, milli birlik beraberlik derken, Komplocu Demokratik açılımı tuttu... İçeriği belli değil, içi boş vs. Komplocu tınmaz... Adı Demokratik açılım olduğunda, içeriği söylenmese de doludur, yeter ki; demokrasiye, demokrasinin geldiği son kültüre uygun değerler olsun ve uygulansın / nokta.
Peki açılımı demokrasi kültürü belirlerken bunun dışında kalan / kalmayan kırmızı çizgim nedir?...
Mahallemizin sokağında her sabah okuduğum kırmızı boya ile yazılı 'Ne mutlu Türküm diyene' yazısı vardı. İşte Türklüğün tanımı ırksal değildir, Türkiye'de yaşayanların vatandaşlık bağıdır muhabbetleriyle her nedense mukni olmayan bendeniz, bir gün ne göreyim; Türkümün üzeri çizilmiş, 'Ne mutlu Kürdüm diyene' yazılmış (aman suçlu arayanlar, suç malzememesi arayanlar bu bir kurgudur, yok öyle birşey ben uyduruyorum, sakın beni sorguya çağırmayın, anamı üzmeyin).. Aman da aman. aldı beni bir akıl.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #211 : Ekim 14, 2009, 19:49:10 ÖS » |
|
Türk, kürt, laz, çerkez, abhaz, kafkas, arap, ingiliz vd. ne olursa olsun, ırksal kültürü inkar edilmeden, birbirlerine saygı ve hatta sevgi içinde birlikte yaşamalı, demokrasi kültürünü geliştirmeli ve mutluluğu ırklarında aramamalı... Irksal anlamıyla düşünürsek, şu ırktanım ben mutluyum diyerek, diğer ırkdan olanları mutsuz, dolayısıyla kendisini mutlu üstün ırk ilan edecek sözler kullanılmadan, ortak paydanın insan ve insani değerler olduğunu unutmadan kırmızı çizgilerimizi oluşturma dileğiyle, demokratik açılım çorbasında Komplocu'nun da tuzu olsun diyerek..
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #212 : Ekim 14, 2009, 19:58:25 ÖS » |
|
Sokağımızda çam yarması, yarım akıllı benim yaşlarda, laftan anlamaz, cebiri (matematik cebiri değil), şiddeti sever bir yurdum insanı var. Hadi ona motosikletli diyelim. Dökük motosikletinin egzosu patlak, sürdüünde sankim yer gök iniliyor, dişlerim birbirine çarpıyor, sinirimden dudağımı kanatıyor, elimdeki tv kumandasını haşat ediyorum.
Gecesi gündüzü yok adamın. Bir gün yanına gittim, ellerim önümde bağdaş, saygıyla ve de korkuyla; 'ya abi, şu motorun egzosunu yaptırsan, anam rahatsız oluyor, dediğimde, anamı belledi, yüzümü gözümü haşat etti, anama yere düştüm yalanında bulunmak zorunda kaldım. İntikamım acı olacak dememden günler, geceler geçti.
TV nin birinde Telefon kulübesi programını izlerken, düşümde bir lampa yandı. Birkaç yol buldum. Uygulama için çok beklemedim. Gittim kotosikletli adamın yanına, 'abi eline sağlı, çok gzüel dövdün beni, haketmiştim, haklıydın, motrodur bu tabi ötecek, gittiği, sürdüğün belli olacak' dedim. Koca bir aferin aldım, afferim lan Komplovu, dayakla adam olmuşsun dedi. Kendisine 'abi, bir yarışma başlamış TV nin birinde, bizim mahallenin katılımını bana havale ettileri aklıma sen geldin, yapsa yapsa motosikletli yapar, dedim. Nedir ulan komplovu deyince, abi bazı şeyler yapacaksın gizli kamera seni izleyecek, her uygulamada 5.000 TL para kazanacaksın. Sonram toptan ödenecek. Ona göre...
Para benim ciğerim der demez, birincisinden başladım.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #213 : Ekim 14, 2009, 20:06:03 ÖS » |
|
1.işin, devlet büyüklerinden biri geldiğinde, onun ve korumalarının görüdüğü bir yerden hevi metalci işaretyi yapacaksın, dedim.
'hevi metal işareti nedir lan olum der demez' işareti elllerimle gösterdim. Denedi olmuyordu, ülkücler gibi kurt selamı veriyordu. Birkaç saat uğraştıktan sonra nihayet öğrendi.
Birkaç gün geçmediki, ulu devletlülerden birinin kentimizi ziyaret edeceğini, tarihi ve turistik yerleri, gezeceğini televizyondan duydum. Yeri saati Motoksikletliye haber verdim.
O önde ben arkada müzenin kenarında volta atmaya başladık, ulu lider gelince, işaret verdim, işaretimi alır almaz 'hevi metal, hevi metal' diye bağırarak, hevi metal işareti yapt. Liderin korumaları anında paketlediler, ne ağız ne burun bıraktılar. Bir ay motosiklet gürültüsünden mahalleli ve bendeniz kurtulduk, ay çabuk geçti, motosikletli karşımda, 5.000.TL sini ister. Yav kardeşim sana başka işler de var sonram toptan ödenecek demedim mi diyerek, 2.işi anlattım.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #214 : Ekim 14, 2009, 20:13:05 ÖS » |
|
Bah dedim, Taksimde X fast food mekanı varya, orada hamburger ve çizburger yiyecen, üzerine kola içecen, sonram bir saat bekleyecen. Bundan kolay ne var dedi, ama param yok. Anamdan aldığım harçlığını ona verdim. İMF protestolarının yapıldığı güne denk düşürerek, Taksim'de ki bildik mekana gönderdim. Ben dışarda, o içerde bekleştik. Benim dışarda beklediğimi bilmiyor ama. Yüzü mendilli protestocular camları indirmede gecikmedi, içlerinden biri, aman içeride müşteri var demez mi, yav kardeşim ne müşterisi yav dedim. el altından bir taşta Motosikletliye fırlattım(kurgudur, yalandır, aman beni soruşturmayın).
Ağzı kanadı, ketçaba karıştı..
Zor kurtatdı kendisini, dışarıya attı. Hemen bir kırmızı mendil verdim eline, al yüzünü kapa, protestocular kendilerinden bilip seni dövmesinler dedim. Polis bulduklarını toplarken, toplananlardan biri de o olud. 3 ay daha kurtuldum ondan. Cezaevinde çile doldurdu.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 14, 2009, 20:14:17 ÖS Gönderen: Komplocu »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #215 : Ekim 19, 2009, 23:07:46 ÖS » |
|
Zaman çabuk geçiyor, motosikletli motor gürültüsü çıkarmada gecikmiyor. Toptan yok olmasa bana rahat yok dedim, hani o havan (mı?) mermisiyle çocuk yaşta öldürülen, parçalanan onun cesediyken, ölümüyle ruhumuzun paralandığı Ceylan'ın köyüne...
Kendime seyyar bir havan topu buldum, bir tepenin üzerine sakladım. Motosikleti dedim, senin son için son oyun kaldı, bunu da atlatırsan önceki ve şimdiki oyun paraların ödenecek, zengin olacan olum dedim. Aha şu meydanda volta at, verdiğim tarhayla toprakla oyna.
O dediğimi yaparken, havanı emanet ettiğim tepeye sıvıştım. Aldı beni bir titreme, hadi havan topunu ateşledim. Motosikletliyi pırçık pırçık ettim, savcısı var, uzamnı var, karakolu var, adli tıppı var. Tepeden atıldığını, benim attığımı bilirlerse ben napcam. Aman dedim kendi kendime. Savcılık can güvenliğim yohtur diye üç gün sonra gelir, incelem karakolda yapılır, yerdeki bombayı, mayını patlattı derler kimsem komplocu dan kuşkulanmaz dedim, dedim kendimi rahatladım. Bastım tetiğe hedefi ıskalamadan, motosikletliden eser yok. Tam isabet.
Amanı o ne?... Bir saate kalmadan Savcılık, güvenlik, otopsi, inceleme, bomba uzmanları, 'havan mermisiyle...' raporları, atış yapılan yer istikameti her bir şey tamam. Geriye yakalanmam kaldı. O da gecikmedi. Ellerim kelepçeli, beni çeken kameralara ha bire poz veriyorum. 'Sistem bazı için ne güzel de işliyor. Ben naptımsam devlet, millet için yaptım. Vatan sağolsun.'
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #216 : Ekim 19, 2009, 23:22:44 ÖS » |
|
Komplocu kendisine tiyatroculardan, adaylardan bir grup kurdu. Mahallenin ihtiyar heyetinin misafir salonu temizletti, tiyatro salonu yaptı.
Dış kapının mandalına da 'Ne biçim hareketler bunlar' deyu tabela astı. Mahalleliye anons geçti. Radyoyaya, televizyona reklam verdi. Bedav olunca gelen gelene, hemi de Komplocu var, bizi güldürecek deyu gelenin de haddi hesabı yok.
İçeriye kamerada soktum, çekip mahalle televizyonunda yayınlansın, yolumuzu bulalım diye. Oyun başladı, espiri mespiri yapılıyor, seyircide gık yok. Çekim var, mahcup vaziyetleri. Bir gülen ben. Aslen bende gülemiyom, bayat skeçlere, o biçim dandik hareketlere... ama ne yaparsın, Komplocu imzalı, sahteden katıla katıla, sahte bıyıkları mı büze büze, ağız kenarlarımı kulağıma çekiştire çekiştire gülüyorum. Valla hiç gülen yok. Millet, lan komplocu tabelaya doğru yazmışsın lan 'ne biçim hareketler lan bunlar.' Yüzüm sinirden, zorla gülme teranelerinden muzdarip. Yav aslında 'Ne biçim hareketler bunlar'ın yaptığı espiriler, mimikler, jestler, hareket ve tavırlar, ulusal tv nin birinde gösterilen ne güzel hareketler bunlar'dan kat be kat üstün, ama seyircim seyirci değil. Oradaki seyirciler, ne güzel gülüyorlar her bir boş şeye.
Aldı beni bir akıl, ertesi gün oldu, kapıda her bir seyirciye kuş tüyü verdim. 'Ne yapacağız lan bunu Komplocu diyenlere, bunu dötünüzün kenarına koyacaksınız, dedim. Niye lan komplocu? Dötünüze her deydiğinde sizi gıdıklayacak, gıdıklanınca ne yapacaksınız ha? Mahalelleli akıllı, 'gülecez komplocu' diye yanıtladı. tabelanın altına bir yazı daha ekledim: 'DÖTÜNE KUŞ TÜYÜ KOYMAYAN GİREMEZ!
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 19, 2009, 23:25:26 ÖS Gönderen: Komplocu »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #217 : Ekim 19, 2009, 23:42:29 ÖS » |
|
Basından, mahalleden duyar oldum: Filankes, sevgilisyle sarmaş dolaş diye, polis tarafından dövüldü... Habere canım sıkıldı. Mahallenin gençleri sevgilileriyle parkta sarmaş dolaş gezemez oldu. En son bahtıma düştüler. Amire uğradım, derdi bir bir naklettim. Kamuoyu önünde ahlak ve edebe aykırı, başlıklı uzunca bir konuşma dinledim, sarhoş oldum.
Çıktığımda mahalleli çevremi sardı. Yok olum amir nuh diyor başka birşey demiyor. Ne yapacaz sorusuna, her biriniz birer bira kapsın getirsin, yanında 100 gr lık çerezide olsun, akşam demlenip bişeyler bulayım. Akşam oldu, çek baba çek. aklıma bişey gelmiyor. Ta ki, İlyas Salman'ın şişme kadın balon filmine gözüm takılıncaya kadar. Ertesi gün soluğu sex shop da aldım. Abi şöyle uzaktan bakınca insan gibi görünsün dedim. Satıcı kafasını boynuzu var gibi salladı. Tamam kardeş, peki şeyinin derinliği ne kadar olsun. Yav abi ne diyon sen ya. Ben bişey yapmayacam. Sadece yanımda oturacak. Him anladım dedi, platonik takılacan.
Ertesi gün mahalleliyi topladım. Parkın çevresinde seyredin, amma müdahil olmayın.
Şişme kadını şişirdim. Üzerine entarisini giydirdim. Banklardan birine oturtturdum, sarıldım. Öper gibi, okşar gibi badana hareketler yapmaya başlar başlamaz, çevrede polisler belirdi. Yanıma varmalarına az kala, şişme balonun sipopunu çektim, indirip çantamın içine sakladım. Polisler çevremi kuşattı. Ayıp değilmi vatandaş dediklerinde, ayıplı birşey mi var diye sordum. Kadın nerde? Ne kadını, gözlerinizde sorun olmalı dedim. Ayrıldılar... On kez aynı sahne tekrarlandı. Bıktılar, ihbar eden bizle dalga geçiyor, gözümüz yanlış görüyor, filanlar söylendi.
Artıkın şişme balona sarılsamda ne gelen var, ne giden... Hadi vire, 'Şimdi aşk zamanıdır, aşk ömrün baharıdır' orhan gencebay şarkısını terennüm ederek, Dışarıda bulunan kızlı erkekli gençlere : hayden banklara, sarılmaca zamanıdır, diye seslendim.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #218 : Kasım 23, 2009, 00:21:39 ÖÖ » |
|
Karanlık bir ormanın içerisinde, göz kararıyla yol alırken, suskunluğun soğuk sesini duyuyordum. Suskunluğu insan mırıltıları bozdu. Derinden geliyordu; korkuydu, ürpertiydi, öfkeydi, çaresizlikti, açlıktı, susuzluktu... Dilinden anlamadıklarımın tercümanı, ıslak yapraklar oldu.
Soluk soluğa soluyan ben miydim, onlar mıydı, ayırıdında değilim. Uzaktan gelen köpek sesleri, kurt ulumalarına karıştı.
Islak yapraklardan aldım, seslerini. "Geliyorlar!..." "Kim ola ki?" dedi bir ses. "Ne fark eder?" dedi diğeri.
Yol ala ala ormanı tükettim. Şimdi, ağzı geniş bir mağaranın önünde, ağzımı, burnumu kapatarak soluyordum, zehirli gazı... Bir canavarın ağzını aratmayan mağara; içi ve dışıyla gazdan zehirlenmiş cesetlerle, en dehşet günü yaşatıyordu bana ve doğanın vicadanına...
Kaçtım, yakındaki bir köprü altına sığındım. Benden önce sığınan çocuklar vardı orada. Ceplerimi karıştırdım, şekerlerim düşmüştü, veremedim.
Köprü bombalanıyordu; uçan demir kanatlılarca... Bombacı; kadın mıydı, erkek miydi, bu önemli miydi?... Pilotun cinsiyetinin, cibilliyetinin... ne önemi vardı?...
Köprü altına sığınmacı çocuklarla uğraşacak birileri aranıyordu, gözlerinin akı kırmızı olanlarından bile ben olmam diyenler çoğunluktaydı... Biri bulundu. Çocuklara hediyesi şeker değil, ölüm şerbetiydi...
"Murat suyu kan akıyordu". akan, sadece çocukların kanı mıydı, hayır... Çocukların analarının akan gözyaşlarıda eklemleniyordu...
'Neden ağlıyorsunuz?' sorusu abesin abesiydi... Kan akıtan gözleriyle konuştular ve "Bizler, kendimize ve çocuklarımıza ağlamıyoruz sadece. Bizim ağlamamıza üzülmeyenlerle, ağlatılmamız gerektiğine inananlarla birlik olan torunlarımızın haline de, üzülüp ağlıyoruz." dediler....
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #219 : Kasım 23, 2009, 00:31:59 ÖÖ » |
|
Eşinin aslında başka bir kişinin eşi olduğunu öğrendiğinde, Öğretmen olduğunu bildiğin annenin aslında, bir telekız olduğunu öğrendiğinde, Zengin olduğunu bildiğin arkadaşının, bir lokma ekmeğe muhtaç olduğunu öğrendiğinde, seni ameliyat eden doktorun sahte olduğunu öğrendiğinde, politik görüşdaşının, aslında tam zıddı görüşte olduğunu öğrendiğinde ne bileyim işte; bildiğinin, aslında bilmediğin; tanıdığının, aslında tanımadığının olduğunu öğrendiğinde
ne yaparsın?...
tarağımı, marağımı cebinden çıkarıp saçımı tararım, demem herhal.
Neysem, sağcın sağcı, solcunun solcu, hümanistin gerçekten hümanist olduğu, olacağı o güzel günlere diyelim de keyfimizi bulalım.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|
Komplocu
|
 |
« Yanıtla #220 : Kasım 23, 2009, 00:45:26 ÖÖ » |
|
Zamanında söz etmiştim. Mahallemizde gençlerin gönlünü hoş eden bir ablamız vardır, diye. O ablamın gönlünü hoş etmediği bir tek adam vardı; o da bendim. Babasının katili gibim bakardı bana. Komplocu olmasında kim olursa olsun, derdi. Nedenini biliyordum. Birgün parkta alkol duvarını açmış hasbihal ederken, tuvaletim geldi, dedi. Ben de park bekçisinin odasını açıp, yerde uyuklayan bekçiye denk gelecek şekilde sandalyey oturturup hadi tuvaletini yap demişim, bekçi uyanınca ne yapması gerekirse onu yapmıştı.
Neysem, beş akşam önce akşam parkta oturup çevremi keserken, baktım bana doğru geliyor, tam kaçacağım, kaçma kaçma dedi. Bişey söyleyecem sana.
Yav geldi yanıma, baktım yeşil bakıyor. Evine çağırdı, gittim. Güzel bir akşamı birlikte yad ettik. Tam evden çıkyordum ki, 'sana bişey söyleyecem,' dedi. Ben domuz gribi oldum, gençlerin hiçbirine zarar vermemek için onlardan uzak kalıyorum."
Öncem, başımdan kaynar sular döküldü. Eve sarhoş geldim. Gece rüyamda keçi sakal bir adam gördüm. Bana, 'korkma. pis adama bişey olmaz' dedi. Ertesi akşam nefesimi fahriyem ablamda aldım. 'bana bişeycikler olmamış gel bir daha deneyelim' dedim. o memnun ben memnun.. kim çıkarmışsa domuz gribini, elleri dert görmesin, ' diye ilaç firmalarına üç gecedir dua ede ede damağım kurudu.
|
Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
|
|
|
|