Google Reklamları
Çukurova Sanat Günleri Üzerine Süreyya KÖLE'nin bir yazısı.
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mart 17, 2010, 22:20:27 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Çukurova Sanat Günleri Üzerine Süreyya KÖLE'nin bir yazısı.  (Okunma Sayısı 2620 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


« : Mayıs 13, 2008, 13:52:54 ÖS »

2. ÇUKUROVA SANAT GÜNLERİ ÜZERİNE.
 

  Altın Koza, Türkiye Yazarlar Sendikası, Arap Edebiyatçılar ve Yazarlar Derneği tarafından "Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele." anlayışı ile yola çıkılan ve "Yalnızlaştırılmış insana" adanan "2. Çukurova Sanat Günleri"nin, on merkezde, dört gün süren etkinlikler dizisi "nihayet" tamamlandı.
 

 
Nihayeti vurguluyorum çünkü, bu boyutta bir etkinliğin düzenleyicisi konumunda olmak ciddi anlamda emek ve sabır gerektirmekte. Tam da bu noktada etkinlik düzenleyicilerine geçmiş olsun demek yerinde olur sanırım.

Nasıl bir emek mi?

İşin proje üretme, (ki, mimarı Sayın Çetin Yiğenoğlu'dur.) sponsor arayışına girme ve gereken sponsorları bulma kısmı bir yana; işin, emek anlamında öylesine somut bir yanı var ki bu duruma tanık olduğunuzdaki şaşkınlığınız, olaya bir ucundan dahil olduğunuzda ürkütücü bir hale dönüşebiliyor.

Nasıl mı?

Gelen onca sanatçı (Ki her biri kesinlikle ayrı ilgi bekler) tek tek karşılanacak, öncelikle konaklayacakları noktalara yerleştirilecek, sonrasında arzu ettikleri saatte tekrar alınıp isterlerse etkinlik alanına, duruma göre direkt olarak yemeğe, sonrasında isterlerse tekrar dinlenmek üzere otellerine ve bu şekilde sürüp giden korkunç bir taşıma, ulaştırma trafiği.

Bunların hepsi tamam da, tüm bu istekler yerine getirilirken bir yandan işin etkinlikler bölümü devam ettirilecek, en önemlisi bu yoğunluk içerisinde kimse üzülüp kırılmayacak.

(Bir anda Çetin Yiğenoğlu'nun Tarihi Kız Lisesi'ndeki o yorgun hali geldi gözümün önüne.)

Çetin Yiğenoğlu sanırım işin en çok da bu kısmını önemsedi etkinlik boyunca; kimse kırılıp incinmesin.

Ama ne derece başarılı olduğu biraz da karşınızdakinin iyi niyetine ya da vicdanına bağlı değil mi sizce de?

Biz etkinliğin ikinci gününde ayrıldık Adana'dan. İşin doğrusu aklım biraz da Adana'da kalarak. İnsan dostlarının nasıl canla başla çalıştığını görünce bildiri sunmak adına da olsa onlardan ayrı düşmeyi çok da içine sindiremiyor aslında.

Kimler miydik, etkinliğin ikinci gününde Antep yoluna düşen? Cumhuriyet Gazetesi'nden Sayın Turhan Günay, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Sayın Vecdi Sayar, şair Arife Kalender ve bendeniz. Ve bu yolculukta bizleri yalnız bırakmayan Avukat büyüğümüz Sayın Cemil Denli.

Antep'te olmak, gençlerle buluşmak güzel. İyi, Antep'te her şey yolunda görünüyor.

Bir de böyle bir durum yaşadım etkinlik boyunca. hani şaşıp yanılıp bir gün işin organizasyon kısmına da dahil olduk ya (geçen hafta yazmıştım), bir anda konuşmamla ilgili durum anlam kaybına uğrayıp etkinliğin genel işleyişi en az konuşmam kadar önemli bir hal aldı benim için nedense.

Antep'ten yalnızca ben değil, -etkinliği izleyenlerin sayısal çoğunluğu açısından- sanıyorum Arife Kalender ve Vecdi Sayar da memnun ayrıldılar.

Sırada Antakya var.

Antep'teki gibi önden bildiri sunup ardından öykü okumaktan vazgeçiyorum Antakya'da. Çünkü benden önce Turhan Günay, Adnan Özyalçıner, Vecdi Sayar Yılmaz Güney üzerine çok doyurucu bir etkinlik, ardından Latife tekin tansiyonu oldukça yüksek bir söyleşi gerçekleştirince bana düşen, izleyicilerin yorgunluğunu dikkate almak ve yalnızca öykü okumak oluyor.

Pazar günü yine Adana'dayız. Görüyoruz ki Adana cephesinde değişen bir şey yok. Herkeste aynı bildik telaş, ortalıkta bir koşturmaca, yorgunluk ama yalnızca yorgunluk.

"Emperyalizmin kıskacında sesli düşünmek" adlı bir bildiri sunmak, ardından "Bulutlar sınır mı bilir?" adlı bir öykümü okumak. Benim sorumluluğum yalnızca bununla sınırlıydı aslında; ve belki de yalnızca bununla sınırlı kalsa işin arka yüzünü hiçbir zaman çok da fark edemeyecektim aslında.

Muhtemelen sonuna kadar eleştirme hakkımı kullanıp eksiklikleri bir bir sıralayacaktım.

Ama tecrübe ederek gördüm ki öyle değilmiş o işler. Üstüne üstüne gelen onca işin altından yüzünün akıyla çıkmak hiç de kolay değilmiş.

Artık şu notu düşmek gerekmez mi sizce de.

Başta Sayın Çetin Yiğenoğlu olmak üzere, bu etkinliğe emeğinden önce yüreğini koyan herkese, Altın Koza çalışanlarına (ille de Koray'a) Özlem'e, Cumhuriyet'ten İlker'e gençlerimiz Barış, Senem ve İlyas'a her şeyin ötesinde, Adana'da yaşayan biri olarak teşekkür eder, kentimizi daha yaşanır kılmak için çaba gösterenleri yüreğimle selamlarım.

Nice güzel etkinliklere. 

 

08.05.2008
Süreyya KÖLE

www.yeniadana.net
 
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!