|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #45 : Kasım 15, 2008, 06:05:54 ÖS » |
|
Sevgili Nalan, Umarım fuarda her şey yolunda gitmiştir. Kitabını edinmenin bir yolunu bulacağım, iyi şeylere emek harcayarak erişmek en iyisi. Sevgiler sunarım.
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #46 : Kasım 17, 2008, 01:52:29 ÖÖ » |
|
söz duellosundayken anılar
dipsiz ve nem tutmuş merdiven
göğe düşen mendildi
uçurdum içindekileri
gökyüzü tanıdık bir nefes
gökyüzü çimdiklenmiş
içimdeki son arzu
hangi kitaba baksam..iyilik tozu
yazan bir okuyan bir
şair bir şiir bir
nedir bu ikilik ey adem
elmacık kemiklerinden doğurda git
içimi kaplayan sisin içinden Nalan Çelik şiirleri boy verir..uyanır ve bir kaç kat daha dirilirim..bana umudun şiirleri çiçeklenir..baharlanırım..öyle taze körpe ..uysal bir çocuk olurum..dik bakarım hayata iyi ki varsınız..şiirlerinize çavlan
saygı ve sevgi dileklerimi törpülerken..şiirce kalınız
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #47 : Kasım 20, 2008, 08:57:54 ÖS » |
|
Şeyda'cığım
Peki... Sevgi ve şiirle
Nalan
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #48 : Kasım 20, 2008, 09:06:58 ÖS » |
|
"içimi kaplayan sisin içinden Nalan Çelik şiirleri boy verir.." Hüseyin Bozkurt
Merhaba Hüseyin,
Gelincik kitabımdan bir şiir, senin için. 2000 yılında yazılmış, seninle anımsadığım bir şiir.
Sis ve Biz
yorgun bir vapuru gizliyordu sis renksiz bir dinginliktik gözlerimizde biz kıyıdaki yalıyı da gizliyordu kuşların yoldaşı yaşlı çınarları da ama seni gizleyemedi benden şiirlerden çekingenliğim bir karaltı uzaklarda gülüşün getirdi geriye vapuru kıyıdaki yalıyı bir de yoldaşım yaşlı çınarları tekrar kaybolursa bir daha göremem diye korkuyorum korktukça seni daha çok seviyorum...
Sevgi ve şiirle.... Hoşgeldin, Hüseyin.
Nalan Çelik
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #49 : Kasım 21, 2008, 11:48:20 ÖS » |
|
KOKULU SAAT ÇİÇEĞİ(*):
Şiir, yaşamın labirentlerinden, kuyularından, mağaralarından güneş saati çiçeği toplayarak dünya denen gecenin bahçesindeki çiçeksiz dallarda salkımlamak! Işığa ve anbere bulansın dediğimiz, bun'muş, burkulmuş, hallerden ve kaotik çemberlerden bunalmış insana bir solukluk direnç aşılamak, ardı gelsin'i tembihlemek! Şiir bu... Nalan ÇELİK "Kokulu Saat Çiçeği"nde özetle bu davaları yüklüyor şiirinin omuzlarına.
(*) Nalan ÇELİK / Kokulu Saat Çiçeği / İnsancıl Yayınları / 86 Sayfa / 1. Basım Ekim 2008
Şeyda GÜNEŞ
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #50 : Kasım 22, 2008, 11:16:50 ÖS » |
|
Şeyda, Kitabı edinmişsin  Üstelik çok da güzel yorumlamışsın. Çok sevindim... sevinmek yeterli değil, onur duydum. Çokkkk şaşırdım. Sen, emeğe emek veren nadir insanlardansın. Sevgiyle ve hep şiirle Nalan Çelik
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #51 : Kasım 22, 2008, 11:39:59 ÖS » |
|
gece hem rah hem koyulurken yola..hiç bir çiçeği görünmez kılmayacak kalp şiirinizle sabahı çıkaran tarafım ah sevgili Nalan;..bir bilseniz gecenin kör gözünden çekip almış gibi hezeyanları.. şakırdayan yağmurun önceliğine yaprak verilmişken henüz..fırtına soğuyan kabuklarıma sinsice işlerken..''bahar rüyaları silkermiş penceremden'' fısıltısına tanık olmak
şiirlerinizi ses ve duyargalarımı yeşertinceye değin
gece saklayamaz artık gece sessizliğine terk
şiirlerinizdeki yalınlık ve sözcüklerin serbest hali özgürlüğünü doya doya açıyor..işte kadın halleri Anadolu'nun..çiçek çiçek kendinden gerçek
saygı ve sevgilerimi lütfen kabul buyurun
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #52 : Kasım 22, 2008, 11:50:24 ÖS » |
|
yankıyım
gece sessiz gece bıkkın
yankıyım * kentin ortasında
iç sesime tutsak bilgisayar başında
kucak dolusu papatya düşlerimde nergisler * bırakırlar kollarıma
Nalan ÇELİK
Yankı: (ochoo) Yunan mitolojisinde kendi sesine aşık, kadın. Nergis: (Narcius-narsizim) Yunan mitolojisinde gölde gördüğü görüntüsüne aşık, erkek.
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #53 : Kasım 23, 2008, 01:49:55 ÖS » |
|
özgün sanatsal esintilerin dayanıklılığı dizelerde başgösterirken..yankısı nergizlerin:
gölgesine yürümüş çınarın sesindeyim yüzüm ay rengi göl eskisi
safalardan kalmış bir huzur
kıble yönünde
mavi boncuk işliyor
kalbimin liflerine
gözyaşları tesbih
çekiyor durmadan içi
bir sedefin koynuna
bir yaş yığılıyorum
bir yaş daha incili
sarınıyor boşluğum
kuzeyleri
gelirsen kıblemde dur ne olur
kıblem sevda eşiği
cinnetlerin
aşk kalır insan
kuzeyde vurulunca
HB sevgi selam
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #54 : Kasım 23, 2008, 09:22:17 ÖS » |
|
"aşk kalır insan
kuzeyde vurulunca" Hüseyin Bozkurt
Hüseyin bir şiirin bir kaç dizesini ya da bir şairin yazdığı tek bir şiiri üstüne yazmayı sevmiyorum. Bir haksızlık oluyor bu, diye düşünüyorum.
O yüzdendir ötekileriz'de sıkça yazmamam.
Çünkü her şiirin olduğu gibi, bir şairin tüm şiirlerinin de bir kurgusu olduğunu inanıyorum.
Ama yine de yazamadan edemiyeceğim dizeler oluyor. Sizin yazdıklarınız gibi. "AŞK KALIR İNSAN"
Kuzeyde, güneyde, batıda, doğuda... insanın yarattığı tüm yönlerde "aşk kalmak" aşk'ın kendisi olmak, aşk'ı dağıtmak, ne zordur, ne de acıdır bilirim. Aşk'ı yüklenmek bir postacı gibi taşımak kapı kapı. Sen mektup alamasan da dağıtmak, yüzlerdeki sevinci görmek. Dokunabilmek aşk'a boş bir kağıtta, harflerin, sözcüklerin, dizelerin birleşiminde.
Hep aşk'la kalın. Çiçekte, suda, toprakta, gökte, karıncada, kırda duyulan borazan çiçeklerinde, bir evin kapısını sarmış gramofon çiçeklerinde, havada en çok da insanda.
Sevgi ve hep aşk'la şair.
Nalan Çelik
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #55 : Kasım 24, 2008, 10:49:39 ÖÖ » |
|
KOKULU SAAT ÇİÇEĞİ:
Şiir dünyayı güzele evriltme yolunda, şairin sözcükleri kuşandığı! Çünkü sözcüklerle ruh katarak, onu meydana salıverir şair, yürüsün ister saçlarını dalgalandırarak, salına salına. Gören gözlere bir incelik, içtenlik aşılasın ister.
Nalan ÇELİK’in “Kokulu Saat Çiçeği”ni incelediğimizde tüm bu söylediklerimiz ekseninde yoğun bir çaba, göze çarpıverir. O, yaşadığı çağa duyarlı, bazan “ben” eksenli kursa da şiirlerini, ben’den biz’e yürümenin yolcusu olduğunu hiç unutmaz. “daha çok ışık daha çok sıcak” için kalbine şu komutu verir: Aşktan yorulma.
Nalan ÇELİK’i bu güzel kitabı için kutlamalı.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 24, 2008, 01:10:54 ÖS Gönderen: Sanat Dedektifi »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
|
Bahattin Yıldız
|
 |
« Yanıtla #56 : Kasım 24, 2008, 12:40:56 ÖS » |
|
Şiir çiçeklerinden yapılma bir demet 'Kokulu Saat Çiçeği'nin yapraklarında; arasında mola vermiş 'şiirsever YAPRAK'la birlikte dolaştık uzun uzun... İmgelerle tanış olduk; kaba gerçeklikten azade toplumsal duyarlıktan nasipli şiirlerle... Sevgili Nalan Çelik, 'Kokulu Saat Çiçeği'niz, içerisindeki renkli yaprağıyla adresime sapasağlam teslim edildi, teslim aldım. Teşekkür eder, yeniden kutlarım. Not: Uygun bir adresi bahattiny@gmail.com eposta adresime bildirirseniz bende kitaplarımdan göndermek isterdim...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 24, 2008, 12:44:04 ÖS Gönderen: Bahattin Yıldız »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #57 : Kasım 25, 2008, 09:55:58 ÖÖ » |
|
Zehra,
Yorumun için çok teşekkür ederim. Ben'den bize yürümek. Sanat başka ne olabilir ki.
En çok ben, ben... diyen bir şiirde bile, bize yürüme isteği vardır. Kapitalizm zihinleri öyle bir hale getirmiştir ki biz unutulur. Ben'in 'yalnız olma mutlaklığı' kalır.
Bu yalnızlığın geçici olduğunu ayrımsayarak, kapitalizmin başlangıçtan, sona var olmadığını ve olamayacağını bilerek... ben'den bize yol alınmalıdır.
Ben'in olmadığı 'biz gibi' yazılan bir çok şairin şiirinde 'ben' vardır. Ben'iyle yazıyordur. Kendisi yokmuş gibidir şiirde ama kendisinin deneyimleri, bakışı, düşüncesi, dilidir... Yine de ben'idir.
Ben'in tüm amacı 'tür bilinci' nde yazmaya çalışmaktır. Tür bilinci de 'biz' diyebilmek, yaşamı bir bütünsellikle kavrayamaya çalışmaktır.
Ben'den bize... biz'den ben'e... şiir yolcusuyum.
Sevgiyle ve hep şiirle, tabii ki Aşk'la...
Nalan Çelik
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #58 : Kasım 25, 2008, 10:00:45 ÖÖ » |
|
Ben'den Biz'e bir şiir...
kadın ve elma
yanaklarımda rengi hiç solmayan iki kızıl elma gözlerimde onlarca şair bakıyorlar şaşkınlıkla titreyen bedenime yayılan yangın çıkıyoruz gözlerimdeki bitimsiz yolculuğa
biliyor musunuz ya da artık bilmelisiniz sevmiyoruz şiirlerde meyveye çiçeğe benzetilmeyi koparılmak toplanmak sulanmak ilk koparan olmak duymak da istemiyoruz bu sözcükleri
bir tek biz yazabiliriz bir tek ben yazabilirim yanaklarımda olgunlaşarak yere hiç düşmeyecek iki kızıl elmayı
siz gözlerimdeki şairleri dinleyin siz gözlerimdeki ben’i dinleyin
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #59 : Kasım 25, 2008, 10:05:06 ÖÖ » |
|
Biz'den Biz'e bir şiir... daima Ben'i içinde taşıyan
hiç kızıl kundak olur mu
çığlık çığlığa analar kaç bebek doğdu şu an kaç bebek kundaklandı ak bezlerle biçim vermeli biçim eline koluna bacağına beline en çok da başına aklına aklına yaşama taşınabilen kolay bir biçim
çığlık çığlığa insanlar kaç insan öldü şu an bebek miydiler hâlâ kundaklandılar ak bezlerle biçim vermeli biçim ölüme taşınabilen kolay bir biçim çığlık çığlığaydı analar insanlar kendini tanrı sananlar anımsadılar prometheus’u ve çaldırdıkları ateşi kundakladılar… 19 Aralık 2000’in sabahını kundaklar ateş kundaklar alev alev kundaklar kan yetmedi yaşam ya da ölüm hiç kızıl kundak olur mu kundaklar aklanmalı biçim vermeli biçim dört duvar ak kundak yaşamla ölüm arasına kolayca taşınabilen bir biçim
hâlâ çığlık çığlığa analar insanlar en çok da analar
Nalan ÇELİK
19 Aralık 2006
|
|
|
|
|
|