|
Transferci
|
 |
« : Mayıs 09, 2008, 19:00:39 ÖS » |
|
Nalan Çelik Şiirleri
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 09, 2008, 19:02:10 ÖS Gönderen: Transferci »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
Bana da Transfer işi yüklendi.
|
|
|
|
Transferci
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 09, 2008, 19:02:52 ÖS » |
|
aşk
aylardan mart tomurcuk ve umut mevsimi
bir çocuk
kalemini yontuyor oyunlar yaratıyor yarınlara
çocuğuz
bir çocuğun düşleri hükmederken düşlerimize
oynuyoruz
küçülen ellerimde, büyüyor çocukluğumuz
“büyükannem; incir ağacından düşen ölür, ıhlamurdan düşen sakat ve acı içinde kalır” derdi
aşk
aylardan mayıs koku ve korkular mevsimi ıhlamur demlerken geçmişe sabahlar nasıl da kokuyorsun… biliyorum
çocuğum
kalemim biterken… soruyorum
aşk
ıhlamurdan düşmek miymiş
aşk
Nalan ÇELİK
|
Bana da Transfer işi yüklendi.
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 09, 2008, 19:45:25 ÖS » |
|
Şiirinize selâm sevgili Gelincik! İkinci kitabının düzenlenmesi bitti sanıyorum. İkinci "Gelincik"i, heyecanla bekliyorum.
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 81
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 11, 2008, 00:08:20 ÖÖ » |
|
Su su’yu boğar mı
birlikte gidenler okyanusta buluştu yüzmek yetmiyordu birlikte gitmeye yapraksız ağaçlar yürüdü susuz kıyılara yürümek yetmiyordu birlikte görmeye su
çağırdı haykıran sözcükleri tuvale, fırçaya, palete
girdap
yuttu renk renk boyaları ‘balıklar yaprak oldu’ dedi kadın
‘görsün tüm ağaçlar’
su
sordu geçmişten geleceği
su su’yu boğar mı ay ve gitmek olmasa
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 11, 2008, 00:32:31 ÖÖ » |
|
yalın bir anlatım..yerindelik..sözcüklerin dansı
şiir yaratılır mı..evet yazılır
kutlarım
HB
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 81
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 11, 2008, 00:42:58 ÖÖ » |
|
daha çok ışık, daha çok sıcak
umudu yitirmeden sevmeye ve sevilmeye geç kalmak tanrıların unuttuğu bir dizeyi aramak nedir… bilir misin sevgili çürüyen gölde köklerinden gelen kokuyu duymak istemeyen nilüferin cüce karabatağın varlık savaşı
elinde kızıl alev saçan narteksli bakkhos’un peşinde euhai diye bağırarak hiç koşamamış albatrosun istiklâl caddesindeki şaşkın yürüyüşü
yapamayacağını biliyorum yapsan da yapamasan da seni seviyorum demeyeceğini bildiğin bir babanın zihninden hiç gitmeyen umarsız gözleri korku ve zamanla yarışan küçük kızın patlak topla yüzmeyi öğrenme uğraşısı her topsuz derinlikte yakılmaktan kurtulan “cadı” lar için gözyaşı dökmek hani
mart ayında, ışığı harabe görünümünde karşılamak tomurcuklanan kayısıya, küçük erik ağacına hayretle bakmak daha çok ışık, daha çok sıcak diyen akasyanın temkinli bekleyişi mayısta kendi kokundan başka hiçbir kokuyu duyamaz olmak
sokak kedisinin rüzgarda uçuşan yaprakla naylon torbayla, kuş tüyüyle korkusuzca oynaması ısınan bedenini yalayarak soğutması sevmek için uzanan ele, serinlemiş bedeniyle yaklaşması akasyanın temkinli hali bir yandan patisini uzatırken diğer yandan soğuttuğu ve temizlediği bedenini çamurlu araba lastiğine sürtmesi hani
umudu yitirmeden her şeye geç kalmak zamanla… kendinle hep yarışarak yaşamak nedir bilir misin zamanla anlayacaksın dediler zamanımız çok az kaldı sevgili.
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 11, 2008, 01:39:55 ÖÖ » |
|
"yüzmek yetmiyordu birlikte gitmeye" Bu dizelerde kendimi buldum. Birlikte yürüdüklerimin yaralayan saldırgan sözleriyle; hakaretler girdabında umarsız, umursamaz, dik yürümeye çalışan kendimi...
|
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 11, 2008, 01:41:56 ÖÖ » |
|
Şiir yazmanın basit olmadığını bilerek;
"tanrıların unuttuğu bir dizeyi aramak"
Tükenen zamanın bilincinde olarak;
"kendinle hep yarışarak yaşamak"
Bu bahar da yenilenerek geldin, hoş geldin Sevgili Nalan!
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 13, 2008, 09:02:23 ÖÖ » |
|
Nalan, şiirlerine ve sana; merhaba.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 81
|
 |
« Yanıtla #9 : Mayıs 13, 2008, 09:47:11 ÖÖ » |
|
Zehra, merhaba... sevgi ve şiirle.
Nalan Çelik
|
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #10 : Mayıs 13, 2008, 09:57:43 ÖÖ » |
|
Şiirlerini ilgiyle izlediğim, o duyarlıklı sesi dizelerinde yaşadığım Nalan Çelik'e bir merhaba da benden.
ŞEYDA GÜNEŞ
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 13, 2008, 09:58:29 ÖÖ Gönderen: Şeyda GÜNEŞ »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 81
|
 |
« Yanıtla #11 : Mayıs 13, 2008, 10:28:14 ÖÖ » |
|
Siz seviyor musunuz
bir daha bunu deme bir daha şunu yapma bir daha böyle yazma bir daha bir daha her bir daha sisle örüyor duvarlarını
sevmiyorum yutkunmayı rüzgârsız duvar diplerinde
sözcükler tomurcuklanıp dökülüyor gözlerimden yutkunma nöbetçisi dudaklarıma
bir daha bir daha birkaç tomurcuk daha bir daha bir daha yaşamdan şiire bir sözcük daha
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #12 : Mayıs 13, 2008, 19:04:55 ÖS » |
|
"yaşamdan şiire bir sözcük daha" (Nalan Çelik) delip geçen her bir sözcüğüne merhaba!
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 81
|
 |
« Yanıtla #13 : Mayıs 17, 2008, 19:03:51 ÖS » |
|
kurgu
yaşam kurgulanmıştı oyunların adları vardı, çiçeklerin de çamurdan köfteler yaptım kuruyanlardan kahve sen anne ol dediler, ben baba pataklayarak güzelleştirilen çiçekli yastık bozmasıydı ilk bebeğim et bebekler bez bebeklerle aynı kaderi paylaşırmış öğrendim
korktum çok korktum bebeklerle oynayamadım
kurguladım ben de yaşamı çiçeklere ad verdim, hep oynamak için mavi sabun çiçekleriyle köfte kokan ellerimi yıkadım oyun bozanları gölgeli duvar diplerindeki ceza çiçeklerine gönderdim kaşınmaktan benimle oynayamadılar eve dönüş için kokulu saat çiçeğim vardı kolumda annemi susturmak için de yılan çiçeğim
ey ışığını görmeye hazırlandığım kasırga neden korkuyorsun ya da neden kızıyorsun yalnızca şiir yaz, yaşamı kurgulama diye oysa bende bulduğun yaşama dönüşün hiç durmayan kokulu saat çiçeği
korktum halâ çok korkuyorum insanlarla hiç oynamadım
ben şiir kurgulamıyorum yaşamı kurguluyorum şiirden önce... şiirden sonra gelen belki hiç yaşanmamış, belki de yaşanacak daima şiirin habercisi olan
saat çiçeğim 12.20 geç kaldık korkuyor musun oynamak istiyorsan, ben yaşamım kurgula o zaman
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #14 : Mayıs 20, 2008, 11:54:08 ÖÖ » |
|
saat çiçeği..kolumda kokusu tam 40 yıl
kırk kez döndüm hayatın içinde..döndüm
kalmakla gitmek arası
vardığım ben
kurgulanmış yasak değil..içimde geçen hasret türküleri
şair..cepkenlerin.ya da garip zaman şalvarlarında ..her şeyden uzun ..çok şeyden kısa
kokular taşır korkuların üstüne
çok derin..inildikçe yüzü..kuyu
insan kendi sesiyle yol olmuyor ..ne suya..ne de suyu yoğuran zamana
kolunda saat çiçeği yalnızca
derin çok derin anlam girdabında..çağıldayıp durur..çocuksu elleri
Nalan ..
sevgi ile
HB
|
|
|
|
|
|