ŞARKI
Bana kısa hikayeler anlatma sevgilim, bunu yapma
Uzun bozkırlar ortasında gece yürüyüşüyüm
Su narin kalır, ateş içerim anlatabiliyor muyum
Atımın yelesinde oturduğumu görenler olmuş
Terkisini terk etmişmişim, etmişimdir
Dağılmış boyları toplamaya giderken
Önemi olur mu nasıl gittiğinin, olmaz
Böyle söylemişti kulağıma eğilerek bilge bir kağan
Sözünün yarasındayım usta,
İlaç aramaktan tutukluyorlar ellerimi, dilimi
Öz otağımda öksüzmüşüm, yüzüme hohluyorlar
Aldırıyor muyum bun’lara, yooooooooooooooo!
“Yürüyorum dikenlerin üstünde” adı gül
Bir atlas için, sevgilim içini sevmiyor muyum, kalbine sor.
Bağışla, bunları uuuuuuuuuuuuuulu orta söyediğim’çin.
Bilirsin dünyaya şarkıdır kurtların sesi:
Duymuşsundur, nasıl da böler geceyi ücra yerinden,
Böylesine içli, böylesine vakur, böylesine aşk.
Berrak BEHRAMOĞLU
görmemiştim başlığınızı...geç okuyanlardan oldum,görenlerden,keşfedenlerden...ama üzüldüm...harika bir şiir... herdem başarılar...