fatihyavuz
Telve
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 87
?iirler ya?ama benzer
|
 |
« Yanıtla #15 : Kasım 29, 2008, 12:44:14 ÖS » |
|
GÖKYÜZÜ LALESİ
yağmurlar için yer açayım yağmalanmadan
yazılarım yazgıma benzer sapankayalar oyuncağım/ hatırla ne çok yıldızlar vurduğumu
notalardan örgü ördüm sarı saçlarına başakların bamteli gibi yıprandım yüzü ekşimiş ihtiyar korkuluk misaliyim
neden sis çöker aynalara bilemezsin ikiye bölünen kalemin sonucuyum
beni bırak rüzgarı satın al lodosu tut heybende
yüzünde gölgeli ünlem mavimsi gülücük
dilsiz mektup yolladım adresine ve yalnızlık kokusu sevince açar gökyüzü lalesi
heykeller bile ağlayacak ardımdan vitrin önü kedileri Nene Hatun dağı, nilüfer ve gül avuçlarında yatacağım terli toprağın
ölünce bir tek busen kurumayacak alnımda her yanım toprak
seni hatırlatacak her şeye ihtiyacım var
nene hatun: erzurum'da bir dağ
Gökyüzü Lalesi...çok beğendiğimi ifade etmeliyim.Zehra Yenice de belirtmiş.Şiirde mümkün olduğu kadar "Gibi" edatından kaçınmalı... Şiirle...
|
Ki?inin hayali dü?lerinin rengine boyanm??t?r
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #16 : Ocak 20, 2009, 13:30:43 ÖS » |
|
Lamantini
Gülşen'e
Şampanya renkli yapraklar yere düşünce Ağaçları çıldırtan yalnızlığa bıraktı mevsim
I. Diz çöktüm Boynumu önüne hükümsüz koydum cellat Efsunlu ve kanlı kılıcınla sula toprağı
Çünkü dokunacaktım Tohum atacaktım haram tarlalara
Şeytan böyle istemişti
Kızgın mısın mavi elbiseli kadın Bilsen arafta kaldığımı
Ağladım yoktun sen Ağladım
II.
Dalga kıranlar kırdı boynumu Damla olup düşmeden abis karanlığıma yakamozlar
Kanatlarında derviş kuvvetiyle uçuyordum çavuş kuşunun Bulutlar iklim değişikliğiyle getirdi seni
Sırt üstü yatan bir kadın Ardımı döndüm suskunluğuna Sulamadım kurumuş tenini ahududunun Sağımda buldum düşünürken seni Yalnızlığına yatırdım
Hayalimde üstündeydim bulutunun Yıldırımların kopacağına emindim
Girseydim çığlığın kulaklarımda yankılanırdı Arzun göğe yükselirdi Bir elmaşekeri gibi tadardın
Erirdi katı vücudun güneşin dokunduğu buz nasıl eriyorsa Su olurdun, çağlayan olurdun, coşardın
Bakma bana öyle gizliden gizliye Annemin yetiştirdiği saf çocuğum Sen lamantini Açıverseydin sineni, çağırsaydın sinene Gelirdim bir dilim ekmeğe nasıl gidiyorsa veletler Gelirdim
........... pişmanım………. Keşkelerim………………… Bin bir tane……………….. …………Şimdi …………….
Sana bir canan borcum var Hadi bana evet de!
mehmet türkmen
|
|
|
|
|
Berrak BEHRAMOĞLU
ÖKS Girişimcisi

Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 63
|
 |
« Yanıtla #17 : Ocak 20, 2009, 14:10:27 ÖS » |
|
Mehmet TÜRKMEN'in şiir dili, üslubu, hayatla kolkola imgeler varlayışı... Evet bu olgular okuyucuyu şiirine yakın kılıyor. Kutlarım.
Berrak BEHRAMOĞLU
|
|
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #18 : Ocak 25, 2009, 15:57:06 ÖS » |
|
teşekkür ederim Berrak BEHRAMOĞLU
sevgi ve selamlarımla mehmet türkmen
|
|
|
|
|
|
Bahattin YILDIZ
|
 |
« Yanıtla #19 : Ocak 25, 2009, 21:15:47 ÖS » |
|
Sevgili Mehmet, merhabalar... Askerlik bitti mi, bitmemişse ne kadar zaman kaldı?... Selam, saygı ve sevgiyle...
|
|
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #20 : Şubat 08, 2009, 11:56:42 ÖÖ » |
|
merhaba Bahattin Bey. Bitmedi daha. mart ayı sonunda bitiyor inş. herkesi çok özledim...
sevgi ve selamlarımla
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #21 : Şubat 08, 2009, 15:59:15 ÖS » |
|
Mehmet Türkmen kardeşimin askeri sorumluluğunun kaldırılmasına az kalmış sanırım..günleri şiirle çiziktirmeye devam et çentik yerine sevgi selamla
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 08, 2009, 16:00:24 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #22 : Şubat 21, 2009, 15:43:08 ÖS » |
|
Sancı Aşkla atan kalbi ateş yakmaz Giresun’a ve Lamantini’ye Lamantini'ye a. Visal için duaya(.) çıkmalı Toplayıp günahsız çocukları toplayıp Diri bir ikindi sonrası Ellerimizi asude gökyüzüne kaldırıp Amin demeli sessiz dillerle Kalbimde sen, yanımda günahsız çocuklar
(.) gözyaşı dökmezsen ve titremezse kalbin bulutlar / kül rengi bulutlar / açmazsa kapılarını avuçlar yukarı bakar sadece
bu yerde, denizden uzak kar şehrinde tren sesi hadi der / gel gidelim / kavuş istersen
Giresun’a a. ıslak kumlardan evler yapılır bazen uzakta denizin susmadığı yerde bir inci çıkar istiridyelerden
küçük bir ben vardır mavi denizin yanağında güneşin ilk oraya doğuşunu özlemişim Millet Bahçesinden limana bakarsın Balıkçıllar, dans eden martılar Uzun boylu kavak ağaçları Fındık toplayan yaşmaklı kızlar vardır bahçelerinde
Gidelim der tren sesi Gardan alır yağmura / denize / götürür
b. dilsizim, suskun gözlerim gece lambasında soluyor aynaya bakıyorum, kırılıyorum çıplak ayaklarıyla üzerime yürüyor aynadaki yalan cam kırıkları batıyor ayağıma damarlarımdan adın çekilmiş ana rahmindeki cenin gibi diri değil tenim yüzüm ilk şeklinde değil yorgunum bir zamanlar beni besleyen şehri özlüyorum
Lamantini'ye b. ve seni şiir defterimin her köşesine ecnebi harflerle başlayıp dizeler yazdığım gül çehreni, geceni, tenini
sen hiç yaz güneşinde üşüdün mü?
Üşüyerek dinliyorum Dudaklarına Sesine bakıyorum
c. Leyla’nın emzirdiği aşkım Gece gibi koynuna alıp büyüttüğü Ayrılık günü gelince Toprağa bıraktığı zamanım
Aşkla atan kalbi yakamaz ateş Yakmaz cehennem
Kılabildiğim namazların ardından istiyordum seni
d. kar yağıyor ve gümüş renkli bulutların ardından alaycı bir tebessümle gözlerime bakıyor güneş
korkuyorum kar tanesi gibi beyaz sevdamın erimesinden
Giresun’a Senden af dileyerek ve koşarak geleceğim şehir Kollarını açmalısın Ve Leylasız kalsam da kendini Bana bırakmalısın
Tren sesi gidelim der Gardan alır /yağmura/ denize götürür
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 21, 2009, 16:34:52 ÖS Gönderen: mehmetturkmen »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Şeyda GÜNEŞ
|
 |
« Yanıtla #23 : Şubat 23, 2009, 22:01:45 ÖS » |
|
Sevgili Mehmet! Bu son şiirinde tren sesinden memlektten falan dem vurmuşsun, şafak yakın galiba... Sahi şafak mı deniyordu askerliğin bitmek üzere oluşuna...
Şeyda GÜNEŞ
|
|
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #24 : Şubat 15, 2010, 15:18:19 ÖS » |
|
İki Bahar Sonrası
...................................Deniz’e D. Kelepçesiz kalkarken ellerim semaya Aşkla okunmuş her duadan sonra Dilimdeki bu âmin sana Sarmaşıklarla ör[t]ülmüş surlar Nemlenince gizli gizli Sevda üstüne yazılmış tüm şarkılar sana E. Kalbimdeki bu ritimsiz dalga gözlerinden kalma Merdivenlerden inerken basamak basamak Islığımda ağır beste ‘şimdi uzaklardasın’ Yüzümde durur zoraki bir sadaka… N. Akşamüzeri vitrin önlerinde Bir kuru bankta bulur mavi yeşil gözlü kediler Yankılanır kulağımda Akdeniz rüzgârı sesin Şizofren yelkovan on ikiyi geçti Sokak lambasıyla titriyorum Uy(u)sam, yüzüme ay[!] düşer
Yıldızlarımı örttü Gökyüzünün kadrolu memuru bulutlar Aynalarda yar ko(r)kusu
Gözlerine hüzün doğmuş bir çocuğun Tablosu gibi nemli duruyor yanımda gri bulutlar İ. Duvardaki arabesk afişlere benzerken yüzüm Asma kilitle pas tutup Yosun bedeninden öpen bir ruhtur gölgem Papatya falı bakar gibi yoldum Aynı safa çiçeğinin turuncu kanatlarını Z. Dudağımdaki ney’le nefes verirken Dilinden çıkan bu melalet nedir Teyemmüm aldığım elimde gül acısı
Kararmış taşlarına sığındığım bu limanda Gemici düğümümü çözüp abis karanlığında Bir gece ceza olsun diye hapseden deniz Satsaydın bir köle pazarında Ruhsatsız yolcu benzetmesiyle iki bahar sonrasında
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 16, 2010, 15:24:48 ÖS Gönderen: mehmetturkmen »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeki Karaaslan
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 116
|
 |
« Yanıtla #25 : Şubat 16, 2010, 14:04:07 ÖS » |
|
Uzun bir aradan sonra Mehmet TÜRKMEN demlenmiş bir şiirle selamlamış bizi, ne güzel. Güzel bir şiir...
|
|
|
|
|
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #26 : Temmuz 05, 2010, 21:51:37 ÖS » |
|
aşk
Bu gece cebimdeki kırık dökük; kağıt para gibi buruk ve eskimeye yüz tutmuş harfleri çıkarıp Seni hatırlatan yazılar yazmalıyım. Esrik harflerle ne kadar anlatılırsın bilmemekle beraber, denemeliyim. Çünkü unuttuğum bağbozumu zamanların anımsanması ve gözyaşı dökülmesi gerek. Yorgun ateşböcekleri gibiyim.
Bu gece kelebeklerle geçmeli izafi dakikalar. Onlar kanat çırpmalı ateşe ben elimi uzatmalıyım. Aşk ateşten gömleği giymek demektir. yakar. yanmaya razıysan giyebilirsin ancak.
- Sevda derdim aşkın yoludur ki aşkın yolunu mu istersin yoksa Aşk'ımı?
- Aşk için yaratılmışım. Razıyım…ben aşkı isterim. Ya Aşk ister mi beni?
Bu gece ney eşliğinde güneş ekseninde dönen galaksiler gibi dönmek istiyorum. Beni gören, semazenlerden sanmalı (ama değilim). Beni gören Şems talebeliğe alır mı? Bir elimi semaya çevirip gökteki meleklerle elimi birleştirmek; Bir elimi toprağa çevirip (tez zamanda gelip) Seninle kavuşmak istediğimi söylemek istiyorum. Döne döne aşkı gökyüzünden alıp toprak tenime yerleştirmeliyim. Gayretli olmalıyım. Teslim olmalıyım. Kemiklerim terlediği gibi terlemeli bastığım toprak.
Benim göçüm dudaktan kalbedir. Asıl yuvam gönüldür. Memleketim, sılam. Hasretim, nefesim... Melekler, açın kapılarını mekanımın. Sen gir ve seninle bütün güzellikler girsin. Rahiyalar koksun. Güller, laleler açsın. Seni tanıtan her imge bayram etsin. Hazadide sarayım şenlensin. Dilim bülbül gibi söylesin. Beyhude, sarmaş dolaş, kekre yüzümde gonca çiçekler açsın.
Ağlamalıyım bu gece. Sadece Senin için. Sırf İbrahim’in büyük baltasıyla parçaladığı, peygamberimiz(s.a.v.)’in elindeki değnekle kabe’den attığı ve sonra insanlığımızın içinde şekil değiştirip tekrar yerleşen çıplak ve soyut putlara inat, Senin için ağlamalıyım. Ellerim semaya bakmasa da içim titreye titreye Seninle olmalı.
Haydi kabul et beni, bana aşk(ım) de… Seni aşk bildim her saniye…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 05, 2010, 21:52:53 ÖS Gönderen: mehmetturkmen »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|