Google Reklamları
mehmet türkmen yazıları
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 22, 2012, 15:34:38 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: mehmet türkmen yazıları  (Okunma Sayısı 2548 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« : Nisan 20, 2008, 11:23:55 ÖÖ »


akşam sularında vitrin önleri

I.

tütsüleyip harfleri
nazarını alacağım kırık ayaklı vakitlerin
kılınmamış yatsıların tövbekarıyım

mim koyduğum cümlelerin katili benim
nan gibi tükettim seni ebemkuşağı
ahımı bulanık ırmaklara bıraktım

bir tebessümün sevaptır mineçiçeği

II.

zahmet olmadı parantez açıp içine gökyüzü sığdırmaya
uçurtmalar uçurup dokunmalıyım bulutların yüzüne
gülü göbeğinden koklayıp bülbül edasıyla
kısık sesli bahçıvanlarla akşam sularında
durup kambur kaldırımların üzerinde ağlamalıyım
barut kokulu mekanın karıncası gibi ağır sevdalar taşıyorum
vitrin önleri mekanım olmalı

III.

bütünlüğünü kaybetti gün
tırnak izlerimde toprak ana kokusu
kötü düşlerim kara dudaklı istiridyeler içinde kapalı
yakındır çıkaracağım taşlarımı dipnotlardan
yazmaya ve okumaya çalışıyorum yüzünü
gözümü alıyor gece lambası

IV.

kargalara ve şehir ulularına karşı
aşk olsun diye yazmana ör
efsunlu sularınla yıka beni

V.

la sol fa mi
çatlak yüzünün yeni bestesi nemli duvarların
emirler levhasında yazılıyım
ateşi eriteceğim
« Son Düzenleme: Temmuz 05, 2010, 21:50:07 ÖS Gönderen: mehmetturkmen » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #1 : Nisan 20, 2008, 21:45:01 ÖS »

Hoşgeldiniz Mehmet Türkmen Smiley

Sevgiler
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
cumali22
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Nisan 21, 2008, 00:36:02 ÖÖ »

"nan gibi tükettim seni ebemkuşağı
ahımı bulanık ırmaklara bıraktım"

            (Mehmet Türkmen)
yağmurlarla rengarenk yağıp
seni kalbimin boşluğunda yaktım!

Sevgili Mehmet Türkmen, Hoş geldiniz!
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #3 : Nisan 26, 2008, 02:15:03 ÖÖ »

Hoşgeldiniz Sayın Mehmet Türkmen.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #4 : Nisan 26, 2008, 13:33:22 ÖS »

GÖKYÜZÜ LALESİ


yağmurlar için yer açayım yağmalanmadan

yazılarım yazgıma benzer
sapankayalar oyuncağım/ hatırla
ne çok yıldızlar vurduğumu

notalardan örgü ördüm sarı saçlarına başakların
bamteli gibi yıprandım
yüzü ekşimiş ihtiyar korkuluk misaliyim

neden sis çöker aynalara
bilemezsin
ikiye bölünen kalemin sonucuyum

beni bırak rüzgarı satın al
lodosu tut heybende

yüzünde gölgeli ünlem
mavimsi gülücük

dilsiz mektup yolladım adresine ve yalnızlık kokusu
sevince açar gökyüzü lalesi

heykeller bile ağlayacak ardımdan
vitrin önü kedileri
Nene Hatun dağı, nilüfer ve gül
avuçlarında yatacağım terli toprağın

ölünce bir tek busen kurumayacak alnımda
her yanım toprak

seni hatırlatacak her şeye ihtiyacım var


nene hatun: erzurum'da bir dağ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #5 : Mayıs 06, 2008, 20:52:21 ÖS »

"notalardan örgü ördüm sarı saçlarına başakların
bamteli gibi yıprandım
yüzü ekşimiş ihtiyar korkuluk misaliyim"

Yukarıdaki dizeler Mehmet TÜRKMEN'in "Gökyüzü Kulesi" adlı şiirinden.
Mehmet TÜRKMEN Yumurtalık'ta mı yaşar, başında siyah bir kasketi mi vardır. Bunları geçilim, şiire gelelim:

Usta, "gibi" ve "misali" sözcüklerini aynı şiirde kullanmışsın. Bunlar eş anlamlı sözcükler, en azından bazı durumlarda birbirinin yerine ikame edilebilir sözcükler... Şairlik biraz da özen işi, biraz da değil, en hakikisinden özen işi. Biz bu özeni göstermezsek yazdığımız istediğimiz kadar albenili olusun bir şey ifade etmez.

Ama şunu da ifade etmek istiyorum:

Bahsettiğim özeni göstermeniz halinde sizdeki şairlik kumaşı "altınyıldız". Lütfen, yazdıklarımızın şiire hizmet için olduğunu unutmayalım.

Ötekileriz bir okul. Birbirimizi öğeceğiz hakediyorsak, fakat gerekiyorsa doğruları da söyleyeceğiz. Ki, bu birlikte daha güzele ulaşmak için olmazsa olmaz'dır.

Sevgiyle.

Zehra YENİCE

« Son Düzenleme: Mayıs 06, 2008, 20:56:06 ÖS Gönderen: Sanat Dedektifi » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #6 : Mayıs 27, 2008, 23:54:09 ÖS »

Zehra'nın şiir hakkında söylediklerine önem veririm. Fakat şair hakkında söyledikleri doğru değil sanırım. Bildiğim kadarıyla Mehmet TÜRKMEN Trabzon dolaylarında yaşamakta. Kim bilir Yumurtalık'ta yaşayan aynı isimde bir başka şair de vardır belki, bilemiyecem. En iyisi şair bir selam yollarsa seviniriz, güzel şiirlerini özledim şahsen.

Şeyda GÜNEŞ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #7 : Haziran 14, 2008, 14:35:44 ÖS »

Şafak Türküsü

dakikaların ritmi mi bozuk
saatler kırıktır yatsıdan sonra
yüzü sarkık ihtiyar gibi bakar ay
vakit dikenli tel örgüdür

ekmek kırıntıları ve müzik
birde kader kuşları masa üzerinde
dama taşları

küçük rıhtımlı bir kente gelseydim sevinirdim
ufuk çizgisi sırattan incedir
azap dağları beyaz entarili
ben yeşil kule bekçisi

bir düdük çalacak nefesim var
gönlüm sütre oluşturunca zihnime
adını hatırlayacak kadar nefesim kaldı
tek sen canlısın
her şeyin aksi bulanık
aynadaki yüzüm bile

rahat uyurum
benden korkma mezar
yaşayabildiğin kadar yaşa beni



Sevgili Zehra'ya ve Şeyda'ya teşekkür ederim. Şu zamanda Erzurum Horasan'da askerim. internete girme fırsatım olmuyor. ancak çarşı izinlerinde.

sevgi ve selamlarımla
« Son Düzenleme: Haziran 14, 2008, 14:40:25 ÖS Gönderen: mehmetturkmen » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #8 : Haziran 16, 2008, 04:27:25 ÖÖ »


Şafak Türküsü

dakikaların ritmi mi bozuk
saatler kırıktır yatsıdan sonra
yüzü sarkık ihtiyar gibi bakar ay
vakit dikenli tel örgüdür

ekmek kırıntıları ve müzik
birde kader kuşları masa üzerinde
dama taşları

küçük rıhtımlı bir kente gelseydim sevinirdim
ufuk çizgisi sırattan incedir
azap dağları beyaz entarili
ben yeşil kule bekçisi

bir düdük çalacak nefesim var
gönlüm sütre oluşturunca zihnime
adını hatırlayacak kadar nefesim kaldı
tek sen canlısın
her şeyin aksi bulanık
aynadaki yüzüm bile

rahat uyurum
benden korkma mezar
yaşayabildiğin kadar yaşa beni

*

Şafak Türküsü

dakikaların ritmi mi bozuk?

neden kırık saatler yatsıdan sonra?

yüzü sarkık ihtiyar mı bakar ay?
vakit dikenli tel örgü müdür?

ekmek kırıntıları ve müzik
bir de kader kuşları
masa üstünde
dama taşları

küçük rıhtımlı bir kente gelsem, sevinirdim

ufuk çizgisi sırattan ince
azap dağları ak entarili
ben yeşil kule bekçisi

düdük çalacak bir nefesim var
gönlüm sütre oluşturunca
zihnim
adını hatırlayacak

tek sen canlısın
her şeyin aksi bulanık

aynada yüzüm

rahat uyurum
korkma benden mezarım (ranzam)
yaşa beni yaşadığınca

**

Böyle okudum ben memedin türküsünü şavkımda, o ranzasında şafak beklerken..

*

O, öyle yazdı, bense böyle okudum diye.. bana ceza verdiresi bir yasası yok dimi henüz bildiğim yasalar üstü, bağışçı şiirin..

Yoksa, demek hem okumada, hem yazmada; anladığımı anladığımca, yazdığımı bildiğimce yazmada.. özgür biriyim..

Özgürlüğün özrü olur mu? Ben saf özgürlük olamadıkça onu bilemem. Ama onu benim gibi kullananların olur herhalde safça bir özrü, hiç olmasa da...   

py

 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #9 : Temmuz 21, 2008, 11:35:36 ÖÖ »

Gelirim


I.
sıkıldım bu odadan
başlasın hadi kıyamet
kavuşayım

II.
gelirim
gökyüzünü yara yara indim çünkü
yaslandığım her yere toprak akmış
yarım yamalak ağzımla söyledim
dilimden peltek çıktın

III.
yağayım is tutsun diye raylar
kara tren
aynadaki rüzgar gibi alıp götürür

IV.
adım nerde yazılıdır.

bilmesem de gelirim
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #10 : Ağustos 12, 2008, 19:47:13 ÖS »

Vatani görevinde kolaylıklar dilerim Mehmet.

Şeyda GÜNEŞ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #11 : Kasım 23, 2008, 14:13:29 ÖS »

Kıyameti kopar düşlerimin

Sorma cevaplandıracak mecalim yok
hezimetim var aynalara
ve aynaların marazı
kalbime
vurulan icracıların mührü

Davut'un kılıcı da olsa elimde korkuyorum
bu yaz(g)ı daha keskindir

lösemili bir kasabanın kırık melodileri olur
gün olur kapı gıcırtısıyla girer içeri
avare bildiğim dakikalar
yetime herkes acır ve dilenciye
mendil açtım önüme Shakspeare

sönük bir el feneriyle bul izimi dedin
yıldızları da aldın elimden
bir yerlerde(sin) simurg
kaf nerde/ bil(m)iyorum

neden morardı yapraklar
nevbahar daha mevsimim

ışa vakitlerde doğar
ayrılık saatleri
ve gürültü kopar
kıyameti kopar düşlerimin
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sahra
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 109


« Yanıtla #12 : Kasım 24, 2008, 17:23:49 ÖS »

Uzun aradan sonra Mehmet TÜRKMEN'den yeni şiirler okumak, güzel. Askerlik bitti mi? Selamlar.

Sahra MAVİ
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #13 : Kasım 28, 2008, 13:24:48 ÖS »

teşekkür ederim Sahra.

askerlik devam ediyor. vatani görevimize devam ediyorum arkadaşlarla... 110 günüm kaldı sadece

selamlarımla
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
mehmetturkmen
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


Site
« Yanıtla #14 : Kasım 28, 2008, 16:38:45 ÖS »


Gül Bahçe

‘Adın özben(y)liğime değince anladım
Yok dersen esastan yok olacağımı
Şeydan oldum, suskunluğum aldatmasın seni
Ellerimi alıp çocuk ellerine
Gül izli yüzünü koyup omzuma
Ülkemi ihya eden eşsiz sultanım
Lütfeyle! Eriştir beni bahtına.’

M. Karaca


Gül izli yüzünü koyup omzuma minik minik yeşim taşlarından toplayıp şehri güneşimin kumsallarına adını yazmalıyım. Taşlardan oyuncu kurup siluetini yapsınlar isterim. Yeşim taşlarından diyorum dalgalar götüremezdi seni ve hep kalırdın kalbimdeki yerin gibi kumsallarda. Kaleler yapsam kumlardan bir dalgalık ömrün olurdu. Yeşim taşlarından mozaikler yapmalıyım. Gül izli yüzünü koyup omzuma batmayan güneşim ol diye dualar etmeliyim.


Ülkemi ihya eden eşsiz sultanım. Şimalden gelen alizeler gibi devasa kapılarını kırmaya gerek kalmadan kalbimin, mavi libaslarla geldin sultanım. Şehri güneşime asumandan bir melek gibi indin. Ülkemin gülizarında miski amber olan sultanım. Şereflendi sayende yüreğim. Şimdi iştiyakıyla yanıp kül olan Süleyman’dan ne farkım var. Hüthütlerle haber yolluyorum sana. Ak güvercinlerle, boz renkli kumrularla. Artık gel ülkemi ihya eden eşsiz sultanım.


Lütfeyle! Eriştir beni bahtına! Belki maverada kavuşuruz diye yalvarıyorum Tanrıya! Rahman’ın adıyla ve günahsız ağıtlarla istiyorum şimdi seni. Dualarım göğe yükselince bazı mübarek gecelerde, kabul edilmem niyetiyle ve safiyane gönülle düşeyim lütfeyle eriştir beni bahtına. Işa vakitlerde ay ışığının bengisuya yüzünü bırakması gibi adını bırak bahtıma…


Şeydan oldum. Suskunluğum aldatmasın seni. Minarelerde yanıp sönen ışıkların altında güle konmayı uman ve eşiklerden gül izli cemalini görmeye çalışan bir bülbül gibiyim. Esrik bir halde ve ayaklarımdan kanlar damlata damlata aşındırıyorum kambur kaldırımları. Yıldızlarla yoldaşım. Sayrılığım yüzümden okunuyor. Anlatmalıyım içimdeki cehennemde bile olmayan alevi… Küllerimi savuruyor poyraz. Kandiller gibi yanıp mahya yazılarıyla yazıyorum adını. Şeydan oldum. Suskunluğum aldatmasın seni…


Ellerimi alıp çocuk ellerine sonra la’l şakayıklar bırakmalıyım. Şehla bakışlı gülüm. Ellerine çocuk gibi güller ne çok yakışır. Eşkıya yüreğim uyaksız yazılardan kurtulsun şimdi. Kış günlerinde dilsiz dilencilerin mendillerinde bulacaksın beni. Bir ortaoyununda adım geçer. Sevda türkülerinde sessiz dururum. Ellerimi alıp çocuk ellerine lahikamı bırakırlar belki. Birkaç anı kalsın diye eski fotoğraflardan. Belki kadim zamanlardan bir hikâyeydi der yeni nesiller.


Nerde o eski sözlerin. Özledim gülüşünü, bakışını, kokunu. Sesin bana huzur veriyordu. Ben de büyütüyordum gönlümde nergisler, papatyalar… gülizarımda gül büyütüyordum. Babil’in asma bahçeleri gibiydi gönlüm. Nun’um. Adımı şereflendireyim seninle. Sitarelere söylesem gül siluetini oluştursalar gök kubbede. Tasallut olmuşum güzelliğine. İnsiyakımla hareket etsem sana firar ederdim. Biliyorum sana gelsem idam sehpamı hazırlar kekre yüzlü cellâtlar. Sana gelsem ve ölsem sende. Bir film hatırlıyorum. Karakterlerden bir tanesi soruyordu diğerine: ‘hayat mı güzel ölüm mü?’ diye. Ne güzel cevaplamıştı. ‘aşk hayattan da güzel ölümden de’

mehmet türkmen
« Son Düzenleme: Kasım 28, 2008, 16:41:44 ÖS Gönderen: mehmetturkmen » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!