|
TayyibeAtay
|
 |
« Yanıtla #120 : Ekim 14, 2008, 11:57:52 ÖÖ » |
|
 )))))))) evet..aldım gittim şiiri... hırkamın yenlerine sakladım yüzümü yama yerinden gökyüzü gülümsedi... yağmakla durulmak arasını topladı gözlerim... şaşırdım gözlerimin elleri ve cepleri var mı ki!.. kutluyorum sevgili Bozkurt..sizi okumak ve şiirinizin kentlerinde dolaşmak çok güzeldi...hep böyleydi... daim saygı ve sevgiyle...yeniden hoşgeldiniz...
|
|
|
|
|
saat çiçeği
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« Yanıtla #121 : Ekim 14, 2008, 12:36:55 ÖS » |
|
"şiir yedi canlı.. kaç kez doğradım kaç kez kalbini" HÜSEYİN BOZKURT
Şiirin yaratıcısı şairler de dokuz canlı.
Yaşam oyununda... ki bu oyunu kendisi(kişilik) olarak oynayanlar, kendisi (kimlik) olmadan oynayanlar bir de yaşamın bir oyun değil de sürdürülmesi gereken bir zorunluluk (öbür dünya) olarak sürdürenler arasında... şairin daima yedekte iki canı olmalı.
Oyundan her çıkışta alınan bir can, oyuna katılış. Kaybediş, yeni bir can. İkinci can'sa hep öbürlerini, kendinle birlikte (alımlayıcı-okuyucu-sanatçı) tüm insanları oyuna sokma (kişilikleriyle) mücadelesidir.
Hüseyin iyi ki dokuz canın var. Çünkü zaman zaman benim, çoğunluk insanın oyundan cayma halleri vardır.
Sen bir şiir yazarak oyundan cayanları oyuna çağırıyorsun yedekteki... o çok zorlanarak elde ettiğin, acıyla, korkuyla, aşkla, yoksullukla-varsıllıkla (tinsel) can'ınla yapıyorsun.
"Üşürsem bir hırka bırak rahatından" Bu şiir oyundan tümüyle caymışlara ya da bir süreliğine yorulmuş kenara çekilmişlere ya da hiç oyun oynamayanlara... yaşam oyununa, GERÇEKLİĞE... bir davet şiiridir.
Kısa bir süre de olsa kenara bıraktığım oyun iç tepimi hırkamı sana vermeden elde ettim. Çünkü hiç rahat değildim.
Bu nedenle Hüseyin sana hırkamı bırakamıyacağım. Umarım bir gün kimsenin kimseye HIRKA bırakmasına gerek olmadığı... RAHATLIĞIN (maddi )... eşit olarak paylaşıldığı... ama yinede tinsel, yaratımsal rahatsızlıkların.... hep daha güzeli daha iyiyi isteyen... RAHATSIZLIKLARIN sürdüğü bir yaşam dileğiyle.
Saf, masum bir annenin yeniden kurduğu saatler... ipi akşama gerdiği UZAMLAR... aydınlık günlere.
Sevgiyle, şiirle, hep oyunda kalman dileğiyle.
Nalan ÇELİK
|
|
|
|
|
|
yaprakunvar
|
 |
« Yanıtla #122 : Ekim 19, 2008, 01:58:43 ÖS » |
|
"savaşın bıraktığı kadar sessizim tankların kustuğu güvercin her yer dolu ayak atılacak bir ölüm bulmayan sessizliğin"
yıkılır basamaklarında beynimin
saygıyla ...
|
gölgem kan kaybediyor temmuz üşüyorum...
|
|
|
|
Bahattin Yıldız
|
 |
« Yanıtla #123 : Ekim 31, 2008, 08:48:56 ÖS » |
|
Hüseyin hocam, sevenler birbirini eleştirir; haklı ya da haksız...
Yazan: Sizi ve şiirlerinizi her daim görmek, okumak isteyen biri... 'kim, kim?... Kim olacak?...'; '...Bahattin, Bahattin...'
Selam, saygı ve sevgiyle...
|
|
|
|
|
Dursun Nadir
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 42
|
 |
« Yanıtla #124 : Kasım 06, 2008, 05:17:03 ÖS » |
|
"savaşın bıraktığı kadar sessizim tankların kustuğu güvercin her yer dolu ayak atılacak bir ölüm bulmayan sessizliğin "
Merhaba Hüseyin Hocam.Kepenkleri açtığına sevindim.Sür atını yine şiirin en çavlan yerine... Sevgiyle...
|
|
|
|
|
recep memis
ÖKS Girişimcisi

Online
Mesaj Sayısı: 66
|
 |
« Yanıtla #125 : Kasım 08, 2008, 11:44:30 ÖS » |
|
çaydan dereden geldim kör göz/eler su yunmaz ki fukara gittim nereden geldim şiırmaklara!...____________________________________________________ SÖYLE AYRILIKLARA "nutkumuz kesilir utku/cem'inde" bulutlar kokladım yüzün damlaya bence ren'e yağmaya seni
çıkınıma düş ördüğüm kırık kalem kıl/çıktı sana yazdım gül çıktı
dost acı kır yanlarıma yan/sı(ğ)dığım ayva nar d/alın eğer
e/line er düz/lem imde elif din
lam ba da sin kaf d/ağladım köz çıktı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 19, 2008, 02:08:56 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
"ölürüm çin'de; güller içinde..." Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #126 : Kasım 17, 2008, 01:14:46 ÖÖ » |
|
sevgili dostlar..hepinize kucak dolusu sevgiler..ötekileriz farkı bu olsa gerek saygı ve sevgiler sunarım
samsodan beri çarpıntı yüreğin çeyreğinde
kızıl rengini dökmekte akşam
sarılar bozdururken bir bir ..hey ömrüm
hangi asrın dilencisi
gökyüzü
ağaç tırmanan vadi
ellerinde tutmuşluğu vardır bulutun
gözlerine inmişliği dağınıklığı sisin
yağmur sancısı çoğalan kalbin
samsodan beri
uzansam komşu dudağı..kapansam perde gözleri
seferis
bu şiir yolculuk
bu şiir tünemiş çiçek
omuzlarına kayaların
samsodan beri düşünür..sözlerin kalbi
belki bir uzo
ters istikamette rüzgâr
taç yapraklara değince dudaklarım
düşünün sularında
bir tarih yazılır yeniden
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 17, 2008, 01:17:00 ÖÖ Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
|
Zeki Karaaslan
|
 |
« Yanıtla #127 : Kasım 18, 2008, 03:42:42 ÖS » |
|
Şiirlerinizi özletmediğiniz için seviniyorum.
Zeki KARAASLAN
|
|
|
|
|
recep memis
ÖKS Girişimcisi

Online
Mesaj Sayısı: 66
|
 |
« Yanıtla #128 : Kasım 21, 2008, 03:22:24 ÖS » |
|
özüm şırası şunun şurası soğuk sular dökül sen aş ağlarıma uz at hay/yam/açlarına ser seri beni gel tep/em'den türkülen elim maşuk anlar gözü maşukiye'de ham meyveden oluk/ları devşire şi're der bentleri kuralım çam aşır t ellerinden haş haşlar gibi çatla içime çime
kaç zamandır (k)uyruk ucunda senin son titreyiş gibiyim
har mandalı sökülüyor şimdi yakamdan kül/türünde eski/dinlerin uç üşürüm dört bir yana soluk solluğa
sol durulmaz gülüm ben ve her daim karşı yakalı ama bi fi yakalı bi fi yakalı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 26, 2008, 12:58:59 ÖÖ Gönderen: recep memis »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
"ölürüm çin'de; güller içinde..." Recep Memiş
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #129 : Kasım 23, 2008, 12:54:54 ÖÖ » |
|
sevgili Zeki Üstadım..sevgili Recep Bey..teşekkür ederim incelikleriniz için saygı sevgilerimle
Sussaydım Karşı Devrim Olurdu
--------------------------------------------------------------------------------
sevmiyorum italik harflerle yazılmış tümceleri
bana kitabın reddinden miras
tank ağızlı engebeler
zeytinler arasında
marmara uzar
fay hattı hakkari arası
çevirdiğiniz numara kullanımda değil
sonraki zamana bakınız
bir iyon canavarı
kültlerin çamurunda van
ah damar..nicedir kız bakar
yan gözüm ısırgan hayal
istemiyor ..düşük yoğunluk altında
bulutlu savaş
ve bir ses kadar asi çıplak
nemrut kadar ağrı
içinde Nuh gemisi
bütün çiftler cinsiyetiniz olsun
sevmiyorum italik tümceleri
vuruşan
erkekçe ölsün
ağıtlar süslemesim selviler boyu
aradığınız numara kullanım dışı
Hüseyin bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 23, 2008, 12:55:51 ÖÖ Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #130 : Kasım 23, 2008, 02:17:44 ÖS » |
|
kENGER
geçen bir diri bulursanız çimdikleyin beni
şehrin güneşi bulvarları toslarken
herkesin uyuduğu bir saatte
bir ben bir çakır diken keyifli
katırtırnakları sormayın o hala halamlarda
çekiştirip duruyor tellerimi
bir ses değilim bir ses belki kendini üşüyor
ıssız yol şoselerinde
bükülmüş bir çigan
ve ney ustalarıyla sevişiyoruz..ve neyzenle beraber
döne döne kimsesiz yollarda
bir ses duyarsanız benden değil..benden değil
içimi yurt etmiş kengerden
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
|
|
Sahra
|
 |
« Yanıtla #131 : Kasım 24, 2008, 04:26:30 ÖS » |
|
"Kenger" şiiriniz beni çocukluğuma götürdü sevgili Hüseyin: Bizim oralarda dikenli bir bitkidir o. Şiirle.
Sahra MAVİ
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #132 : Kasım 29, 2008, 04:27:07 ÖS » |
|
teşekkürler sevgili Sahra dediğiniz gibi yurt edinmiş içimizi kenger..
uzak
parlak rengi yamadım uçlarına kokusu tozlu kitapların..ahşabın eskime ekşime halleri kurtlandıkça dökülür sevdanın çok katlı rafları
denizler kadar dalgalı işliğim..iç cebim rüzgar ellerim martı yalnızlığı ya gözlerin hatırlandıkça uğur böceği dudaklarım arası sonsuz bir kaygı uçurdukça
uçtukça benim potinciğim sevdam uzak ülkeler
al demeyeceğim kal demeyeceğim içimde uçmak uçmamak şarkısı
Hüseyin Bozkurt 2005
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #133 : Kasım 29, 2008, 04:41:25 ÖS » |
|
Lehim tutmaz ısrarcı sevişmeler
dalgınlığa kuş sürüyorsun
kırılmış kalbe lehim
zaman tutsak ..bakir uyuşukluk
etin çekilir dualar eşliğinde
bir anı perdeliyor dökülen fısıltılar
bir ana güdüyor çoğul sesler
nenni nenni
ahşap o kızıl gülüşün
ardında bir sıra saklı
pencereye sövüşen aydınlık
bir dize ağlıyor
nenni nenni
ve durmadan dikiyorsun göğsüne alaca karanlığı
memeler ucundan kalkan dört başlı ejder
kavganın finali çekişen et
egemenliğe sümkürülmüş bayrak
çekilebilir dilin tüm kızanlığa
tenni tenni
bahar gelmiş bahar geçmiş aynen yaz
kuru bir bakışı ıslatacak nem kaldı
yırtılır deliklerinden oksijen
bol molekül çatışkısında evren
gözbebeklerin sütleğen hacmi
dalgınlık sürüyorsun ıssız tenine
henni henni
lehim tutmaz ısrarcı sevişmeler
Hüseyin Bozkurt
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 29, 2008, 04:43:41 ÖS Gönderen: HBozkurt »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 154
|
 |
« Yanıtla #134 : Kasım 29, 2008, 04:51:28 ÖS » |
|
Hüseyin Bozkurt, çağının acılarına / sancılarına karşı, sorumlu bir şair. Öyle biçimsel numaraların şehvetinde debelenmiyor. Şiirinin bir derdi, bir meselesi var. Lay lay lom lâf ebeliklerine tenezzül etmiyor. İçi boşaltılmış, makyajı döküldüğünde etrafa pis kokular saçan "kozmetik şiircik"ler çiziktirmiyor.
Bakın ne diyor:
"savaşın bıraktığı kadar sessizim tankların kustuğu güvercin her yer dolu ayak atılacak bir ölüm bulmayan sessizliğin"
Şiirdir. Alnından öpülür.
|
ne vakit şaşırsam umulmadık zamanlarda yönümsün
|
|
|
|