Google Reklamları
şiırmak_Hüseyin Bozkurt şiirleri
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 22, 2012, 14:52:22 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 ... 5 6 7 8 9 [10] 11 12 13 14 15 16   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: şiırmak_Hüseyin Bozkurt şiirleri  (Okunma Sayısı 23442 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yaprakunvar
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #135 : Kasım 29, 2008, 21:41:42 ÖS »

"şiir yedi canlı..
kaç kez doğradım kaç kez kalbini" HÜSEYİN BOZKURT

Şiırmak...teşekkürler...hep saygıyla...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gölgem kan kaybediyor temmuz ü?üyorum...
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #136 : Aralık 06, 2008, 00:40:23 ÖÖ »

sevgili Yaprak..emektar Bünyamin kardeşim..incelikli düşüncelerinize teşekkür ederimi

kabul buyurursanız bir şiirle vereyim..sağlıcakla




ateşe inandır beni tüm esmerliğe

bir güneş yak kıyısında denizin


hemhal dizelerin seyrine bir tabut çak

sal gözlerinden denize


elma şişede değil..sözlerim çürümüş mantarın

ayakların ucunda gezinirken servet..yoksul değildi sefer


rüzgâr kokulu çarşılarda görmedim yüreğini

palmiye desenli göğsünde sevmedim hiç

bir ağacın denize gittiğini


o gülüşlerin kaldı bir çift gözümde

yalnızlığa liman uçurmuş


çarpılabilirsin sözlerimin telinde

bir nefes tutabilir saklı cennet ciğerinin örsünden


hayaletler değil beni giden.. o saklı dişlerin

elma yiyerek cennet küstüren



Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Aralık 06, 2008, 00:42:08 ÖÖ Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #137 : Aralık 17, 2008, 11:48:22 ÖÖ »

Şiirin yağmur adamı: Hüseyin BOZKURT.

Nisa NUR
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 554



« Yanıtla #138 : Ocak 11, 2009, 04:04:22 ÖÖ »

DAVET

iz(i)m/it sokaklarına post/eki gölge
gün(e)eş tutulurdum gözlerinizden
geceydi oysa beklediğim uzun kuş boyu
ıslanmış tel/eğimde kul/aklıklarım
seri lir çal(ı)ardı parmaklarıma
havlayan su gibi kaç bin volta yüreğim
volta atıp duruyorken tespihböceği
dokunur ya  yüreğime ıssızlığınız
karasular yıkanırım dostlar hey
kaç ayrık ayrılıktır söylesin size
toprağa karındüşen aylaklarımla
bir başımı taşımanın acizi
bu kimsesiz sandalyeler
gel deseler mesala yenişehir'e
asuman'da inleyen hüseyni türkülerle
üşüyen çaylarınız masa üstünde
ısıtır mı acaba avuçlarınız
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 03:39:29 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #139 : Ocak 15, 2009, 16:25:39 ÖS »

Alıntı
ateşe inandır beni tüm esmerliğe

bir güneş yak kıyısında denizin


hemhal dizelerin seyrine bir tabut çak

sal gözlerinden denize


elma şişede değil..sözlerim çürümüş mantarın

ayakların ucunda gezinirken servet..yoksul değildi sefer


rüzgâr kokulu çarşılarda görmedim yüreğini

palmiye desenli göğsünde sevmedim hiç

bir ağacın denize gittiğini


o gülüşlerin kaldı bir çift gözümde

yalnızlığa liman uçurmuş


çarpılabilirsin sözlerimin telinde

bir nefes tutabilir saklı cennet ciğerinin örsünden


hayaletler değil beni giden.. o saklı dişlerin

elma yiyerek cennet küstüren
Hüseyin Bozkurt

Ah Hüseyin bey,  ne denir şimdi bilemiyorum...
Hala söz bulamıyorum...

Ben şimdilik harika diyeyim, ama bununla yetinmeyin, daha hoş sözleri hakediyor.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 197


« Yanıtla #140 : Ocak 23, 2009, 16:16:02 ÖS »

Başka biryerde de demiştim, yineleyeyim: "Hüseyin Bozkurt: Tanrılardan şiir çalan, şiir hırsızı."
« Son Düzenleme: Ocak 23, 2009, 16:16:36 ÖS Gönderen: Bünyamin Durali » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ne vakit ?a??rsam umulmad?k zamanlarda yönümsün
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #141 : Ocak 29, 2009, 00:05:03 ÖÖ »

Bünyamin arkadaşıma katılıyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 554



« Yanıtla #142 : Şubat 09, 2009, 22:44:56 ÖS »

yar yoluna
hurda zamanlar döşüyorum
d'ölü/mü/n/ardı
saat kulesi eskilerinden
sessizliğin de sesi var
biliyor musun sen
gayya kuyusundan gelir
pişmaniye tezgahından
bilinmez ağızlarda erimiş dudakların
ve ölümün nefesi var
en/seni ısıran karınca gibidir
her yerin/delik
ayrı durduğumuzdan
daha yakındır yankın üstelik
uykuda gözlerim görmüyor şimdi
uzak bir kuytuda
buzzzzzz gibi yazılıyor tenime
hidrogenoma dokunurken oksi genlerin
sen sayrı say is dersen
ben nemli rüzgarla öpüşen yelken
ardımdan yükselen duman
toz/utku sandığın senin
geride kalan
bu ateşsiz yangından
it/leşlerde kül/üşüyor ayna kırığı
yanılgın yanlarımı kır ağı vurmuş
hey/besine acıkmış eski/cinim ben
kan/dillerden katran emmiş kara kadranlı
hangi saat çalar beni
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #143 : Şubat 13, 2009, 22:46:04 ÖS »

sayfaya uğrayıp görüşlerini paylaşan sevgili Yaprak,Nisa Nur,Şeyda Güneş,Bünyamin Durali,Sedef Kandemir güzel şiiriyle katkı sunan Recep Memiş'e ve diğer dostlara teşekkür ederim

şiirin kırk yıl hatırı vardır ne de olsa..




köpüklü sulara verdiler sevişme eylemini


parmak izlerinde saklanmış bir yığın hatıra
erik ağacı düşleri
sözlüdür tırnaklarımla

affet sevdalım
kırık dökük düştüğüm
cam kenarı var

omzuna yasaladığımda
başım çiçeklenir her bahar

lehimlenmiş zaman yıkıyor şimdi
kalbine nar çiçeği
damla damla
sözler saçaklıyor
kırık camlardan

tutsam ellerin dağ yeşili
can arar
kavrulmuş rüzgâr
yaşama dudağından


kadınım oksijen tükendi

köpüklü sulara verdiler sevişme eylemini

Hüseyin Bozkurt


« Son Düzenleme: Şubat 13, 2009, 22:48:09 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #144 : Şubat 14, 2009, 03:07:10 ÖÖ »

tanıdığım renkler acındı

1.

korkuyorum bir dili ısırmaktan
bir göze düşmekten şıra

tatlıyı sevmedim hiç burmadım ağzı bir kere
düşlerin çıkınında

seni bocaladım kendime..üstüm başım aşk tozu
ay ne gezer bu karanlıkta

şaşırdı doğrusu çektiğin bıçak
hangi kınımdandı..hangi canımdan


2.

varmış yüzüme ertelediğin
bir acımak
saç diplerinde tarandığın boşluk

törpülerdi hayatı durmadan
tenime
sırf bu yüzden sana koşarım
içimdeki çocuğu tekmeleyerek

öptürürdüm zorla
dudağında kalmış bir çiyi
ve bir sabah uyanırken
tek kişilik
bir oyun dili

yüzüme ertelediğin replik;varmış

bana kahve hazırlayan
vurduğum çocuk
her gün kıydı kendini

sırf bu yüzden nikahlıyım acıya




Hüseyin Bozkurt

« Son Düzenleme: Şubat 14, 2009, 03:11:23 ÖÖ Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Berrak BEHRAMOĞLU
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 63


« Yanıtla #145 : Şubat 16, 2009, 16:51:26 ÖS »

Acıya nikahlı şairler ki, iyi şiir yazarlar.

Berrak Behramoğlu
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #146 : Şubat 17, 2009, 23:06:45 ÖS »

sevgili Berrak hoş geldiniz..evet zımnen sayılır ..acıyı bal eyleyen şair


aynalı sokaktın gecelerim..


aynalı sokaktın gecelerim..
düşünen adımlar gittiğin yerde
bir çok kişilik sesin
bir mandolin boyunda
kurulmuş ay saatleri
bağdaş kuran resmin
yakasında ömrümün
çeker ışığı tellerden
bir halat boynuma

öyle durma ne olur
gerginsem halay çekilsin
sesin ince telinden

çay içiminde vardın..loş ışıklarla kesildi ömrüm
bir tuhaf raslantı
düşünmekten yorgun masalarla
aramda sessizce seviştim

çıkmayan bir şeydi
aklımın diplerinde
durmadan kanattım geçmişi
inanmadım öldüğüme
şehvetin gölgesi beyaz !

aynalı sokaktın..gecelerim
yürüdüm yürüdüm
bir bıçak keskinliğindeydi
acındığımda her yerin

Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Şubat 17, 2009, 23:08:41 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #147 : Şubat 17, 2009, 23:47:29 ÖS »


bu nasıl bilinç tası
tarağı toplamışken
bir çıkıntı sol memeye
tahripten sınıf birincisi

yo aldırmıyorum
gittiğine bir kaşık su döküp
sevinci silip bıyıklarımdan
zengin süserken buruluğa
saydırmıyorum

bu nasıl bilinç tası
kafamın ölçüsünden zayıf
bir ecnebi rüyası
acıyı zerkeden
acıyı kesip bileğimden
kurumuş ağza süren

gittiğine sevinmiyor
kansız bıraktığın mahalle
canının sıklığı
terleyen bir kuyu şimdi

yiğitsen karanlığı boşalt beynimin tasına
sıkar sıkar sıkar
boş kovanlar korkakça

bu nasıl bilinç tası aşk manyağındayken mermiler:)

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #148 : Şubat 17, 2009, 23:50:07 ÖS »


mazmun manzumeler serisinden

demirci ve sevdam




Ve sabah içtenliğiyle
Düştü kollarıma
Teni toplayan belik
dişlerim arasında

Üstümde kokuları güneşin
Toz yığını
yüzüm kir pas içinde
Bir demirci dükkanı

Güm güm sesleri çekiçlerin
Kulağımda derinliği

Kabulümdür
dillenirsen eğer
Seslenirsen heybemde
argın yerler var

Öksüz yanılgılar istifledim
kalbimin kuyusunda
Bertaraf değilim duyduklarıma
Ben taraftım sevdamın
Eşiğinden yana

Niçinleri gidip geldi
Kulağımı çeken ustanın
Ekmek için durmadan sövüyordum
utangaç nasırlara

nasıl verdiyse ekmeğe
alnımın teri
verdiği gibi sevdim sevdamı

2.

Çalınan öfkemdi vurdukça örse
Yalınayak
ve parçalarında etim
Hiç bilmeseydim bu denli
Seni alıp giderdim
Kendimi verdiğim ete

Ve sabah içtenliğiyle düştü yüzüme
Koşuşturan bir ben değildim
Herkes ya sen
Ya ben olmuştum herkes
Tarifimi bıraktım buruşuk kalbine


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #149 : Şubat 18, 2009, 17:21:36 ÖS »

3.


Bana eşiğinden seslen
tut sıkıca geninden
Kalyonlar ayrı tavlar
Sularında balıkları

Süleyman yüzmüş desinler

Mari koca gülüşlerinin
Ardına gizli Mari
Dedenden bir halka
Asılı durur boynunda
ağaçlar salınır hür
Sen hangi dalında

Karman bekleyiş
Uzun sıra
sırra gömülü
Mari çıplak gövde
bilir misin bende
Uzun dikitleri

Durmadan inen yaşlarından
gözlerini

Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 ... 5 6 7 8 9 [10] 11 12 13 14 15 16   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!