Google Reklamları
YARDIMA İHTİYACIM VAR!
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 20, 2012, 10:15:27 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: YARDIMA İHTİYACIM VAR!  (Okunma Sayısı 1883 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« : Mart 30, 2008, 18:10:25 ÖS »

Jacques Prevert’in Barbara isimli şiiri; benim hayatımda duyduğum ilk şiirdir.

Çok çok küçük olduğumu, babamın bir yemek esnasında (sanırım kalabalık bir sofraydı), bu şiiri oldukça yüksek sesle okuduğunu, coşkulu bir heyecanla birkaç kez okuduğunu hatırlıyorum…
Barbara’nın yağmurda ıslanarak neden yürüdüğüne şaşırmış, Babamın bu Barbara’yı nereden tanıdığını dahi düşünmüştüm.

Daha sonra ilkokul sıralarıydı, evde Dünya Şiir Antolojisi isimli oldukça kalın bir kitap buldum. Karıştırırken Barbara’ya rastladım ve hemen tanıdım. Babama okuduğu şiiri hatırlattım; o’da bu şiiri çok sevdiğini anlatıp, bana tekrar okumuştu.

Çok daha sonraki yıllarda ise Barbara’yı aralıklarla okuduğumda, bende yarattığı etki; ( birçok insanın salt aşk şiiri zannettiğinin aksine) yazılmış en iyi savaş karşıtı şiirlerden biri olduğudur.
Şimdi İnternet var ve aradığımız ne varsa bulabiliyoruz sanıyoruz. Barbara’yı aradığımda benim okuduğum Barbara’dan farklı Barbara şiirleri ile karşılaştım. Birkaç kişi tarafından çevirisi yapılmış.
Değişiklikler içeriyor bu çeviriler ve ben ilk okuduğum, yıllarca tanıdığım Barbara şiirin tadını ne yazık ki bu 1963 sonrası çevirilerde bulamadım.
Israrla aradığımda, nihayet bir yerde buldum benim eski Barbara’mı, birisi ne iyi yapmışta bir forumda (belli ki kitaptan) yazmış ama ne yazık ki çevirmeni belirtilmemişti. Bende ki kitap çok uzun yıllar sonrası (maalesef ) kaybolduğu için bulamadım çevirmenin ismini.

Bu olay sonucu bir kez daha anladım ki; şiir çevirisi çok ciddi bir iş. Tek bir söz bile şiirin anlamını ya da tadını bozmaya yetiyor. Çeviri; her sözcüğü bire bir çevirmek olmamalı, Çeviri yeniden yazmaktır o şiiri denmiş ve ne doğru bir söz bu.
Eskiden okuduğum Barbara şiirinde ne bir fazla, ne de eksik bir söz vardı, şiiri sevdirmişti bana. Belki yıllarca onu okuduğum için bana öyle gelebilir. Diğer çevirilerinde emek sonucu olduğunu biliyorum ve saygı duyuyorum.

Barbara’nın  çevirmenini bilen var mı? Bana bu konuda yardımcı olan olursa çok sevineceğim…1960 öncesi basılmış şiir kitaplarından bulunabilir sanırım. Sırayla her çeviriyi paylaşacağım sizlerle, çevirmen adı olmayan Barbara'ya yardımcı olur musunuz?

BARBARA

hatırla barbara
yağmur yağıyordu o gün brest’ e hiç durmadan
yürüyordun gülümseyerek yağmur altında
şaşkın hayran sırılsıklam
hatırla barbara

yağmur yağıyordu brest e durmadan
siam caddesinde rastladım sana
gülümsüyordun
gülümsüyordun
tanımıyordum seni
sende beni tanımıyordun
hatırla genede hatırla o günü
unutma
saçağın altına sığınmış bir adam
adını ünledi

barbara
seğirttin ona doğru yağmur altında
şaşkın hayran sırılsıklam
atıldın kollarına
hatırla bunu barbara

sana sen diyorum diye bana kızma
sen diyorum bütün sevdiklerime
ancak bir kez görmüşsem bile
sen diyorum bütün sevişenlere
tanımasam bile
hatırla barbara
unutma
o yumuşak mutlu yağmuru

mutlu yağmuru
mutlu yüzüne yağan
o mutlu şehre yağan
denize yağan
tersaneye yağan
quessant gemisine yağan yağmuru
ah barbara

ne savaş
noldun şimdi sen
o demir,  o çelik, o kan
yağmuru altında
ya o adam ne oldu aşkı ilen
kucaklayan
öldü mü kaldı mı ne oldu
ah barbara

yağmur yağıyor brest’ e hiç durmadan
eskiden nasıl yağıyorduysa öyle
ama artık bildiğin gibi değil bura mahvoldu herşey
harap korkunç bir matem yağmuru şimdi yağan demir çelik kan fırtınası bile değil
itler gibi kuyruğunu titreten
bulutlar
yalnız bulutlar

brest’te sular boyunca yitip giden itler
çürümek için gidiyor uzaklara
hiçbirşey kalmayan brest’ten
çooook uzaklara....
 
Jacques PRÉVERT


Barbara

hatırla barbara,
o gün hiç durmamacasına yağıyordu yağmur Brest'e
ve sen
o yağmurun altında
gülümseyerek yürüyordun
ışıl ışıl, mutlu, sırılsıklam

hiç durmamacasına yağıyordu yağmur Brest'e
ve ben senlen
Siyam sokağında karşılaştım
gülümsüyordun
ben de gülümsüyordum

hatırla barbara,
benim tanımadığım sen
beni tanımayan sen
hatırla,
gene de o günü hatırla
unutma

bir sundurmanın altına bir adam sığınmıştı
sana adınla seslendi
barbara
ve sen
o yağmurun altında ona doğru koştun
sırılsıklam, mutlu, ışıl ışıl
ve kollarına atıldın
bunu da hatırla
ve sen diye hitabettiğim için sakın bana kızma
ben tüm sevdiklerime sen derim
onları yalnızca bir kez görmüş olsam bile
ben tüm sevenlere sen derim
onları hiç tanımasam bile

hatırla barbara,
unutma
mutlu yüzündeki, o mutlu şehrin üstündeki
o sakin ve mutlu yağmuru
denizin, askeri tersanenin, Ouessant gemisinin üzerindeki
o yağmuru

ooo barbara
savaş
ne büyük aptallık
sen şimdi ne oldun
bu;
demirden,
ateşten,
çelikten,
kandan
yağmurun altında

ya seni kollarında tutkuyla saran adam
öldü mü, kayıp mı, yaşıyor mu

ooo barbara
hiç durmamacasına yağıyor yağmur Brest'e
taa o zamanki gibi
fakat hiçbirşey aynı değil, hepsi darma duman şimdi
bu, korkunç ve mahzun bir keder yağmuru

bu;
demirden,
çelikten,
kandan oluşmuş
aynı fırtına değil artık
şimdi sadece
Brest'in üstündeki yağmur boyunca,
ölen köpekler gibi çatlayan bulutlar var

ve onlar
uzakta çürüyecekler,
artık hiçbirşeyi kalmayan Brest'in uzağında,

çok uzağında...

JACQUES PREVERT
Çeviren: Reha Yunluel


BARBARA


Anımsa Barbara
Yağmur yağıyordu o gün Brest'te durmadan
Yürüyordun gülümseyerek yağmur altında
Şaşkın hayran sırılsıklam
Anımsa Barbara
Siam sokağında rastladım sana
Yağmur yağıyordu Brest'te durmadan
Gülümsüyordun
Gülümsüyordum
Tanımıyordum seni
Sen de beni tanımıyordun

Anımsa gene de anımsa o günü
Unutma
Saçağın altına sığınmış bir adam
Adını ünledi
Barbara
Seğirttin ona doğru yağmur altında
Şaşkın hayran sırılsıklam
Atıldın kollarına
Anımsa bunu Barbara
Sen diyorum diye de bana kızma
Sen diyorum bütün sevdiklerime
Ancak bir kez görmüşsem bile
Sen diyorum bütün sevişenlere
Tanımasam bile

Anımsa Barbara
Unutma
O yumuşak mutlu yağmuru
Mutlu yüzüne yağan
O mutlu kente yağan
Denize yağan
Tersaneye yağan
Quessant gemisine yağan yağmuru

Ah Barbara
Ne hırboluktur savaş
N'oldun şimdi sen
O demir o çelik o kan yağmuru altında
Ya o adam n'oldu seni yürekten
Kucaklayan
Öldü mü kaldı mı n'oldu

Ah Barbara
Yağmur yağıyor Brest'te durmadan
Eskiden nasıl yağıyorsa öyle
Ama artık bildiğin gibi değil bura yok oldu her şey
Yıkık bitik bir yas yağmuru şimdi yağan
Demir çelik kan fırtınası bile değil
İtler gibi kuyruğunu titreten
Bulutlar yalnız bulutlar

Brest'te sular boyunca yitip giden itler
Çürümek için gidiyor uzaklara
Hiçbir şey kalmayan Brest'ten
Çoook uzaklara


   Jacques PRÉVERT
Çeviren : Teoman AKTÜREL


Üç ayrı çeviri gördüğünüz üzre ilki benim beğendiğim, Teoman Aktürel çevirisi de ilki kadar hoş ama keşke "hırbo" sözünü kullanmasaymış.

Barbara çok şey anlatıyor ve güncelliği hiç bitmeyecek görünüyor ne yazık ki...


« Son Düzenleme: Mart 30, 2008, 18:15:32 ÖS Gönderen: sedef Kandemir » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #1 : Mart 30, 2008, 19:02:03 ÖS »

Nedim Gürsel de senin gibiymiş sevgili Sedef..

Demek ki bulutlar da itler gibi ölürmüş savaşta. Brest yerle bir oldu, sonra Anka gibi küllerinden yeniden doğdu. Evet, hatırlıyorum. 16'sında bir yatılı öğrenciydim bu şiiri Teo'nun çevirisinden okuduğumda ve henüz hiçbir kızı dudaklarından öpmemiştim.
diyor. Teo diye söz ettiği; Teoman Aktürel


http://66.102.9.104/search?q=cache:kpcXId1r-g8J:www.milliyet.com/2006/12/10/pazar/paz05.html+barbara+prevert+%C3%A7evirisi&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr



Hatta Zeynep Oral da.

Teoman Aktürel

Benim gençliğimde , herkes harıl harıl şiir okur, edebiyat dergilerini izlerdi. En çok yerli şairleri okur, dünya şiirini Türkçe çevirilerinden izlemeye çalışırdık. Okuduğum ilk Jacques Prevert şiirlerinin, ilk Brecht şiirlerinin Türkçe çevirilerinin altında hep onun imzası vardı: “Çeviren: Teoman Aktürel.”... (“Anımsa Barbara” diye başlayan ve savaşı, tüm savaşları lanetleyen Prevert ‘in “Barbara” şiiriini unutmak mümkün mü hiç!)

http://66.102.9.104/search?q=cache:NaFp3BRcT3wJ:www.zeyneporal.com/yazilar/2007/23072007_02.htm+barbara+prevert+,Teo&hl=tr&ct=clnk&cd=3&gl=tr

Linklerde daha ayrıntılı bilgi var...

BANA KALIRSA, SENİN İLK DUYDUĞUN ÇEVİRİ DE TEO'NUN...
Sonra yeni Türkçe ile bir daha çevirmiş, yani yenilemiş.
Çünkü dikkat edersen, senin beğendiğin çeviri ile son çeviri neredeyse aynı. Çevirideki dil aynı...
Bu benim yorumum. Ama yanıldığımı sanmıyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #2 : Mart 30, 2008, 22:22:22 ÖS »

Bizde aynısını düşündük dün oğlumla çevirmen adı ararken. Dil aynıi  iki sözcük değişimi var. Aynı dille Sehattin Eyüboğlu'nun tercümesini de bulduk bugün. O da 1963 yılında yapmış çeviriyi ve anımsa diye başlıyor şiir, devamı aynı olduğundan tekrar yayımlamadım.

Samırım Ya Selahattin Eyüboğlu'nun Ya da Teoman Aktürelin çevirisi olabilir. Hepsinin emeğine sağlık diyeyim ama 1960 öncesi Barbara ilk çevirisini yine de merak ediyorum... Bakınacağım sağa sola, gören, duyan olursa haberdar etsin beni. Teşekkürler katkın için.

Sevgilerimle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Komplocu
Berat Kardaş
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 301



Site
« Yanıtla #3 : Mart 30, 2008, 22:42:13 ÖS »

Sedef hanımın yardıma ihtiyacım var nidasıyla, destursuz ayakkabılarımı bilem çıkarmadan girdim. Neyse çok şükür, bir mağduriyet yokmuş. Sedef abla, inanki bildiğim bişey olsa hemen yardım ederdim. Sen bana Kara Murat'ı, Tarkan'ı, Tommiks'i sor, hemen cevaplayayım. Ama... Senin soru beni aşar.
Mr. Brown'un kızının Suzi olduğunu bilen ben, neden kendi kültürüme yabancı kalmışım. Ah kafam ah. 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #4 : Mart 31, 2008, 00:02:20 ÖÖ »

Ah nasılda sevindim komplocu seni görünce, derdime çare buldu da geldi diye, Hay Allah. Ziyanı yok gelişin bile yeter de, eh ben bu arada son yazılarıma bir baktım amma hata yapmışım. Ee her yere koşturayım dersen böyle olur. Dön bir bak dimi ne yazdım diye...Neyse hatamı kabullenip, düzeltiyorum efendim.

Alıntı
Aynı dille Sehattin Eyüboğlu'nun tercümesini de bulduk bugün. O da 1963 yılında yapmış çeviriyi ve anımsa diye başlıyor şiir, devamı aynı olduğundan tekrar yayımlamadım.

Samırım Ya Selahattin Eyüboğlu'nun


Sabahattin Eyüboğlu ve samırım değil sanırım yazmam gerekirdi

Özür dilerim.. Wink
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #5 : Nisan 01, 2008, 22:48:50 ÖS »

    Çeviri mağdurlarından biri de benim sevgili Sedef... Ölü Canlar'ı tam üç ayrı çeviriden inceledim, sonunda kötü de olsa birinde karar kıldım. Ama sorunu çözme yolunu buldum, Rusça'yı öğrenmem gerekiyormuş...İnsancıklar'da da başıma aynı şey geldi...Sonra diğerleri...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
asumanatakuman
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #6 : Nisan 02, 2008, 15:43:41 ÖS »

ben de bir dönem çeviri kitapları okurken çok sinirlenirdim. sonra uzun zaman çeviri tek bir şiir, roman, öykü okumadım. türk yazarlarla yetindim. fakat şimdi özgün dildeki tadı vermese de dünya edebiyatını da tanımam gerektiğini düşünerek okuyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #7 : Nisan 03, 2008, 18:21:52 ÖS »

Evet arkadaşlar, size katılıyorum. Anadiliyle yazılmış bir eseri okumak çok daha doğru. Bu imkansız çoğumuz için maalesef. Sad
Dili duygularımızı resmetmek için kullandığımız bir eylem olarak düşünüyorum.

Evrensel insani değerleri taşıyan ortak duyguları, ne kadar başarıyla aktarabiliyorsa bir çevirmen, o ölçüde başarılı oluyor. Çevirmenin sanatçı bir yapıya sahip olmasının yanında çok iyi edebi ürünler verebilen biri olması gerektiğine inanıyorum. Smiley

Çok iyi çeviriler de var ülkemizde hakkını yememek lazım, onlarla sevdik çoğumuz okumayı. Çok iyi yapılmış bir çevirinin ardından ne diye başka çevirilere ihtiyaç duyulur anlamıyorum. Çok uzun yıllar geçipte, dilde bazı değişikler söz konusu olduğunda tamam ama kısa sürelerde, aynı eseri farklı biçimde çevirmeye gerek olmamalı.

Hala Barbara çevirmenini arıyorum 1960 öncesi  Undecided Teoman Aktürel mi? Sabahattin Eyüboğlu mu? Bir bulsam
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Oresay
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 111


« Yanıtla #8 : Nisan 03, 2008, 22:39:54 ÖS »

Bir çeviri de ben buldum.

BARBARA

Anımsa Barbara
Yağmurlar yağıyordu o gün Brest'e durmadan
Sen gülerek geçiyordun
Şaşkın hayran sırılsıklam
Yağan yağmurlar altında
Anımsa Barbara

Yağmurlar yağıyordu Brest'e durmadan
Seninle karşılaştım Siam sokağında
Sen gülümsüyordun
Ben de
Hatırla Barbara
Seni tanımıyordum
Sen de beni
Anımsa
Anımsa azıcık n'olur o günü
Unutma
Kapına sığınan adamı
Adını ünleyen
B a r b a r a

Koşup gelmiştin yağmurlar altında
Şaşkın hayran sırılsıklam
Atılmıştın kollarına
Anımsa Barbara
Sen diyorum sana kızma bana
Bir kez görsem de onları
Sen diyorum bütün sevişenlere
Tanımasam da

Anımsa Barbara
Unutma
O yumuşak mutlu yağmur
Senin mutlu yüzüne
Bu mutlu kentte
Bu yağmur denizler üstünde
Tersaneler üstünde
Quessant  gemilerinin üstünde

Ah Barbara
Ne aptal savaş
N'oldun ya şimdi sen
Kurşun sağnakları altında
Kandan ateşten çelikten
Ya o adam n'oldu
Kucaklıyan seviyle
Öldü mü kaldı mı

Ah Barbara
Yağmurlar yağıyor Brest'e durmadan
Yağardı önceleri yağmurlar ya
Şimdi bitmiş ne varsa
Bu yağmurlar ayrılık yağmurlarıdır
Artık ne o fırtınalar
Kandan çelikten ateşten
Yalnız bulutlar şimdi
İtler gibi ölen
Gözden yiten itler
Brest'e sular boyunca
Uzaklarda çürüyüp giden
Uzaklarda Brest'e çook uzak
Hiçbir şey kalmıyan Brest'den.


Jacques PRÉVERT

Çeviren : Abdullah Rıza ERGÜVEN

 

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Efendi
Aytekin Orhan
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #9 : Nisan 05, 2008, 12:35:43 ÖS »

Bir çeviride benim ağlarıma takıldı...


BARBARA

Anımsa Barbara
Durmadan yağmur yağıyordu
Brest üzerinde o gün
Ve sen yürüyordun gülümseyerek
Yağmurun altında
Işıl ışıl hayran sırılsıklam
Anımsa Barbara
Aralıksız yağmur yağıyordu Brest üzerinde
Ve sana Siam sokağında rastladım
Gülümsüyordun
Ve ben de gülümsüyordum senin gibi
Anımsa Barbara
Ne ben seni tanıyordum
Ne sen beni
Anımsa
Anımsa o günü yine de
Unutma
Bir adam duruyordu bir kapının sundurması altında
Seslendi sana adınla
Barbara
Ve sen koştun ona doğru yağmurun altında
Sırılsıklam hayran ışıl ışıl
Ve atıldın onun kollarına
Anımsa bun Barbara
Kızma bana sen diyorsam sana
Sen derim ben tüm sevdiklerime
Bir tek kez görmüş olsam da onları
Sen derim ben bütün sevişenlere
Tanımasam da onları
Anımsa Barbara
Unutma
O ağır ağır yağan mutlu yağmuru
Senin mutlu yüzüne
O mutlu kentin üzerine
O denizin üzerine
O Quessant vapuru üzerine yağan yağmuru
Ah Barbara
Ne büyük budalalık savaş
O ateş o çelik o kan
O demir yağmuru altında
Şimdi ne oldun acaba
Seni kollarında sevgiyle sıkan
Öldü mü kayboldu mu ya da yaşıyor mu hala
Yağmur yağıyor durmadan Brest üzerinde
Önceden olduğu gibi tıpkı
Ama aynı değil artık bu ve her şey yıkılıp yok olmuş
Bir yas yağmuru bu korkunç ve acı,
Bu bir demir çelik kan yağmuru bile değil artık
Kendinden geriye
Hiçbir şey kalmayan
Brest'in uzağında, çok uzağında
Uzaklarda çürüyüp kokmaya giden
Ve su boyunca Brest'in üzerinde
Kaybolan köpeklere,
Çatlayıp ölen köpeklere benzeyen bulutlar yalnız.

Jacques PRÉVERT
Çeviren: Orhan Ülkülü
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Tan?d???m yüzler birer ?eytand?
dünyalar?na kabul edildi?im."
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #10 : Nisan 06, 2008, 00:54:44 ÖÖ »

Bu versiyonunu görmemişim Smiley

Bakalım kaç Barbara çevirisi daha bulacağız.

İlk astığım Barbara'nın sesi, sadeliği benim duygularıma daha fazla hitap ediyor. İnanıyorum, diğerleri de binbir emek harcanarak yazıldılar.
Çevirileri şaiirler ve yazarlar yapmalı yine de, çok iyi olanlar tabii.

Teşekkürler ilginiz için.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!