serkanturk
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 23
|
 |
« : Mart 28, 2008, 10:31:00 ÖÖ » |
|
Soluyorsun
konuşmuyorum seninle tutup ölüyorsun ellerin kuş tüyleri d/oluyor öldüğünde. kumrular havalanıyor çam ağaçlarından yağmur az önce yağmış seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur?
fotoğraflarda kalan silik gözlü çocuk s/oluyorsun bir deniz günü ellerinde çakıl taşları ve kaya balıkları uzun çizmeleriyle balıkçı gözden henüz kaybolmamış ölüyor dalgalar, usulca değiyor çıplak ayaklarıma
arkamdaki kumluktan geçiyorsun sonra tutup ölüyorsun bir kaç kuş için.
Serkan Türk
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 28, 2008, 14:10:12 ÖS » |
|
Soluyorsun
konuşmuyorum seninle tutup ölüyorsun ellerin kuş tüyleri d/oluyor öldüğünde. kumrular havalanıyor çam ağaçlarından yağmur az önce yağmış seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur?
fotoğraflarda kalan silik gözlü çocuk s/oluyorsun bir deniz günü ellerinde çakıl taşları ve kaya balıkları uzun çizmeleriyle balıkçı gözden henüz kaybolmamış ölüyor dalgalar, usulca değiyor çıplak ayaklarıma
arkamdaki kumluktan geçiyorsun sonra tutup ölüyorsun bir kaç kuş için.
Serkan Türk
Sevgili Serkan, Öyle güzel şiir ki bu; çakıllarda ıslandı ayaklarım. O iç sesine vuruldum deniz kenarında yürüyen ve yağmurun tenime değen buğusuna. Ahmet Muhip'i anımsadım: ' Kardır yağan üstümüze geceden'. Tanıdığım bütün ' büyük gözlü çocuk' ları hatırladım, nereye düşürdüler göğüslerinde olanı birden anladım.
Kumruların sesini duydum, yağmur ve sevgiliyle birlikte... ölümün çoğul korosundan dirime doğru seslenen.
Şiir kardeşiniz Yelda
|
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 29, 2008, 12:38:19 ÖS » |
|
hoş geldin Serkan, dolu dolu gelmişsin.
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 29, 2008, 21:08:08 ÖS » |
|
Serkan şiirin uzun soluğunu sözcüklerin devinimde yokluyor..
kutlarım çabalarını
HB
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 30, 2008, 17:46:22 ÖS » |
|
Soluyorsun
konuşmuyorum seninle tutup ölüyorsun ellerin kuş tüyleri d/oluyor öldüğünde. kumrular havalanıyor çam ağaçlarından yağmur az önce yağmış seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur?
fotoğraflarda kalan silik gözlü çocuk s/oluyorsun bir deniz günü ellerinde çakıl taşları ve kaya balıkları uzun çizmeleriyle balıkçı gözden henüz kaybolmamış ölüyor dalgalar, usulca değiyor çıplak ayaklarıma
arkamdaki kumluktan geçiyorsun sonra tutup ölüyorsun bir kaç kuş için.
Serkan Türk
-------------------------------------------------------------------------------------
Serkan TÜRK şiirde de iddialı ilerlemekte. Bu şiirini çok beğendim. Kutlarım. Şiirini nakaratlardan kurtarması, onu daha da güçlü bir imza kılacak. Şiir içerisinde işaret ettiğim noktalara dikkat. Elbette bu benim fikrim, şair katılıp katılmamakta özgür.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 30, 2008, 19:28:41 ÖS » |
|
Size katılamadım Sevgili Zehra.
Yor ekleri nakarat değil; söylem zamanını vurguluyor. Bilerek isteyerek tekrarlandığını düşünüyorum. Şiirde yüklem, fiil yorar dizeyi, her şair bunu bilir. Fiilini seçerek söyler, acemiliğini geçmiş bir şair. Eğer tekrarlıyorsa bir başka kaygı içindedir ve şiirinde fiil tekrarını ve şimdiki zaman ekini bilinçle kullanır tıpkı Serkan Türk'ün başarıyla gerçekleştirdiği gibi. Bir örnek vereyim size bu konuda...
ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kazanıp kurtardı diye güzel Birçok çiçek adları gibi güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil Cemal SÜREYA
Hatta anlamı güçlendiren o iki dize muhteşem değil mi?
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar şimdiki zamanın o yorucu gibi gelen eki yor ile nasıl bir derinlik var şiirde hem müzik hem de iç sesi yükselten ve ahengi yaratan. pçkt ve özellikle k nın kullanılışı yor ekindeki r ile. Sert sessizler tehlikelidir ama bir o kadar iyi vurur anlamın üstüne derinleştirirken...
Bir başka örnek daha. Şiirin tamamını yazmayacağım, ama özellikle grişinde aynı ses birlikteliği var
GUL KOKUYORSUN
gul kokuyorsun bir de amansiz, acimasiz kokuyorsun gittikce daha keskin kokuyorsun, daha yogun dayanilmaz birsey oluyorsun, biliyorsun hircin kircin, pembe pembe ofkeli ofkeli gul gul kokuyorsun nefes nefese. ..... Edip Cansever
Serkan Türk'ün bu şiirinde ben en çok bu yor ları sevmiştim tıpkı Üvercinka' da, Gül Kokuyorsun'da olduğu gibi...
Serkan Türk'ün şiirini yüksek sesle her okuyuşumda takıldığım incecik bir yer vardı:
seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur? seslerine sözcüğünü tekil yapsaydı diye düşündüm, her okuyuşumda sesini nereye kaldırıyorlar ya da sesi nereye kaldırıyorlar. Ama öyle bütünsel bir şiir ki kendi içinde meselesini öyle güzel çözmüş ki. Bir türlü olmadı tekil hali bütüne oturamadı. Anlamın bütünlüğü kaydı.
Çok düşünerek ve ince işçilikle seslerin sözcüğünü seçtiğini farkettim şairin, saygım çoğaldı...
Uzun zamandır okuduğum en iyi şiirlerden biri Soluyorsun. Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca bazı şiirler ve an'lar galiba...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 30, 2008, 19:35:19 ÖS Gönderen: YeldaKaratas »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 30, 2008, 21:24:48 ÖS » |
|
Yelda hocam, görüşlerime katılamadığınızı dayanaklandırarak aktarmışsınız, teşekkür etmeli öncelikle, bu güzel: Güzel, farklı görüşlerin oluşturduğu sinerjiden güne gül uzatır başını: Bu sinerji Nepal dağlarında Şerpa'dır, şiire karlı dağlardan aşmayı öğretir. Fakat, zirve hep aradığımızdır. Ustalar da aramıştılar. Onların her yazdıklarına çekincesiz güzel demek, bizi durağanlığa arkadaş kılar, bunu da belirtmek isterim, izin veriniz, lütfen.
Daima sevgiyle.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 31, 2008, 00:40:45 ÖÖ » |
|
Yelda hocam, görüşlerime katılamadığınızı dayanaklandırarak aktarmışsınız, teşekkür etmeli öncelikle, bu güzel: Güzel, farklı görüşlerin oluşturduğu sinerjiden güne gül uzatır başını: Bu sinerji Nepal dağlarında Şerpa'dır, şiire karlı dağlardan aşmayı öğretir. Fakat, zirve hep aradığımızdır. Ustalar da aramıştılar. Onların her yazdıklarına çekincesiz güzel demek, bizi durağanlığa arkadaş kılar, bunu da belirtmek isterim, izin veriniz, lütfen.
Daima sevgiyle.
Zehra YENİCE
Sevgili Zehra, Ben de çok teşekkür ederim ince yaklaşımınıza.
1. Ustaların her dediği doğru değildir, dahası şiirde usta olmaz. Her şiir yenidir şair için. Bir şiiri bir önceki şiirinin devamı değildir. Bu nedenle, şiirde zirve yoktur, vardığınız her nokta bir diğerine götürür sizi sarmal olarak; tıpkı zaman gibi. O nedenle Before The Rain' de:circle is not round... der!
2. Örneklediğim şiirler önce estetik olarak her iki şairin de en güzel, en yetkin şiirleridir. Örnekleme şiirlerin yor sesinin kullanımdaki başarılarının altını çizmek için verilmiştir. Usta saydığım için değil.
3. Terminolojide buluşulmayınca, terminolojiye hakim olunmayınca hangi konuda olursa olsun tartışma anlamsız noktalara sürüklenir. Bunun altını ben defalarca çizdim. Başka yazarlar da belirtiyor. Kavramların içeriklerinde buluşabilmek gerekir. Yoksa eleştiri, olumlu ya da olumsuz olsun, eleştiri dilinden çıkıp, suçlama ya da kişisel sürtüşmeye dönüyor. Şiir eleştirilebilinir bir şeydir. Beğenimizin derecesine göre buluşabildiğimiz de bir şeydir. Sevmek ya da sevmemek de özgürüz. Ama eleştiri yaparken, keyfi davranamayız. Sorumluyuz yazdığımız her sözcükten ve kavramdan. Ben beğenmedim cümlesi; eleştiri kriteri olamaz sanatta... Niçin beğenmediğimizi hangi estetik ölçülere göre eleştirdiğimizi ve şiiri şiir yapan değerlerin hangisiyle yapıta yaklaştığımızı açıklamak, söylemek zorundayız: Yor ekine takılmışsınız: Hatta yor ekini nakarat gibi görmüşsünüz. Ben yanlış gördüğünüzü söyledim. Nakarat sözcüğünü kavram olarak yanlış kullanmışsınız. Tekrar demek istemişsiniz. Her tekrar nakarat değildir şiirde. Ben size yor ekinin şiirin müziği için kullanılabileceğini hatta iç sese de hizmet ettiğini açıkça anlattım. Örnekleri de özenle seçerek.
Ustaların arkasına sığınmadım; ustalıkların nerede olduğunu gösterdim...
5. Serkan Türk'ü yüzyüze hiç tanımam. Özel bir dostluğum yoktur. Şiirini okudum, şiir olduğunu gördüm. Altında kimin imzası olursa olsun aynı şeyleri yazar ve söylerim..
Bu arada: ÜVERCİNKA Türkiye şiir tarihinin en güzel şiirlerinden biridir. Bu konuda benimle hem fikir bir çok eleştirmen ve okur bulacaksınız. Dahası sevgili Edip'in o muhteşem şiirini şiir okuru olup da bilmeyen yoktur neredeyse...
Gül kokmak için, güle özen göstermek gerekir... Acımasız kokmak içinse, gül yetiştirmek mutlaka gerekir diye düşünmekteyim. Sevgimle, saygımla Yelda Karataş
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 31, 2008, 00:44:59 ÖÖ Gönderen: YeldaKaratas »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
serkanturk
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 23
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 07, 2008, 15:43:43 ÖS » |
|
B’akmalar
bakmalar biliyorum bir öpüşten artakalan 'beni çöz' diyecek oluyorum. anılarımsa eski bir kazak, söküyorum
ellerin uzak. coğrafyan da yoksunluk.
oynadığımız şehir bulma oyunları... kasabalarda köylerde geçmiştir hayatın. o yüzden haritaların bulanık. atlaslar koca bir yalandır.
intiharımı saklarsın beni çöz. beni dışına hayatın…
kıyımdın çekildin başka denizdeydi sesin. çakıl taşı sanıp toplayacaklardı gözlerimdekileri.
bir ölü sevici miyim? tenimde öl/gün/dün? büyüdüm ellerinde.
saç tellerime bırakılmış bir yalnız kaldı. dönüp duracak fotoğraflar geçmiş —naftalin koyuyorum içime.- bakmaların güzel kokular gibi birikmiş orada sanki.
Serkan Türk
|
|
|
|
|
|
TayyibeAtay
|
 |
« Yanıtla #9 : Nisan 08, 2008, 17:52:59 ÖS » |
|
Soluyorsun
konuşmuyorum seninle tutup ölüyorsun ellerin kuş tüyleri d/oluyor öldüğünde. kumrular havalanıyor çam ağaçlarından yağmur az önce yağmış seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur?
fotoğraflarda kalan silik gözlü çocuk s/oluyorsun bir deniz günü ellerinde çakıl taşları ve kaya balıkları uzun çizmeleriyle balıkçı gözden henüz kaybolmamış ölüyor dalgalar, usulca değiyor çıplak ayaklarıma
arkamdaki kumluktan geçiyorsun sonra tutup ölüyorsun bir kaç kuş için.
Serkan Türk
bir kardes siir size sayin Turk..denizi,insani ve duygulari sulara indiren aski betimleyen...iyi ki var siir denen yazim turu ve iyi ki bulasti kalemlerimiz,yureklerimiz tuzuna...kristaller olustu ucunda,basan parcaladi onlari,bizimle beraber...terk edip gittiler uzaklara...kendimiz olmak,yalniz olmak da guzeldi sonucta...arinip basimizdaki kalabaliklardan,baliklari da gorduk,kuslari da!.. gorduklerimize dar geldi goz/aynalar...gozyaslarimizdan deniz olustu kiyisinda... kutluyorum saygilarimla,hosgeldiniz diyerek... Bahar Turkuleri -1 arının türküsünde bal söylerken çiçeklere kokunla açıldı taç yapraklarım... tutki delirdi bahar / girdi denizlere gülüşünü duydun mu balıkların?.. sen! ılıklığımı yaz gönlünün zulasına yaz ki, günleri uzasın baharın... duy! martılar sen uçuyor içimde, kıyılaımda kırılıyor dalgaların... her vuruşunda, nazın seriliyor kumsallarıma... tutki dayanamadım! tutki çatladı ardamarım! tutki utanmazım / çıplağım!... yatma mı diyeceksin yanına? söyle! arının türküsü kalsın mı yarım?!.. Tayyibe Atay
|
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #10 : Nisan 09, 2008, 03:11:57 ÖÖ » |
|
Hoşgeldiniz sayın Serkan Türk. Çok güzeldi şiirleriniz. 
Ama dönüyorum hemen Tayyibe Atay'a
Tayyibe Atay ya ne güzel bir şiir paylaşmışsınız, ayrıca kutlarım sizi Tutki sayfanızdayım tutki öptüm sizi ama emin olun sevdim şiirinizi çok :
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
TayyibeAtay
|
 |
« Yanıtla #11 : Nisan 18, 2008, 00:54:18 ÖÖ » |
|
Hoşgeldiniz sayın Serkan Türk. Çok güzeldi şiirleriniz. 
Ama dönüyorum hemen Tayyibe Atay'a
Tayyibe Atay ya ne güzel bir şiir paylaşmışsınız, ayrıca kutlarım sizi Tutki sayfanızdayım tutki öptüm sizi ama emin olun sevdim şiirinizi çok :  ))))) tutki öpüldüm nasıl mutlu olmam ki!.. sen tarafından... hiç silmeyeceğim dudak izini yanağımdan... teşekkür ederek ben de seni öperim sevgili Sedef...sağ olasın...sevgiyle...
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #12 : Nisan 26, 2008, 02:41:02 ÖÖ » |
|
Neler olmuş, ne güzelim şeyler olmuş bu güzelim sayfada..
yummuş olsam uyandırır uykumdan, öyle bile görebilirken
nasıl olmuş görememiş bu güzeli bu sefer utandırdı gözlerim düşündürürken.
*
Hoşgeldiniz Sayın Serkan Türk.
|
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #13 : Nisan 27, 2008, 12:29:21 ÖS » |
|
Daha fazla paylaşımlarda buluşmak üzere, hoşgeldiniz Sayın Serkan Türk!
|
|
|
|
|
serkanturk
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 23
|
 |
« Yanıtla #14 : Nisan 29, 2008, 16:25:11 ÖS » |
|
sayın sedef kandemir, tayyipe atay, yelda karataş, h.bozkurt, zeyno, cumali bey ve ayşe hanıma düşüncelerini paylaştıkları için teşekkür ederim. şiirler var ama daha çok öykülerimi okuyacaksınız.
|
|
|
|
|
|