Google Reklamları
Seramik Çalışmalarım
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Mayıs 20, 2012, 09:56:37 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Seramik Çalışmalarım  (Okunma Sayısı 3361 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #15 : Mart 30, 2008, 17:07:10 ÖS »

Bu çok kolay:

Hüseyin bozkurt:Portresi

Bir keder senfonisi :kırışıklığım
Islak elleriyle avuçlar yüzümü
Nehirler aktım durmadan
Nehirler alnımda
kum falı açan yüreğim..

süs değil haykırışım dudakların kıyısından
bir alev kumaşı göğsüme diktiğim
bir yanım sözlerin cesareti.bir yan barikatı kalbin
uzun gecenin koynuna usulca devrilen
 

uzun gecenin koynu bir asır esir..coğrafyanın kutsadığı kan
saçıyor gözlerinde durup düşünmem..unuttuğum ..belki geceye ansızın düşen
bir kamyonun içinde gözlerim


sıra dağlara yazın adımı..kaçkar kopmuş mor düğmem
sıyırırken paltoyu palandöken
bir çift güvercin çizer gökyüzünü
elbisem..ah kalınlığı diz boyu uçuşların

söz dinlemez bir ağzım var ..ayaklar bilincin teki
yürüyorum fevkinde renklerin

belki yorgunum
oyunu kaldıracak gücüm yok
ellerim çoktan emekli tavrı..kalem kesmiş gözlerim çocuk resimleri taşır göbeğinden


sırtı pek alışkanlıklar devinir durur gövdem
yadsıyan ..umudu beceren gül


köz böceklerini ateşe değiştim
kapında zorlanan geceyi sardım koynuna
hayat aktığın değil kanında
kanına yön veren salınım.. sözlerimdi..


söz kırmızı..mor çiğdemler
açarken taçlarını papatyalar
ılık rüzgâr silerdi gözbebekleri


bayılırım bir avuç su da kuşların sevişmesine


köşeler ayaklarımdan uzak
tabanı su çekmiş yalnızlığım
karnı tok güvercin gözlerinde sevdim barışı
karganın gülümsemesiyle kalıp başbaşa
bir tırnağı çimkiren çocuk kadar masumum


güneşi emen esmerliğim beş vakit secde hali omursuz
düşceleri geçiren harekete orman kıyısı.. toplu hücum..defansif deyişler
kalbim yeşerdikçe kıvrılan hakem..topu taca at ey sefil berduş

imge fıtığı oldum.şiirlerde..bu nasıl bir metafor
yedi yerinde bıçaklanmış dokuz canlı selinde

bazen geçerim sebepsiz sözcüklerden ..bir barak..kürdilili
siz türküler derin ..söyleyen çoğalır
bir ırmak değil mi ki yatağı bulan
seyyahın şiirırmak efendisi

dilini hepten unutmuş bir halkın kederiyim
dilim kesik bir düş kadar erken doğumdur..erken ölmeye biçimlenmiş son arzu
kokularında ihtiyar çamın
kenarında ürkekçe sevişmeye devam eden kumrudur

açlığı koridorda çektim
hakikat inildikçe kuyu
düştükçe daha bir sıkı bulanmış evren
yalnız ben değil içinde
gecemi kör kesen bir bıçak uyanışın
kesildikçe sisi


sözleri liman bildim koyun koyuna daldıkça
hiç bir şey asla diyemiyorum..tutupta göğsün uçlarına yorgunluktan elim
varmıyor bulut olmaya bir akşam üstü

parlayan bir alev sanki..yaktığım şiirler..ölüm yok
yılmadık bir duvarın sesinde..içimiz gül beton

akşam sefası..bir yanımız yorgunluk içen şiir



Dizelerinizden çizilmiş portreniz bu...Ben böyle gördüm

Sevgilerimle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #16 : Nisan 01, 2008, 03:01:09 ÖÖ »

Teşekkürler İlginiz için Sevgili Transferci ve Sevgili Yelda

Yeldacığım

Çamura dokunmayan çocuk var mıdır? Büyüyebilinir mi çamurla oynamadan.
Yelda durdum, düşündüm… Annemin tüm titizliğinin inadına yağmur birikintilerinin, -özellikle çamurlu olanlarının-  üstüne üstüne, nasıl yürüdüğümü hatırladım birden.
Uslu durayım diye razı gelinmiş bir izinle,  karşı arsada evlerimizden taşıdığımız sularla çamur yaptığımızı, saatlerce kap kacak imal ettiğimizi hatırladım. Bir sürü çocuk hatırladım, bir küçük beyaz köpek hatırladım, toprağı eşelerken bize yardım ederdi…Minik tabaklar, minicik fincanlar yapardık.

Yapamam diye bir şey yok ki,  çamura dokunuyorsun, o zaten ne şekil almak istiyorsa o oluyor.

Yeldacığım, insanın yüzüdür şiir diyorsun ya, senin yüzün şiir canım kardeşim, şiire karılmışsın sen…Gülden seramik yapmayı öğrenebilirsem eğer, yapacağım söz yüzünü…



Canım Sedef,
Yazdıklarını okuyunca bir tuhaf oldum. Tıpkı kirazlı şapka gibi. Sen benim bellek ışığımsın.
Çocukken çamurla oynadığımı hatırladım birden, ellerimin şeklini bile. Kapuz'daki o bahçede... Çok ama çok küçüktüm.  Sarı ve saf bir çamurdu. Sonra, börek çörek ve saç örgüsü yaptığımı hatırlıyorum.
İnsan yüzü yaptım mı acaba... Hiç denememiş olmalıyım. Ben daha çok sanırım nesnelere takılı yaşadım çocukluğumda. Çünkü çok erken yaşta okuduğum için, elimde kitap bir köşeye kaçardım hep. Şikayetçiydi herkes konuşmaz mı diye.  Gevezenin biriyim oysa bilirsin.
Kitaplara sığınarak insan yüzlerinden kaçtım. İncinecek halim dolmuştu çok erken sanırım. Masa altında otururdum çoğunluğun. Ne huysuzmuşum  aman Allahım!
Sürekli yazardım. El yazısına hayrandım insanların. İki buçuk yaşımda falan el yazısı yazmaya çalıştığımı hatırlıyorum o mor kalemlerle. Hani ıslanınca mor olur, sabit kurşun kalemler. Hay canım neler hatırladım birden!

Ama suyun akışını da hatırladım şimdi. Tam şimdi. Rengini çamurun parlak ışıltısını ve bakarken duyduğum hazzı... Deneyeceğim Sedef: Gülden yüzünü yapmayı senin ben de deneyeceğim kızkardeşim benim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #17 : Nisan 06, 2008, 22:28:13 ÖS »

    Sanırım kutlamak için çok geç kalmışım...Bu harika çalışmalarından dolayı bin kez kutlarım...Yok olmadı,  on bin...Bir hafta sonu gelip görmek isterim...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
cigdemünal
Çi?'dem
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 113


Kaça??m, e?kiya a?klar ya?ar?m durmadan.


« Yanıtla #18 : Nisan 06, 2008, 22:55:34 ÖS »

Atölyenizi anlatışınız başlı başına bir öykünün içine aldı beni.
Büyülendim gördüklerim karşısında.
Bunun tanımı yok Sevgili Sedef Kandemir. Hayranlıkla izledim uzun uzun. Güzel yüzünüz kadar güzel kadınlar yapıyorsunuz siz. Sancıyı çamurla karın, sizde kalmasın tek bir parçası bile.
Öperim ışıldayan gözlerinizin içinden.
Sevgiyle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Borcum Yok! Bozdurdum Ömrümü.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #19 : Nisan 06, 2008, 23:13:45 ÖS »



Zeytinli Kadın Düşleri
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #20 : Nisan 06, 2008, 23:23:48 ÖS »

Çok teşekkürler Emin Eser, ziyaretin sevindirdi.

En kısa zamanın bir hafta sonunu beklerim sevincimi daha da gerçekleştirmiş olman adına. :Smiley

Sevgilerimle ( o küçük öykücüyü de yanında görürsem daha da mutlu olacağım, mümkünse tabii)


Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #21 : Nisan 06, 2008, 23:39:33 ÖS »

Çiğdemciğim

Ziyaretin için teşekkür ederim, atölyemizi tam dillendirmem mümkün değil tabii,ne yazsam az, içinde bin öykü barındırır... Dünyanın bir köşeciğine yanaşmış, gözden ırak bir düşhane diyebilirim, yüreğimizin parmak uçlarımızda, zamanınsa su olduğu bir düşhane...
Akademik çalışmalarla mukayese edilemeyebilir tabii, ama taşıdığı ruhu öykülendirmek o kadar zor ki...Zor olan bir de şu kadınların gözlerini açmak. Açılmasını beklemek...Neyse sevindim seni gördüğüme...Sevgilerimle
Smiley
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #22 : Nisan 12, 2008, 22:22:17 ÖS »

Henüz çok yeni bir çalışmam. Kurumayı bekliyor


Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #23 : Nisan 12, 2008, 22:39:37 ÖS »


Henüz Adı Yok
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #24 : Nisan 25, 2008, 14:51:24 ÖS »





Recm edilmiş duygularım günün itibarı ile...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #25 : Nisan 25, 2008, 15:06:51 ÖS »

Çok çarpıcı figürler mi desem ne desem bu çamuru yoğurarak biçimlendirdiğinden çok bana hissedişin düşüncelerle düşüncelerin hissedişlerle yoğurulduğu bu somut sanat yaratıları olmuş tastamam yansır gözüme gözlerimden gönlüm ile algıma algımdan komple hücrelerime sarsıcı bir güzellik... dilim tutuldu Sedef, kutluyorum hayranlıkla.

Yazdım hızlıca..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #26 : Nisan 25, 2008, 15:36:46 ÖS »

Nasıl ama nasıl isterdim olsa biri hiç değilse hep gönlüm gibi gözümün de önünde. Olsa da alsam onu oturtsam küçük evimin büyük başköşesine. Hep baksam hep konuşsam.. İsterse olsun o susan.. neler  neler anlatırdı kimbilir bana susarken bile sonsuza kadar.. O susa susa konuştukça ben doyar mıydım konuşmaya susmadan ki bıktırsın beni bir gün anlattıkları... Dokundukça sessizce birbirimize..  Kıskanırdı en sonunda sonsuzluk çatlardı bize..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!