|
sedef Kandemir
|
 |
« : Mart 24, 2008, 22:18:29 ÖS » |
|
Merhaba Bu bölümde Seramik sanatı ile ilgili bir başlık açarak, hobimi sizlerle paylaşmak istedim. Ateş, su, toprak ve hava... Bu dört elementin karışımından oluşur seramik. Yaşam gibidir; sert bir darbe almadıkça dağılmaz ve yok olmaz kolay kolay. Zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız çamura eliniz değdiği an. Şiir gibidir benim için seramik, duygularınızı yazarsınız çamura -toprak ve suyla yoğurup- ateşte yakarak... Hava sonsuzluğu üfler yaratılana. Ben kadın figürü çalışmayı seviyorum. Seramiklerimin konusunu kadın oluşturuyor. İlk çalışmamın adı "düş peşinde" 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 24, 2008, 22:20:34 ÖS Gönderen: sedef Kandemir »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 24, 2008, 22:25:21 ÖS » |
|
Bu çalışmanın adı: "Mutsuzluğun Irkı Yok"
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 25, 2008, 01:58:03 ÖÖ » |
|
"Düş Peşinde" Var olmanın büyüsü, tutkunun dansı...
"Mutsuzluğun Irkı Yok" Hüznün bekçisi, solmuş aşk...
İnsanın yaratıcılığında eriyen ateş ve su; toprak ve hava....
İyi çalışmalar diliyorum Sedef Hanım.
|
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 26, 2008, 00:28:32 ÖÖ » |
|
Çok teşekkürler ediyorum Oresay  Seramiklerimin şimdi isimlerinin yanında dizeleri de oldu. Çok sevindim. Sevgi ve Saygılarımla
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 26, 2008, 01:16:58 ÖÖ » |
|
ruha yedi notayla devri alem yaptıran müzikçilerin, şiir gibi resimcilerin, filmcilerin, romancıların, öykücülerin ve tabii ki de her biri hep dem şiirden şiircilerin.. yaratıcı ruhlarıyla yapışık beyinlerini, nasıl kendimi bildim bileli hep kıskandıysam, aynen öyle kıskanmışımdır kaba çamura şekil verirken narin parmaklarıyla estetiği hiç eskimeyen, eskimedikçe hiç eksilmeyen hayat da veren, O Sedef yüzlü pamuk elleri.. * Allahım, beni neden buraya attın? Çok ateş var, var ama... bi seramik atölyesi bile yok henüz çomak sokup içine bol bol çamurla oynayacağım... Bu Kasapada.. Yakarım ama kurtulamam kasabının elinden umudu anka bir kül katresi olamadıkça...  Sen 'seramik' deyince, bi de 'severim insan yüzleri'.. Aklıma ilk bunlar geldi Canım Sedefim. Kutluyorum çok. Çok gurur duydum.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 26, 2008, 01:22:52 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
cumali22
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 26, 2008, 01:29:59 ÖÖ » |
|
Hocam dedim Öğretenim dedim Yanılmışım, bilmemişim Öğretmenim demem gerek(miş)! Düş peşindeyken düştüm peşine Mutsuzluğu bilmeyen Mutluluk dağıtamaz! Tez+antitez=Sentez! Hünerli ellerinizden payıma düşeni alarak Yumuşacık öpüyorum!
|
|
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 26, 2008, 23:28:10 ÖS » |
|
Ah Zeynocuğum, benim atölyem buraya yakın bir kasapada, resmini çekebilirsem paylaşacağım yakında...Bedil hocamın adı; Bedil Alsan, aynı zamanda arkadaşız. Bu bedil hoca tutmuş bir köy evceğizi, kır bahçesinden bahçesi olan iki küçücük odacık, beyaz kireç badanalı duvarlarında, minik, pembe süleymancıklar dolaşır. İşte bizim atölye böyle bişi...Fırını var küçük, bir de çamur yoğurduğumuz masamız. Alet, edevat; ne bulursak ortada anlayacağın ama bir kayısı ağacımııız vaaar, erik ağacımıııız vaaar, yazın altında az çalışıp, bol çene çaldığımız. Haa bir de müzik çalarız, radyo, teyp ne bulursak...Kediler var, baharda ilk çıkan anemonlar bizim atölyenin bahçesinde çıkar ve sardunyalar yaz kış çiçek verir. Hüzün var, neşe var daha ne olsun. Darısı sizin kasapanın başına...Bu bedil hoca, seramik kuş evleri yapar, ödül bile almış. Deli güllabicisi gibi oyar çamuru, işler dantel gibi aylarca, onları da paylaşacağım yakında...Ben bir cahil cesareti işte giriştim bu işe, kadınlar çıkıyor elimden avcumdan, gözleri kapalı kadınlar, yav yapayım diyorum şöyle mutlu, gülen, oynayan bir kadın, yok bacım olmuyor bir türlü. Uğraşacağım mutlu bir kadın suratını yansıtmaya, uğraşacağım...
Sevgiler
sevgi + coşku = Cumali
Teşekkürler, acemiyim ben, öğretmenlik ne haddime, daha bir şey öğrenemediğim bu dünyada
çalışıyorum çalışıyorum :
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 26, 2008, 23:29:07 ÖS Gönderen: sedef Kandemir »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 26, 2008, 23:33:00 ÖS » |
|
Kedi ve Kadın ( Kadın Hamiş olabilir)  
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #8 : Mart 27, 2008, 10:18:21 ÖÖ » |
|
"Gözleri kapalı kadınlar"
acıyı karmışsınız, yoğur da yoğur toprağın içine... oysa söz ne çok açık oysa dil çok kapalıyken.
-sevgili Sedef hanım kadınların hiç gözleri açılmayacak mı dersiniz?
selam ve sevgiyle
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #9 : Mart 27, 2008, 20:18:09 ÖS » |
|
Bir Aborjin kız: onun yumacak ya da açacak gözlere hiç ihtiyacı yok, kendi içinde seyrediyor o muhteşem ruhunun kainatını...
Diğerleri dediğin gibi Ayşe uyanmaları gerek bir gün...Kendi içlerinden çevirip gözlerini açmaları gerek Dünyaya, özgürlüğe, barışa, insana
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
Oresay
|
 |
« Yanıtla #10 : Mart 27, 2008, 22:02:33 ÖS » |
|
"Kedi ve Kadın" Biz varız, buradayız!...
"Bir Aborjin Kız" Ben insanım. Bir yanım sus; bir yanım söz...
|
|
|
|
|
|
YeldaKaratas
|
 |
« Yanıtla #11 : Mart 28, 2008, 02:17:55 ÖÖ » |
|
Ah o ellerin: Çamura hayat veren ellerin... Bir gün benim yüzümü de yap olur di mi Sedef?
Çünkü ben ne heykel, ne resim yapamıyorum. Ve çok imreniyorum yapabilenlere. Hayranlığım sonsuz.
|
|
|
|
|
|
Transferci
|
 |
« Yanıtla #12 : Mart 29, 2008, 21:13:49 ÖS » |
|
Bu çalışmanın adı: "Mutsuzluğun Irkı Yok" Harika bir çalışma, harika bir adlandırma. Tebrikler Sevgili Sedef.
|
Bana da Transfer işi yüklendi.
|
|
|
|
sedef Kandemir
|
 |
« Yanıtla #13 : Mart 30, 2008, 02:12:58 ÖÖ » |
|
Teşekkürler İlginiz için Sevgili Transferci ve Sevgili Yelda
Yeldacığım
Çamura dokunmayan çocuk var mıdır? Büyüyebilinir mi çamurla oynamadan. Yelda durdum, düşündüm… Annemin tüm titizliğinin inadına yağmur birikintilerinin, -özellikle çamurlu olanlarının- üstüne üstüne, nasıl yürüdüğümü hatırladım birden. Uslu durayım diye razı gelinmiş bir izinle, karşı arsada evlerimizden taşıdığımız sularla çamur yaptığımızı, saatlerce kap kacak imal ettiğimizi hatırladım. Bir sürü çocuk hatırladım, bir küçük beyaz köpek hatırladım, toprağı eşelerken bize yardım ederdi…Minik tabaklar, minicik fincanlar yapardık.
Yapamam diye bir şey yok ki, çamura dokunuyorsun, o zaten ne şekil almak istiyorsa o oluyor.
Yeldacığım, insanın yüzüdür şiir diyorsun ya, senin yüzün şiir canım kardeşim, şiire karılmışsın sen…Gülden seramik yapmayı öğrenebilirsem eğer, yapacağım söz yüzünü…
|
"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi". -Sabahattin Ali-
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #14 : Mart 30, 2008, 02:46:28 ÖÖ » |
|
bazı yüzler vardır..şiir tutmaz:))
benim yüzümü çizebilir misin
ellerinizin ucunda her şey sevgili Sedef..kutlamak için sanırım geç değil..
sevgi ile
HB
|
|
|
|
|
|