Cumartesi, 16 Ağustos 2008 13:17
Ötekileriz Yönetimi
Merhaba!...Burası, Ötekileriz Kültür Sanat Girişiminin Sanal Alanıdır...
Ötekileriz'i, üyelik kaydı olmadan da izleyebilir, ürünleri takip edebilirsiniz. Katkı sunmak için üyelik girişi zorunludur. Forumda bulunan 'Kayıt' linkinden ulaşacağınız bölümde kaydınızı yaptıktan sonra, 'İstenen Bilgiler Forumu'nu bilgisayarınıza yükleyip, eksiksiz doldurup
Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
adresine ulaştırdığınız takdirde , başvurunuz en kısa zamanda sonuçlandırılacaktır. Ana Sayfa'da yayımlananlar, foruma sunulmuş olan ürünlerden seçilmektedir. Ayrıntılı istenecek 'Kimlik Bilgilerini' bildirmekten kaçınacakların, üyelik başvurusunda bulunmamaları önemle rica olunur.
 Kocaeli'nde, Gebze Belediyesinin geleneksel olarak düzenlediği “10. Eskihisar Şiir Akşamları” etkinliği, 17 Ağustos'ta Eskihisar Kalesi'nde yapılacak.
Gebze Belediye Başkanı İbrahim Pehlivan, yaptığı yazılı açıklamada, bu yılki etkinliğin geçen ay yaşamını yitiren şair Erdem Bayazıt anısına düzenleneceğini bildirdi.
Bayazıt'ın Türk şiirinde önemli iz bırakan, sevilen, saygın şairlerden biri olduğunu vurgulayan Pehlivan, pazar akşamı tarih ve doğayla iç içe, duygusal bir gece geçireceklerini ifade etti.
Pehlivan, açıklamasında, tarihi Eskihisar Kalesi'nde pazar akşamı başlayacak ve Ahmet Savaş'ın sunacağı etkinliklere, şairler Recep Garip, Nurettin Durman, Metin Önal Mengüşoğlu, Mehmet Atilla Maraş, Mehmet Şamil Baş, Serkan Türk, Mehmet Butakın, Mehmet Şah Erincik, Erdal Sarıçam, Erol Erdoğan, Cumali Ünaldı Hasannebioğlu, Şeref Akbaba, Mustafa Özçelik, Kamil Aydoğan ve Ahmet Veske'nin katılacağını belirtti.
Açıklamada, ayrıca Gebze Belediyesince geleneksel olarak düzenlenen Aşıklar Şöleni'nin de 18 Ağustos Pazartesi akşamı Eskihisar Kalesi'nde yapılacağı kaydedildi. Aşıklar Şöleni'ne katılacak halk ozanlarının sevilen eserlerini dinleyicileriyle paylaşacağı ifade edildi.
Perşembe, 07 Ağustos 2008 13:32
Zeki Karaaslan
Şiirler
 Vah, vahtı hüznümün içsel gamzesine gülen dipnot tutan acılar; yüreğimin yarasına sürülen.” (?...)
sanma ki bu denizlerin tek avazlı korsanı sensin güneşle aya nazire de etsen, çözülmezsin, buzsun dünyaya isyan da etsen kuru dağlarla, hazin karşılanacaksın, tamtamcılar tarafından, sevin? gözlerinde rap, rap sesleri varken susar mı sular farz etki karga sürüleriyle toya kalkışacaksın hazin şimşek çakmaları mıydı, şaşırtmak mıydı? neler olacağını beş gözle izleyen sülünleri, yaptıkların
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:44
Ayşe Keskin
Şiirler
 metin olsak da yoktu çıkış ama sıratlardan geçemeyecek o ayn! yıkılmıştı dolun yollar is kesif şer basmıştı yazın zaten tel tel yoldu boy boy saçım kesmişti...ölüm! bir ateş ki etten kemiğin acısı iliğinden temmuz'muş ikiymiş
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:43
İlhan Kemal
Şiirler
5. şimdi kar ormanı:yolumun güne çıkan ucu, gece saçlarım! göğsünde bittiğim; dünya! 4. yazıya düşmeyen cemre! şair, söze hazan açtırmaktan tutuklu olmalı. güzel muamma, daha bilinir! soğurduğun firak; kanattığın adım. unutulmayacak, asla! zifir listemdedir, 3. geçelim okumaya: özlemenin yağmurlu ellerini tutan! peki nasılsın orada, lacivert bahçede! olmadığımın hangi biçiminde ıslanmaktasın, şemsiyesiz dolaştığın bulvarlarında.. tepeden tırnağa ben miyim, curcuna motifli kaldırımlarda acıyı taksitle satarken şehrin?!
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:41
Yaprak Ünvar
Şiirler
 Bir şiirden geliyorum Damarlarından umut çekilmiş Avutulmayı bekliyordu saatler Sevinçler eski Sınıfta kalmıştı sevgiler Bahar mıydı sarkan Saçaklarından Dicle’nin Gölgesizdi evler Bacaları hasret Sabrın girdabında Öfke döküyordu söğütler Analar pür telaş Ah! Suya inemedi ceylanlar Çukurova Ahmed Arif ağladı...
Devamını oku...
|
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:40
Mehmet Ak
Öyküler
 “Merhaba Döndü teyze, nasılsın?” “Merhaba oğlum merhaba” “Hayırdır teyze dertlisin?” “Yok bişey, ne olsun ki?” “Var teyze var, ben seni bilirim. Yüzün sarkmış yine” “Sanki bilmiyo da… Töbe töbe… “Yahu anam söylesene! On beş gündür burada değildim, nereden bileyim?” “Nerdeydin?” “Ankara’daydım, işyerinden gönderdiler.” “Mebus musun sen, ne işin var Angaralarda?” “Öyle değil yaa… Her Ankara’ya giden mebus mu oluyor?” “Eyi o zaman, ne işin var orda?” “İyi bir şey sorduk, bir dövmediğin kaldı, döv de rahatla bari.” “Döverim tabi… Ah bi dövebilsem…” “Hadi vur, al başımı eğiyorum önünde, bas tokadı rahatla!” “Deli çocuk sen de… Git öte çökme üstüme! Deli şey…” “Sen, ne oldu anlat bana.” “Mustafa anlatmadı mı?” “Neyi?” “…”
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:39
Sedef Kandemir
Şiirler

sevgidir dinim mezhebim insan demenin bilmezdim suç olduğunu kaç kez kıyılırmış bu sevda yanması bundanmış can’ım? yansın varsın yansın herşey yansın dönersem namerdim dinimden unutmadım, unutturmadım, unutturamadılar…
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:37
Şeyda Güneş
Şiirler
Zamanın kaydını tutamadım, yırtıktı sayfası aklımın Buradan sana bir yol çıkamadım, yüzünden çıkaramadım Kimdi o, kollarında sarışın bir hüzne yer açmış tanıdık Leyli! Ağlarsam yağmur susmalı… Seversem aşk… Zamanın kaydını tutamadım, yırtıktı sayfası aklımın Bunca hırgür içinde sesimden çiçekler kırmaktan suçlu Yorum bu… nerede, nasıl, neden, içerken mi uydurmuşum? Kıyamam! şarkılarıma söz, şiirlerime dize taşıyan, gümrahsın.
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:36
Perihan Yakar
Şiirler
biri kocaman; en tepedeki.. ikincisi onun biraz altında ve sağda oldu. üçüncüsü, ikincisinin hayli altında ve birincinin az sağındaydı. ben, belki manalı, belki manasız... bu satırları onlar için yazarken; bana göre oluşan konumlarıyla, ikisi uçtu. yani varken yok şu an bana, sana bir bir verdiğim koordinatları. İlk uçan tepedeki birinci miydi, yoksa ikincisinin hayli altında ve birincinin; o en kocaman, en tepedeki, az sağında oluşan yıldız, cık mıydı
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:34
Ayşe Keskin
Öyküler
Hangi gündü bilmiyorum ama hafta arası bir gündü sanırım. Çünkü evimizde kimse yoktu o sabah. Annem arka mahalledeki komşumuza, babam da şehre bir iş için gitmişti. Çok büyük bahçesi olan yanımızdaki iki katlı evin, üst katında tahta balkonun oymalı korkuluklarına arkanızı dönmüş, ellerinizle yüzünüzü kapatmış, dakikalarca ayakta gördüğüm sahi hangi sabahtı? Rengi artık koyu kahverengi olmuş, aralıklı tahta sütunların ardında gözüken üstünüzde sadece kısa mavi bir şort vardı. Ön bahçenin tek meyve ağacı balkona sarılmış büyüyen asması, uçsuz bucaksız hayal dünyamla salkım salkım orada duruyordu sizinle birlikte. Gölgelik vazifesini de gören yaprakların arasından ne kadar görebildiysem sizi, belli belirsiz hıçkırık sesinizi de bir zaman sonra duymuştum. Elimde sepet, dallarda kalan üzümleri toplamak için oraya gelirken kalakalmıştım öylece işte…
Devamını oku...
Pazar, 03 Ağustos 2008 00:33
Emin Eser
Öyküler
Okul müdürü; açılımcı, şeffaf ve katılımcı bir demokrat olduğunu kanıtlamak isteyen bir tavırla; - Maaşla ödüllendirilecek bir öğretmen arkadaşı seçmeliydim. Ancak size danışmak hoş olur diye düşündüm. Dilerseniz hep beraber seçim yapalım. Öğretmenler kurulunu bu hoşgörünün esintisi gelip okşadı. Herkes böbürlenerek birbirine baktı. İsimler dolaştı ortalıkta ödül için. Orta yaşlısı; - Bence Hasan olsun. Harika su içişi var. Önerim o. Genç olanı; - Bence Cenk olsun. Her ortama uymakta oldukça başarılıdır. Kıvırcık saçlısı olanı; - Yıl boyunca gayret, hararet ve husumetsizce çalışan, bol bol çay içen, kahveyle de iyi ilişkileri olan Mert’i seçelim. Üstelik o herkese göre daha güzel su içiyor.
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 10 |